Connect with us

Haberler

Yatırımcılar rotayı RAKIA Serbest Bölgesi’ne çevirdi

Yayın tarihi

-

Ortadoğu, Hindistan ve Afrika pazarına açılmak isteyen Türk yatırımcıları için cazip bir üs olarak dikkat çeken RAKIA Serbest Bölgesi, yatırımcıları bekliyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin 7 emirliğinden biri olan ve 95 ülkeden 13 binden fazla şirketin faaliyet gösterdiği RAKIA Serbest Bölgesi; vergi muafiyeti, ulaşım avantajı, yabancı çalışanlar sayısında herhangi bir kısıtlama ve bürokratik formalitenin olmaması gibi birçok avantajı ile yatırımcıyı cezbediyor.

RAK Investment Authority - LOGO 

Birleşik Arap Emirlikleri’nin yükselen yıldızı Ras Al Khamiah’ta bulunan RAKIA Serbest Bölgesi; vergi muafiyeti, ulaşım avantajı, yabancı çalışanlar sayısında herhangi bir kısıtlama ve bürokratik formalitenin olmaması gibi avantajlarıyla yatırımcıların iştahını kabartıyor. Ortadoğu, Hindistan ve Afrika pazarına açılmak isteyen Türk yatırımcıları için cazip bir üs olarak da dikkat çeken RAKIA Serbest Bölgesi’nde iş yapmak isteyen yatırımcılara ise RAK Yatırım Otoritesi yol gösteriyor.

 

RAK Yatırım Otoritesi tarafından organize edilen ve RAKIA Serbest Bölgesi’nin yatırım avantajları ile fırsatlarının ele alındığı toplantı, Grand Hyatt İstanbul Otel’de düzenlendi. Toplantıda konuşan RAK Yatırım Otoritesi Genel Müdürü Peter Michael Schuster, HH Şeyh Suud Bin Saqr Al Qasimi tarafından 2005 yılında RAK’a yatırımları teşvik etmek amacıyla RAK Yatırım Otoritesi’nin kurulduğunu belirtti. Öncelikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerden bahseden Schuster, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)‘ nin, 2004 – 2011 yılları arasındaki yatırımlar ele alındığında bütün körfez ülkeleri içinde yüzde 56 pay ile Türkiye’nin bölgedeki en önemli ticari ortağı olduğuna dikkat çekti.

 

Ticaret hacmi 10 milyar dolara ulaştı

BAE’nin 97.8 milyon varil ile dünyanın yedinci en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine ve 214 trilyon feet küp ile de altıncı büyük kanıtlanmış doğalgaz rezervlerine sahip olduğunu kaydeden Schuster, BAE’nin ticaret ve alışveriş için küresel bir merkez olduğunu söyledi. 3 yıl önce 2015 yılı için konulan 10 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmi hedefinin 2012 yılında geçildiğini vurgulayan Schuster, 2015 yılında ticaret hacminin 15 milyar dolara ulaşılacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Schuster, günümüzde BAE’de 600’ü aşkın Türk şirketinin ticaret, petrol, inşaat, lojistik, güvenlik ve tıbbi ürünler alanlarında faaliyet gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Rakia’da 95 ülkeden 13 binden fazla şirket faaliyette

Birleşik Arap Emirlikleri’nin 7 emirliğinden biri olan Ras Al Khaimah yönetimine bağlı Rakia Serbest Bölgesi’nde teknik müşavirler aracılığıyla Al Hamra Endüstri Parkı ve Al Ghail Endüstri Parkı olmak üzere son teknoloji ile donatılmış iki sanayi parkının tasarlandığını bildiren Schuster, her iki endüstriyel parkın modern bir altyapı ile donatıldığını kaydetti. Al Hamra’nın Dubai ve diğer emirlikleri birbirine bağlayan Emirlik otoyoluna çok yakın olduğunu dile getiren Schuster, Al Ghayl Endüstri Parkı’ndan da deniz limanlarına kolay bağlantı sağlandığını vurguladı.

