Connect with us

Otomotiv

Yüzde 100 Türk otomobili hayal değil

Yayın tarihi

-

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirdiği ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşmasında, kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceğini paylaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile perakende, otomotiv, telekomünikasyon ve tüketici elektroniği gibi farklı alanlarda deneyimleri olan Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu Grubu’nun sinerjisi ve daha önce Türkiye’de benzeri olmayan bir iş birliği modeliyle kurulan TOGG, otomotivin mobilite ekosistemine dönüştüğünün habercisi ilk ön gösterim araçlarını ülkemiz ve dünya sahnesine çıkardı.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) 2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden C-SUV modelinin ön gösterim versiyonunu tanıttı. Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde gerçekleşen Yeniliğe Yolculuk Buluşmasında C-SUV modeliyle birlikte bir de C- Sedan konsepti gösterildi.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018’de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra tasarım ve mühendislik çalışmalarının geldiği noktayı gösteren ilk ön gösterim aracını ve Sedan konseptini gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Bursa’nın Gemlik ilçesinde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerinde 5 farklı model üretecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Üyeleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu hissedarları, İş dünyası temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluğuyla gerçekleşen buluşmanın sonunda sahneye çıkan Türkiye’nin ilk otomobilleri büyük bir coşku ve beğeniyle karşılandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün de öncülerinden olacak.

Projenin hemen başında 2 ayrı özgün patenti kayda geçirerek iddiasının altını çizen TOGG, birçok ‘ilk’ ve ‘en’leri ile de Türkiye’de mobilite ekosisteminin akıllı cihazlar etrafında gelişimi harekete geçirecek. Üretime başlayacağı 2022 yıllı itibariyle de Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi olarak endüstride yerini alacak.

Yarım asırlık hayale bir adım daha yaklaştık

TOBB Başkanı ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin yarım asırlık hayaline bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “2017’de TOBB Genel Kurulu’nda sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık ve babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun, verdiğimiz sözün arkasındayız. Otomotiv sektörü kabuk değiştiriyor. Ve bizim için yeni bir fırsat penceresi açılıyor. 1960’larda bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobili yapamamıştık. Bugüne kadar çok denedik, çok konuştuk ama başaramadık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız.”

Bir otomobilden fazlasını yapıyoruz

“Niye Türkiye’nin otomobili diyoruz biliyor musunuz?” diyen Hisarcıklıoğlu, “Çünkü sadece üretilmeyecek, markası da bizim olacak, patenti de bizim olacak, tasarımı da bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendisleri çalıştıracağız. Allah’ın izni, milletimizin inancı, sonra Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. 2022’de de inşallah ilk aracımızı hep birlikte banttan indireceğiz. İşte bu yüzden, Türkiye’nin Otomobili, sadece yerli marka araba yapmak değildir. Türkiye’nin Otomobili bir otomobilden daha fazlasıdır. Türkiye’nin Otomobili meydan okumadır. Türkiye’nin Otomobili teknolojik dönüşümdür, küresel markadır, 20 bin ilave istihdamdır, 7,5 milyar dolar daha az cari açıktır. Gayri safi milli hasılaya 50 milyar dolar katkıdır.”

Dönüşüm daha yeni başladı

Yeniliğe Yolculuk buluşmasında otomotivin mobilite ekosistemine dönüşümünü anlatan TOGG CEO’su M. Gürcan Karakaş da, dünyada oyunun kurallarının değiştiğine vurgu yaparak ‘Türkiye’nin Otomobili’ projesine doğru zamanda ve doğru yerde start verildiğini söyledi. Teknoloji alanında, sosyal alanlarda ve düzenleyici kurumların kararlarında etkisi yoğun

biçimde hissedilen mega trendlerin otomobili ev ve işten sonra yeni bir yaşam alanına dönüştürdüğünü ifade eden Karakaş, “Bu dönüşümle otomotivdeki kâr havuzları el değiştiriyor. Sektörde büyüme talep bazlı mobilite, veri bazlı iş modelleri, otonom ve paylaşım çözümleri gibi daha kârlı yeni işlerden gelecek” diye konuştu. Karakaş, “Dünyada elektrikli ve bağlantılı otomobil yarışında herkes yolun başında. Bu yarışta çevik, yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz de doğru zamanda doğru yerdeyiz” diye sözlerine devam etti.

