Connect with us

Haberler

Yılın “Ekonomi Oscarları” sahiplerini buldu

Yayın tarihi

-

Uluslararası aylık ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekovitrin’in 13.’sünü düzenlediği ‘Yılın Starları’ ödülleri İstanbul Wow Hotel’de düzenlenen törende sahiplerini buldu. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı Ekonominin Oscar’ı olarak nitelendirilen Ekovitrin’nin Yılın Starları Ödül Töreni’ne; Siyaset, Sanat, Yerel Yönetimler, Bürokrasi, Sivil Toplum Kuruluşu ve İş Dünyasının seçkin temsilcileri katıldı.

IMG_1107

2013 Yılın Starları ödül gecesinde yılın işadamı, sanayicisi, meslek örgütü, markası, şirketi, bankası, bürokratı gibi 31 farklı kategoride ödüller sahiplerini buldu. “Yılın Bakanı” ödülü Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e takdim edildi. Bakan Şimşek’i temsilen ödülü Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsa Çoşkun aldı. “Yılın Belediye Başkanı” ödülü ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a verildi. “Yılın Ceo” su Socar Türkiye Başkanı ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, “Yılın Bürokratı” Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal, “Sanayi de Yılın Şirketi” Konya Şeker , “Yılın Sivil Toğlum Kuruluşu” UFRAD, “Avrupa’da Yılın Başarılı İş İnsanı” Kobil Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Koyun ,“Almanya’da Yılın Başarılı İş İnsanı” Spekon Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Yeğin,“Yılın Kobi”si– Zigavus, “Yılın Meslek Örgütü” İstanbul Ticaret Odası, “Kamuda Yılın Projesi” Marmaray, “Yılın Bankası” ise Türkiye İş Bankası seçildi.

Ödül töreninde Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı ve Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı Günther Meinel, Hotel Les Ottomans Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Aysal ve Marmara Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Orakçı’ya da Ekovitrin Onur Ödülü verildi.

 “Sermayemiz itibarımızdır”

Ekovitrin Medya Grubu Başkanı Kamuran Abacıoğlu: “Bizler üç gazeteci 30 yıldan uzun bir süredir arkadaşız. 26-27 yıldır yoldaşız, yani aynı kuruluşlarda çalıştık. 18 yıldır da ortağız. Allah ayırmasın. Biz sermaye sahibi değiliz. Bizim sermayemiz itibarımızdır ve gazeteciliğimizdir. Bizim işimiz ekonomi. Siyasetle fazla işimiz yok. Ülkenin kalkınması için gerekeli olan şey ekonomik kalkınmadır. Ama unutmayalım ki bu da siyasi istikrarla mümkündür. Onun için Türkiye 12 yıldır siyasi istikrar var olduğu için ekonomide hızla ilerliyor büyüyor. Milli gelirini 2 yılda yüzde 300 arttırdı. İhracatını yüzde 400 arttırdı. Dolayısıyla ülkemizdeki istikrarın sürmesini istiyoruz. Bunun için de elimizden gelen neyse onu sarf ediyoruz.

Ekovitrin ödüllerinin ilkini 2003 yılında vermiştik. Rahmetli İsmail Cem bizden ilk ödülünü alan bakan olmuştu. Kendisini rahmetle anıyorum. Sonrasında 5 tane devlet adamı bizden ödül aldı. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Romanya Cumhurbaşkanı Trian Basescu, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbaguli Berdi Muhammedov bizden ödül alan devlet adamları oldu. Yüzlerce iş adamı bizden ödül aldı. Başbakan Yardımcıları, Bülent Arıç, Ali Babacan ve Kürşad Tüzmen, Ertuğrul Günay gibi çok sayıda başarılı bakan bizden ödüllerini aldılar. Bu arada şunu da ifade edeyim ki şu anda Türkiye’de üç tane Cumhurbaşkanı adayı var ve bunların iki tanesi de Ekovitrin Ödüllerini almış isimlerdir. Herkesi tebrik ediyorum.” dedi. 

“Dünya da yeni ortaklıklar kurmalıyız…”

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şeref Özata, törende yaptığı konuşmada; Türkiye’nin dışa açılımını, ekonomideki gelişmeleri yerinde izlediklerini, Türkiye’nin bölgede komşularıyla, Avrupa Birliği, Ortadoğu ve dünyada yeni ortaklıkların oluşturması gerektiğini vurguladı.