95 ülkeden 13 binden fazla bölgesel ve uluslar arası şirketin Ras Al Khaimah’da ucuz üretim maliyetlerinin yanı sıra Ortadoğu, Afrika ve Avrupa’ya yapılan ticari aktivitelerde geniş imkanlardan faydalandığını belirten Schuster bölgenin bütün yatırımcının ihtiyaçlarını tek çatı altında sağlayabildiğini söyledi. Schuster, lisans, şirket kurulum işlemleri, serbest bölgede sanayi ihtiyaçları için arazi, depo, modern ofisler, işçi konaklama alanları, yatırımcı ve çalışanlar için vize gibi her türlü onay ve izinlerin temin edilebildiğini vurguladı.

Hangi alanlar cazip?

Bölgedeki cazip yatırım alanları hakkında da bilgi veren Schuster, cazip yatırım alanlarını; plastik ve kauçuk, gıda, otomotiv yedek parça, medikal araç gereçler ve malzemeler, duvar kaplama maddeleri, alçı ürünleri, piller, sentetik reçineler, yapıştırıcılar, yapı kimyasalları, özel kimyasallar, olarak sıraladı. Schuster, “Rakia Serbest Bölgesi, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika pazarına açılmak isteyen bütün Türk işletmecilerini cazip bir ileri üs olarak sanayi parkında yer almaları için davet etmektedir” dedi

Avantajlar neler?

·        Satış, kurumlar ve kişisel gelir vergilerinden muafiyet

·        Rakia Serbest Bölgesi’nde kurulan şirketlere yüzde 100 yabancı mülkiyeti

·        Elde edilen gelirin ve karın yüzde 100’nün istendiği gibi ana vatana transfer edilebilmesi

·        Birçok ülkeyi kapsayan serbest ticaret anlaşmalarından faydalanabilmek

·        Ortadoğu, Asya ve Afrika’ya çok iyi kara, hava ve deniz bağlantıları

·        Arazi, depo, modern ofisler, işçi konaklama alanları gibi imkânları uzun vadeli uygun fiyata leasing şansı

·        Rakia Sanayi Parklarının kendi Enerji Üretim Tesisleri’nden kesintisiz enerji

·        Dubai’ye karadan 45 dakikalık uzaklık

·        Yabancı çalışanlar sayısında herhangi bir kısıtlama olmaması

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Haberler

Akıllı sel bariyerleri, sel baskınlarının önüne geçecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Küresel ısınma ve buna bağlı olarak değişen iklim koşullarıyla ülkemizde son yıllarda sıkça sel felaketi yaşanıyor. Kırsal alanların yanı sıra şehir merkezlerini de etkileyen sel felaketlerine yine teknoloji çözüm sunuyor. Türkiye’nin bariyer markası Arma Kontrol’ün geliştirdiği, yağmur ve su sensörleriyle desteklediği Sel Bariyerleri, yağmur anında otomatik olarak devreye girerek, can kayıplarının ve maddi kayıpların önüne geçilmesini sağlayacak.

Tamamı Türk mühendislerden oluşan Ar-Ge ekibiyle yüksek güvenlik ürünleri sunan Arma Kontrol, son yıllarda değişen iklim koşullarına bağlı olarak ülkemizde de sıkça yaşanan sel baskınlarını, akıllı sel bariyeri çözümleriyle bir felakete dönüşmeden engelleyecek.

Yağmur sensörü, su seziciler, loop dedektörü gibi teknolojilerle güvenlik seviyesi artırılan ve yağmur anında otomatik olarak çalışan sel bariyerleri, farklı yükseklik ve uzunluk alternatifleriyle fabrikalardan üretim tesislerine, apartmanlardan sitelere kadar istenilen her alana uygulanabiliyor. Sağladığı yüksek mukavemetle, toprak kayması ve erozyon gibi doğal felaketlere karşı kalkan görevi de gören sel bariyeri, riskli kamu alanlarında emniyet ve savunma duvarı olarak da görev alabiliyor.

“Kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz”

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Arma Kontrol Kurucusu ve Genel Müdürü Koray Kartal, “Arma Kontrol olarak her zaman insanlar ve ülkemiz için çalışıyor, onlar için üretiyoruz. Son yıllarda ülkemizde sıkça sel felaketi yaşıyoruz ve birçok canımızı bu felaketlerde yitiriyoruz. Can kayıplarının yanı sıra milyarlarca liralık milli servetimizin de yok oluşunu izliyoruz. Arma Kontrol olarak bu felaketlerin ve kayıpların önüne geçebilmek için sel bariyerleri çözümleri geliştirdik. Bariyerlerimiz ile yaşanan sel felaketlerindeki kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Bu zamana kadar fabrika, depolar ve özel mülkler gibi birçok yerde sel bariyerlerimizin etkinliğini kanıtladık” dedi.

2 metreden 6 metreye kadar seçenek sunuyor

50 cm’den 130 cm’ye kadar değişen yükseklikte, 2 metreden 6 metreye kadar değişen uzunlukta üretilebilen sel bariyerleri, hidrolik ve pnömatik sistemde çalışıyor. Akü desteğiyle olası elektrik kesintilerinde de çalışabilen bariyerin güneş enerjisi desteği de bulunuyor. 4 ila 6 saniye gibi kısa sürede otomatik olarak açılıp kapanabilen bariyer, -25 ila 50 derece arasında sorunsuzca görevini yerine getiriyor. Bariyer GSM, Plaka Tanıma Sistemi, OGS-HGS, Kart Okuyucular gibi her türlü Access Kontrol Sistemi ile entegre olabiliyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk şirketi üç kıtaya madeni yağ ihraç ediyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Özerşah Enerji
Madeni yağ üreticisi Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri, e-ihracat platformu ile Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’i aşkın ülkeye ihracat yaptığını duyurdu.
Madeni yağ üretimi limitlerini artıran Özerşah Enerji, uluslararası hedeflerini gerçekleştirme hedefiyle ihracata yöneldi. Yerli üretici, e-ihracat platformu TurkishExporter ile adım attığı iş birliği sayesinde madeni yağ ihracatını Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’den fazla ülkeye taşıdığına dikkat çekti.
“Dünya standartlarında üretim gerçekleştiriyoruz”
20 yıldır iç piyasanın madeni yağ talebini karşıladıklarını kaydeden Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fetullah Arvas, “2001 yılında kurduğumuz ilk fabrikamızın ardından 2007 yılında Adana’da ikinci fabrikamızla çalışmalarımıza hız verdik. 2015 yılında Kocaeli Dilovası’nda kurduğumuz üçüncü fabrika ile dünya standartlarında üretim gerçekleştirmeye başladık. Otomotiv, sanayi ve endüstriyel yağları, marin yağları, proses yağları, gres yağları, oto bakım ürünleri, organik ve konsantre antifriz gibi ürün sınıflarında üretim ve satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
“Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz”
İhracatta ağırlık vererek kendilerine yeni bir ticari yol seçtiklerini dile getiren Fetullah Arvas, “Hem yurt içi hem de yurtdışı pazarda Monex, Woil ve Hexon markalarımızın kalitesi ve güvenirliliğini daha fazla sayıda tüketiciyle buluşturmak ve markalarımızın bilinirliğini üst seviyelere çıkarmak adına araştırma ve inceleme yaparken TurkishExporter ile tanıştık. Birlikte çıktığımız yol sayesinde bugün Asya, Avrupa ve Afrika’da 15 ülkeye ihracat yapar hale geldik. İhracat hedefimizi daha da büyüterek yolumuza devem edeceğiz. Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz. Aynı zamanda seçkin markaların fason üretimini de başarı ile sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com