Connect with us

Makina & Ekipman

Redüktör seçimi, kullanımı ve bakımında kritik noktalar nelerdir?

Yayın tarihi

-

Rossi Türkiye’nin İzmir’deki ofisine ziyarette bulunduk ve Genel Müdür Kemal Olgaç’la bir röportaj gerçekleştirdik. Pandemi sürecinde neler yaşadıklarına dair sorularımıza yanıt veren Kemal Bey, doğru redüktör seçimiyle ilgili de son derece önemli noktaların altını çizdi.

Okurlarımız için Rossi’nin global ve yerel düzeydeki faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

Rossi, 1953 yılında Rossi ailesi tarafından kurulmuş bir redüktör firmasıdır. Süreç içerisinde planet redüktör ve elektrik motoru üretimi yapan çeşitli firmaları bünyesine katarak büyümüştür. 2000’li yılların başında Habasit’le bir ortaklığa gitmiştir. 2008 yılına gelindiğindeyse Habasit, Rossi’nin tamamını satın aldı. Şu an yüzde yüz oranında İsviçreli Habasit Holding Grup’un bünyesinde faaliyet gösteren bir firmadır Rossi. Habasit Grup; konveyör bantları, zaman kayışları ve v-kayışlar gibi ürünleri imal eden bir firmadır. Rossi, dünyanın 15 ülkesinde kendi ofisleriyle ve bazı ülkelerde de distribütörlük yöntemiyle varlık gösteriyor. Hepsi İtalya’da olmak üzere 4 üretim fabrikası ve dünya üzerinde 8 adet montaj fabrikası ile hizmet vermektedir. Redüktör ürün yelpazesi oldukça geniş. Küçük güçlerdeki sonsuz vidalı 40 Nm’lik redüktörlerden, 3.000.000 Nm nominal momente sahip planet redüktörlere ve düşük çevrim oranlı yön değiştirici redüktörlere kadar geniş ürün gamına sahip bir firmayız. 

Redüktör ürün gruplarınız hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? 

Redüktör anlamındaki bütün ürünler Rossi’nin portföyünde var. Sonsuz vidali redüktörler, helis dişli ayaklı redüktörler, helis dişli paralel milli redüktörler, helisel konik redüktörler, planet redüktörler, yön değiştiriciler ve tek kademe redüktörlerin yanı sıra pek çok farklı ürüne de sahibiz. Bu redüktör serilerinin tork ve tahvil aralığı da oldukça geniş. Örneğin helisel dişli paralel redüktörler 100 Nm’den başlayıp, 1.500.000 Nm’ye kadar ulaşabiliyor.

Rossi’nin genel olarak müşteri portföyünü demir-çelik, maden ve çimento gibi ağır sanayi faaliyetleri yürüten firmalar oluşturur. Bu firmalara yönelik olmak üzere kombinasyon redüktörler yani bir konik ve planet redüktörün kombinasyonu gibi özel uygulamalar mevcuttur. Bunlarla ilgili İngilizce olarak tailor made diyebileceğimiz özel çözümler ve özel uygulamalar yapan bir firmayız. Ayrıca plastik sektörü için ekstrüder redüktörleri ve yiyecek içecek sektörü için redüktörler üretiyoruz. Kendi üretimimiz elektrik motorlarımız var. Bunun dışında hidrolik kaplin ve elastik kaplin gibi çeşitli tamamlayıcı ürünler için İtalya’dan çeşitli firmalarla partnerlik yapıyoruz. Bu sayede komple drive unit olarak ürün ve çözüm sağlayabiliyoruz. 

Redüktörler son derece geniş bir alanda kullanılıyor. Sizin çözüm sunduğunuz ana sektörler ve iddialı olduğunuz sektörler hangileridir? 

