Connect with us

ENERJI

Türkiye ısı yalıtım kalınlığında Avrupa Birliği’nin gerisinde

Yayın tarihi

-

 

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, “Avrupa’da binalarda enerji verimliliği hedeflerini tutturabilmek için yaklaşık ortalama 10-15 cm kalınlığında levhalar ile ısı yalıtımı yapılması zorunda iken, Türkiye’de ortalama 4-5 cm ısı yalıtımı için yeterli olduğu düşünülüyor. Binalarda ısıtma ve soğutma için Avrupa’nın 10 katı kadar enerji tüketiyoruz.” dedi.        

 

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu ve dernek yönetim kurulunun katılımlarıyla gerçekleşen basın sohbet yemeğinde, Türkiye’nin yalıtım haritası, sektördeki son gelişmeler ve derneğin 2014 yılı beklentileri açıklandı.

 logo

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, “Enerjisinin yüzde 75’ini ithal eden ülke olarak artan enerji ihtiyacının karşılanması ne kadar önemli ise de tasarruf yolu ile kazanılacak potansiyel enerji miktarı bir o kadar önemli. Ülkemizde yalıtımsız binaların sayısı 15 milyondan fazla, bu da mevcut binaların yüzde 85’inin yalıtımsız olduğu anlamına geliyor. Yalıtımsız binalar yüzünden enerjimizi boşa harcıyoruz ve her yıl bunun ülke ekonomisine bedeli 10 milyar doları buluyor. Binalarda enerji kaybını ısı yalıtımı uygulamaları ile yüzde 50 azaltmak mümkün. Yalıtım levhasının kalınlığı arttıkça enerji verimliliği de o oranda artıyor” dedi.

Türk Standartları Enstitüsü’nün mevcut yönetmeliğinde yer alan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’ndaki sınır değerlerin, hesaplamalar sonucu binanın enerji verimliliği için yeterli ısı yalıtım kalınlığı sağlayamadığını belirten Eruslu, Türkiye’deki ısı yalıtım standartlarının mevcut hali ile AB’nin gerisinde olduğunu söyledi.

 

Avrupa’nın 10 katı kadar enerji tüketiyoruz

Avrupa Birliği ülkelerinin yalıtım konusunda Türkiye’den daha iyi düzeyde olduğunu belirten Eruslu, “Yalıtım ürünlerinin çeşitliliği ve kullanım detayları konusunda ülkemiz son derece ileri olmasına rağmen yalıtım kalınlıklarının yetersiz olması nedeniyle yapılan yatırımlar yeterli etkiyi yaratmıyor.

 

 

 

 

 

Yalıtım levhası kalınlığı ülkemizde bölgelere göre değişmekle birlikte ortalama 4–5 santimetre olarak öngörülürken, Avrupa ülkelerinde bu değer 15–20 santimetre kalınlığa kadar çıkabiliyor. Isı yalıtımı konusunda Avrupa ülkelerinin çok gerisindeyiz. Isınmak için Avrupa ülkelerinin yaklaşık 10 katı kadar enerji tüketiyoruz. Ülkemizde ısı yalıtımı olmayan binaların metrekare başına yıllık enerji tüketimi 300-350 kwh arasında, yalıtımlı binalarda ise 120 kwh civarında. Hatta Avrupa ülkelerinde 2020’ye kadar tüm binaların Pasif Ev, yani yıllık enerji tüketimi 15 kwh/m2’in altında olan binalar haline dönüşmesi hedefleri yasalaşıyor. Biz de ise hazırlığı yapılan yeni yönetmelik değişiklikleri ile yalıtım levhası kalınlıkları nerdeyse inceltiliyor” uyarısı yaptı.

