Connect with us

Otomotiv

Yüzde 100 Türk otomobili hayal değil

Yayın tarihi

-

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirdiği ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşmasında, kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceğini paylaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile perakende, otomotiv, telekomünikasyon ve tüketici elektroniği gibi farklı alanlarda deneyimleri olan Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu Grubu’nun sinerjisi ve daha önce Türkiye’de benzeri olmayan bir iş birliği modeliyle kurulan TOGG, otomotivin mobilite ekosistemine dönüştüğünün habercisi ilk ön gösterim araçlarını ülkemiz ve dünya sahnesine çıkardı.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) 2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden C-SUV modelinin ön gösterim versiyonunu tanıttı. Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde gerçekleşen Yeniliğe Yolculuk Buluşmasında C-SUV modeliyle birlikte bir de C- Sedan konsepti gösterildi.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018’de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra tasarım ve mühendislik çalışmalarının geldiği noktayı gösteren ilk ön gösterim aracını ve Sedan konseptini gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Bursa’nın Gemlik ilçesinde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerinde 5 farklı model üretecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Üyeleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu hissedarları, İş dünyası temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluğuyla gerçekleşen buluşmanın sonunda sahneye çıkan Türkiye’nin ilk otomobilleri büyük bir coşku ve beğeniyle karşılandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün de öncülerinden olacak.

Projenin hemen başında 2 ayrı özgün patenti kayda geçirerek iddiasının altını çizen TOGG, birçok ‘ilk’ ve ‘en’leri ile de Türkiye’de mobilite ekosisteminin akıllı cihazlar etrafında gelişimi harekete geçirecek. Üretime başlayacağı 2022 yıllı itibariyle de Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi olarak endüstride yerini alacak.

Yarım asırlık hayale bir adım daha yaklaştık

TOBB Başkanı ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin yarım asırlık hayaline bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “2017’de TOBB Genel Kurulu’nda sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık ve babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun, verdiğimiz sözün arkasındayız. Otomotiv sektörü kabuk değiştiriyor. Ve bizim için yeni bir fırsat penceresi açılıyor. 1960’larda bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobili yapamamıştık. Bugüne kadar çok denedik, çok konuştuk ama başaramadık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız.”

Bir otomobilden fazlasını yapıyoruz

“Niye Türkiye’nin otomobili diyoruz biliyor musunuz?” diyen Hisarcıklıoğlu, “Çünkü sadece üretilmeyecek, markası da bizim olacak, patenti de bizim olacak, tasarımı da bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendisleri çalıştıracağız. Allah’ın izni, milletimizin inancı, sonra Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. 2022’de de inşallah ilk aracımızı hep birlikte banttan indireceğiz. İşte bu yüzden, Türkiye’nin Otomobili, sadece yerli marka araba yapmak değildir. Türkiye’nin Otomobili bir otomobilden daha fazlasıdır. Türkiye’nin Otomobili meydan okumadır. Türkiye’nin Otomobili teknolojik dönüşümdür, küresel markadır, 20 bin ilave istihdamdır, 7,5 milyar dolar daha az cari açıktır. Gayri safi milli hasılaya 50 milyar dolar katkıdır.”

Dönüşüm daha yeni başladı

Yeniliğe Yolculuk buluşmasında otomotivin mobilite ekosistemine dönüşümünü anlatan TOGG CEO’su M. Gürcan Karakaş da, dünyada oyunun kurallarının değiştiğine vurgu yaparak ‘Türkiye’nin Otomobili’ projesine doğru zamanda ve doğru yerde start verildiğini söyledi. Teknoloji alanında, sosyal alanlarda ve düzenleyici kurumların kararlarında etkisi yoğun

biçimde hissedilen mega trendlerin otomobili ev ve işten sonra yeni bir yaşam alanına dönüştürdüğünü ifade eden Karakaş, “Bu dönüşümle otomotivdeki kâr havuzları el değiştiriyor. Sektörde büyüme talep bazlı mobilite, veri bazlı iş modelleri, otonom ve paylaşım çözümleri gibi daha kârlı yeni işlerden gelecek” diye konuştu. Karakaş, “Dünyada elektrikli ve bağlantılı otomobil yarışında herkes yolun başında. Bu yarışta çevik, yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz de doğru zamanda doğru yerdeyiz” diye sözlerine devam etti.