Bizim iddialı olduğumuz pazarlar orta ve ağır endüstri sınıfında üretim yapan firmaların bulunduğu pazarlardır. Ürünlerimiz de genel de buna yönelik. Light duty diyebileceğimiz grupta da ürünlerimiz var fakat bu alanda çok rekabetçi değiliz. Biz daha çok orta ve üst segment ürünlere ve ağır sanayiye odaklanmış durumdayız. Maden, demir-çelik, inşaat, çimento ve enerji gibi sektörlerde ürünlerimiz yaygın olarak kullanılıyor. Dediğim gibi plastik enjeksiyon makineleri için ürettiğimiz ekstruder ürün grubuyla da son derece iddialıyız. Mermer makinaları, seramik ve geri dönüşüm sistemleri gibi pek çok farklı sektörde varız. Ürün yelpazemiz geniş olduğu için hareketin olduğu her yerde Rossi de vardır diyebiliriz. 

Mühendislik desteğiniz ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Satış öncesinde müşterinin taleplerini doğru anlamak çok önemlidir. Biz öncelikle müşterimizle birlikte hareket etmeyi tercih ediyoruz. Dolayısıyla toplayabildiğimiz kadar bilgiyi alıp müşterimizin yapacağı uygulamaya göre kendisine bazı alternatifler de sunuyoruz. Uzun ömürlü, sağlıklı ve verimli bir çalışma için öncesinde bu işin tespitini doğru yapmak çok önemli. Doğru uygulamaya doğru ürün vermeniz gerekiyor. Ürünün güç ve büyüklük açısından optimum değerlere sahip olması gerekiyor. Maliyet, günümüzde çok önemli ve bu sebeple de optimum noktayı bulmak gerekiyor. Bu konuda tecrübeli bir ekibiz. Bütün çalışanlarımız redüktör sektöründe kariyer yapmıştır. Ayrıca bütün çalışanlarımız İtalya’daki eğitimlerini tamamlamıştır. Her türlü ürün seçimini ve mühendislik hesaplamasını yapabilecek becerimiz var. 

Uzun ömürlü ve sağlıklı bir kullanım için redüktör seçiminde nelere dikkat edilmeli size göre?

Redüktör seçimindeki kritik konu müşterinin redüktör firmasını yapacağı iş konusunda doğru bilgilendirmesidir. Yani arayıp ya da bir e-posta yazıp, şu kadar Kw, şu kadar çıkış devrinde, şu tip bir redüktöre ihtiyacım var derseniz bunu alırsınız. Redüktör firması size istediğiniz ürünü verir ama bu sizin için uygun ürün müdür değil midir, bunu satıcı bilemez. Dolayısıyla müşterinin satıcıya yapmak istediği işle ilgili detaylı ve doğru bilgi vermesi gerekir. Ancak bundan sonra redüktör firması da tecrübelerine göre, ürünün hangi şartlarda çalışacağını ve Türkiye pazarındaki kullanım durumlarını da göz önüne alarak tavsiyede bulunur. Redüktörün sağlıklı ve uzun ömürlü çalışması için de birtakım kriterlerin yerine gelmiş olması lazım:

  • Ürünün kullanım ve ortam şartlarının doğru tespit edilmesi
  • Kullanıcının tecrübe ve becerisi
  • Ürün çalıştığı sürece yapılacak bakım ve kontroller

Satış sonrası hizmeti doğru bir şekilde vermezseniz pazarın dışına doğru itilirsiniz. Hem global hem de yerel firmalar bu hizmetleri hâlihazırda veriyor. Artık satıcı ve alıcı kavramları geçmişte kaldı. Herkes partner oldu, birlikte yapılıyor artık iş. Sizin ürününüzü kullanan firma sizi artık bir partner olarak görüyor.

Bizim bütün ürünlerimizle ilgili kullanım ve bakım kılavuzlarımız mevcut. Ürünlerimizle birlikte Türkçe kullanım kılavuzlarını da kullanıcılara ulaştırıyoruz. 

Kullanıcıların kestirimci bakım çalışmaları yaparken redüktörleri dikkate almaları gerekiyor. Redüktörleri yerinden sökmek ya da durdurmak değil ama en azından çalışma esnasında herhangi bir olumsuzluk var mı, yani ses, ısınma, titreşim vs. gibi herhangi bir olumsuzluk var mı diye kontrol edilmeli mutlaka. Bu kontrollerin 6 ayda bir yapılması yerinde olur. Kullanılan yağ cinsi ve çalışma ortamına göre farklılık göstermek üzere belli periyodlarda yağlarının değişmesi gerekiyor redüktörlerin.