 

Eruslu, “Türkiye olarak Avrupa Birliği ülkeleri gibi enerjimizi verimli kullanmak için ilk hedefimiz ülkemizde yalıtımsız binanın kalmaması olmalı. Bunun için önümüzde kentsel dönüşüm gibi, bu konuda ciddi tedbirleri almaya fırsat verecek çok etkin bir hareket de var. Yalıtımsız bir bina yılda 300-350 kwh/m2 enerji tüketirken, ülkemizdeki mevcut TS 825’e uygun inşa edilmiş ve yalıtımı yapılmış bir bina yılda 100-120 kwh/m2 seviyelerinde enerji tüketimi hedefleniyor. Avrupa yılda 15 kwh/m2’nin altında enerji tüketen Pasif Ev’ler için mevzuat düzenlemelerini tamamladı.  Bizim ülkemiz için de binalarda enerji tüketimi sınırlandırılmalı, ısı yalıtım uygulamaları ile desteklenerek, yılda 15 kwh/m2’ mertebelerine yaklaşmalıdır ” dedi.

 Kalinlik haritasi-2

Bölgelere göre doğru yalıtım kalınlıkları

Doğru kalınlıkta uygulanan yalıtımın ısı kayıp ve kazançlarını engelleyerek yakıt tüketimini azalttığını vurgulayan Eruslu, “ Yalıtım kalınlıkları 7 bölgemizdeki iklim koşullarına göre farklılık gösteriyor. Örneğin İstanbul’da mevcut yalıtım kalınlığı 5 cm oysa daha enerji verimli  ısı yalıtımı için kalınlığın 10 cm’ye çıkması  gerekiyor. Aynı fark tüm bölgelerde geçerli. Ankara’da olması gereken ideal yalıtım kalınlığı 12 cm iken mevcut yönetmeliklerde 6 cm, Antalya ve İzmir’de ideal kalınlığın 8 cm olması gerekirken mevcut yönetmeliklerde 4 cm, Gaziantep’te ideal kalınlığın 10 cm olması gerekirken mevcut yönetmeliklerde 5 cm, Erzurum’da ideal kalınlığın 16 cm olması gerekirken mevcut yönetmeliklerde 8 cm, Bursa ve Trabzon’da ideal kalınlığın 10 cm olması gerekirken mevcut yönetmeliklerde 5 cm düzeyinde kalıyor.”  diye bildirdi.

 

Yalıtım ile doğalgaz faturasından yüzde 50 tasarruf

Isı yalıtımı yaptırmanın sanıldığı kadar pahalı bir uygulama olmadığının da altını çizen Eruslu, “Binalarda gerek doğalgaz gerekse elektrik faturalarında en az yüzde 50 tasarruf sağlayan ısı yalıtımı uygulamasının maliyeti, bir binanın toplam inşaat maliyetinin yüzde 3 ila 5’i kadar. Hatta yalıtım kalınlığı arttıkça yüzde 70’lere varan tasarruf yapmak mümkün. Bir örnekle de açıklamak gerekirse sıvalı dış cephe ısı yalıtım sisteminde yani mantolamada 5 cm kalınlıkta yalıtım levhası yerine 10 cm yalıtım yapılması durumunda, yalıtım uygulamasının maliyeti yüzde 30 artmasına rağmen, tasarruf potansiyeli yüzde 100 artıyor.” diye açıkladı.

 

 

 

 

 

 

Yalıtımın sağladığı tasarrufla birkaç yılda kendi kendini amorti edip ömür boyu tasarruf sağladığını belirten Eruslu, “Isı yalıtımı standartlara uygun ürünler doğru detaylarda doğru işçiliklerle uygulandığında en az yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Yani ısınma için harcanan aylık ortalama 200 TL’lik yakıt faturası 100 TL’ye düşüyor. İstanbul’da 100 metrekarelik bir daire için kış sezonunda yalıtımsız bir binada yıllık ortalama 1.500 TL doğalgaz harcaması gerçekleşirken, bu rakam yalıtımlı bir binada 750 TL’ye düşüyor. Erzurum’da ise yine 100 metrekarelik bir dairede kış sezonunda ısınma için yapılan toplam doğalgaz harcaması yaklaşık olarak yalıtımsız bir binada 2.500 TL iken, yalıtımlı binada 1.250 TL oluyor.” dedi.

