Connect with us

Şirket Raporları

Rockwell Automation ASEM S.p.A’nın Satın Alma İşlemini Tamamladı

Yayın tarihi

-

Endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşümde küresel bir lider olan Rockwell Automation, İtalya merkezli dijital otomasyon teknolojileri sağlayıcısı ASEM, S.p.A’yı satın alma işlemlerinin tamamlandığını duyurdu.

ASEM, Endüstriyel PC’lerden (IIPC), İnsan-Makine arayüzlerine (HMI), donanım ve yazılımdan uzaktan erişim yetkinliklerine, güvenli Endüstriyel IoT (Nesnelerin İnterneti) çözümlerinin de aralarında olduğu geniş bir yelpazede ürün ve hizmet sağlıyor.

Mimari & Yazılım segmentimize dahil edilecek bu satın alma işlemiyle, Kontrol & Görselleştirme donanım ve yazılım portföyümüz daha da güçlenecek. Avrupalı makine inşacıların önemli tedarikçilerinden biri olan ASEM, Kuzey Amerika pazarında da büyük fırsatlar sunuyor.

ASEM’in ürünleri müşterilerine endüstriyel bilişim ihtiyaçları için üst düzey konfigürasyon sağlarken, ürünlerini pazara daha hızlı ulaştırmalarına, mülkiyet maliyetlerini düşürmelerine, varlıklarını daha iyi değerlendirmelerine ve kurum riskini daha iyi yönetmelerine yardımcı oluyor.

Rockwell ASEM’i satın alma kararını Şubat 2020’de duyurmuştu. Satın alma işleminin koşullarına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şirket Raporları

KPMG Türkiye, Covid-19’un iş dünyasını nasıl etkilediğini araştırdı

Yayın tarihi

-

Yazar:

Covid-19’un ekonomiye etkisi en az bir yıl sürecek

KPMG Türkiye, Covid-19’un iş dünyasını nasıl etkilediğini araştırdı. Ankete katılan iş dünyası temsilcileri küresel salgının ekonomiye olumsuz etkisinin ortadan kalkması için en az bir yıla ihtiyaç olduğunu söylüyor.

KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Danışmanlık ekibi, 1 – 6 Nisan tarihleri arasında tüm sektörlerden yaklaşık 250 kişinin katılımıyla Covid-19 Etki Araştırması yaptı. Aralık 2019’da Çin’den başlayarak tüm dünyaya yayılan ve pandemiye dönüşen koronavirüs salgınının iş dünyasına ve sektörlere etkileri araştırıldı. KPMG Türkiye’nin iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği anket, salgın sonrası dönemle ilgili öngörülere de ışık tutuyor. Covid-19 sonrası toparlanma süresi ve şekli ile ilgili farklı görüşler bulunmakla beraber öngörülen zaman 3 ay ile 12+ ay arasına yayılıyor. Bununla beraber ekonomide önemli daralma öngörülüyor.

KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Danışmanlık Lideri ve Şirket Ortağı Serkan Ercin, Türkiye’de küresel örneklere benzer şekilde, farklı sektörlerin bu önlemlerden farklı derecede etkilendiğini, kimi sektörlerin bu etkilerden çok önce nasibini almaya başladığını bazılarının ise bu etkileri sonradan hissetmeye başladığını belirtti. Ercin, “Sosyo-ekonomik hareketliliğin azalmasına bağlı yaşanan sorunların ortadan kalkması için pandeminin kontrol altına alınması ve bunu takiben hayatın normale döneceği tarih merak edilmektedir. Bu süreç sonrası yaşanacak ekonomik toparlanma konusunda da farklı tahminler bulunmaktadır. Covid-19 sonrası ülkemiz ve dünya ekonomileri için olası toparlanma senaryolarına baktığımızda, 3 ay ile 12+ ay arasında zamana yayılan ve ekonomide önemli ölçüde daralma öngören tahminler görüyoruz. Diğer taraftan, bu toparlanmaların da sektörler ve şirketler bazında farklılık göstereceğinin, bu döneme hazırlıklı giren, doğru kararlar alan ve yeni normale uyum sağlayan yapıların bu süreçten en iyi şekilde çıkacağını düşünüyoruz” dedi.