Redüktör, büyük bir proses içerisinde küçük bir parça gibi görünür ama redüktör olmadığı zaman bütün sistem durur. 

Pandemi süreci firmanızı ve sektörünüzü nasıl etkiledi? Bu süreçte ne tür tedbirler aldınız?

Pandemi sürecinde mesai saatlerimizi değiştirdik. Saha ziyaretlerini kestik ve satış ekibi olarak evden çalışmaya döndük. Operasyonel ekip, dönüşümlü olarak belirli gruplar halinde gelip sınırlı saatlerde de olsa ofiste bulundular. Bu süreçte ürün sevkiyatları ve faturalama işlemleri devam etti. Plastik, gıda ve enerji gibi sektörlerde, özellikle OEM’lerde belli bir stokla çalışıyoruz. Talep halinde kendi stokumuzdan hemen teslimat yapıyoruz bu sektörler için. Bu sebeple arkadaşlarımız buradan sevkiyat ve faturalama işlemlerine devam ettiler. İtalyan hükümetinin aldığı bir karar doğrultusunda bu ülke 2 ay boyunca hiç çalışmadı. Dolayısıyla Rossi İtalya, 2 ay boyunca kapalı kalmış oldu. Teslim sürelerimiz bu süreçten maalesef olumsuz etkilendi. Tabii bu global bir krizdi ve müşterilerimiz de bunu anlayışla karşıladılar. 

Gelecek döneme ilişkin planlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

İçinde bulunduğumuz yıl pek çok sürpriz getirdiği için planlarımızda sapmalar oldu. Yıla başlarkenki hedeflerimizle şimdiki hedeflerimiz aynı değil. Sektörlere göre değişecektir ama tahmin ediyorum yüzde 20-25 oranında etkileneceğiz bu süreçten. Bunu minimum düzeyde etkiyle atlatmaya çalışıyoruz. Telafi edilebilecek bir durum bu, çok büyük bir problem olacağını sanmıyorum. Bu sene bir miktar yavaş geçecek ama önümüzdeki sene itibariyle pazarın ve ekonominin hareketleneceğini ve yükseleceğini düşünüyorum. 2019 yılı da endüstriyel ya da ekonomik olarak çok başarılı ya da yüksek bir yıl olmadığı için iki yıl süren bir dip seviyeden sonra 2021 ve 2022 yılları için bir yükseliş öngörüyorum. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Aslında bizim her yıl hem ekonomik hem de ekip olarak büyüme stratejimiz vardı. Bu yıl maalesef pandemi sebebiyle bunu erteledik.

Bu süreçte online toplantılar yaptınız mı? Bu toplantılardan verim aldığınızı düşünüyor musunuz?

Spesifik, bire bir, zaten üzerinde konuştuğumuz mevcut projeler için online görüşmeler yaptık. Nokta atışı görüşmeler olduğundan da bizim için verimli geçti. Daha geniş kapsamlı, canlı yayın vs. gibi uygulamalar yapmadık. Bu süreçte İtalya’daki merkezimizle çok sık online toplantılar gerçekleştirdik.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Bu süreç hepimiz için çok zordu. Umarım sektördeki bütün arkadaşlarımız ve müşterilerimiz en az hasar ve kayıpla, daha önemlisi sağlıklı olarak süreci atlatacaklardır. Görüşme yaptığımız isimler arasında bir sıkıntı olmadığını gördük ama bu süreçte görüşemediğimiz arkadaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimi sunarım. Hızla bu süreci atlatıp tekrar eski günlerimize döneceğimizi umuyorum.

Kemal Olgaç kimdir?

Ben Kemal Olgaç. Makina Mühendisiyim. Yıldız Teknik Üniversitesi mezunuyum. Öğrenimimi tamamladıktan sonra redüktör sektöründe çalışmaya başladım. 22 yıldır redüktör sektörünün içerisindeyim. Daha önce redüktör sektöründeki farklı global firmalarda çalıştım. Satış mühendisliği, satış müdürlüğü ve bölge müdürlüğü gibi görevler yaptım. 2020 yılı itibariyle de Rossi Türkiye’nin Genel Müdürü olarak görev yapıyorum.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Depolama

HASEL üst yönetiminde iki önemli atama

Yayın tarihi

-

Yazar:

HASEL İstif Makinaları’nda Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Buhan Okan ACAR ‘Genel Müdür’ görevine getirildi. Şirkette Satış Direktörü Teoman BALABAN ise yenilenen organizasyon yapısı kapsamında şirketin ‘Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı’ olarak atandı.