 

Boya ve sıvadan yalıtım olmaz

Boya ve sıvanın yalıtım malzemesi olmadığının altını çizen Eruslu, “Yalıtım malzemesi olarak tanımlanan ve tüketicilere bu şekilde lanse edilen boya/sıva türü malzemeler gerçek yalıtım malzemesi değildirler. Bu tip sürme esaslı, ısı iletkenlik değeri normal sıva ve boyalara göre iyileştirilmiş özel malzemeler, mutlaka kalınlığı olan, levha tipi bir malzeme ile birlikte kullanılmak zorundadır. XPS Ürünler mevcut ısı yalıtım malzemeleri içinde bünyesine su emmeyen ve en iyi ısı iletkenlik değerine sahip ürünlerin başında gelmektedir. Doğru yalıtım ürünü dayanıklılık ve ömür boyu performans özelliklerini koruyacak teknik özelliklere sahip olmalıdır ” dedi.

 

Merdiven altı yalıtım malzemesine dikkat!

Eruslu, “Türkiye’de ısı yalıtım malzemesi kapsamına giren tüm Yapı Malzemeleri Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamında CE işareti taşımak zorundadır. CE işareti bir yapı malzemesinin çevre ve insan sağlığına uygun üretilip, yapıda güvenle uygulanabildiğinin beyanıdır. Avrupa Standartlarına (EN) uygun her ürün CE işareti alır ve yapılar için performans değerleri beyanlarını taşır. Herkesin binasının yalıtım malzemesinin marka ve CE işaretine sahip olup olmadığını ve uygun kalınlıkta olup olmadığını kontrol etmesi gerekir” uyarısı yaptı.

Eruslu özellikle Kentsel dönüşüm ile birlikte hızlı büyüyen yapı sektöründe, ısı yalıtım konusunda yeni pek çok ürünün piyasaya arz edildiğini, fakat ürün denetimi konusundaki bazı eksiklikler sebebi ile tüketicilerin yanıltıldığına da dikkat çekti. Enerji verimliliği konusunda bilinçlenen hane halkının, bütçelerinden bu uygulamalara pay ayırmaya başladığını belirterek, gerçek ve uzun ömürlü yalıtım için kullanılan doğru ısı yalıtım maddesinin seçiminin son derece önemli olduğunu, tüm tüketicilerin standarda uygun ürün seçimine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Eruslu, 1 Ocak 2011’de yürürlüğe giren “Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği” gereğince; yeni inşa edilen binaların enerjinin verimli kullanılması amacıyla Enerji Kimlik Belgesi bulunmayan binalara “kullanım izni” verilmediğini, eski binaların da 2017’e kadar bu belgeyi almasının zorunlu tutulduğunu da toplantıda hatırlattı.

 

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ENERJI

Performansa Dayalı Sözleşmeler ile karbonsuz ekonomi

Yayın tarihi

-

Yazar:

Enspire Kreatif Enerji Çözümleri karbon tüketmeden enerji verimliliği sağlamayı mümkün kılıyor. Performansa Dayalı Sözleşmeler de karbonsuz ekonomi için en önemli yatırım araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği yatırımlarının hız kazanmasının Enspire Kreatif Enerji Çözümleri’nin Performansa Dayalı Sözleşmeleri ile mümkün olduğunu ifade eden Enspire Kreatif Enerji Çözümleri Direktörü Volkan Gerdan, “Performansa Dayalı Sözleşmeler ile enerji giderlerinden elde edilen tasarrufları kullanarak, tasarımdan finansmana, devreye alma ve işletmeye kadar tek sözleşmeyle tüm süreci yöneterek işletmelere tasarruflarını garanti altına alma ve risklerden ziyade performansa odaklanma imkânı sağlıyoruz” dedi.

  1. Şirketinizi çok kısa bir şekilde tanıtıp genel olarak enerji verimliliğine yönelik ne gibi çalışmalar yürüttüğünüzü anlatır mısınız? Bu çalışmalarla nasıl bir enerji tasarrufu sağlıyorsunuz ya da imkânı sunuyorsunuz?

Entek Elektrik Üretimi A.Ş., 1995 yılında yatırım çalışmalarına başlamış bir enerji şirketi. Bugün Hidroelektrik Santrallerimizin toplam kurulu gücü 265 MW, Doğalgaz Çevrim Santralimizin kurulu gücü 111,8 MW ve Rüzgar Enerjisi Santralimizin kurulu gücü ise 60 MW. Yani toplam kurulu kapasitemiz 437 MW.