Araştırmadan çıkan başlıklar şöyle:

Yüzde 88 ‘yüksek etki’ diyor

  • Ankete katılanların yüzde 88’i Covid-19’un Türkiye ekonomisini yüksek derecede etkileyeceği görüşünde. Yüzde 12’si ise orta düzeyde etki edeceğini düşünüyor.
  • Ankete katılan şirket temsilcilerinin yüzde 80’inden fazlası 2020 yılında Türkiye ekonomisinde yüzde 3’ten fazla daralma beklediğini ifade ediyor. Yüzde 30’u yüzde 6’dan fazla daralma öngörüyor, yüzde 19’u ise büyüme bekliyor.

En az bir yıl sürecek

  • Covid-19’un Türkiye ekonomisi üzerinde etkisinin ortadan kalkması için en az 12 ay gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 35. Yüzde 19’luk kesim en az 3-6 ay gerektiğini, yüzde 21,9’luk kesim ise 6-9 ay süreceğini düşünüyor.

Sektörlere etkisi

  • Sektör temsilcilerinin hemen hemen tamamı Covid-19’un faaliyet gösterdikleri sektörü önemli ölçüde etkilediğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 42’si pandeminin faaliyet gösterdikleri sektörü orta derecede etkilediği, yüzde 50’si ise yüksek derecede etkilediğini görüşünde. Yüzde 7’si etki yaratmadığını ya da düşük derecede etkilediğini ifade ediyor.
  • Tüm sektörler Covid-19’un ekonomik etkilerini hissederken enerji, ilaç, endüstriyel üretim ve kimya sektörlerinde etkinin görece daha az hissedildiği görülüyor.
  • Sektör bazında toparlanma beklentileri ülke ekonomisindeki beklentilere paralellik göstermekle beraber endüstriyel üretim, tekstil, turizm / ev dışı tüketim, enerji, inşaat ve yiyecek – içecek sektörlerinde toparlanmanın 2020 sonrasına sarkacağı öngörülüyor.

KOBİ’ler yüzde 95

  • Covid-19’dan en fazla etkilenen kesim olan KOBİ dünyasındaki oran yüzde 95 olarak telaffuz ediliyor.

Evden çalışma yarı yarıya

  • Ankete katılanların yüzde 58’i tüm çalışanları salgınından korumak için evden çalışma sistemine geçtiğini belirtiyor. Yüzde 20’si yalnızca beyaz yakaya evden çalışma uygulaması başlattığını söylüyor. Evden çalışan sektörler eğitim, hukuk, finansal hizmetler, bankacılık, sigortacılık, emeklilik ve hayat, enerji olarak öne çıkıyor.

Kimse krize hazır değil

  • Krize hazırlık ve kriz yönetimi kabiliyetleri açısından, şirketlerin cirosal büyüklükleriyle kriz yönetimi kabiliyetlerinin paralellik gösterdiği görülüyor. Kriz yönetimine dair prosedür ve süreçlere sahip KOBİ’lerin oranı yüzde 25 iken, bu oranın cirosal oranla paralel artarak, cirosu 10 milyon TL’den yüksek şirketlerde yüzde 75’lere çıktığı gözleniyor.
  • Covid-19 krizi medya, eğitim, tekstil, enerji, kimya, finansal hizmetler ve inşaat sektörleri başta olmak üzere kriz yönetimi kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda her sektörün yol alması gerektiğini ortaya koyuyor.

Şirketlerin sıkıntıları

  • Sektörlerin tümü incelendiğinde Covid-19 nedeniyle şirketler en fazla finansmana erişimde sıkıntı (yüzde 25’i), yurt içi kaynaklı satışlarda düşüş (yüzde 24’ü), üretim maliyetlerinde artış (yüzde 22’si) ve likidite sıkıntısı (yüzde 18’i) beyan ediyor.