Türkiye istif ve iş makineleri pazarının lider firmalarından HASEL İstif Makinaları, organizasyon yapısında gerçekleştirdiği bir yenilemeyle birlikte üst yönetim kadrosunda görev değişimleri yaptı.

HASEL ailesine 2019 yılında Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak katılan Buhan Okan ACAR, Temmuz 2021 itibarıyla görevine HASEL İstif Makinaları ‘Genel Müdürü’ olarak devam edecek ve HASEL’in İstif Makinalarının iş kolunun yönetilmesinden ve geliştirmesinden sorumlu olacak.

Hasel İstif Makineleri Genel Müdürü Buhan Okan ACAR

Buhan Okan ACAR, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden 1994 yılında lisans, ardından İstanbul Üniversitesinde İşletme bölümünden yüksek lisans derecesiyle 1995 yılında mezun oldu. İş hayatına 1995 yılında Xerox’da Satış Mühendisi olarak başlayan kariyeri, 2000-2011 yılları arasında Alternatif Leasing’de Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olmak üzere 4 farklı rolde çalışarak devam etti.

2013-2019 yılları arasında Terex’de çalışmaya başlayan Buhan Okan ACAR, Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerden sorumlu Finansal Hizmetler ve Satış Müdürlüğü görevine kadar yükseldi. 2019 yılında Genel Müdür Yardımcısı olarak HASEL ailesine katıldı.

Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Teoman BALABAN

2002 yılında HASEL çatısı altındaki görevine başlayan Teoman BALABAN ise ,2009 yılından bu yana Satış Direktörü olarak başarılı çalışmalara imza attı ve yeni atama ile ‘Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı’ görevine atandı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği mezunu olan Teoman BALABAN, kariyer yolculuğuna sırasıyla 3 yıl Siemens Ev Aletleri Tic’de Bölge Yöneticisi olarak, ardından 6 yıl boyunca Türk Philips Tic A.Ş. Tüketici Elektroniği Bölümü’nde Özel Müşteriler Müdürü olarak devam etti.

Teoman BALABAN, yeni göreviyle birlikte HASEL’in İstif Makinaları iş kolunun satış, satış sonrası ve pazarlama çalışmalarının tamamından sorumlu olacak.

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

IMAK Redüktör’ün dünyaya açılan penceresi

Yayın tarihi

-

Yazar:

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’na konuk olduk. IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Salim Haffar’la keyifli bir söyleşi yaptığımız ziyaretimizde, İhracat Departmanı yöneticilerini de yakından tanıma fırsatı bulduk.

Salim Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ismim Salim Haffar. Babam Faslı, annem Fransızdır. Hem Fransa’da hem Fas’ta yaşadım. Aslında aile olarak sanayi ya da endüstri ile herhangi bir bağımız yoktu. Aile fertlerimiz daha ziyade politika ve kültür alanında kariyer yapmıştır. Kardeşim uzun süreler Fransız Büyükelçiliği’nde çalıştı. Ablam İngilizce öğretmeni. Ben, jeopolitik tutkumdan dolayı uluslararası ticarete giriş yaptım. Bu sayede de bugün 60’tan fazla ülkeyi ziyaret etme fırsatı bulmuş durumdayım.