Aynı zamanda toptan ve perakende pazarlarında elektrik satışı ve ticaretinin büyük oyuncularından biriyiz.

Enspire Kreatif Enerji Çözümleri ise, 2020 yılında Entek Elektrik çatısı altında kuruldu. Burada, sanayi kuruluşları ve ticari binalarda enerji tüketimlerinde dönüşüm getirecek enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji gibi yerinde enerji üretimi projeleri üretmeyi hedefliyoruz.

Performansa Dayalı Sözleşmeleri gerçekleştirmek üzere Enspire Kreatif Enerji Çözümleri olarak iş ortağımız olan ESCO’lar (energy service company / enerji hizmet şirketi) ile birlikte hareket ediyoruz. Tüm enerji kaynaklarında yakıt fark etmeksizin hem enerji dönüşümü hem de karbonsuz ekonomiye yönelik sonuçlar üretmeyi hedefliyoruz. Dünyada enerji yatırımları alanında payı her geçen gün artan ESCO modelini esas alan bir yaklaşım ile hareket ediyoruz.

Performansa Dayalı Sözleşmeler oluştururken projeyi, ne kadar büyük bir enerji tasarrufu oluşturacağına ve karbon emisyonunda ne kadarlık azaltma yaratacağına göre ele alıyoruz. Enerji verimliliği ve yerinde enerji üretimini aynı anda gerçekleştirdiğimiz projelerimiz bulunuyor. Dolayısıyla her bir projede farklı enerji tasarrufu rakamları sunuyoruz.

  1. Firma olarak 2021 yılında özellikle enerji verimliliğine yönelik yaptığınız (yeni ürün, tesis, proje gibi çalışmalarınız hakkında bilgi vererek) söz konusu çalışmalar müşterilerinize nasıl bir enerji tasarrufu imkânı sundu?

Enspire ve İş Ortakları aynı anda birden çok ve farklı projeyi hayata geçiriyor.

Bir yanda Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) üyesi olan bir müşterimizin yatırım yapmadan giderleri düşüren Tasarruf Paylaşımı Sözleşmesi ile basınçlı hava kompresörlerinin atık ısısından elde edilecek sıcak su ile doğal gaz tüketiminden ciddi bir tasarruf elde etmesini sağlıyoruz.

Diğer yanda da bir ofis bloğunun ısıtmada kazan dönüşümü ve blok genelinde sistem sıcaklık optimizasyonunu içeren bir proje yürütülüyor. Projeyle doğal gaz tüketiminde önceki sisteme göre yaklaşık yüzde 20’nin üzerinde tasarruf elde edilecek.

Sanayinin farklı alanlarında enerji verimliliği ve çatı üstü güneş enerjisi sistemi projelerimiz sürüyor.

  1. Türkiye’de enerji verimliliğine yönelik çalışmalar şu an ne düzeyde? Türkiye’de enerji verimliliğinin artırılması amacıyla kamu ve özel sektöre düşen görevleri ve bu konudaki önerilerinizi kısaca aktarır mısınız?

Paris İklim Anlaşması ile birlikte karbonsuz ekonomi Türkiye’nin gündeminde daha çok yer bulmaya başladı. Bu anlaşma ile ülke olarak küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmayı hedefleyen programa biz de ülke olarak katkıda bulunacağımızı taahhüt ediyoruz. Burada kamunun alacağı önlemler kadar sanayicilerimizin atacağı adımlar da çok önemli. Tüm paydaşların ortak hareket etmeleri ile verimlilik yatırımları, Türkiye’nin taahhüdünü destekleyecektir.

Enerji verimliliğinde devlet destekleri dünya çapında hep piyasa oluşturucu ve sektör geliştirici olmuştur. Gerçekleştirilen mevzuat değişikliği ile ticari binalar ve hizmet sektörünün de Verimlilik Artırıcı Proje destekleri kapsamına alınmış olmasını önemsiyoruz; zira artık yatırımların hızlanmasının zorunlu olduğu döneme giriyoruz ve bu tip teşvikler hepimizin işini kolaylaştırıcı etkiye sahip.