Üretecekleri ilk aracın bir SUV olduğunu belirten Karakaş, bunun nedenini ise şöyle anlattı:

Dünyada ve Türkiye’de son 5 yılda en hızlı büyüyen ve gelecek 5 yılda en hızlı büyüyecek segment SUV. Bunun yanında Türk tüketicilerinin sahip olmayı en fazla istediği ancak yerli alternatifin yok denecek kadar az olduğu bu segmentin beğenilen bir marka oluşturmak için en uygun başlangıç olduğunu biliyoruz.”

Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’nin

Türkiye’nin Otomobili’nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının yüzde 100 Türkiye’ye ait olduğunu belirten M. Gürcan Karakaş, “Profesyonel bir bütünlükle, Türkiye’nin küresel markasını ortaya çıkarmak için var gücümüzle ve dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz. Daha yola çıkarken 15 yıllık yol haritamızı adım adım planladık. Ortalama iş tecrübeleri 10 yılın üzerinde, işinin ehli, işine adanmış, küresel tecrübesi olan, ağırlıklı mühendislerden kurulu bir ekip oluşturduk. Her geçen gün büyüyen ekibimiz 114 kişiye ulaştı. Çevik, hızlı kararlar alabilen bir organizasyon oluşturduk ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimseyerek, her faaliyetimizde pazar ve kullanıcı beklentilerine kulak veriyoruz. Ülkemizin tüm tecrübe ve yetkinliklerini önemsiyoruz. Varsa ülkemizdeki, ülkemizde henüz yoksa dünyadaki en iyi iş ortaklarını bulup onlarla kendi mühendislerimizin yönetiminde iş birliği yaptık, yapmaya devam ediyoruz. En önemlisi, dünyanın önemli oyuncularını inceleyerek ve kıyaslayarak belirlediğimiz “olmazsa olmaz başarı kriterlerinden” taviz vermeden yol alıyoruz. Yeni bir otomobil markasını inşa ederken aynı zamanda küresel bir marka ortaya çıkarıp dünya ile rekabete giriyoruz. Geniş ürün gamıyla, tasarımsal cazibesi, teknolojik yetenekleri, endüstriyel gücü ve kültürümüzden ilham alan detayları ile Türkiye’nin Otomobili’ne kavuşacağız” dedi.

Teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için ülkelerde uygulama platformlarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Karakaş “Otomobilin akıllı bir cihaza dönüşmesi sürecinde ortaya çıkacak yeni teknoloji ve yeni iş fikirlerinin uygulanabilmesi, kullanıcılara ulaştırılabilmesi için bir platform haline geleceğiz. Teknolojinin zirvesinde gezinen, mühendisliği ile meydan okuyan, Türkiye’nin üretim gücü ve yetkinlikleriyle ortaya çıkan ‘Türkiye’nin Otomobili’ etrafında oluşacak mobilite ekosistemimiz birçok yeni iş modellerini ve girişimleri tetikleyecek. Bunun dünyada da ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Cep telefonundaki dönüşüm otomobilde de yaşanıyor

Türkiye’nin Otomobili’nin, beraberinde bir mobilite ekosisteminin oluşmasına da olanak sağlayacağını söyleyen M. Gürcan Karakaş, “Müşteri beklentileri değişiyor, cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşümünde yaşananlar otomobil dünyasında yineleniyor. Otomobil akıllı bir cihaza, yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Bu trendi gözeterek geliştirdiğimiz otomobilimiz

bir teknoloji platformu olarak birçok sektörde yeni girişimlerin uygulama alanı olacak ve dünyaya açılmalarının önünü açacak” diye konuştu.

Karakaş, “Klasik otomotiv endüstrisi, yerini daha güvenli, verimli, zaman kazandıran ve ulaşım bütünlüğü sağlayan mobilite ekosistemine bırakıyor. Klasik dünyanın büyük otomotiv şirketleri dönüşmekte zorlanırken daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı TOGG’un da içinde yer aldığı yeni girişimlerin otomotiv endüstrisinin kâr havuzundan alacağı pay her geçen gün daha fazla artıyor. TOGG Türkiye’de tedarik sanayiinin de dönüşerek geleceğin mobilite dünyasında varlığını sürdürmesine öncülük ederek katkıda bulunuyor” dedi.