Üretecekleri ilk aracın bir SUV olduğunu belirten Karakaş, bunun nedenini ise şöyle anlattı:

Dünyada ve Türkiye’de son 5 yılda en hızlı büyüyen ve gelecek 5 yılda en hızlı büyüyecek segment SUV. Bunun yanında Türk tüketicilerinin sahip olmayı en fazla istediği ancak yerli alternatifin yok denecek kadar az olduğu bu segmentin beğenilen bir marka oluşturmak için en uygun başlangıç olduğunu biliyoruz.”

Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’nin

Türkiye’nin Otomobili’nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının yüzde 100 Türkiye’ye ait olduğunu belirten M. Gürcan Karakaş, “Profesyonel bir bütünlükle, Türkiye’nin küresel markasını ortaya çıkarmak için var gücümüzle ve dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz. Daha yola çıkarken 15 yıllık yol haritamızı adım adım planladık. Ortalama iş tecrübeleri 10 yılın üzerinde, işinin ehli, işine adanmış, küresel tecrübesi olan, ağırlıklı mühendislerden kurulu bir ekip oluşturduk. Her geçen gün büyüyen ekibimiz 114 kişiye ulaştı. Çevik, hızlı kararlar alabilen bir organizasyon oluşturduk ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimseyerek, her faaliyetimizde pazar ve kullanıcı beklentilerine kulak veriyoruz. Ülkemizin tüm tecrübe ve yetkinliklerini önemsiyoruz. Varsa ülkemizdeki, ülkemizde henüz yoksa dünyadaki en iyi iş ortaklarını bulup onlarla kendi mühendislerimizin yönetiminde iş birliği yaptık, yapmaya devam ediyoruz. En önemlisi, dünyanın önemli oyuncularını inceleyerek ve kıyaslayarak belirlediğimiz “olmazsa olmaz başarı kriterlerinden” taviz vermeden yol alıyoruz. Yeni bir otomobil markasını inşa ederken aynı zamanda küresel bir marka ortaya çıkarıp dünya ile rekabete giriyoruz. Geniş ürün gamıyla, tasarımsal cazibesi, teknolojik yetenekleri, endüstriyel gücü ve kültürümüzden ilham alan detayları ile Türkiye’nin Otomobili’ne kavuşacağız” dedi.

Teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için ülkelerde uygulama platformlarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Karakaş “Otomobilin akıllı bir cihaza dönüşmesi sürecinde ortaya çıkacak yeni teknoloji ve yeni iş fikirlerinin uygulanabilmesi, kullanıcılara ulaştırılabilmesi için bir platform haline geleceğiz. Teknolojinin zirvesinde gezinen, mühendisliği ile meydan okuyan, Türkiye’nin üretim gücü ve yetkinlikleriyle ortaya çıkan ‘Türkiye’nin Otomobili’ etrafında oluşacak mobilite ekosistemimiz birçok yeni iş modellerini ve girişimleri tetikleyecek. Bunun dünyada da ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Cep telefonundaki dönüşüm otomobilde de yaşanıyor

Türkiye’nin Otomobili’nin, beraberinde bir mobilite ekosisteminin oluşmasına da olanak sağlayacağını söyleyen M. Gürcan Karakaş, “Müşteri beklentileri değişiyor, cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşümünde yaşananlar otomobil dünyasında yineleniyor. Otomobil akıllı bir cihaza, yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Bu trendi gözeterek geliştirdiğimiz otomobilimiz

bir teknoloji platformu olarak birçok sektörde yeni girişimlerin uygulama alanı olacak ve dünyaya açılmalarının önünü açacak” diye konuştu.

Karakaş, “Klasik otomotiv endüstrisi, yerini daha güvenli, verimli, zaman kazandıran ve ulaşım bütünlüğü sağlayan mobilite ekosistemine bırakıyor. Klasik dünyanın büyük otomotiv şirketleri dönüşmekte zorlanırken daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı TOGG’un da içinde yer aldığı yeni girişimlerin otomotiv endüstrisinin kâr havuzundan alacağı pay her geçen gün daha fazla artıyor. TOGG Türkiye’de tedarik sanayiinin de dönüşerek geleceğin mobilite dünyasında varlığını sürdürmesine öncülük ederek katkıda bulunuyor” dedi.