Performansa Dayalı Sözleşmeler, şirketlerin enerji giderlerinde elde edilen tasarruflar sayesinde yatırımların kendi kendilerini finanse etmesine izin vererek, firmalara kaynaklarını ihtiyaç duydukları diğer alanlara kaydırma esnekliği sağlıyor.

Eklemek istedikleriniz…

ESCO modeli, tüm dünyada kullanımı her geçen gün yaygınlaşan bir model. Bu modelde şu anda Çin ve ABD öncü görülüyor. Enspire Kreatif Enerji Çözümleri olarak bu modeli Türkiye’de tabana yayma amacıyla yola çıkan ilk şirketlerdeniz. İklim krizinin etkilerinin yaşamı tehdit ettiği bu dönemde, birçok iyi fikir ve projenin, sadece finansman önceliğine sahip olmadığı için ötelenmesini engellemeliyiz. Bunun ülkemiz için öneminin farkında olduğumuz iddiasındayız. Kendi kendine finansman sağlayan ve sözleşme süresince tasarrufları garanti eden Performansa Dayalı Sözleşmelerin yakın zamanda Türkiye’de yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Ayrıca karbon emisyonunu azaltan bu model, daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakılmasına yardımcı oluyor.

Haberin Devamı

ENERJI

KPMG ve Enerji IQ’nun Türkiye’nin 2021 enerji piyasası karnesini yansıtan raporu yayımlandı

Yayın tarihi

-

Yazar:

KPMG ve Enerji IQ iş birliği ile hazırlanan “Enerji Sektörel Bakış, 2021” raporu Türkiye’nin elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının 2021 yılındaki görünümüne dair önemli bilgilere yer veriliyor. Rapora göre Türkiye’de toplam elektrik tüketiminde %9’luk yıllık büyüme yaşanırken meskenlerde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3.000 kWh oldu. Doğal gaz talebinin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılandığının ve en fazla doğal gaz ithal edilen ülkenin Rusya olduğunun belirtildiği rapora göre Türkiye’nin ham petrol stoku, net ithalatı 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde.

Denetim, vergi, kurumsal finansman ve danışmanlık alanında teknoloji temelli hizmetler sunan KPMG ve enerji piyasasına yönelik bilgi ve danışmanlık hizmetleri veren Enerji IQ tarafından ortak hazırlanan, Türkiye’deki enerji sektörünün 2021 yılı görünümünü ortaya koyan “Enerji Sektörel Bakış” raporu yayımlandı. Global ve yerel ekonomik görünümün yanı sıra son küresel gelişmeler ışığında hazırlanan raporda, Türkiye’nin elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının görünümüne dair önemli bilgilere yer veriliyor.

Raporla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Petrol ve Doğal Gaz Lideri Hakan Demirelli, “Enerji sektörünün küresel trendleri ve yerel gündeme ilişkin yorumların yanı sıra Türkiye elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının geçmiş dönemlerle karşılaştırmalı 2021 yılı analizlerini içeren raporumuz, enerji piyasalarına ilgi duyan herkese bu konularda tek başına yeterli bir kaynak olma özelliği taşıyor” dedi.


KPMG Türkiye Elektrik ve Altyapı Lideri Erman Durmaz ise raporu, “Enerji sektöründeki dijital yenilik, piyasalardaki değişkenlik ve dekarbonizasyon için artan talep ve diğer faktörlerin yönlendirdiği dönüşümü ele alan 2021 yılı enerji sektörü raporumuzun sektördeki tüm oyuncalar için işlerini nasıl ayarlayacaklarını, değişen müşteri taleplerini nasıl karşılayacaklarını ve yeni fırsatlardan nasıl yararlanacaklarını araştırırken yararlanabilecekleri iyi bir kaynak olacağını inanıyorum” şeklinde değerlendirdi.