2010 yılında, Lyon Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun oldum. Türkiye’ye ilk olarak üniversite sonrası bir staj için gelmiştim. Türkiye’ye gelişimde jeopolitik konum, farklı ülkelere yakınlık ve Avrupa’ya hem uzak hem de bir parça yakın oluşu etkili olmuştu. Yeni bir dil öğrenmek istemem de etkili olmuştu bu ülkeyi tercih edişimde. Türkçe dışında Arapça, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca dillerini aktif olarak kullanabiliyorum. 9 yıldır Türkiye’de yaşıyorum ve IMAK Redüktör’de çalışıyorum. Daha önce çeşitli sektörlerde çalışmalar da yürüttüm. Maden ve inşaat sektörlerinde iş tecrübelerim vardı. IMAK Redüktör’ün İhracat Departmanı’nı güçlendirmek adına buraya geldim. Burada bir ekip kurduk ve bu ekipte şu an 8 kişi mevcut. İlk günden itibaren ihracat ayağını güçlendirmek üzerine çalışmalar yürüttük. Farklı farklı ülkelerden çalışanları ekibimize dahil etmeye çalıştık. Bu çalışmaların en önemli duraklarından biri, 2 sene önce Amerika’da, Teksas’ta SIPCO IMAK adıyla bir şube açmamız oldu. Bu şubeyle birlikte ekibi büyütmeye çalışıyoruz. Benim buradaki hedefim, Amerika’yla birlikte hem Kanada hem de Meksika’nın tek bir yerden yönetilmesi. Buradaki vizyonumu ve hedefimi, her şeyi Türkiye’de üretmeli ama her şeyi Türkiye’den yönetmemeliyiz şeklinde açıklayabilirim. Yabancı kökenli biri olarak multi-kültüre özellikle önem veriyorum. 7 yıl içerisinde yürüttüğümüz staj programlarıyla, 20’den fazla ülkeden stajyer alımı gerçekleştirdik, hem onlara destek olmak hem de firmamıza farklı kültürler, farklı bilgiler katmak adına. 

Teknoloji ve endüstriye olan ilgimden dolayı TECHNOMADS projesini hayata geçirdim ve bir dernek kurdum. Bu proje ile farklı okullara, üniversitelere destek olmaya çalışıyorum. Bu program sayesinde, sponsor destekleriyle beraber teknik materyaller toplayıp onları teknik lise ve üniversitelere, laboratuvar gereci olarak dağıtıyoruz. 

Aynı zamanda Avrupa’da EUROTRANS Federasyonu’nda Türkiye’yi temsil ediyorum ve bu sene federasyon başkanı olarak seçildim. 

Salim Haffar, IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü

IMAK Redüktör’ü sizden dinleyebilir miyiz?

IMAK, 50 yıla yaklaşan tecrübesiyle Türkiye güç aktarım sektöründe ana oyunculardan birisidir. Türkiye’de olmak bizim için de şans çünkü çok güçlü rakiplerimiz var. 

IMAK Redüktör’de 1.000.000’dan fazla ürün çeşitliliğine sahibiz. Yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızla ve devam eden yatırımlarımızla beraber şu anda 1.500.000 ürün çeşitliliğine ulaşmak üzereyiz. 

Hedeflerimizden bahsetmem gerekirse de şunları ifade edeyim; son 3 senede çalıştığımız en önemli projelerden biri, yurt dışında montaj hatları kurmak. Ciddi çalışmalardan sonra pek çok farklı ülkede montaj hatları kurduk, daha hızlı termin süresi ve talepleri daha iyi ölçebilmek adına. Şu anda, Amerika’da (Houston), Hindistan’da (Chennai) ve Güney Afrika’da (Johannesburg) montaj hatlarımız mevcut. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 6 ya da 7’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Kovid-19 sebebiyle şu an hayata geçiremiyoruz ancak İspanya, Rusya, Ukrayna ve Fas’ta montaj hatları kurmayı planlıyoruz.

Mevcut olan ve hedeflediğiniz sektörler hakkında bilgi alabilir miyiz?

IMAK’ın çok uzun zamandır başarılı bir şekilde çalıştığı sektörler var. Bunları; inşaat, kimya ve su arıtma olarak sıralayabiliriz. Bu sektörlere yönelik farklı ürünler de geliştirdik ve hâlâ da geliştirmeye devam ediyoruz. Son senelerde odaklandığımız sektörler de var. Buna örnek olarak özellikle vinç sektörünü verebiliriz. Şu an, fabrika içerisinde kullanılacak en ufak vinçten limanlarda kullanılacak en büyük vinçlere kadar çeşitli taleplere ürün sunabiliyoruz. İki yıl önce lansmanını yaptığımız monoblok serisini geliştirmeye devam ediyoruz. Monoblok serisi ile zaten var olan maden ve taş ocağı sektörlerindeki iddiamızı da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın aktif en büyük maden sektörüne sahip bölge olan Afrika’da kurmuş olduğumuz montaj hattıyla 10 farklı Afrika ülkesine hizmet verebiliyoruz. Güney Afrika’ya çok ciddi bir şekilde giriş yaptık ve proje yatırımlarımız hızla devam etmektedir.

