Connect with us

Haberler

Tunç Soyer: “İklim Kriziyle Mücadelede İzmir, Dünyada Önde Gelen Şehirler Arasında”

Yayın tarihi

-

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı ve Özgencil Grup iş birliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi destekleri ile bu yıl 5’incisi 8-12 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Ege Ekonomik Forumu’nun ilk günü açılış konuşmalarını İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi veEge Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam gerçekleştirildi.

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, medeniyet tarihinin boyunca insanla doğa arasındaki mücadeleden ibaret olduğunu belirtirken, “İnsan ne zaman bu mücadeleyi kazandığını sandı. Aslında zaman kaybetti.” dedi. İnsanoğlunun kazandığı yerde kaybettiğininin altını çizen Köşger, “Kazandığımız yerde kaybetmiş olduğumuz konular var. Bu da onlardan birisidir. Doğaya karşı mücadelede üstün geldiğimiz noktada doğa, bize dönüp bir takım şeyler söylemeye başladı. İklim krizi de budur aslında.” sözleri ile doğa ile insan arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Köşger, yatırımlardan planlamalara atılacak bütün adımların iklim krizi gerçeğini göz önünde bulundurup planlamak gerektiğini vurguladı.

“İzmir,İklim Kriziyle Mücadelede Dünyada Önde Gelen Şehirlerden”

Glasgow’da gerçekleştirilen COP26 Zirvesi’nde İzmir’i temsil eden, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, buluşmanın belki de insanlık tarihinin en önmli buluşmalarından biri olduğunu belirtti. Küresel iklim krizinin katlanarak büyüdüğünü, bu krizi çözmek için atılan adımların yetersiz olduğunu belirten Soyer, “Glasgow’da şunu gördüm. İnsanlık iklim krizini kırıntılar vererek çözemeyeceğini anlamış durumda. Doğayla ilgili meseleler yakın bir zaman öncesine kadar onlarca konudan herhangi biri belki de en önemsiziydi. Zirvede gözlemlediğim şey bu durum tümüyle tersine dönmesi oldu.” dedi. Doğayla uyumlu bir uygarlık kurmanın artık insanlığın en temel konusu haline geldiğini vurgulayan Soyer, Türkiye’nin, Ege Bölgesi’nin ve İzmir’in bu değişimin gerisinde kalma şansı olmadığını hatırlattı.

Yapılan çalışamların İzmir’i iklim kriziyle mücadelede daha şimdiden dünyanın önde gelen şehirleri arasında yer almasını sağladığını söyleyen Soyer, görevi süresince bu konudaki kararlılığını artırarak sürdüreceğinin altını çizdi. Krizi aşmanın iki yolu olduğunu ekleyen Soyer, “İklim krizi bir entelektüel tartışma konusu değil, iklim krizi bir afet, üstelik diğerlerinden farklı olarak “ben geliyorum!” diyenbir afet. Bu krizi aşmanın iki yolu var. Birincisi, dünyadaki diğer şehirlerle uyum içerisinde olmak; ikincisi ise, kendi şehrimizde dayanışma ile hareket etmek.” dedi.

“Sorunların Çözümünden Teknoloji Ortak Bileşen”

İklim değişikliğinin şiddetlendirdiği doğal afetler nedeniyle çok ciddi boyutta hem maddi hem de manevi zararlarla karşılaşıldığını belirten TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Doğa-ekonomi-ekosistem ilişkisi konusunda, pandemi öncesi döneme kıyasla daha gerçekçi bir tabloyla yüzleşiyoruz. Pandemiden çıkış sürecinde, ekonomi-ekosistem ilişkisine ait sorunlarla yüzleşirken, çözüm yolu arayışlarının hemen hepsinde teknoloji kullanımının ortak bileşen olacağını öngörüyoruz.  Sorun olarak ekolojik kriz ve çözüm olarak teknoloji bileşeni önümüzdeki birkaç yılın ana gündemi olmaya devam edecek. Doğa-ekonomi-ekosistem ilişkisini sürdürülebilir iş yapma biçimlerine dönüştürmek ve dünyamızın geleceğini güvence altına almak adına “Yeşil bir gelecek için şimdi” çağrısında hem fikir olmalı ve ortak bir yanıt vermeliyiz. Bu çerçevede, küresel ölçekte yeşil dönüşümü hedefleyen Paris İklim Anlaşmasının ülkemiz tarafından da onaylanmasından dolayı memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