Enerji piyasasında doğru bilgiye ve güvenilir analize hızlı ulaşmanın artan önemine dikkat çeken Enerji IQ Bilgi Servisleri Genel Müdürü Emre Ertürk de “Enerji piyasasında veriye erişimin önündeki engeller büyük oranda kalktı. Ancak, güvenilir bilgiye ve öngörüye dayanan analizlere duyulan ihtiyaç sürekli artıyor. KPMG ile birlikte hazırladığımız raporun, bu gereksinimi karşılamasını umuyoruz” dedi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa 50’ye ulaştı
Rapora göre 2021 yılında Türkiye’nin elektrik üretimi %9 artışla 329 TWh’e ulaştı. Rüzgâr ve güneş santrallerinin elektrik üretiminde payı toplamda %13’e çıkarken, düşük su seviyelerinden dolayı hidroelektrik santrallerin yıllık elektrik üretiminde %29 azalma kaydedildi. Elektrik enerjisi üretiminde hidroelektrik santrallerinin payındaki bu düşüş, doğal gaz santrallerindeki artan üretim ile karşılandı. Güneşe dayalı kurulu güç yıl sonunda 7,9 GW’a ulaşırken, toplam 117 TWh olarak gerçekleşen yenilenebilir üretimin %64’ü Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında faaliyet gösteren santrallerden geldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa Nisan 2021’de %50’ye ulaştı.

Toplam elektrik tüketiminde %9’luk yıllık büyüme yaşandı
Elektrik tüketimindeki yıldan yıla değişim, Türkiye’nin GSYH büyüme oranıyla uyumlu bir şekilde ilerledi. Öte yandan, her yıl artmaya devam eden kişi başı elektrik tüketimi son 10 yıldır kişi başına düşen GSYH’den tamamen ayrışmış göründü. Türkiye’nin toplam elektrik tüketimi, 2021 sonu itibarıyla %9’luk yıllık büyümeyle 327 TWh’e ulaştı. Elektrik tüketiminde sanayi %44 ile başı çekerken, bunu %24’lük eşit pay ile mesken ve ticarethaneler izledi. Aydınlatma ve tarımsal sulama, sırasıyla %2 ve %5 ile elektriğin diğer tüketim alanlarını oluşturdu.

Meskenlerde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3.000 kWh oldu
Yıl sonu itibarıyla mesken abone sayısı 39 milyona yaklaştı, ticarethane abone sayısı ise 7 milyonu geçti. 2020’nin ikinci yarısındaki azalmaya karşın 2021 yılı abone sayısındaki en yüksek artış hızı %8 ile sanayide oldu ve 87 bini geçti. Ülke genelinde mesken abonesi başına ortalama yıllık elektrik enerjisi tüketimi yaklaşık 3.000 kWh olarak hesaplandı. Güncel serbest tüketici limiti ise yıllık 1.100 kWh olarak belirlendi.

Elektrik üretiminde son beş yılın en yüksek artışı
Elektrik üretimi son beş yılın en yüksek artışı olan yıllık %9’luk büyüme ile 329 TWh olarak gerçekleşti. Elektrik üretiminde doğal gazın payı geçen iki yıla kıyasla arttı ve %33 olarak gerçekleşti. Doğal gaz santrallerini sırasıyla toplam %30 ile ithal kömür ve linyit santralleri ve toplam %17 ile akarsu ve barajlı hidroelektrik santraller izledi. 2021 yılında hidroelektrik santrallerin üretimindeki düşüş, doğal gazdaki artış ile karşılandı.

Enerji üretiminde rüzgâr ve güneş rekor kırdı
Yenilenebilir enerji ile ilgili verilerin de yer aldığı rapora göre, 2021 yılında enerji üretiminde hem rüzgâr hem de güneş rekor kırdı ve üretimde payları sırasıyla %9 ve %4 oldu. Hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş santrallerinden gelen toplam yenilenebilir elektrik üretimi 117 TWh ile yıllık üretimin %35’ini sağladı. Yenilenebilir üretimin %64’üne karşılık gelen 74 TWh YEKDEM kapsamında gerçekleşti. YEKDEM katılımında rüzgâr santralleri 25 TWh ile ilk sırada, hidroelektrik santraller ise 22 TWh ile ikinci sırada yer aldı.

Enerji fiyatlarında çok ciddi artışlar görüldü
2021 yılının özellikle son çeyreğinde elektrik piyasa fiyatlarında çok ciddi artışlar yaşandı. Artışın nedenleri arasında kısıtlamaların sona ermesi ile artan talep, kuraklıktan dolayı hidroelektrik santrallerin düşük doluluk oranları, mevsim normalleri üstündeki yaz sıcaklıkları, rekor düzeylere çıkan ithal kömür ve doğal gaz fiyatları ve doğal gaz ithalatında artan spot LNG’nin payı sayılabilir.