Cirolar düşecek

  • Katılımcılar, Covid-19’un şirketlerinin 2020 cirolarında yüzde 40’lara varan düşüşlere sebep olacağını tahmin ediyor, 2020 bütçelerinde önemli ölçüde hedef revizyonuna gideceklerini belirtiyorlar. Şirket temsilcilerinin yüzde 53’ü 2020 cirolarında yüzde 2-20 arasında düşüş beklerken, yüzde 36’sı yüzde 20’den fazla düşüş bekliyor. Yüzde 10’u cirosunda düşüş beklemiyor. Ciro artışı bekleyenlerin oranı ise yüzde 1.
  • Covid-19’un ciroyu en çok etkileyeceği sektörler 2020’de yüzde 40’lara varan düşüş bekleyen turizm / ev dışı tüketim, perakende / mağazacılık ve özel girişim sermayesi sektörleri olarak öne çıkıyor.

Paketler için ne dediler

  • Araştırmaya katılanların yüzde 43’ü hükümetin açıkladığı paketlerde yer alan vergi ve SGK primi erteleme desteğini yüksek seviyede kullanılabilir ve faydalı buluyor. Yüzde 41’i ise asgari ücret desteği ve kısa çalışma ödeneğini yüksek seviyede kullanılabilir ve faydalı görüyor. Kredi anapara ve faiz ödemelerini erteleme desteğini kullanabilir ve faydalı bulanların oranı yüzde 27. Finansmana erişim ve kredi yapılandırma için ise oran yüzde 21’dir.
  • Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi kapsamında sunulan vergi ve SGK prim erteleme ve asgari ücret desteği ve kısa çalışma ödeneği desteklerin daha çok görece küçük ve orta ölçekli şirketler tarafından faydalı görüldüğü anlaşılıyor.
  • Ekonomik İstikrar Kalkanı paketinde sunulan desteklere ek olarak kapsamın genişletilmesi ve şartların iyileştirilmesi geliyor.Sağlanan kredi imkânlarının iyileştirilmesi, vergi alanında uzun dönemli erteleme ve borçların silinmesi, kapsama giren sektörlerin genişletilmesi, sektör özeli kalkınma paketleri, şirketlerin çalışan maliyetlerini azaltıcı ve kapsamı genişletilen istihdam destekleri talepleri öne çıkıyor.
Haberin Devamı

Şirket Raporları

ZF 2019 Finansal Sonuçları: Yeni siparişler ve yüksek yatırımlar ZF’yi zorlu piyasa koşullarına hazırlıyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Friedrichshafen, Almanya. ZF Friedrichshafen AG, 2019 yazında revize edilen yıllık hedeflerine zorlu bir ortamda ulaştı. 36,5 milyar Avro olan şirket cirosu (para birimi ve birleşme & satın alma etkilerine göre ayarlanmıştır) bir önceki yılın 36,9 milyar Avroluk (organik olarak eksi yüzde 1,9) rakamının biraz altında kaldı. Düzeltilmiş faaliyet karı 1,5 milyar € (2018: 2,1 milyar €) ve düzeltilmiş faaliyet kâr marjı yüzde 4,1(2018: yüzde 5,6) oldu. Aralık sonunda ZF’nin dünya çapında 147.797 çalışanı bulunuyordu. COVID-19’un doğurduğu sonuçlarla başa çıkmak için acil önceliklerinin yanı sıra ZF, geleceğin mobilite ihtiyaçlarını da şekillendirmek için “Yeni Nesil Mobilite” stratejisinin uzun vadeli hedeflerini takip ediyor.

Friedrichshafen’da düzenlenen basın toplantısında konuşan ZF Group CEO’su Wolf-Henning Scheider, “Şu anda piyasaların bir gecede nasıl çöktüğüne tanık oluyoruz” dedi. “ZF’de, COVID-19’un yayılmasına hızlı ve kararlı bir şekilde müdahale ettik ve çalışanlarımızın sağlığına ve çıkarlarına şirketin çıkarları doğrultusunda en iyi şekilde öncelik verdik. Amacımız, uygun araçların bulunduğu her yerde istihdam ve gelir sağlayarak ZF’deki yolumuzu takip etmek. Bunu yaparken sosyal sorumluluğumuzun bilincinde hareket ediyor ve çalışanlarımızın sağlığının korunmasına katkıda bulunuyoruz. Ayrıca, şu anda tüm şirketler için zorlayıcı ekonomik koşulların dengelenmesine yardımcı olabiliriz.” dedi.