Z Kuşağı, Diğer Kuşaklara Göre Sürdürülebilirliğe Daha Çok Önem Veriyor

Üretici ve ihracatçıların sürdürülebilirlik mottosuyla, yeşil üretime yatırım yaparak son 1 yıllık dönemde 15,8 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdığını söyleyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Ege Bölgesi yenilenebilir enerji ve yenilenebilir enerji ekipmanları üretimi konusunda Türkiye’nin lideri konumunda. Yenilenebilir enerji yatırımları için yasal mevzuat sadeleştirilmeli ve yatırımcıyı caydıracak bir unsur olmamalıdır.” dedi. Bugün kullanılan elektriğin yüzde 18’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığını, Türkiye’nin bu rakamı katlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Eskinazi, “Tüketicilerimiz, özellikle de Z kuşağı tercihleriyle yeşil bir dünyaya giden yolu inşa ediyorlar. Z kuşağı sürdürülebilirliğe verdiği değerle diğer kuşaklardan ayrılmakta, sürdürülebilirliği satın alma tercihlerinin merkezine koymakta. McKinsey & Company’ye göre, Z kuşağı tüketici grubu şu anda küresel tüketicilerin yüzde 40’ını ve sadece ABD’de 150 milyar dolarlık harcama gücünü oluşturuyor. Uluslararası pazar araştırma şirketi Euromonitor’a göre Z kuşağı, 2030 yılına kadar dünya çapındaki en büyük tüketici segmentini oluşturacak.” sözleri ile Z kuşağını kazanmanın, birçok markanın ve perakendecinin salgın sonrası planları için hayati önem taşıyacağını hatırlattı.

“İzmir ve Ege Bölgesi, Paris İklim Anlaşması’nın Türkiye İçin Uygulayıcısı Olmaya Talip”

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam Forum için 1 yıl öncesinden konuların tespitine başlanarak Forum için çok detaylı ve güncel bir hazırlık çalışması yapıldığını belirtirken, “Bu anlamıyla forum, bu yıl “Yeşil Bir Gelcek İçin Şimdi” mottosuyla düzenleniyor. Ancak Glasgow’da da bugün benzer konular konuşuluyor. Peki biz bu forumla neye talibiz? Bizler, bu forumla; Türkiye’nin imzaladığı Paris İklim Anlaşması’nın Türkiye adına uygulayıcısı ve temsilcisi olmaya hazırız. Ege’nin bu görevi en iyi şekilde yerine getirebileceğine yürekten inanıyorum.” dedi.

Hurda Kağıdın Tekrar Kullanımı; Su Kirliliğini %35, Su Kullanımını %45 Azaltıyor

Açılış konuşmalarının ardından, İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği oturum sponsorluğunda   ‘Kırılgan Dünyamızı Nasıl Koruyacağız?’ oturumu, İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt’un açılış konuşması ile başladı.

Bilgi dahil her şeyi büyük hızla tüketen bir toplum haline dönüştüğümüzü belirten Küçükkurt, “Geleneksel uygulamalarla teknolojik gelişmeler arasında sıkışıp kalmış bir zaman dilimindeyiz. İşte bu durum sürüp giderken dünyamız değişiyor, doğal kaynaklarımız, su kaynaklarımız tükeniyor, kirleniyor. Deniz bitiyor…. İnsanlar, yeryüzü biokütlesinin binde birini oluşturuyor, fakat gezegenin üzerindeki etkimiz dramatik derecede orantısız. Son zamanların 250 yılına şöyle bir bakıldığında atmosfere 400 milyar ton kadar karbonun eklendiğini görebiliriz ve bu miktarın yarısı 1980’li yıllardan başladığını görmek dehşet verici. Dünya tarihinde hiçbir organizma çevreyi bu kadar çabuk değiştirmedi.” dedi.

Türkiye’deki katı atık miktarının 32 milyon tona ulaştığını, bunun ancak yüzde 15-20’sinin geri dönüşüme girdiğini, ve bundan yıllık 5 milyar dolar ciro elde edildiğini belirten Küçükkurt, “Türkiye’de toprağa gömülen geri dönüştürülebilir atıkların değeri ise 15 milyar TL’nin üzerinde. Atıkların ham madde olarak değerlendirilmesi ile hurda kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması hava kirliliğini yüzde 74 ila 94 oranında, su kirliliğini yüzde 35 ve su kullanımını da yüzde 45 azaltmakta.” sözleri ile dönüşüm sektörünün olumlu etkilerine dikkat çekti.