Türkiye’de doğal gaz talebinin %99’undan fazlası ithalat yoluyla karşılanıyor
2021 yılı, Türkiye doğal gaz piyasası için de kolay kolay hafızalardan silinmeyecek gelişmelere sahne oldu. Rapora göre Türkiye’nin ortalama yıllık tüketiminin %26’sına karşılık gelen 15,9 milyar m3 miktarlı uzun dönemli doğal gaz kontratlarının geçen yıl içerisinde sona ermeye başlaması, ülkenin doğal gaz arz tercihlerini yeniden belirlemesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Yıllık doğal gaz talebi 60 milyar m3 seviyesine ulaşan Türkiye; Almanya ve İtalya ile birlikte Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak Türkiye’nin doğal gaz üretiminin 2011 – 2021 döneminde ulaştığı 476,82 milyon m3 ortalama miktar, talebin %99’undan fazlasının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor. Türkiye Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürse de sınırlı doğal gaz üretimi, talebin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor.

Türkiye’nin en fazla doğal gaz ithal ettiği ülke Rusya
Türkiye, 2021 yılı içerisinde ithal ettiği 58,70 milyar m3 doğal gazın %44,87’sine karşılık gelen 26,34 milyar m3’ü Rusya Federasyonu’ndan ithal etti. Boru hatları ile gaz ithal edilen İran’ın payı 9,43 milyar m3 ile %16,07 olurken, Azerbaycan’ın payı ise Nisan 2021 döneminde süresi biten 6,6 milyar m3/yıl kontrat nedeniyle 8,82 milyar m3 ile %15,03 oranına geriledi. Azerbaycan’dan ithal edilen doğal gaz miktarı, bu nedenle bir önceki seneye göre 2,73 milyar m3 azaldı.

Türkiye’nin ham petrol stoku, net ithalatı 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde
Doğal gaza benzer şekilde ülkemizin ham petrol ihtiyacının %90’ı da ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye 2021 yılında 3,4 milyon ton ham petrol üretti. Bu toplam 34,8 milyon ton olan arzın %10’unu oluşturdu. Derlenen aylık bildirimlere göre Türkiye’nin rafinerilerinde tutulan toplam ham petrol stoku, 2021 yılı sonu itibarıyla ülkenin net ithalatını 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde.

Türkiye, günlük ham petrol üretimini 2023 yılına kadar %75 oranında artırmayı hedefliyor
Artan ham petrol talebi ve arzda %90 oranında dışa bağımlılık karşısında son yıllarda yeni petrol sahaları için arama çalışmalarını hızlandı. Mevcut kuyuların çoğunun üretim verimi, sahaların ilerleyen yaşı nedeniyle düşüyor. Ancak TPAO, günlük ham petrol üretiminin 2023 yılına kadar %75 oranında artmasını hedefliyor. Bu doğrultuda yeni konvansiyonel olmayan arama faaliyetlerine ek olarak, son yıllarda kamu envanterine katılan iki sismik araştırma ve üç sondaj gemisinden oluşan filoyla Karadeniz ve Akdeniz’de arama faaliyetlerine başlandı. Sakarya sahasındaki derin deniz sondajları sonucunda 2020 yılında Tuna-1 kuyusunda ve 2021 yılında Amasra-1 kuyusunda bulunan doğal gaz rezervleri, açıklanan ilk keşifler oldu.

Akaryakıtta en fazla talep motorinde
Türkiye’de yılda toplam 40 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip beş adet rafineri bulunuyor. Bu rafinerilerin 2021 yılında ürettikleri toplam 26,2 milyon ton akaryakıt, Türkiye’nin 37,4 milyon ton akaryakıt arzının %70’ini oluşturdu. Kalan 11,2 milyon ton ise %81’i motorin olmak üzere ithal edildi. Öte yandan 2021 yılında oluşan toplam talebin %78’i tüketime, %22’i ise ihracata yönelik oldu. Kısıtlamaların kalkmasıyla artan ulaşım faaliyetlerinin de etkisiyle akaryakıt talebi Mart 2021’den itibaren yükseldi. Motorin, 28,8 milyon ton ile toplam yıllık talebin %74’ünü oluşturdu. Bunu 4,7 milyon ton ile benzin ve 3,5 milyon ton ile havacılık yakıtları izledi. Denizcilik yakıtı talebi 1,3 milyon ton iken fuel oil talebi 0,5 milyon ton oldu.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Haberin Devamı