Scheider, ZF’nin bu ciddi durumda bile kendinden emin bir şekilde müşterilerinin ve araç üreticilerinin operasyonlarına tekrar başlaması ile Avrupa ve ABD’deki tesislerde üretimi arttırmaya hazırlandığını vurguladı. Asya’da üretime kaldığı yerden devam edilmeye başlandı. Scheider, “Güvenilir bir iş ortağı olarak müşterilerimizin ve tedarikçilerimizin yanında olmaya ve ihtiyaç duyduklarında onları desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

2019’da yüksek harcamalar ve piyasadaki zayıflıklar ile nitelendirilen önemli rakamlar

ZF Group’un 2019’daki 36,5 milyar € seviyesindeki satışları, bir önceki yılın (36,9 milyar €) altında kaldı. Kur farkı ve birleşme & satın alma etkilerinden arındırılmış organik satışlar yüzde 1,9 azaldı. Scheider, “Global ekonomik koşullar ve endüstrimizin genel anlamda dönüşümüne bağlı karşılaştığı zorluklar geçen yıl piyasa üzerinde somut bir etki yarattı” dedi. “Yine de yeni nesil hibrit özellikli 8 vitesli otomatik şanzımanımız ile otomobil ve otobüs segmentlerine yönelik elektrikli tahrik sistemleri örneğindeki gibi çok sayıda yüksek hacimli sipariş aldık.”

Düzeltilmiş FAVÖK 1,5 milyar € (2018: 2,1 milyar €) olarak gerçekleşirken, düzeltilmiş FAVÖK marjı ise yüzde 4,1’e (2018: yüzde 5,6) geriledi. Kazançları, yükselen araştırma ve geliştirme (AR-GE) harcamaları ve gelecekteki teknolojiler için yeni tesis (örneğin Almanya, Sırbistan ve Çin’deki elektrikli araç üretim tesisleri) kurulumu etkiledi. Buna ek olarak, otomotiv endüstrisindeki ekonomik gerileme de sonuca katkıda bulundu. Birleşme ve satın alma işlemleri için düzeltilmiş serbest nakit akışı 803 milyon € (2018: 891 milyon €) olarak gerçekleşti.

ZF, zayıf piyasalara istikrarlı bir şekilde müdahale etti, yatırımları gözden geçirdi ve gereken yerde yatırımları erteledi. ZF Group CFO’su Dr. Konstantin Sauer, “Maliyet yapımızı değişen piyasa durumuna göre ayarlayabildik” dedi. Sözlerine “Bu, ZF’nin mali sonuçlarının 2019 ortalarında öngörülen ve revize edilen aralıkta kalmasını sağladı. Ancak, bu rakamlar uzun vadeli stratejik hedeflerimizi karşılamıyor. Bu nedenle, daha fazla gelişme kaydetmek için maliyet yapımız üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. İş süreçlerinin artan şekilde dijitalleşmesi de buna katkıda bulunmalıdır.” diye devam etti.

Maddi duran varlıklara yapılan yatırımlar 1,9 milyar € tutarında (2018: 1,6 milyar €) gerçekleşti. Yüzde 5,2 ile yatırım oranı 2018’e göre önemli oranda yükseldi (yüzde 4,3).

CFO Sauer’in de açıkladığı gibi, ticari araç fren üreticisi WABCO’nun planlanan satın alımını finanse etmek başarılı bir hareketti. Bu amaçla ZF, geçtiğimiz Ekim ayında sermaye piyasasına toplam 4,8 milyar € ‘luk tahvil ve bono kredileri verdi. Sauer, “Bu finansmana beklediğimizden çok daha fazla yatırımcıdan talep geldi” dedi. “Bu durum, mali piyasanın bu satın alma potansiyelini gördüğünü ve desteklediğini gösteriyor.”

Araştırma ve geliştirmeye daha fazla kaynak ve yeni ortaklıklar

Zorlu ortama rağmen, ZF Ar-Ge harcamalarını 2,7 milyar € ‘ya çıkardı (2018: 2,5 milyar €). Ar-Ge oranı yüzde 6,7’den yüzde 7,3’e yükseldi. ZF Group CEO’su Scheider, “Mevcut krizi aştığımızda, geleceğin teknolojilerine odaklanmaya devam etmek istiyoruz” dedi. “Bu, lider sistem tedarikçisi olarak yetkinliklerimize yenilerini eklememizi sağlayacak.”