İklim Değişikliğinin Gelişmekte Olan Ülke Başına Yıllık Uyum Maliyeti 70 Milyar Dolar

Açılış konuşmasının ardından başlayan, Bosphorus Enstitüsü Başkanı Dr. Bahadır   Kaleağası’nın modere ettiği “Kırılgan Dünyamızı Nasıl Koruyacağız?” başlıklı oturumda ilk sözü alan Yaşar Holding Kurumsal ve Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı İsa Çoşkun, iklim krizinin bir varoluş meselsi olduğuna dikkat çekti. “Türkiye olarak bu anlaşmaya taraf olmamız, 2053 yılı için net 0 arbon hedefini koymamız ve statejilerimizi Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile desteklemesinin, iklim krizi ile müdacede kapsamında kararlı ve değerli adımlar olarak görüyorum.” diyen Çoşkun, son 5 yılın 3 yılında dünyanın şu ana kadar ölçümlenen en yüksek sıcaklık ile yüzleştiğini hatırlattı. Bu durumun yangın, sel gibi felaketlerin yanı sıra, kuraklığa, üretimde kayıplara ve üretim verimliliğinin azalmasına neden olduğunu vurguladı. İklim risklerinin yatırım ve planlama ve stratejilere dahil edilmesi gerektiğini belirten Çoşkun, “UNDP’ye göre iklim değişikliğinin sadece gelişmekte olan ülkelere etkisi yıllık 70 milyar dolarlık bir uyum maliyeti çıkarıyor. 2050’ye kadar bu maliyetin yıllık 500 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.” dedi.

Türkiye, Son 25 Yılda Ekili Buğday Alanından 3 Milyon Hektarı Kaybetti

Boğaziçi Üniversitesi, İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Barış Karapınar iklim değişikliğinin farklı etki kanallarına dikkat çekerken, konuşmasında tarım üzerindeki etkilerine odaklandı. Kuraklığın, en önemli etki kanallarından biri olan aşırı iklim olayları arasında yer alıdığını belirten Karapınar, son yıllarda dünyada genelinde aşırı iklim olaylarının yüzde 300 arttığını, bunun ise dünyaya maliyetinin 350 milyar doları bulduğunu belirtti.

Son 25 yılda kuraklığın kuraklıklar ciddi anlamda arttığını ve tarımın yoğun derecede bundan etkilendiğini belirten Karapınar, “Türkiye’de son 25 senede buğday alanında yaklaşık 3 milyon hektarlık azalma var. Bunun 1 milyon hektarı direkt iklim değişikliği nedenli. Küresel ısınmada 1 derecelik ısı artışı ise buğdayda yaklaşık yüzde 6 ile 7’lik verim kaybına neden oluyor.” sözleri ile aşırı iklim olaylarının tarıma etkisini yalnızca buğday üzerinden bu rakamlarla açıkladı. Karapınar, mevcut durumla bir yandan mücadele edilirken, diğer yandan da özellikle Ege Bölgesi’nde; finans temelleri oturmuş ve yatırım kaynakları ayrılmış uyum faaliyetlerinin hızla yürürlüğe konmasının altını çizdi.

Son 40 Yılda Toprağın Yüzde 37’si Erozyon ile Kayboldu

Farm Urban Kurucu Ortak ve Direktörü Dr. Paul Myers ise insanlığın doğa ile olan bağını kopardığını, yarım milyar yaşındaki dünyamızı çok kısa sürede mahvettiğimizin altını çizdi. “Toprak erozyonu muazzam miktarda. Son 40 yılda toprağımızın yüzde 37’sini kaybettik. Diğer yandan gıda sisteminin ürettiği sera gazı emisyonları için de ürkütücü rakamlar var. Gıda sistemini bir bütün olarak ele aldığımızda, küresel toplam emisyonun yüzde 37’sinin gıda sistemleri olumsuz etkisi söz konusu.” diyen Myers, gıda sistemleri aracılığı ile 2030 yılına kadar hedeflenen emisyon azaltımının yüzde 20’sinin karşılanabileceğine dikkat çekti.