ENERJI

Türkiye Enerji Zirvesine geri sayım başladı

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye enerji piyasasının en kapsamlı ve en geniş katılımlı zirvesi olarak gelenekselleşen Türkiye Enerji Zirvesi, bu yıl doğalgaz arama ve üretim yatırımları, elektrikli araçların geleceği, elektrik üretiminde dijitalleşme ve dağıtım gibi herkesi ilgilendiren önemli konularda oturumlara sahne olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın himayelerinde, Bakan Fatih Dönmez’in katılımıyla 21-23 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek zirve, bu yıl ISTRADE Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ile birlikte düzenlenecek. 

Türkiye Enerji Piyasasının ‘En Büyük Aile Buluşması’ Türkiye Enerji Zirvesi için geri sayım başladı. Bu yıl 11’incisi düzenlenen zirve, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in katılımıyla 21-23 Kasım tarihleri arasında Antalya Regnum Carya Otel’de gerçekleşecek. Zirvenin bu yıl ki oturumlarında, doğalgaz arama ve üretim yatırımları, elektrikli araçların geleceği, elektrik üretiminde dijitalleşme ve dağıtım gibi kamuoyunu ilgilendiren önemli başlıklar ele alınacak.

BAKAN DÖNMEZ ZİRVEYE ATIFTA BULUNMUŞTU 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, dünyada enerji piyasalarının dar bir boğazdan geçtiğini vurgulayarak, Avrupa’da enerji krizinin yaşandığı bu dönemde, Türkiye’nin bölge ülkelerine kıyasla arz ve tedarik konusunda iyi bir noktada. Bu sene 11’inci Enerji Zirvesi’ni yine Antalya’da yapacağız. Zirvede, Türkiye ve küresel enerji piyasalarındaki son gelişmeler, Akdeniz ve Orta Doğu’da yaşanan ve enerji piyasalarını etkileyen konular gündemde olacak” ifadelerini kullanmıştı.

ENERJİDE KAMUOYUNU İLGİLENDİREN BAŞLIKLAR KONUŞULACAK 

11 yıldır enerji sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren zirve, bu yıl pandemi sonrası gerçekleşen ilk buluşma olarak da önem taşıyor. Enerji piyasalarının yanı sıra, geleceğinin de masaya yatırılacağı zirvede, kamuoyunu ilgilendiren doğalgaz arama ve üretim yatırımları, elektrikli araçların geleceği, elektrik üretiminde dijitalleşme ve dağıtım, tüketici forumu gibi başlıklar yer alacak. 11. Türkiye Enerji Zirvesi programında bu yıl; “Türkiye Elektrik Piyasasında Üretim, Ticaret ve Dağıtım,  TÜSİAD Özel Oturumu, Yeşil Mutabakatın Etkileri, Türkiye Akaryakıt Piyasası, Türkiye LPG Piyasası, Biyodizel Sanayi Derneği Özel Oturumu, Elektrik Depolama, Dağıtık Üretim ve Dijitalleşme, Kömürden Elektrik Üretimi ve Kömür Piyasaları, Türkiye Doğalgaz Piyasası, TEHAD Özel Oturumu: Elektrikli Araçlar, Gelecek Trendleri, Düzenleyici Perspektif, Enerji Yatırım Finansmanında Yeni Modeller ve Beklentiler, ETD Istanbul Traders Meeting, MEDREG Özel Oturumu, Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Yatırımları, SHURA Özel Oturumu,  Karbon Piyasaları, IREC, YEK-G, Türkiye’de Arama-Üretim Yatırımları: Sakarya Gaz Sahasının Geliştirilmesi ve Karada Devam Eden Faaliyetler, Tüketici Forumu” oturumları gerçekleşecek.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com