ZF’nin kendi kaynaklarına ek olarak, katılımlar ve ortaklıklar şirketin Ar-Ge’sinde, özellikle otomatik tahrik sistemlerinde belirleyici bir rol oynuyor. Bunlar örneğin, köklü bir otonom elektrikli yolcu taşıma sistemleri tedarikçisi olan Hollandalı şirket 2getthere’ın yüzde 60’lık çoğunluk hissesinin satın alınmasını ve buna ek olarak, geliştirme süreçlerini iyileştirmek ve ZF’nin yazılım yeteneklerini önemli ölçüde artırmak amacıyla Microsoft ile yakın zamanda üzerinde anlaşmaya varılan iş birliğini içeriyor. Scheider, “Bu durum, yazılım güncellemeleri için esneklik ve kısa teslimat sürelerine ihtiyaç duyan müşterilerimiz için önemli” dedi. “Ayrıca, donanım henüz mevcut olmasa bile yazılım geliştirebileceğiz. ZF, otomotiv pazarında bireysel ürünler olarak da yazılım çözümleri sunacak.” dedi.

Yıl öncesi rakamının biraz altında çalışan sayısı

2019’un sonunda, ZF dünya çapında 147.797 (2018: 148.969) personel istihdam etti. Asıl plan, işgücünü arttırmakken, yaşanan yüzde 0,8’lik düşüş, ekonomik iklimin zayıfladığını gösteriyor. ZF, piyasa koşulları nedeniyle Çin’deki kapasitesinde (%9,7 düşüşle 13.289 çalışana) ve ABD’de (%7,5 düşüşle 11.069 çalışana) düzenlemeye gitti. Almanya’da çalışan sayısı bir önceki yıl olduğu gibi 50.900 civarında kaldı. Elektrikli mobilite, otonom sürüş ve yazılım geliştirme alanlarında ek istihdam yaratıldı. Bu şu anda dünya çapında araştırma ve geliştirme alanında çalışan yaklaşık 19.400 (2018: 17.100) çalışan bulunuyor.

2040 yılına kadar iklim koruma hedefleri belirlendi

Geleceğe yönelik mobilite çözümleri sağlayıcısı olarak ZF, lokasyonlarında hem temiz ve verimli teknolojiler sunarak hem de CO2 ayak izini azaltarak Paris Anlaşması’na bağlı kalıyor. Bu amaçla, şirket geçen yıl Kurumsal Karbon Ayak İzi’ne (CCF) dayanan bir iklim koruma stratejisi geliştirdi. Bu stratejide, ZF tesislerindeki sera gazı emisyonlarını (özellikle CO2) büyük ölçüde azaltmayı hedefliyor. Scheider, “Hedefimiz, BM İklim Konseyi’nin şartnamelerine uygun olarak 2040 yılına kadar iklim koruma hedeflerini gerçekleştirmek” dedi. “Bunu başarmak için mevcut enerji verimliliği programlarımızı genişletiyoruz ve kendi kaynaklarımızdan gelen yeşil enerjiye daha fazla odaklanıyoruz.” ZF, rüzgâr enerjisiyle sürdürülebilir enerji üreterek, tesislerinin dışındaki iklimi korumaya da önemli bir katkı sağlıyor.

2020 genel görünümü

ZF’nin yıllık mali tablolarının onaylanmasının ardından yayılan COVID-19 ile birlikte global ekonomik durumda köklü değişiklikler meydana geldi. Scheider, “Dünya sosyal ve ekonomik durma noktasına geldiğinde, benzeri görülmemiş bir durumla karşı karşıya kalırız” dedi. “Etkileri belirsiz, bu yüzden şu anda 2020 için geçerli bir tahmin yapabilecek durumda değiliz. Çalışanlarımızı korumak, virüsün yayılmasını durdurmak ve şirketimizin istikrarını sağlamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. ‘Yeni Nesil Mobilite’ stratejimizle gelecek için planlanan mobilitenin gerçeğe dönüştürülmesi için uzun vadeli iyi bir hazırlık yaptık.” dedi. Hibrit özellikli 8 vitesli otomatik şanzıman için aldığımız yedi milyar avroluk siparişler ve aktif güvenlik teknolojisi (Entegre Fren Sistemi/IBC) alanındaki yeni işler, elektrikli otobüs tahrik sistemlerine olan talebin sürekli artması ve otomatik tahrik sistemleri için Ar-Ge siparişleri ile birlikte ZF’nin sağlam ve uzun vadeli perspektifleri bulunuyor.