Konuşmasında küresel bir marka oluşturma hedeflerini de ifade eden TOGG CEO’su Karakaş, tıpkı üründe olduğu gibi marka çalışmalarına da pazar araştırmasıyla başladıklarını, hedef kitleyi belirleyip müşterilerin beklentilerini bilinçaltı boyutunda anlamak için ileri araştırmalar yaptıklarını anlattı. “Marka özümüzü bu doğrultuda tanımladık” diyen Karakaş, “Şu anda

marka adını belirleme ve test etme aşamasındayız, önümüzdeki yılın ortasına kadar da tamamlayacağız. Özgün, güçlü, özgüvenli, dönüşen, dönüştüren, samimi ve yenilikçi bir öze sahip olması gereken marka ismini belirlerken çekici, kültürel ve global dile uygun ve tescil edilebilir olması önemlidir” şeklinde konuştu.

“TOGG tasarım ekibinin yanında deneyimli tasarımcı Murat Günak da vardı”

TOGG’un ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşması sunumunun sonunda, ilk kez gün ışığına çıkan Türkiye’nin Otomobili’nin tasarım sürecini de anlatan Gürcan Karakaş, tasarım hedeflerini ve aracın teknik tanımını pazar araştırmalardan çıkan sonuçlara dayanarak 6 kişilik TOGG ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirterek “Hem başlangıçta yerli ve yabancı 18 olan tasarım evi sayısının 3’e indirilmesinde, hem nihai tasarım temasının oluşumunda hem de bu temayı 3 boyutlu hale getiren Pininfarina’nın seçimi sürecinde dünyaca ünlü tasarımcımız Murat Günak’tan destek aldık. Kültürümüzden ilham alarak geliştirdiğimiz ve sahibi olduğumuz özgün tasarımımızı eylül ayında uluslararası boyutta tescil ettirdik” dedi.

  1. Gürcan Karakaş sözlerinin sonunda, #Yeniliğeyolculuk’un aynı zamanda #YeniLige yolculuk olduğunu ve TOGG’un küresel mobilite dünyasının yeni liginde Türkiye’yi gururla temsil edecek ilk şirket olacağını vurguladı. Sözlerini “Yeniliğe yolculuğumuza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz, yeni lige hoş geldiniz” diye tamamladı.
Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektronik

“Mobii” ile geleceğin otomobilleri ve sürüş deneyimi sürücüsüne göre şekillenecek…

Yayın tarihi

-

Intel ve Ford, ortak araştırma programı Mobii ile araç içi kişiselleştirme ve görüntüleme teknolojilerinin geleceğini şekillendiriyor, sezgisel teknolojileri otomobillere uyarlıyor.

Looking_In_Car(2)
• Intel ve Ford, araç içi kameralar ve araç sensörlari için yeni uygulamalar geliştirmeye yönelik bir araştırma projesi için işbirliği yaptıklarını duyurdular.
• Mobii adlı mobil iç mekan görüntüleme sistemi, yüz tanıma yazılımları kullanarak daha gizli, kişisel ve güvenli bir sürüş deneyimi sağlıyor.
• Akıllı telefon uygulamaları aracılığıyla araca uzaktan erişim, araç içinde kalan eşyaların kontrolü ve başka sürücüler için araç kullanma kuralları belirlenebiliyor.

Intel ve Ford, yeni işbirliği ile Nesnelerin İnterneti kavramının önemli alanlarından biri olan otomotiv konusunda yeni fırsatlar yaratmaya devam ediyor. Bu yeni dönemde otomobiller akıllı telefonlarla uzaktan erişim imkanı veriyor, yüz tanıma sistemleriyle sürücüyü tanıyor ve sürüş deneyimini kişiselleştiriyor.

Ortak araştırma projesiyle ortaya çıkan mobil iç mekan görüntüleme sistemi Mobii, araç içi kameralardan ve sensörlerden gelen verileri işleyerek sürücülere tamamen kişiselleştirilmiş bir sürüş deneyimi sağlıyor. Mobii, içindeki yüz tanıma sistemleriyle her sürücüye özel farklı ayarları otomatik olarak araca uygulanıyor.