“Bizler 25 yılı aşkın yol arkadaşıyız; ama her birimiz bu sektörde 35 yılı geride bıraktık. Ekovitrin Dergisi 2000 yılında yayın hayatına başladığında biz çok heyecanlıydık. Çünkü şu andaki medyayı dikkate alırsanız dergilerin hayatlarının 4-5 yılı aşmadığını görürsünüz. Şu anda Türkiye’de on yılı tamamlayan bizden başka birkaç dergi vardır. O sebeple büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Bu arada 1980’li yıllarda 12 Eylül’ü yaşamış birisiyim. O zaman gazeteciliğe yeni başlamıştım. Genç bir üniversite öğrencisi ve gazeteci olarak 12 Eylül Darbesini yaşayarak hayat dersleri aldık. Şimdi bakıyorsunuz Türkiye’de bir istikrar var. 2002’den bu yana doğan çocuklar o yılları bilmezler. Yokluk görmediler. O zaman Türkiye 5 sente muhtaçtı. Şimdi 15 bin dolar milli geliri aşmış, refah ülkesi Türkiye’de yaşıyorlar. 2008 yılında biliyorsunuz dünyayı kavuran bir kriz vardı ve biz o krizden büyüyerek çıktık. Bu başarıda; siyasi istikrarın yanı sıra iş adamlarımızın payı çok büyük. Turgut Özal 1980 sonrası Türkiye’yi dışa açmaya başladığı zaman bütün iş adamları Anadolu’dan birer birer çıktılar. Dünyanın her tarafına gittiler. 214 ülkeye bugün ihracat yapabiliyorsak işte bugün bu salonda bulunan sizlerin, değerli iş adamların ve onların ortakları sayesinde gerçekleşti. Şimdi Türkiye’de gündem değişti. Yeni çocuklar, gençler yokluk nedir bilmiyorlar. Günümüzün teknolojisinin yeni oyuncaklarıyla zaman geçiriyorlar, çok iyi yetişiyorlar. Törenimize iştirak ettiniz, Yılın Starları’nın mutluğunu paylaştınız. Hepinize teşekkür ediyorum.”dedi.

“ Ödüller rekor bir oyla belirlendi. 184.232 kişi oy kullandı”

Yönetim Kurulu Üyesi ve Ekovitrin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bilal Koçak, yaptığı konuşmada 13 yıldır geleneksel olarak verilen Yılın Starları Ödülleri’nin, Ekonominin oscarı niteliğinde olduğunu belirterek şunları söyledi;

“ Ekovitrin bu ödüllerle başarıyı teşvik ederken aynı zamanda Türkiye ile Türk dünyası arasında köprüler kurmaktadır. Ekovitrin Dergisi’nin temmuz sayısının kapak konusunu Başbakan Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen “yüz yılın yatırım hamlesi” olarak belirledik. Türkiye gerçekten son 12 yıllık süreç içerisinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmayanları yaptı. 12 yıllık sürece 93 yıllık yatırımdan çok dahası sığdırıldı. Geçtiğimiz ay temeli atılan 3. Havalimanı bu devasa projelerden birisi. Marmaray ki okuyucularımız tarafından kamuda yılın projesi seçildi. O da devasa bir projedir. Bunlar gibi yüzlercesi on yıllık dönem içinde yapılmış çalışmalardır. Bu yüzden ben sayın başbakan liderliğinde arkadaşlarını, kabineyi buradan kutlamak ve alkışlamak istiyorum. Ülkemizi yurt içi ve dışında başarıyla temsil eden değerli siyasetçilerimiz iş adamlarımız tekrar gecemize hoş geldiniz. Hepinizi kutluyorum ödül alanlar bu ödülleri hak etmişlerdir. Onları da buradan ayakta alkışlıyorum.” dedi.

“Yılın İş Adamı” Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, “Yılın Markası” Paşabahçe, “Yılın İhracatçısı” Boydak, “Yılın Üniversitesi” Karabük Üniversitesi,“Yılın Ekonomi Yazarı” Prof. Dr. Şükrü Kızılot,“Yılın Sağlık Kuruluşu” Medicana, “Turizm Sektöründe Yılın Yatırımı Shangri-la Bosphorus Otel, “Yılın İnovasyon Projesi” Flora Halı, “Yılın Bilim Adamı” Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, “ABD’de Yılın Başarılı İş İnsanı” Hamdi Ulukaya seçildi.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Su kaynaklarımızı korumamıza yardımcı olacak yöntemler

Yayın tarihi

-

Yazar:

Su, dünyamızdaki yaşamın kaynağı ve canlı ekosisteminin hayatını devam ettirebilmesi için de ihtiyaç duyduğu en temel öğe. Dünyamızın milyonlarca yıldır sürdürdüğü ve kendi kendini temizleyerek canlılara hayat veren su döngüsü, yine insan etkisi ile son yıllarda iyice bozulmaya başladı. Bilinçsiz su kullanımı ve tüketimi, hızlı sanayileşme, büyüyen şehirler ve yanlış tarım uygulamaları gibi birçok farklı faktör suyumuzun kirlenmesine ve kendi içerisindeki döngüsünün bozulmasına yol açıyor. Yarattığımız bu kirliliğe ve su döngüsüne verdiğimiz zarara dur diyecek olan da yine bizleriz. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, 22 Mart Dünya Su Günü’nde suyumuzu nasıl temiz tutabileceğimiz, israf etmeden kullanabileceğimiz ve koruyabileceğimize dair ipuçlarını paylaştı.

Atıklar doğrudan suya boşaltılmamalı

Suyumuzu en çok kirleten öğelerden birinin bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde doğaya bırakılan atıklar olduğu biliniyor. En basit haliyle gün içerisinde mutfaktan boşaltılan ve suya karışan yemek artıkları, kullanılmış yağlar, suya atılan peçete ve kağıtlar, kanalizasyona dökülen atıklar doğrudan suya karışarak kirlenmesine neden oluyor. Bu da suyun temas ettiği toprağın kirlenmesi ve kendi içindeki dengesinin bozulmasına, aynı zamanda da bu suları tüketen evcil hayvan ya da insanların hastalanmasına yol açıyor. Atık kontrolünün hem bireysel hem de şirketler ya da kamu kurumları tarafından çok iyi yapılması, suyun korunması ve temiz tutulması için atılabilecek en önemli adımlardan.

Suyu boşa kullanımı engellenmeli

Suyumuz, hayatımızı devam ettirmemiz için ihtiyaç duyduğumuz en önemli kaynak. Bunun için de tek damlasının bile israf edilmemesi, boşa akıtılmaması ve kullanılmaması çok önemli. Özellikle evlerin içerisinde elde bulaşık yıkamak, el yıkarken ya da diş fırçalarken suyu boşa akıtmak, bozuk su tesisatlarını tamir ettirmemek, sık ve gereksiz yere araç yıkatmak, bahçe sulama gibi işlemler için damlama gibi etkin yöntemleri kullanmamak suyun israf edildiği örnekler arasında. Bu ve benzeri kullanım yanlışlarının da önüne geçerek suyumuzu koruma altına almak ise çok önemli.

Plastik kullanımından vazgeçilmeli

Suyumuzu en çok kirleten maddelerden biri de plastik. Günlük hayatımızda birçok noktada kullandığımız ve doğaya doğrudan zarar veren plastikler, suyun içerisinde yüzlerce yıl bozulmayarak kirletici özelliklerini koruyor. Bunun için plastik poşetler, şişe sular gibi ürünlerin kullanımının sıfıra indirilmesi gerekiyor. Doğaya bırakılan her bir plastik madde, canlı ekosistemini de doğrudan etkileyerek yaşam alanlarını tahrip ediyor.

Çevreyi kirleten ürünlerin kullanımı azaltılmalı

Gün içerisinde sıkça kullanılan, plastiğin yanı sıra geri dönüştürülemeyen farklı materyallerden oluşan ürünlerin kullanımı da suyumuzu kirleten unsurlar arasında. Deodorant, parfüm gibi ürünlerin hem üretimi hem de kullanımı sırasında yapılan hatalar da su kaynaklarının uzun vadede farklı kimyasallarla kirlenmesine neden oluyor. Yine buna benzer kişisel bakım ürünleri ve kozmetikler de suyun kirlenmesini sağlıyor. Bu ürünlerin kullanımı sonrasında yıkanması sırasında karışan kimyasal maddeler, su kaynaklarına ulaşarak doğanın dengesinin bozulmasına yol açıyor. Bunun için doğa dostu olan, sertifikalı ve kirlenmeyi azaltacak ürünlerin tercih edilmesi de etkili bir yöntem olabilir.