Önemli rakamlara bakış

2019 2018
ZF’nin konsolide Grup satışları 36,5 milyar € (milyar) 36,9 milyar €
Global işgücü 147.797 148.969
FAVÖK (düzeltilmiş) 1,5 milyar € 2,1 milyar €
FAVÖK marjı (düzeltilmiş) %4,1 %5,6
Ar-Ge Harcamaları 2,7 milyar € 2,5 milyar €
Sabit varlık yatırımları 1,9 milyar € 1,6 milyar €
Öz Kaynak Oranı %22,0 %26,2
Serbest nakit akışı (düzeltilmiş) 803 milyon € 891 milyon €
Avrupa Satışları 16,7 milyar € 17,4 milyar €
–          Almanya’dakiler 7,1 milyar € 7,4 milyar €
Kuzey Amerika satışları 10,4 milyar € 10,3 milyar €
–          ABD Satışları 8,8 milyar € 8,4 milyar €
Güney Amerika satışları 1,1 milyar € 1,0 milyar €
Asya – Pasifik satışları 7,8 milyar € 8,0 milyar €
–          Çin satışları 5,8 milyar € 6,2 milyar €
Afrika satışları 469 milyon € 233 milyon €

 

Haberin Devamı

Haberler

Temmuz ayında yatırımcı en çok perakende sektörüne ve Little Caesars’a güvendi

Yayın tarihi

-

 

Temmuz ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi girişim yöneticisi sayısının artmasıyla yüzde 1,1 artış ile 103,6’ya yükseldi. Sektöre olan ilgiyi franchise başvurularından takip ettiklerini anlatan Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru, sektördeki istihdam oranının da arttığına dikkat çekti. 

 

LittleCaesars_GM_BanuAriduru (2)

Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksine göre perakende sektörüne güven Temmuz ayında yüzde 1,1 arttı.

Haziran ayında yüzde 102,5 olan perakende ticaret sektörü güven endeksi, Temmuz ayında yüzde 103,6 değerine yükseldi. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki bu artışın en önemli kaynağı ise girişim yöneticisi sayısının artması oldu.

Perakende sektörünün başat kollarından biri olan gıda (fast -food) pazarında da yatırımcı sayısının arttığına dikkat çeken Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru, “Gıda sektörü son birkaç ayda yalnızca yatırımcıların değil mavi ve beyaz yakalı personelin de yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öyle ki gıda sektörü, yılın ilk 6 ayında yayınlanan iş ilanı sıralamasında inşaat sektörünün tekelini kırarak 1’inci sıraya oturdu. Türkiye’de işsizlik yüzde 9,7’den yüzde 9’a gerilerken, mavi yaka ve ara kademe istihdamında gıda sektörü galip çıktı” dedi.

Yatırımcıların gıda sektörüne gösterdikleri ilgiyi franchise taleplerinden takip ettikleri anlatan Arıduru, “2014 yılının ilk 6 ayında ise 2013 yılının ilk 6 ayına oranla yüzde 31,8’lik bir büyüme sergiledik. Sektör ise yüzde 8 büyüdü. Bu başarıyı iç dinamiklerimizi harekete geçirerek yakaladık. Geçtiğimiz yıla kadar şubelerimizin 4’te 1’i franchisee’lerimiz tarafından işletilirken; şimdi aramıza yeni katılan franchiseeler ile yarısı franchise şubesi oldu. Şirketin her iki kanadındaki şube satışlarında olağanüstü bir artış yaşadık” dedi.