Mobii ile sesli komut ve hareketlerle otomobilinizi kişiselleştirin
Algısal teknolojileri kullanarak çok daha eğlenceli bir sürüş deneyimi sağlayan Mobii, Ford araştırma mühendisleri ile Intel bünyesindeki antropolog, etnolog ve mühendislerin ortak çalışması. Mobii ile sürücü araca girdiği anda ön tarafta bulunan bir kamerayla yüz tanıma işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında araç içi teknolojiler, kimliği tanımlanan sürücüye göre kişiselleştiriliyor. Mobii araca binen sürücüyü tanıyamazsa, bir fotoğrafını araç sahibinin akıllı telefonuna ileterek onu durumdan haberdar ediyor. Bu sayede araç sahibi kendisinden başka sürücüler için hız limiti, güvenli sürüş kuralları, araç içi ses seviyesi ve mobil telefon kullanımıyla ilgili düzenlemeler yapabiliyor.

Mobii’nin içerdiği hareket tanımlama yazılımları sayesinde sürücü için tamamen algısal bir etkileşim imkanı yaratılıyor. Doğal hareketlerle birlikte kullanılan sesli komutlar ile araç kliması ya da sunroof gibi özellikler basitçe çalıştırılabiliyor.
Intel Nesnelerin İnterneti Bölümü Başkan Yardımcısı Doug Davis, “Teknoloji lideri Intel araç üreticilerinin karşılaştıkları zorlukları anlayarak bu alanda onlara sunduğu çözümlerle büyük bir destek sağlıyor. Mobii projesi de Intel’in Ford ile yaptığı işbirliğinin en büyük göstergelerinden biri” diye konuştu.

Ford Araştırma ve Yeni Teknolojiler Başkan Yardımcısı ve CTO’su Paul Mascerenas da, “Intel ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Mobii araştırmamızla, sürücülerin araç içi teknolojilere nasıl yaklaştığını gözlemleyip onlara daha sezgiye dayalı ve isteklerini karşılayan etkileşimler sunmak istiyoruz. Araç içi görüntüleme sistemleriyle elde edeceğimiz bilgiler, uzun vadede çok daha ileri teknolojiler geliştirebilmemize imkan verecek” dedi.

Haberin Devamı

Haberler

Ford Trucks, bayi ağını güçlendirmeye devam ediyor

Yayın tarihi

-

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Kayseri ve Konya’da 4S konseptiyle hizmete giren Metinler ve Nadir Avcan Ford Trucks bayilerinin açılış törenine katıldı. Ağır ticari araç sınıfında hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini artırmak için “Ford Trucks” konsepti altında başlattıkları yeni yapılanmayla bayi ağını güçlendirmeye devam ettiklerini söyleyen Ali Y. Koç, “Ford Trucks bayilerimiz; satış, servis, yedek parça ve ikinci el hizmetlerini tek çatı altında birleştirerek büyüyor” dedi.

FO_Trucks_Metinler_Acilisi

 Ford Cargo müşterilerine satış, servis ve yedek parça olmak üzere tüm hizmetleri aynı çatı altında vermek için 4S konseptiyle hizmete giren Kayseri Metinler ve Konya Nadir Avcan Ford Trucks tesislerinin açılış törenleri, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Koç Holding Otomotiv Grup Başkanı Cenk Çimen, Koç Holding üst düzey yöneticileri, Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün ve Ford Otosan üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşti. Ali Y. Koç, komple hizmetle müşteri memnuniyetini daha da artırmayı hedeflediklerini belirterek, “Yapılan bu açılışlarla birlikte yılsonuna kadar 4S konseptine sahip bayi sayımız 25’e ulaşacak” dedi.