Deniz, göl ve nehirlerin temiz tutulması gerekiyor

Su döngüsünün en önemli parçalarından biri olan ve ana su kaynakları arasında da sayılan denizlerin, göllerin ve nehirlerin de kirletilmemesi ve korunması gerekiyor. Bu su kaynaklarına çöp atılmaması, var olan çöplerin temizlenmesi ve hiçbir şekilde atık karıştırılmaması suyun korunması için çok önemli. Özellikle su döngüsünün önemli bir parçası olan tatlı su kaynaklarının kirletilmemesi için bireysel olarak harekete geçilmesi canlı hayatın devamlılığı için de gerekli noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

Pil atıklarına dikkat edilmesi

Günlük hayatta bir güç kaynağı olarak kullanılan piller, suyu ve toprağı kirleten en önemli maddeler arasında. İçerisinde bulunan cıva, kurşun, nikel gibi ağır metaller, atık olarak doğaya bırakıldıklarında uzunca bir süre kirlenmeye sebebiyet verebiliyor. Bu sebeple pillerin mutlaka toplanması, uygun alanlara atık olarak bırakılması, imha edilmesi ya da geri dönüştürülmesi gerekiyor. Pillerin suya hiçbir şekilde temas ettirilmemesi büyük önem taşıyor.

Haberin Devamı

Haberler

“KOBİ’ler sürdürülebilir büyüme açısından deprem kıskacında”

Yayın tarihi

-

Yazar:

TÜİK verilerine göre sayıları 3,4 milyonu aşan, istihdamın %71’ini, üretimin %37,3’ünü oluşturan, ekonomik katma değerin %35,5’ini tek başına sırtlanan KOBİ’ler finansmana erişimden dijitalleşmeye kadar çok sayıda sorunla karşı karşıya! KOBİ’lerin tam bir üretim ve istihdam ambarı olduğunu vurgulayan Ortak Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz Sönmez, “Başta dijitalleşme olmak üzere küresel rekabetçilikte KOBİ’lerimizin elinin güçlendirilmesi gerekiyor. Ciro, katma değer ve teknolojik dönüşüm odaklı yapısal sorunlar, küresel riskler, deprem felaketinin görünen ve görünmeyen sonuçlarıyla birleştiğinde sürdürülebilir büyüme üzerindeki soru işaretlerini artırıyor” dedi.

Dünyada Covid-19 pandemisi ile başlayan, Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji, gıda ve hammadde krizi ile derinleşen, enflasyon ve resesyon endişeleriyle tırmanan olayların gölgesinde kalan KOBİ’ler oldukça zorlu bir virajdan geçiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Kasım 2022’de yayımladığı rapora göre, KOBİ’lerin karşılaştığı en büyük zorluklar; %67 hayatta kalma ve büyüme, %48 yeteneklere erişim, %34 şirket kültürünü ve değerlerini koruma, %25 teknolojik dönüşüm talebine karşılık verme ve %24 finansmana erişim olarak sıralanıyor.

Dünya ekonomisinin çarkları KOBİ’lerle dönüyor

Dünya ekonomisinin çarkların KOBİ’ler sayesinde döndüğünü belirten Ortak Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz Sönmez, Türkiye’de KOBİ’lerin üretim ve istihdam ambarı olarak istihdamın %71’ini, cironun %44’ünü, üretim değerinin %37,3’ünü ve faktör maliyetiyle katma değerin %35,5’ini tek başına sırtlandığını söyledi. Dr. Yılmaz Sönmez, konuya ilişkin şu ifadelerde bulundu:

“En güncel TÜİK verilerine göre sayıları 3,4 milyonu aşan KOBİ’ler Türkiye’deki tüm girişimlerin %99,7’sini oluşturuyor. KOBİ’ler toplam ihracatımızın %30,4’ünü, ithalatın ise %14,7’sini gerçekleştirirken büyük şirketlerin ihracatı içerisindeki dolaylı paylarını kattığımızda sağlanan katma değer yine oldukça yüksek. KOBİ’lerin ihracatının %90,8’ini imalat sanayi ürünleri oluştururken, toplam AR-GE harcamalarının %27,1’ini KOBİ’ler üstlenmiş durumda. Bununla birlikte KOBİ’lerin %55,9’u düşük, %31’i orta-düşük teknoloji düzeyinde yer alırken, sadece %12,4’ü orta-yüksek ve %0,7’si yüksek teknoloji kapsamında sınıflandırılıyor. KOBİ’lerimizin ciro, katma değer ve teknolojik dönüşümde yaşadığı yapısal sorunlar küresel risklerle birleştiğinde sürdürülebilir büyüme üzerindeki soru işaretlerini artırıyor. Mevcut durumda KOBİ’lerimiz sürdürülebilir büyümenin bayraktarlığını yapabilmesi oldukça zor görünüyor”