Paris İklim Anlaşması Çerçevesinde Daha Çok Adım Atılmalı

2030 yılında, bugünkü 1,5 derece senaryosunda kaçışın pek mümkün olmadığını ancak yavaş yavaş 1,4 dereceye düşürülmesinin öngörüldüğünü hatırlatan EBRD Yeşil Ekonomi ve İklim Eylemi Yöneticisi Emre Oğuzöncül, “Mevcutta yer alan hükümetlerin iklim politiakaları, ulusal katkı beyanları doğrultusunda en iyi tahmin 2100’e gelindiğinde küresel ısınmanın 2.7 dereceye ulaştığı senaryo. Paris İklim Anlaşması’nın 1,5 derecelik hedefi göz önüne alındığında hem politika hem uygulama alanında çok adım atılması gerekiyor. Ulusal katkı beyanlarının, eylem planlarının güncellenmesi ve daha iddialı hale gelmesi gerekiyor.” dedi.

Güneş, Her Gün Dünyaya, İhtiyacı Olan Enerjinin 10 Bin Katını İletiyor

İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yüce, sorunların nereden kaynaklandığının artık bilindiğini, bir mutabakat da olduğunu ve çözüm için de adımlar atılmaya çalışıldığını hatırlatırken, “Bunların arkasında temiz enerji yaklaşımı yatıyor. Sadece güneş enerjisi ile ilgili, güneş enerjisi dünyaya her saniye aslında 107 bin terrawat enerji sunuyor. Yani dünyanın bugün ihtiyacı olan toplam enerjinin 10 bin katı anlamına geliyor.” dedi. Yüce, yakın zamanda açıklanan bir araştırma sonucuna göre Dünyada 150 milyon konutun sadece çatılarına bugünkü güneş enerjisi teknolojisi ile kurulan sistemlerin, dünyanın toplam enerji ihtiyacı karşılayabileceğini belirtti.

“Philsa’nın İzmir Tesisi 2025 Yılına Kadar Karbon Nötr Olma Hedefinde”

Philip Morris International’ın (PMI) dünya genelindeki tüm fabrikalarında 2040 yılına kadar tarladan tüketiciye geçen tüm süreçlerde karbon nötr olma hedefini ortaya koyduğunu hatırlatan Philip Morris/Sabancı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Güney Altıntaş, “Philip Morris/Sabancı’nın İzmir Torbalı’daki üretim tesisi Philsa’da ise hedef daha yakın. Philsa’nın hedefi sınırları içerisindeki tüm süreçlerde 2025 yılına kadar karbon nötr olmak.” dedi.

Sera gazı azaltım inisiyatifleri kapsamında Philip Morris/Sabancı olarak attıkları adımlara örnekler veren Altıntaş, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Sıfır kayıp için izleme/ölçme yapıyor ve buna uygun tedbirler alıyoruz. Ekipman verimliliğimizi arttırıyoruz. Temiz teknoloji yatırımlarıyla enerji dönüşümü sağlama yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Örn., elektriğimizi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyoruz. Daha fazla yenilenebilir enerji yatırımlarını da planlıyoruz. Rüzgar türbinleri, güneş panelleri koyacağız. Çalışanlarımızla ve STK iş birliğinde büyük bir seferberlik içinde projeler yürüterek farkındalıkları geliştiriyor, davranış değişikliğine öncü oluyoruz. Tüm bu inisiyatiflerin gerçekleşebilmesi için kurumsal ve toplumsal bilincin oluşmasının önemi çok büyük, bu nedenle Ege Ekonomik Forum gibi platformların etkili gücüne inanıyor, iş birliklerini önemsiyor ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Şirketlerin geleceğini DataRobot şekillendirecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Müşterilerine hızlı ve kaliteli hizmetlerde bulunmak isteyen şirketler, bu ihtiyacı karşılamak içim verimliliği yüksek ve hızlı performans veren teknolojilere başvuruyor. DataRobot uygulaması, şirketlere dair verileri hızla öğrenerek geleceğe dönük doğruluk oranı yüksek tahminlerde bulunuyor. Makine öğrenme sürecini hızlandıran ileri analitik programı olan teknoloji, çeşitli endüstrilerden 1000’den fazla şirket tarafından kullanılıyor. 