Ayrıca, birkaç sene önce Türkiye’den ilk AGMA (American Gear Manufacturers Association- Amerikan Dişli Üreticileri Birliği) üyesi olduk. AGMA üyesi olduktan sonra da tüm kataloglarımızın adaptasyonunu gerçekleştirdik. Bunun özelinde NEMA bağlantı flanşları yaptık Amerikan standartlarına uygun olarak. Hedefimiz, 2 yıl içerisinde, IEC standartlarına uygun olan tüm ürünlerimizi NEMA standartlarına uygun olarak sunabilmek. 

IMAK Redüktör’de kısa veya uzun vadeli hedefler nelerdir?

Şu anda var olan ürünlerimizi geliştirmek adına Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. Özellikle iki proje üzerinde çalışmaktayız. Birincisi var olan ekstruder ürün gamımızın geliştirilmesi, ikincisi; gıda üretimi için uygun ve paslanmaz çelik ürünleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Orta vadeli bir hedef olarak çalışmalarına başladığımız bir fabrika büyütme hamlemiz var. 5.000 metrekare ekstra yer kazanma adına inşaat çalışmalarına başladık. Bu alanı da “Teknolojik Merkez” olarak kullanacağız. Teknolojik Merkez’de son senelerde geliştirdiğimiz teknoloji test laboratuvarlarımız tek çatı altında olacak. IP testleri, vibrasyon, sıcaklık ve tork ölçme gibi işlemleri yapabilecek onaylı bir laboratuvar kurmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli hedeflerimize gelince de, bizim ihracat hedeflerimiz arasında 15 farklı merkezde montaj hattı kurulması yer alıyor. 3 montaj hattımız mevcut ve 7 tane daha kurmayı hedefliyoruz daha önce bahsettiğim gibi. Buradaki ana amacımız da farklı ülkeler için hem hızlı termin süresi hem de o ülkelerdeki dinamikleri daha iyi anlamak ve en iyi şekilde ürün geliştirmektir. 

Başkanlığı üstlendiğiniz EUROTRANS Federasyonu’ndan bahseder misiniz biraz da?

EUROTRANS, dünyanın en önemli federasyonlarından biri. 160.000 üyesi var ve 40 milyar Euro’dan fazla ciro yapan firmaları bir araya getiren bir federasyon. Dünya çapındaki tüm lider firmalar bu federasyona üye. IMAK olarak ülkemizi EUROTRANS’ta temsil etmek hem firmamız hem de ülkemiz adına büyük bir şans çünkü çok büyük firmalarla, çok ciddi Ar-Ge çalışmaları yapan firmalarla aynı masada bulunuyoruz ve ortak çalışma yapma imkânına sahip oluyoruz. 50 senelik bir dernek olarak EUROTRANS’ın vizyonu, dişli üretimi ve güç aktarım sektörlerinde uzmanlığı geliştirmek olarak nitelendirilebilir. Bunun için sürekli eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda standartları yakından takip ediyoruz ve var olan standartlar üzerinden firmaların iletişimini sağlıklı bir şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin bir firma yeni bir ürün geliştirdiği zaman hep birlikte standartları belirlemek ve bu standartların ne yönde gelişmesi gerektiğine dair çalışmalar yapıyoruz. Hedeflerim arasında EUROTRANS’ın geniş ve değerli bilgi havuzunu Türkiye’de paylaşmak var, aynı zamanda ve uzun vadeli hedef olarak Türkiye’den de yeni standartlar oluşturması adına çalışmalar yapmak da var. 