Dijital Dönüşüm Şart

Türkiye’deki KOBİ’lerin finansmana erişimden dijitalleşmeye kadar çok sayıda yapısal sorunla mücadele ettiğine dikkat çeken Dr. Yılmaz Sönmez, “KOBİ’lerimizin %59,8’inin 2021 yılında en az bir kez siber ihlal olayı yaşadığını, %46,1’inin bilgi-iletişim uzmanı istihdam ettiğini, %6,2’sinin yapay zekadan faydalandığını ve imalat sanayindeki KOBİ’lerin sadece %21,6’sının endüstriyel robot kullandığını düşündüğümüzde başta dijitalleşme olmak üzere küresel rekabetçilikte KOBİ’lerimizin elinin güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Deprem felaketi yapısal kırgınlıkları artıracak

Deprem felaketinin görünen ve görünmeyen sonuçlarının KOBİ’lerin yapısal kırılganlıklarını daha da artıracağını vurgulayan Dr. Yılmaz Sönmez, “Küresel ticarette %47,3 pay ile en büyük payı olan Avrupa’daki resesyon ile lojistik, tekstil, hazır giyim, tarım ve hayvancılık, mücevher, turizm gibi sektörlerde bölge kaynaklı tedarik zincirlerindeki aksama hatta kopma riskini de göz önünde bulundurduğumuzda KOBİ’ler için korkulu senaryolar kapıyı çalıyor. ‘İşleyen demir’ KOBİ’lerimiz küresel makro-ekonomik peyzaj zorlaştıkça ciddi bir direnç sınavından geçiyor” diye belirtti.

Yapısal sorunlar KOBİ’lerin sürdürülebilirliği için büyük tehdit

Türkiye’deki KOBİ’lerin küresel rekabette söz sahibi olmak ve sürdürülebilir büyüme dinamiklerini yakalamak için yeni yetenekler kazanması gerektiğine değinen Dr. Yılmaz Sönmez, konuyu şu sözlerle açıkladı: “KOBİ’lerin risk algısında tedarik zinciri kesintileri, siber olaylar ve makro-ekonomik gelişmelerden endişeli olduğu görülüyor. Allianz Risk Barometresi’ne göre dünyada 2023 yılı itibariyle orta ölçekli firmalar için en önemli risklerin başında %31 ile siber olaylar yer alıyor. Ardından %28 ile makro-ekonomik gelişmeler, %23 ile enerji krizi geliyor. Ülkemizdeki KOBİ’lerin yapısal sorunlarını düşündüğümüzde tablo bizim için biraz daha karamsar” dedi.

KOBİ’ler için yol haritası

Dr. Yılmaz Sönmez, KOBİ’leri krizlere karşı daha dirençli hale getirerek başarıya taşıyacak faktörleri şöyle sıraladı: “Fiziksel ve dijital varlıkları güvenceye alınması, tedarik alternatiflerini çeşitlendirilmesiyle tedarik süreçlerindeki kesintilerin önüne geçilebilir. Dijital ekonominin aktörleri arasına katılarak dijital uçurumun kapatılması küresel rekabete güç kazandırır. İç ve dış siber tehditlere karşı “asla rehavete kapılmayan ve sürekli doğrulayan” işletmeler yaratılmasıyla siber güvenlik bir tehdit olmaktan çıkar. Bunun için e-ticaretten bulut teknolojilere kadar tüm unsurları kapsayacak dijitalleşme senaryoları hazırlayarak entegre dijitalleşme benimsenmeli. Öte yandan aniden gelebilecek krizlere karşı mücadele edebilmek için daha fazla çeviklik elde etmek gerekiyor. İstihdamın başını çeken KOBİ’lerin istihdamda bir cazibe merkezine dönüşmesinin yolu genç yeteneklerin beklentisine uygun işyerleri inşa etmekten geçiyor. Bunun için de gençlerle empati kurulmalı!”

Haberin Devamı

Haberler

Google ve Endeavor Türkiye İş Birliğiyle AccelerateX Programı Başlıyor…

Yayın tarihi

-

Yazar:

Endeavor Türkiye ve Google iş birliğiyle gerçekleştirilen AccelerateX Programı, girişimlerini büyütmek isteyen girişimcilere yeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Özel olarak tasarlanan içeriğiyle Endeavor ve Google uzman mentor ağına erişim imkanı sunan ücretsiz program, 3 aylık yoğun atölyeler ile girişimcilerin gelişimlerine destek oluyor.