Dünya dijitalleşiyor ve şirketler esneklik, çabukluk ve verimlilik konusunda işlerini kolaylaştıracak yapay zeka uygulamalarına daha çok rağbet gösteriyor. Türkiye’deki temsilcisi Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı ve veri analizi firmalarından Ereteam olan DataRobot uygulaması, makine öğrenme süreçlerini hızlandırarak şirketlerin hız ihtiyacını karşılarken aynı zamanda geleceğe yönelik doğruluk performansı yüksek tahminler yapıyor. Bir ileri analitik programı olan Data Robot, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 1000’den fazla şirket tarafından kullanılıyor.

DATAROBOT YAPAY ZEKÂYI HERKESİN KULLANIMINA AÇIYOR

DataRobot platformunu tanımlayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek, “Yapay Zekâ ve makine öğrenmesi alanlarında lider olan DataRobot platformu, sektör genelindeki ve dünya genelindeki müşterilerin güvenilir yapay zekâ çözümleriyle daha akıllı ve daha hızlı kararlar almalarını sağlar. DataRobot, müşterilerle bulundukları yerde buluşur ve mevcut herhangi bir bulut platformunda, şirket içi veya hibrit ortamlarda yapay zekâ modelleri oluşturma ve dağıtma özgürlüğü sunar. DataRobot platformu, veri bilimcileri, iş liderleri ve ekiplere kadar tüm kullanıcıları göz önünde bulundurularak sürekli olarak gelişir ve kuruluş genelinde daha yönetilebilir, organize ve etkili bir iş akışına olanak tanır. DataRobot, yapay zekâ teknolojisini herkesin kullanımına açarak kurumların en zor ve karmaşık sorunlarını çözmelerine olanak tanır” ifadelerini kullandı.

“EN İYİLER DATAROBOT’U ALANINDA LİDER OLARAK TANIMLIYOR”

Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek, DataRobot’un Otomatik Makine Öğrenimi konusunda bir dünya standardı olarak kabul edildiğini belirterek, “Sektörün önde gelen araştırma firmalarından biri olan Forrester,  DataRobot’u Otomatik Makine Öğrenimi konusunda dünya standardı olarak belirtiyor. Yine bir diğer prestijli araştırma kurumu olan Gartner ise, DataRobot’u ¨Augmented Analytics – Artırılmış Analitik¨ alanında  lider olarak tanımlıyor” dedi.

“DATA ROBOT MİLYONLARCA DOLARLIK TASARRUF SAĞLATTI”

IDC’nin 2020 yılında yayınlamış olduğu ‘Dünya Çapında Gelişmiş Analitik Pazar Raporu’nda, DataRobot`un Yapay Zekâ yatırımlarından ciddi geri dönüşler almayı hedefleyen şirketlere odaklanıldığını belirten Kutlay Şimşek, bu şirketlerin neredeyse tamamının yatırımlarında 10 milyon Dolardan 100 milyon Dolara kadar varan bir katma değer görüldüğünü belirtti. Dünya ölçeğinde ilk 5’in içerisinde yer alan bir Amerikan Bankasının Data Robot teknolojisi sayesinde döviz dönüşümlerini optimize ederek, 300 milyon dolarlık maliyet tasarrufu sağladığını söyleyen Şimşek, “17 milyar Dolar gelir yaratan bir bankanın, yüksek riskli ATM ve mevduat işlemlerini doğru tahmin ederek,  24 milyon Dolarlık bir tasarruf elde etti. Ayrıca bir Fintech kredi şirketinin, müşteri skorlamada sağladığı gelişme ile gelirinde 12 milyon Dolarlık bir artış sağladığını belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

“DATA ROBOT’UN TÜRKİYE’DEKİ TEK TEMSİLCİSİ ERETEAM”

Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı ve veri analizi şirketlerinden biri olan Ereteam, DataRobot teknolojisinin Türkiye’deki tek temsilcisi konumunda bulunuyor. “Verinin Hayat Bulduğu Yer” mottosu ile yola çıkan Ereteam, deneyimli bir ekibi arkasına alarak, veri odaklı karar alma kültürünü kuruluşlara adapte etme vizyonu ile İş Zekâsı, Performans Yönetimi, Kurumsal Pazarlama Yönetimi, Veri Entegrasyonu, Finansal Kaynak Planlaması ve Risk Yönetimi gibi çok geniş alanda çözüm ve hizmet sunan bir şirket olarak yoluna devam ediyor. Büyük Veri ve Analitik alanlarında kurumsal şirketlere etkili bilişim çözümleri sunan Ereteamtemsilcisi olduğu DataRobot teknolojisini Türkiye’de yaygınlaştırmayı planlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Otomotiv endüstrisi profesyonelleri Automechanika Istanbul Plus’ta buluşuyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’nin Lider Uluslararası Otomotiv Endüstrisi Fuarı Automechanika Istanbul, pandemi sebebiyle verilen yaklaşık 2 yıllık aranın ardından, bugün, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. Automechanika Istanbul Plus, 21 Kasım 2021 Pazar akşamına kadar tüm dünyada otomotiv endüstrisi profesyonellerinin buluşma noktası olacak.

Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey’in birlikte organize ettiği Automechanika Istanbul Plus 2021 fuarı, Türkiye’nin otomotiv sektörü ihracatında önemli bir yere sahip olan ürün gruplarına ev sahipliği yapıyor. Parça ve sistemler, elektronik sistemler ve bağlanabilirlik, aksesuarlar ve özelleştirme, filo ve atölye yönetimi, arıza tespit ve onarım, araç yıkama ve bakım, alternatif sürüş ve yakıt sistemleri, lastikler ve jantlar, kaporta ve boya, otonom sürüş ve mobilite servisleri fuarda sergilenecek kategoriler arasında bulunuyor.

652 katılımcı firmanın, 121 ülkeden binlerce profesyonel ziyaretçi ile bir araya geleceği Automechanika Istanbul Plus 2021 fuarı açılış töreninde Hannover Fairs Turkey Eş Genel Müdürü Annika Klar, konuşmasında pandeminin büyük ölçüde fiziksel buluşmalar üzerine kurulu bir endüstrinin parçası olan ticaret fuarlarını dijital dünyaya uyum sağlama konusunda zorladığını söyledi. Klar sözlerine şöyle devam etti: “Pandemi sırasında dünya çapındaki dijital etkinlikler ve iş modelleri hakkında yaptığımız araştırma ve analizlerin ardından, otomotiv endüstrisi profesyonelleri için etkinliğin verimliliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla fuarımıza bu yıl ilk kez bir dijital iş platformu ekledik. Plus adını verdiğimiz bu eklenti ile bu yıl otomotiv profesyonellerini aynı anda hem fiziksel ortamda hem de dijital platformda buluştururken sektör için daha fazla iş imkanı ve farklı bir deneyim sunuyoruz. Dijital platformumuzla artık fuar için seyahat edemeyecek profesyonelleri Automechanika Istanbul Plus’ta ağırlayabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Açılış töreninde konuşmacılar arasında yer alan Messe Frankfurt Mobilite ve Lojistik Fuarları Başkan Yardımcısı ve Automechanika Marka Müdürü Michael Johannes de konuşmasına, 2 yıldan uzun bir süredir pandemi nedeniyle dünya çapında birçok fuarın yapılamadığına ve nihayet bugün tüm otomotiv endüstrisi profesyonellerinin bir araya gelmesinden dolayı duyduğu heyecan ve mutluluğa değinerek başladı. Johannes, “2001 yılından bu yana düzenlenmeye devam eden Automechanika Istanbul fuarı, Türkiye’nin otomotiv endüstrisi ihracatındaki yükselen grafiğine paralel olarak her geçen yıl biraz daha güçleniyor. Dünya çapında düzenlediğimiz 15 farklı Automechanika fuarı var bu yıl bitmeden Automechanika Istanbul Plus ile birlikte 4 Automechanika fuarı daha düzenlenecek. Bu fuarların her biri bulundukları bölge itibarı ile Türk üreticiler için büyük fırsatlar barındırıyor.” sözleriyle devam etti ve Automechanika Istanbul Plus fuarının pandemiye rağmen tüm otomotiv endüstrisi için çok başarılı olacağına inandığını belirtti.

Otomotiv endüstrisinde en son trendler, gelişmeler ve e-mobilite alanında güncel bilgiler Automechanika Academy kapsamında yer alıyor

Automechanika Academy, önceki yıllarda olduğu gibi, uzman konuşmacıların alanlarıyla ilgili güncel gelişmelere dair yorumlarını ve öngörülerini sektör profesyonelleri ile paylaşılacağı bir ortam sunuyor. Geleceğin mobilite ve lojistik teknolojileri başta olmak üzere, tüm otomotiv endüstrisi profesyonellerini yakından ilgilendiren gelişme ve trendlerden haberdar olabilecekleri interaktif oturumlar, sunumlar, söyleşiler ve sergi alanlarından oluşan özel etkinlik programları Automechanika Academy kapsamında yer alıyor. Automechanika Academy, bu yıla özel olarak hem fuar alanında hem de aynı anda dijital platform üzerinden otomotiv endüstrisi profesyonellerinin erişimine açık olacak.