Konuşmasında küresel bir marka oluşturma hedeflerini de ifade eden TOGG CEO’su Karakaş, tıpkı üründe olduğu gibi marka çalışmalarına da pazar araştırmasıyla başladıklarını, hedef kitleyi belirleyip müşterilerin beklentilerini bilinçaltı boyutunda anlamak için ileri araştırmalar yaptıklarını anlattı. “Marka özümüzü bu doğrultuda tanımladık” diyen Karakaş, “Şu anda

marka adını belirleme ve test etme aşamasındayız, önümüzdeki yılın ortasına kadar da tamamlayacağız. Özgün, güçlü, özgüvenli, dönüşen, dönüştüren, samimi ve yenilikçi bir öze sahip olması gereken marka ismini belirlerken çekici, kültürel ve global dile uygun ve tescil edilebilir olması önemlidir” şeklinde konuştu.

“TOGG tasarım ekibinin yanında deneyimli tasarımcı Murat Günak da vardı”

TOGG’un ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşması sunumunun sonunda, ilk kez gün ışığına çıkan Türkiye’nin Otomobili’nin tasarım sürecini de anlatan Gürcan Karakaş, tasarım hedeflerini ve aracın teknik tanımını pazar araştırmalardan çıkan sonuçlara dayanarak 6 kişilik TOGG ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirterek “Hem başlangıçta yerli ve yabancı 18 olan tasarım evi sayısının 3’e indirilmesinde, hem nihai tasarım temasının oluşumunda hem de bu temayı 3 boyutlu hale getiren Pininfarina’nın seçimi sürecinde dünyaca ünlü tasarımcımız Murat Günak’tan destek aldık. Kültürümüzden ilham alarak geliştirdiğimiz ve sahibi olduğumuz özgün tasarımımızı eylül ayında uluslararası boyutta tescil ettirdik” dedi.

  1. Gürcan Karakaş sözlerinin sonunda, #Yeniliğeyolculuk’un aynı zamanda #YeniLige yolculuk olduğunu ve TOGG’un küresel mobilite dünyasının yeni liginde Türkiye’yi gururla temsil edecek ilk şirket olacağını vurguladı. Sözlerini “Yeniliğe yolculuğumuza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz, yeni lige hoş geldiniz” diye tamamladı.
Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv

Türkiye’nin ilk uçan arabası CEZERİ havalandı!

Yayın tarihi

-

Yazar:

BAYKAR tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Türkiye’nin ilk uçan arabası CEZERİ, ilk uçuş testlerini başarıyla tamamladı. Türk mühendislerinin tasarlayıp ürettiği, 230 kg’lık ön prototip uçuş testlerinde 10 metre yükseldi.

Testler 11 Eylül’de başladı
BAYKAR Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar yönetiminde gerçekleştirilen CEZERİ Uçan Araba’nın uçuş testleri 11 Eylül 2020 Cuma günü başladı. İlk testlerde güvenlik halatlarına bağlı olarak havalanan CEZERİ, 14 Eylül 2020’yi 15 Eylül 2020’ye bağlayan gece güvenlik halatlarıyla yapılan test uçuşlarının başarılı ilerlemesi üzerine halatsız olarak havaya kalktı. Tamamen otonom olarak uçan ve akıllı uçuş sistemine sahip olan CEZERİ Uçan Araba, aynı gece yapılan iki farklı uçuşu başarıyla tamamladı.

10 metre yükseldi
Baykar Milli SİHA Ar-Ge ve Üretim Merkezi’nde 15 Eylül 2020 Salı günü güvenlik halatları olmadan gerçekleştirilen ikinci test uçuşunda ise CEZERİ Uçan Araba yerden 10 metre yükseldi. Adını sibernetik ve robotik ilminin kurucusu, Artuklu Sarayı’nın başmühendisi Cizreli Müslüman bilim insanı El Cezeri’den alan CEZERİ Uçan Araba, böylelikle kavramsal tasarımla başlayan çalışmaların ardından 1.5 yıl içinde ilk uçuşunu gerçekleştirmiş oldu.

Selçuk Bayraktar: “Hayalden gerçeğe…”
Uçuş testi sonrası bir açıklama yapan BAYKAR Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar şöyle konuştu: “Yaklaşık 1.5 yıl önce hayal ederek ve bir çizimle başladığımız CEZERİ Uçan Araba, ilk uçuşunu yaparak gerçeğe dönüştü. Önümüzdeki süreçte daha gelişmiş prototiplerini yapacağız. İnsanlı uçuşlar gerçekleştireceğiz. Ancak CEZERİ Uçan Araba’nın yollara inmesi tahminen bir 10-15 yılı bulacak. Muhtemelen 3-4 yıla rekreasyonel olarak arazi araçları ATV’ler gibi kırsal alanda kullanıma şahit olabiliriz. Akıllı otomobillerden sonra otomotiv teknolojisindeki devrim uçan arabalar olacak. Bu açıdan baktığımızda bugünün değil yarının yarışlarına hazırlanıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi seferberliği ile gençlerimize her alanda özgüven ve motivasyon kazandırmak en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.”