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Türkiye’de şu an çok ciddi bir yoğunluk ve talep mevcut. Farklı firmaların, farklı ülkelerden üreticilerin, birbirlerini rakip görmek yerine iş birliği yapmalarının ve ortak Ar-Ge çalışmaları yapmalarının gerektiğini düşünüyorum. Bu iş birlikleri üniversite platformları, endüstri dernekleri veya devlet projeleri ile yapılabilir. Biz, Türkiye endüstrisini geliştirmek adına sinerji kurmak istiyoruz. Bu vizyonu özellikle EUROTRANS kapsamında yansıtmaya çalışıyorum. Umarım orada kazandığımız vizyonu ve oradaki projeleri de Türkiye’ye getirme fırsatımız olacak. Aynı zamanda inanıyorum ki Türk firmalarının çok kültürlülüğe önem vermesi gerekiyor. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı diller bilen çalışanların olması firmanın uluslararası varlığını güçlendirecek ve var olan çalışanların gelişimine olumlu katkı yapacaktır.

Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı Operasyon Yöneticisi

Ben Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı’nda operasyon yöneticisi olarak çalışıyorum. Buradaki 5. yılım. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunuyum aslında. Yaklaşık 5 yıl öğretmenlik yaptım fakat daha sonra kariyer değişikliği yapmak adına bu sektöre yöneldim. Bunu için öncesinde bilirkişilerden destek aldım. Türkiye’nin ihracata verdiği önemi gördüm ve bu yönde ilerlemek istedim. İhracat ve ithalat eğitimleri aldım. Başlarda çeşitli butik yerlerde çalıştım, işin temelini görmek için. Daha sonra bir otomotiv firmasında iş deneyimi edindim. Ardından da IMAK ailesine katıldım. 

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’ndaki görevimi tek cümle ile anlatmak gerekirse; hiçbir redüktör, motor ya da yedek parça, benim ya da ekibimdeki arkadaşlarımın bilgisi haricinde ne sisteme kaydedilir ne üretime alınır ne de gönderilir. Bu alandaki bütün operasyonları adım adım takip ediyoruz. Siparişin alınmasında, üretim aşamaları, termin süresi ve teslime kadar bütün süreç bizim kontrolümüzde ilerliyor. Teslimattaki tüm lojistik operasyonları da ekibim tarafından yürütülür. Biz takribi olarak bir haftada 6 ya da 7 farklı ülkeye yükleme yapıyoruz ve şimdilik 1 veya 2 ful konteyner gönderiyoruz. Müşteri, ürünü deposunda teslim alana kadar bizim sorumlu olduğumuz operasyon sürüyor. Ortalama aktif olarak her sene 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, 2 sene önce kurduğumuz “ Online Technical Assistance” projesini yönetiyorum, 7 gün 24 saat, 5 farklı dilde müşterilerimize destek vermekteyiz. Amerika’daki saat farkından dolayı, gece ortasında bile cevap verebiliyoruz, bu hizmet müşterilerimize çok büyük güven veriyor. Örnek olarak, gece yarısında parçası kırılan redüktörümüz için talebi alıyoruz ve sabah uçakla yola çıkmış oluyor. Satış sonrası hizmet de sorumluluğumuzun büyük bir parçasıdır.

Recep Tayyip Yıldırım, IMAK Redüktör Proje Mühendisi

Ben, Recep Tayyip Yıldırım. I-MAK Redüktör’de proje mühendisi olarak çalışmaktayım. 2014 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü kazandım ve 5 yıllık eğitimin ardından makine mühendisi olarak mezun oldum. Üniversitenin son yılında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nde 7 ay staj gördüm. TAI’de Milli Muharip Uçak Projesi’nde, motor entegrasyon bölümünde görev aldım. 2019 yılındaki mezuniyetimin ardından I-MAK’ta çalışmaya başladım.

I-MAK Redüktör İhracat Departmanı olarak 55 ülkeyle ilgileniyoruz. Benim ve ekibimin sorumluluk alanı yurt dışında açılacak ve açılmış olan montaj fabrikalarının planlaması ve sipariş yönetimidir. Amerika, Güney Afrika ve Hindistan’daki montaj fabrikaları hakkında tüm işlerle ilgileniyorum. Yurtdışında bir montaj hattı kurmak ciddi emek ve titizlik istiyor. Çalışanların eğitiminden, uygun stokun oluşturulması ve lojistik organizasyona kadar, verim ve kalite kaybetmeden projeler yürütüyoruz. 