Automechanika Istanbul Plus 2021 için ziyaretçi kayıtları devam ediyor

21 Kasım 2021 Pazar akşamına kadar ziyarete açık olacak fuarı İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde  ziyaret etmek isteyen tüm profesyoneller, Automechanika Istanbul resmi internet sitesi üzerinden ücretsiz ziyaretçi kayıtlarını oluşturarak fuar alanına ve PLUS dijital platformuna giriş yapabilirler. Fuar alanında alınan COVID-19 tedbirleri gereği, fuar alanına giriş yapacak tüm kişilerin HES kodlarını ibraz etmeleri zorunludur ve yalnızca “risksiz” olarak nitelendirilen kişilerin girişlerine izin verilmektedir.

Haberin Devamı

Haberler

İmalat sanayisinin buluşma noktası Win Eurasia Hybird’e büyük ilgi

Yayın tarihi

-

Yazar:

Hannover Fairs Turkey, 10-13 Kasım 2021 tarihleri arasında imalat sanayisinin önde gelen firmalarını, Türkiye’nin ilk hibrit sanayi fuarı WIN EURASIA Hybrid’te bir araya getirdi. Açılışına Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyüdede ve TIM Başkanı İbrahim Gülle’nin de katıldığı WIN EURASIA Hybrid; 16 ülkeden fiziksel ortamda 467, dijital ortamda 80 katılımcı firmayı, 78 ülkeden 30 bin 728 ziyaretçiyle buluşturdu. 

Ticaret Bakanlığı’nın Alım Heyeti Programı desteği ve Deutsche Messe’nin global ağı sayesinde, ihracatta hedef ülke durumundaki Rusya, Mısır, Tunus, Fas, Irak, Bulgaristan, Çekya, İran, Katar gibi toplamda 16 ülkeden 250’den fazla satın almacı Türk üreticilerle bir araya gelerek, yeni ihracat anlaşmaları gerçekleştirdiler.

Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen Avrasya’nın lider sanayi fuarı WIN EURASIA Hybrid, iki yıl aradan sonra yirmi yedinci kez imalat sektörünü bir araya getirdi. “Endüstriyel Dönüşüm” teması altında gerçekleşen fuarda imalat sektörünün temsilcileri en son teknoloji ürünlerini tanıtma fırsatı buldular.  

WIN EURASIA Hybrid’in açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, makinası akıllı ve verimli olmayan, üretim hatlarında otomasyonda dijitalleşmeden yoksun imalat dallarının yok olacağı bir döneme girildiğine işaret ederken fuarın temasının endüstriyel dönüşüm olarak belirlenmesinin vizyoner bir yaklaşım olduğunu belirtti. 

Fuarı ziyaret eden TİM Başkanı İsmail Gülle ise yaptığı açıklamada, “Pandemi sonrasında fuarların başlaması ticari hareketliliği de beraberinde getirdi.  Pandemi döneminden sonra dünyadaki ticari koşulların değişmiş olduğunu görüyoruz. Bu durum ülkemiz için önemli bir avantaj sağladı. Özellikle Türkiye’ye, Türkiye’nin üreticilerine ve Türk ürünlerine olan teveccühün yükselmiş olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Makine sektörü de ülkemizin önemli sektörlerinden biri. Sektörün ihracat faaliyetleri olumlu bir seyirde gidiyor, şu ana kadar %30’luk bir artış elde edildi. Makine sektörü ihracatını en çok artıran sektörler içinde” dedi.  

İmalat sanayisi WIN EURASIA Hybrid ile ihracat atağı yaptı!

16 ülkeden fiziksel ortamda 467, dijital ortamda ise 80 katılımcı firmanın; 78 ülkeden 30 bin 728 ziyaretçiyle buluştuğu WIN EURASIA Hybrid Türkiye imalat sanayisi için önemli iş birliği ve ihracat anlaşmalarının yapıldığı büyük bir ticari etkinliğe dönüştü. 