“Ailenizin pizzacısı olmaya devam edeceğiz…”

Franchise tarafındaki artışı “aile işletmeciliği” mantığında yakaladıklarını anlatan Arıduru, “Franchiseelerimiz profesyonel hayattan gelen veya bizde müdürlük yaptıktan sonra kariyerine kendi işinin sahibi olarak devam eden kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin içinde aile fertleriyle birlikte çalışanların oranı gittikçe artıyor. Bu başarıda bu çalışma sistematiğinin büyük payı olduğunu görmekteyiz. Abi kardeş, karı-koca, baba-oğul olarak çalışan franchiseelerimizin sayısı yüzde 70 oranında. Little Caesars Amerika da karı koca tarafından kurulup işletilmiş, şimdi oğullarının da katılmasıyla işe devam eden bir işletme. Little Caesars’ın Türkiye haklarının sahibi olan Çelebi Holding de aile işletmeciliğinin en güzel ve uyumlu örneklerinden birisi. Biz de bundan sonra “aile işletmesi” mantığında ancak elbette bir dünya markası olduğumuzu unutmadan ve standartlarımızdan ödün vermeden, her gün günlük hamur yapmaya devam ederek işletilen ‘Ailenizin Pizzacısı’ olmaya devam etmeye ve hatta bu konuya ağırlık vermeye karar verdik” dedi.

En fazla satış artışı yakalayan beş ülkeden biri…

Türkiye’de karlı yatırımın adresi Little Caesars, son bir yıldır yakaladığı yüksek satış grafiği ile Little Ceasars global ailesinin en başarılı beş ülkesinden biri oldu. Son bir yıl içinde başlattığı özel franchise atılımıyla Türkiye genelinde şube sayısı 80’e ulaşan Little Caesars Türkiye, şubeleşme alanındaki başarısını satış alanına taşıdı.

Little Caesars Global’de en fazla satış artışı yakalayan dünyadaki beş ülke arasına giren Little Caesars Türkiye’ye ödülü getiren geçen sene bir önceki yıla oranla yakaladığı yüzde 21’lik satış artışı oldu. Bu ödül ile uluslararası organizasyonun içinde en hızlı gelişim gösteren beş pazardan biri olan Little Caesars, franchise adaylarının da ülkemizde en çok ilgi gösterdiği markalardan biri.

Yılsonuna kadar 20 yeni şube açmayı hedefleyen Little Caesars, 2015 yılında ise 100 yeni restoran açacak. Mevcut şubelerinden 41 tanesi franchiselar tarafından işletilen Little Caesars, bu büyüme hızıyla şimdiden uluslararası ağ içinde en hızlı büyüyen ülke olmaya da aday.

Hali hazırda İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum ve Bursa’da faaliyet gösterdiklerini ancak 2014 büyüme planları kapsamında Tekirdağ, Çanakkale, Edirne, Adapazarı ve genç nüfusun yüksek olduğu Eskişehir gibi şehirlerde de şubeleşmeyi hedeflediklerini anlatan Arıduru, “Diğer yandan Antalya, Adana ve Karadeniz illerimizden de büyük talep alıyoruz. Şu anda yatırımcılardan gelen talepleri değerlendiriyoruz. Yatırımcılar bizim markamızla çalışmak istediklerini belirttiklerinde kendilerine birkaç lokasyon alternatifi sunuyoruz. Bu alternatifleri bölge satış temsilcilerimizin sahadaki raporlarından, sipariş verilen bölgeler için yapılan analizlerden yaptığımız değerlendirme sonucu oluşturuyoruz. Yerleşim birimlerine, iş merkezlerine, öğrenci yerleşiminin sık olduğu mahallelere ve şehir merkezinden uzak yeni lokasyonlara yayılarak markamızı daha güçlü ve yatırımcı için daha karlı bir hale getiriyoruz” dedi.

 

ABD’nin de en değerli markası…

Little Caesars Türkiye istikrarlı büyümesini sürdürürken bir sevindirici haber de ABD’den geldi. ABD’de yapılan tüketici anketlerine göre Little Caesars 7. kez “Voted Best Value In America – ABD’nin En Değerli Markası” seçildi. Oylamaya katılan ABD’li tüketiciler Little Caesars’ın lezzetine, menü çeşitliliğine, fiyat politikasına ve hizmet kalitesine oy verdi ve Little Caesars liderliğe taşıdı.

 

Little Caesars yatırım fırsatları ve franchise koşulları hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için www.littlecaesars.com.tr adresi ziyaret edilebilir.

 

 

 

Haberin Devamı
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com