Yatırımlar sürecek
Otosan’ın kurulduğu 1959 yılında işe kamyon montajı yaparak başladığını belirten Ali Y. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin kendi motorunu üreten ilk kamyon üreticisi olarak, 1.400 kişiyi istihdam ettiğimiz 1.1 milyon metrekare alana sahip olan İnönü fabrikamızda, 55 yıllık tecrübemizle bugüne kadar 180 binin üzerinde kamyon ürettik. 2010 yılında ortağımız Ford Motor Company ile Global Cargo anlaşmasını imzaladık. Bu anlaşmayla, Ford Otosan, Global Cargo Büyüme Stratejisi doğrultusunda Doğu Avrupa, Ortadoğu, Körfez ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Kuzey Afrika pazarları başta olmak üzere 3 kıtada toplam 60 ülkenin kamyon özelinde kamyon satış distribütörlerini atayarak global networkünü kurmaya başladı. Bu anlaşmanın ilk ürünü olan ve tüm mühendislik ve Ar-Ge çalışmaları Ford Otosan mühendisleri tarafından yapılan çekicimizi 2013 yılı başında pazara sunduk. Bugün, Gebze’deki Mühendislik Merkezi’ndeki 1.500’e yakın Ar-Ge mühendisimizin 500’ü, tüm dünyada satılacak Ford Cargo kamyonların geliştirilmesi için çalışıyor. Güç, verimlilik, dayanıklılık ve konfora odaklanılarak tasarlanan ve müşteri beklentilerinin ötesine geçen ürünümüzle, 2013 yılında ilk defa katıldığımız ITOY (Uluslararası Yılın Kamyonu) yarışmasında 3.lük ödülüne layık görüldük ve gururlandık.”

Hedef, 20 bin adet
İhracattaki büyüme planlarına paralel olarak önümüzdeki 5 yıl içerisinde, Türk mühendis ve işçilerinin emeği olan Cargo kamyonların üretim rakamını ihracat ile birlikte 20 bin adet seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini de sözlerine ekleyen Ali Y. Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye otomotiv sektörünün Ar-Ge’ye en büyük yatırımı yapan şirketi olarak mühendislik çalışmalarımızı da ihraç ediyoruz. Dünyanın en büyük kamyon pazarı olan Çin’de motor üretimi için Jiangling Motors Corporation ile yaptığımız 12 yıllık anlaşma ile yüzde yüz Ford Otosan mühendisliğinin bir ürünü olan Ecotorq ağır ticari araç motorlarımız Çin’de de üretecek ve JMC markalı araçlarda kullanılacak.”
13 yıl sonra Türk otomotiv sektöründe yeni fabrika yatırımını Yeniköy fabrikası ile gerçekleştirerek yine sektörde önemli, büyük yatırımlardan birine imza attıklarını belirten Ali Y. Koç, “2011-2014 yılları arasında 1.6 milyar dolar yatırım ile ülkemizin ve otomotiv sektörünün geleceğine yatırım yapmaya devam ediyoruz. Dünyada sadece Yeniköy’deki yeni fabrikamızda üretilecek olan Transit Courier ve Transit Courier modellerimizi 46 ülkeye satarak ülke ihracatına katkıda bulunacağız. Bu yeni kurduğumuz 110 bin kapasiteli fabrika ile toplam üretim kapasitemiz 415 bin adete çıkacak” dedi.
Ali Y. Koç, “Bu başarılı iş sonuçlarında, 12 yıldır sektör lideri olmamızda ve rekabetçi yapımızda elbette bayi teşkilatımızın çok büyük emeği var. Biz yatırım yaparken, bayilerimiz de bizimle birlikte yatırım yapıyorlar. Kamyon bayi ağımız giderek güçleniyor. Bundan mutluluk duyuyor ve Cargo işimizin geleceğine olan inancımızı güçlendiriyoruz. Bayilerimizle birlikte büyüyoruz. En yeni teknik ekipmanlarla donatılan yeni tesislerimiz, markamızın imajını ve müşteri memnuniyetimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Haberin Devamı

Haberler

Dört yılda bir milyon adet Duster üretildi!

Yayın tarihi

-

§ Duster, dört yıl önceki lansmanından bu yana bir başarı hikâyesine dönüştü. Renault ve Dacia markalı Duster’ların dünya çapındaki üretimi bir milyona ulaştı!

§ Bir milyonuncu Duster, Brezilyalı bir müşteriye teslim edilmek üzere Renault’nun Curitiba tesisinde üretildi.

§ Duster şu anda 100’den fazla ülkede satışa sunuluyor ve dünya çapında beş fabrikada üretiliyor.

§ Renault Başkanı Carlos Ghosn, bir milyonuncu Duster’ın üretildiği Brezilya’daki Curitiba fabrikasında 2014 – 2019 döneminde 500 milyon Real (162 milyon Avro) yatırım yapılacağını açıkladı.

Renault_11113_global_en

Duster, Renault Grubu’nun uluslararası büyümesinin ardındaki itici güç olmasının yanısıra, dünya çapında Renault tarafından en çok satılan model olma özelliğini de taşıyor.