İlk kez TEKNOFEST 2019’da tanıtıldı
CEZERİ Uçan Araba ilk defa 17-22 Eylül 2019 tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde geniş kitlelere tanıtıldı. 1 milyon 720 bin ziyaretçiyle dünya rekoru kıran TEKNOFEST 2019’un en öne çıkan unsurlarından biri olan CEZERİ Uçan Araba, dünyanın birçok farklı ülkesinde haber olarak dikkat çekti.

Kentsel ulaşımı kökten değiştirecek
Gelecekte kentsel hava taşımacılığında köklü bir değişiklik yapması beklenen CEZERİ Uçan Araba, yolcu ve kargo taşımacılığında aktif olarak rol alacak şekilde tasarlandı. Uçan Araba temelde şehir içi ulaşımda otomobillerin alternatifi olacak elektrikli bir “Kentsel Hava Taşımacılığı” (KHT) aracı olarak öne çıkıyor. Kentsel hava taşımacılığı kapsamında şehir merkezleri ve banliyöleri kapsayan, güvenilir yolcu ve kargo taşıma ekosistemine hayat vermesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra sağlık sektörü ve askeri alanlarda lojistik destek amaçlı kullanılabilmesi için çalışmalar sürüyor.

Gelecekte trafik sıkışıklığı ve kazalar azalacak
Geleceğin ulaşım konsepti olarak BAYKAR tarafından geliştirilen CEZERİ Uçan Araba’nın hayatımıza girmesi ile şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığının azalması, trafikte geçirilen zamanın en aza indirilebilmesi, ulaşımdan kaynaklanan hava kirliliğinin azalması mümkün olacak. CEZERİ Uçan Araba’nın gelecekte kentsel hava taşımacılığında etkin rol oynamaya başlamasıyla trafik kazalarının azalması, daha hızlı bir kargo taşımacılığı hizmeti sağlanması, sağlık kurumlarının acil ihtiyaçlarına (kan, organ taşımacılığı vb.) hızlı şekilde cevap verilmesi hedefleniyor.

Minimum havacılık bilgisi ve yüksek güvenlikle uçacak
Minimum teknik ve havacılık bilgisi, üst düzey güvenlik ile uçurulabilecek şekilde tasarlanan CEZERİ Uçan Araba, 8 adet elektrikli motor ve pervane ile gücünü şarj edilebilir bataryalardan alarak %100 elektrik ile uçuyor. Üç yedekli akıllı uçuş sistemine sahip olan CEZERİ, gelecekte yapay zekâ sistemleri ile donatılacak. CEZERİ Uçan Araba’nın gelecekte 100 km/s seyir hızına kavuşması, uçuş irtifasının 2000 metreye ulaşması ve batarya teknolojisinin gelişmesine paralel olarak 1 saat havada kalarak 70-80 km menzile ulaşması hedefleniyor.

Haberin Devamı

Otomotiv

Hyundai KONA Electric Satışları Yüz Bini Aştı

Yayın tarihi

-

Yazar:

Hyundai Motor Company’nin dünya çapında ödüllü, tam elektrikli kompakt SUV’si olan KONA Electric, satışlarda 100.000 adeti aştı. Aynı zamanda dünyanın elektrikli ilk B-SUV modeli unvanına sahip olan KONA Electric, Mart 2018’de piyasaya sürülmesinden bu yana sınıfındaki öncü özelliklerle popüler olmayı başardı. KONA Electric, Amerika ve Avrupa pazarındaki güçlü rakiplerine karşılık, uzun sürüş menzili, hızlı şarj özelliği, güvenlik ve konfor donanımlarıyla dikkat çeken bir model.

Birçok ülkede “Yılın Elektrikli Otomobili” ödülünü kazanan KONA Electric, full şarjla beraber 415 km yol gidebiliyor. Bununla beraber, LED farları, gündüz sürüş farları ve yeni tasarım öğeleriyle beraber elektrikli modellerde fark yaratabiliyor.