Anadolu’dan 30 şehirden, ticaret ve sanayi odaları iş birliğiyle 55 otobüsle İstanbul’a gelen heyetlerin de katıldığı WIN EURASIA Hybrid’te Ticaret Bakanlığı’nın Alım Heyeti Programı kapsamında da katılımcı firma temsilcileri; ihracatta artış hedeflenen ülkelerden 250’den fazla satın almacı bir araya gelerek yeni ihracat iş birlikleri gerçekleştirdiler.

WIN EURASIA HYBRID’e dijital ortamda katılanların sayısı dikkat çekti!

Türkiye’de yapılan ilk hibrit sanayi fuarı olan WIN EURASIA Hybrid, fiziksel ortamın yanı sıra fuarın dijital platformunda da katılımcı firmaları ziyaretçilerle bir araya getirdi. Dijital katılımcılar; sanal ortamda, fuar stantlarında sohbet fonksiyonları, birebir görüntülü görüşmeler ile satın alma yetkililerini ağırlama; ürünlerini 3 boyutlu sergileme imkânı buldular. Fuar alanında kurulan Dijital Pavilyon’da ise fiziki ziyaretçiler, sektör lideri firmalarla dijital görüşmeler yaparak iş birliği geliştirme fırsatı yakaladılar.

Konferansların da dijital ortama taşındığı fuarda; konuşmacılar ister fuar alanında, isterlerse bulundukları yerden dijital sunum yapabilirken dinleyiciler de istedikleri yerden konferansları takip etme şansı buldular. Fuar süresince 30 panel, 51 marka ve 61 konuşmacının yer aldığı konferanslar, fiziksel ortamdaki izleyicilerin yanı sıra dijital platformlarda 2.646 kişi tarafından takip edildi.

Ayrıca, sektör profesyonelleri, fuarın dijital bölümünde, yer alan firmalara 20 Kasım 2021 tarihine kadar www.win-eurasia.com üzerinden ulaşabilecekler.

Fuarlar da dönüşüyor!

WIN EURASIA Hybrid’in açılış konuşmacılarından Deutsche Messe AG Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Jochen Köckler, yaptığı değerlendirmede pandeminin her alanda olduğu gibi fuar sektöründe de değişimi beraberinde getirdiğini söyledi. Dr. Köckler, “Pandemide biz de işlerimizi dijital ortama taşıdık. Connection Days platformu üzerinde düzenlediğimiz etkinlerde uzaktan da olsa endüstriler özelinde firmaların ve profesyonellerin bir araya gelmesini sağladık. Şimdi burada WIN EURASIA Hybrid’te bir ilki gerçekleştirerek imalat sanayi temsilcilerini hem fiziksel hem de dijital ortamda buluşturduk. Bakalım önümüzdeki yıllar bize neler gösterecek, belki de fuarın yüzde 30’ü dijital ortamda gerçekleşecek” dedi.

Toplum 5.0 fuara damgasını vurdu!

WIN EURASIA Hybrid kapsamında düzenlenen konferanslarda dikkat çeken başlıklardan biri Toplum 5.0 oldu. Toplum 5.0 Akademi üyelerinin katıldığı panelde geleceğin en büyük becerisi olarak gösterilen “Teknolojiye Adaptasyon”un, Toplum 5.0 kavramının temel taşı olduğu vurgulandı. Önümüzdeki 10 sene içinde dünya verimliliğinin %60’ının otonomiden geleceği ve makineler ile robotları daha fazla göreceğimizin belirtildiği panelde insanların makinelerle rekabet edebilmesinin iki temel beceri ile gerçekleşebileceği; bunların da “Duygusal Zekâ” ve “Yaratıcılık” olduğu belirtildi. Bu iki becerinin kazanılması için teknoloji ile insan arasına “Toplum 5.0” kavramının konumlandırılması gerektiğinin konuşulduğu panelde hibrit insan olmanın önemi vurgulandı. 

Yeni Yer, Yeni Tarih, Yepyeni Bir Fuar Deneyimi!

2000 yılından bu yana aynı fuar alanında gerçekleşen WIN EURASIA fuarı, önümüzdeki yıl katılımcı ve ziyaretçilere daha iyi bir fuar deneyimi sunmak amacıyla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınıyor. 8-11 Haziran 2022 tarihlerinde gerçekleşecek WIN EURASIA 2022’de şimdiden heyecan verici gelişmeler yaşanıyor.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com