Renault Grubu Giriş Segment Direktörü Arnaud Deboeuf şöyle ifade ediyor: “Duster gerçek bir küresel başarı hikâyesidir. Renault markası ile uluslararası müşterilerimizin taleplerini karşılıyor ve Renault’nun gelişmekte olan pazarlarda yayılmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte, Dacia markası ile Duster, Avrupa’da ve Akdeniz ülkelerinde sahip olduğu dizaynı, uygun fiyatı ve her arazi koşuluna uygun özellikleriyle markaya yeni müşteriler kazandırmayı başardı.

Ticari bir başarı

Tüm dünyada sadece dört yıl gibi kısa bir sürede bir milyon adet Duster satılmış olduğu gerçeği, modelin başarısını gözler önüne seriyor.

Söz konusu model günümüzde Renault ve Dacia markalarıyla 100’den fazla ülkede satılıyor.

Renault markalı Duster, hem Grup’u uluslararası pazarlarda ileriye taşıdı hem de müşterilerin özel gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlandı. Örneğin Rusya’ya yönelik “çok soğuk iklim” versiyonu, Brezilya için “Flex Fuel” versiyonu, Hindistan içinse özel iç mekân tasarımlı sağdan direksiyonlu versiyonu mevcut…

Dacia markalı Duster, fiyatı karşılığında sunduğu eşsiz iç hacim, tüm müşterilerin takdirini kazanan her arazi koşuluna yönelik özellikleri sayesinde müşterileri arasında son derece popüler hale geldi.

En büyük beş Duster pazarı

Pazar Marka Lansmandan beri toplam satış
Rusya Renault 151.633
Fransa Dacia 145.612
Brezilya Renault 117.303
Hindistan Renault 85.974
Almanya Dacia 70.159

 

Dünya çapındaki beş fabrika

Bir milyonuncu Duster, Renault’nun Brezilya’daki Curitiba tesisinde üretildi; model beş fabrikada üretiliyor: Pitesti (Romanya), Curitiba (Brezilya), Envigado (Kolombiya), Moskova (Rusya) ve Chennai (Hindistan).

Renault Başkanı Carlos Ghosn, Duster modelinin üretildiği Curitiba fabrikasına yapılacak yatırımı açıkladı. Buna göre 2014 – 2019 döneminde, 500 milyon Reallik bir yatırım (162 milyon Avro) Curitiba fabrikasında iki yeni modelin üretimine ayrılacak. Ghosn, yeni bir lojistik merkezinin de kurulacağını duyurdu. Merkez için on yıla yayılan 240 milyon Reallik (78 milyon Avro) bir yatırım yapılacak.

Dacia markalı Duster ise Avrupa’da, Türkiye’de ve Kuzey Afrika ülkelerinde satılmak üzere 2010 yılından beri Romanya Piteşt’de üretiliyor. Aynı zamanda ilkin Ortadoğu, Mısır ve diğer Afrika ülkelerinde satılmak üzere Haziran 2010’dan itibaren, Körfez bölgelerinde satılmak amacıyla da 2011’den beri aynı tesiste Renault markası ile üretiliyor.

Brezilya’daki Curitiba fabrikası ise Brezilya ve Arjantin’de satılmak üzere Ekim 2011’den beri Renault markalı Duster üretiyor. Envigado, Kolombiya’daki fabrika ise Kolombiya, Meksika, Ekvador, Şili, Peru ve Orta Amerika ülkelerindeki müşteriler için Şubat 2012’den beri Duster üretiyor.

Duster’ın Rusya – Moskova’daki üretimi de Renault markası ile yerel pazara yönelik olarak Aralık 2011’de başladı.

Son olarak Mayıs 2012 tarihinde Chennai –Hindistan fabrikası Duster üretimine başladı. Burada üretilen Duster modeli, Hindistan, Güney Afrika ve Endonezya pazarlarında Renault markası ile, İngilitere, Kıbrıs, Malta ve İrlanda’da Dacia markası ile satılıyor.

Toplam Duster satışları 2013 yılında artmaya devam ederek 376 bin adede ulaştı. Türkiye’de ise, lansmanının gerçekleştirildiği Nisan 2010’dan bu yana 33 bin 639 adet Duster satışı gerçekleştirildi.

 

 

 

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com