Yüksek verimli elektrikli motoru sayesinde 201 beygir güç üretebilen araçta yüksek voltajlı 64 kWh iyon pil kullanılıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik sistemleriyle de donatılan otomobil, kablosuz telefon şarj sistemi, 10.25 inçlik dokunmatik multimedya ekranı ve Apple Carplay-Android Auto mobil özellikleriyle kullanıcısına üstün bir konfor vaad ediyor.

Haberin Devamı

Otomotiv

Otomotiv ihracatı Mayısta 1 milyar 203 milyon dolar oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv endüstrisi Covid-19 salgınının etkisinin sürdüğü mayıs ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 56 düşüşle 1 milyar 203 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Bununla birlikte ihracatın lider sektörü, mayıs ayında nisana kıyasla daha iyi bir performans sergileyerek en kötünün geride kaldığının ipuçlarını verdi.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Mayıs ayında Ramazan Bayramı tatili nedeniyle işgünü sayısının dört gün az olması da ihracat rakamlarına olumsuz yansıdı. Bununla birlikte nisan ayında bıraktığımız aylık bazda ihracat liderliğini mayısta geri aldık” dedi.

Türkiye otomotiv endüstrisinin ihracatı, Covid-19 salgınının etkisinin sürdüğü mayıs ayında nisan ayına göre daha iyi bir performans sergiledi ancak geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 56 düştü. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre, sektör ihracatı mayısta 1 milyar 203 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin toplam ihracatında yine ilk sırada yer alan sektörün ihracat payı da yüzde 12 oldu. Sektörün yılın ilk beş ayındaki ihracatı ise yüzde 33 düşüşle 8,8 milyar dolar olarak kayda geçti.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Mayıs ayında Ramazan Bayramı tatili edeniyle işgünüsayısının dört gün az olması da ihracat rakamlarına olumsuz yansıdı. Bununla birlikte nisan ayında bıraktığımız aylık bazda ihracat liderliğini mayıs ayında geri aldık” dedi.

Ürün gruplarındaki düşüşler yüzde 50’nin üzerinde

Mayıs ayında binek otomobil ihracatı yüzde 52 azalarak 474 milyon dolar olurken, tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 57 düşüşle 451 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 63 kayıpla 145 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı da yüzde 64 düşüşle 73,5 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisinin en büyük pazarı olan Almanya’ya ihracatta yüzde 60 azalma görülürken, yine önemli pazarlardan Romanya’ya yüzde 56, İtalya’ya yüzde 60, Fransa’ya yüzde 71, Rusya’ya yüzde 51, Birleşik Krallık’a yüzde 76 ve ABD’ye de yüzde 72 ihracat düşüşü görüldü. Mayısta binek otomobillerde önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 46, Almanya’ya yüzde 33, İtalya’ya yüzde 87, Birleşik Krallık’a yüzde 47, İspanya’ya yüzde 55 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde Slovenya ve Belçika’ya ihracat yüzde 6’şar arttı. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 84, İtalya’ya yüzde 71, Birleşik Krallık’a yüzde 37, Slovenya’ya yüzde 46 ve Fransa’ya yüzde 57 ihracat düşüşü görüldü. Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise Fransa’ya yüzde 73, Almanya’ya yüzde 47, İtalya’ya yüzde 92 ve Romanya’ya yüzde 91 ihracat düşüşü görüldü.

Almanya’ya ihracat yüzde 57 geriledi

Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya ihracat mayısta yüzde 57 gerileyerek 182 milyon dolar olurken, ikinci büyük pazar olan Fransa’ya yüzde 55 düşüşle 144 milyon dolar, Birleşik Krallık’a yüzde 53,5 azalışla 81 milyon dolar ihracat yapıldı. Yine önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 76, İspanya ve Romanya’ya yüzde 56’şar, Polonya’ya yüzde 55, Hollanda’ya yüzde 52, ABD’ye yüzde 81 ihracat düşüşü yaşandı.

AB’ye ihracat yüzde 55 düştüÜlke grubu bazında en büyük pazar olan Avrupa Birliği Ülkeleri’ne ihracat mayısta yüzde 55 düşüşle 925 milyon dolar oldu. AB Ülkelerinin sektörün toplam ihracatından aldığı pay yüzde 76,9 olarak gerçekleşti. Geçen ay Afrika Ülkelerine ise yüzde 66, Ortadoğu Ülkelerine de 53 ihracat düşüşü yaşandı.

 

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com