Programa kabul edilen 12 start-up kurucusuna, hem Google hem de Endeavor Türkiye tarafından pek çok imkan sunuluyor. Girişimler, Google tarafından program girişimcilerine özel sağlanan reklam ve bulut hizmetine, pazarlama ve iletişim desteğine ve pek çok eğitime erişim imkanına sahip olacaklar.

Endeavor ise program boyunca girişimcilere, mentorlardan destek alma ve yatırımcılarla tanışma fırsatı sunacak. Girişimciler, program boyunca ve sonrasında Endeavor’ın Girişimci Seçim ve Destek ekibi tarafından yakın takibe alınarak Endeavor Yerel Seçim Panelleri’ne katılım önceliğine sahip olacak ve Endeavor Girişimcileri arasına katılma şansını yakalayacak.

Program boyunca strateji ve iş geliştirme atölyelerinde, konu uzmanları eşliğinde ürün, strateji, satış, pazarlama, İK, kültür ve globalleşme konuları ele alınacak. Girişimciler ayrıca, düzenlenen forumlarda diğer girişimlerle bir araya gelerek benzer aşama girişimlerin yaşadığı zorlukları tartışma ve birlikte iş geliştirme imkanına kavuşacaklar.

Programın sonunda ise girişimcileri yatırımcılarla buluşturacak Demo Day Etkinliği gerçekleştirilecek. Türkiye girişim ekosisteminin önemli temsilcilerinin davet edileceği Demo Day’de girişimciler, kendilerini tanıtma ve yatırım bulma yolunda önemli bir fırsat yakalayacaklar.

Teknoloji üreten ya da kullanan tüm girişimlere açık olan programa, kurulu bir şirketi olan ya da erken aşama ürününü pazara sunmuş, kurucu ortaklar dışında en az bir çalışanı bulunan, ekibinde bir teknoloji lideri olan ve İngilizce dil yeterliliğine sahip olan girişimciler katılabilecek. Detaylara https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=mesut@monetatanitim.com&MailID=23620046&url=https%3a%2f%2frsvp.withgoogle.com%2fevents%2facceleratex%2fhome sitesinden ulaşılabilir.

Programı değerlendiren Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen, “Google gibi bir teknoloji lideriyle birlikte girişimcilere ulaşmaktan mutluyuz. Google deneyimi, mentor ağı, ürün ve eğitimleriyle girişimcilere globalleşme yönünde farklı olanaklar sunabileceğimizi düşünüyoruz. AccelerateX, büyümek isteyen girişimler için kaçırılmayacak bir fırsat” dedi.

Google Türkiye Reklam Pazarlama Müdürü Seçkin Tokgöz, ”Girişimler Türkiye ekonomisinin dijitalleşmesinde büyük öneme sahip. Biz de Google Türkiye olarak girişimcilik ekosistemi desteklemek adına bu alanda pek çok çalışma yürütüyor, kamu ve özel sektör paydaşlarımızla iş birliğinde bulunuyoruz. Girişimcilik alanında başarılı işlere imza atan Endeavor Türkiye ile AccelerateX Programı için bir araya geldiğimiz için mutluyuz. Hepimizi çok heyecanlandıran bu programla girişimlerin ve girişimcilerin ihtiyacı olan donanımları kazanmalarına yardımcı olacağımıza inanıyoruz.”dedi.

Detaylar ve başvuru için https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=mesut@monetatanitim.com&MailID=23620046&url=https%3a%2f%2frsvp.withgoogle.com%2fevents%2facceleratex%2fhome

Endeavor Türkiye Hakkında

Merkezi New York’ta olan, etkin girişimcileri destekleyen ve 33 ülkede faaliyet gösteren Endeavor Derneği, Türkiye’de 2006 yılından bu yana Yönetim Kurulu Üyeleri ve mentörlerinin desteğiyle büyüme aşamasındaki ScaleUp şirketleri tespit ederek büyümelerine ivme kazandırmaktadır. Tüm dünyadan 1700’den fazla girişimci ve 3200’den fazla mentörü ağında bulunduran Endeavor’ın, Türkiye’den seçilen 68 şirketi arasında Yemeksepeti, Insider, Gram Games ve son dönemde exit yapmış olan Peak Games, iyzico ve Foriba gibi başarılı şirketler bulunuyor. Detaylar için www.endeavor.org.tr‘yi ziyaret edebilirsiniz.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com