Bunun dışında müşterilerden gelen özel teknik taleplere de proje bazlı olarak destek sunuyorum. Var olan ürünlerin adaptasyonu ve yeni ürün geliştirme projelerinde yer alıyorum. Teklif sunma aşamasında, müşterilerden gelen özel talepler doğrultusunda kendi ürünlerimizi nasıl entegre edeceğimize dair bir proje oluşturuyoruz ve teklif iletiyoruz. Sonrasında karşılıklı olarak nasıl daha da geliştirilebilir, nasıl daha iyi optimize edilebilir, bunun çalışmasını yapıyoruz. Sipariş aşamasında geçildikten sonra da ilgili birimi bilgilendiriyoruz.

Redüktör seçimi ve sağlıklı bir çalışma ömrü hususlarında nelere dikkat edilmelidir size göre?

Redüktör seçiminde değerlendirilen birçok parametre vardır. Uygulamaya yönelik fiziksel tüm teknik özellikleri değerlendirmek gerekir, uygulamanın gerektirdiği servis faktörünü de doğru seçmek gerekir. I-MAK Redüktör’de seçimlerin nasıl yapıldığıyla ilgili olarak Güç Aktarım Dergisi’nde daha önce yayınlanan “I-MAK Redüktör’de uygulamaya uygun redüktörlerin seçimleri” başlıklı makalemi okumanız bu sorunuza cevap verecektir.

Abdelrahman İbrahim, IMAK Redüktör Ortadoğu ve Kuzey Afrika İhracat Sorumlusu

Ben Abdelrahman İbrahim, Mısırlıyım. Mısır’da üniversite öğrenimi gördükten sonra eğitimime Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakındoğu Üniversitesi’nde devam ettim ve Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. 

Mezuniyetimden hemen sonra, 2019 yılı Haziran ayında IMAK Redüktör’de profesyonel iş yaşamıma başladım. Şu an IMAK’ta Ortadoğu ve Kuzey Afrika ihracat sorumlusuyum. Sorumlu olduğum ülkelerden bazıları; Mısır, Fas, Tunus, Libya, Suriye, Irak, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen ve Umman. Mısır, Irak ve Fas’ta ana bayilerimiz mevcuttur. Bu bayiler aynı zamanda teknik servis noktalarımızdır. Bu bayilerimizde en az 2 mühendis arkadaşımıza I-Mak Akademi bünyesinde servis eğitimimizi verdik.

Redüktörler, bildiğiniz üzere, çok fazla alanda ve pek çok farklı sektörde kullanılıyor. Biz ODKA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesindeki ülkelere birçok sektörde önemli bir hizmet veriyoruz. IMAK Redüktör’deki öncelikli hedefimiz satış rakamlarının yükselmesine katkı sağlamanın yanı sıra ODKA bölgesinde marka bilinirliğinin artması. Bunun dışında henüz faaliyet göstermediğimiz ülkeler ve kimi sektörler de mevcut. Bu alanları da faaliyet sahamıza katmak istiyoruz. Bu bölgeler halihazırda yapı-inşaat, maden, gıda-tarım ve su arıtma sektörlerinde aktifler. I-MAK olarak biz diğer sektörlerde de ağımızı ve ürün gamımızı geliştirerek pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Bu amaca ulaşmak için, ben ekibimdeki arkadaşlara onların açısından bakış sağlıyorum, ihtiyaçlarını daha iyi anlıyorum ve ortaya koyduğum yakınlık ve güven ile sorunlu olan durumlardan daha sağlıklı bir şekilde çıkabiliyoruz. 

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

WAT Motor 10.000’den fazla farklı versiyonla OEM’lerin odağında

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşu Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT Motor, 2020 yılında bir dizi yenilik gerçekleştirdi. Firmaya bu yıl içerisinde katılan Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Onur Taneri’den WAT Motor’un faaliyetleri ve gelecek planları hakkında bilgiler aldık.

WAT Motor hakkında bilgi verebilir misiniz?

WAT Motor, Çerkezköy’de bulunan ileri üretim teknolojisine sahip 40.000 metrekare kapalı alanda elektrik motorları üretmektedir.

WAT elektrik motorları yüksek performansı, dayanıklılığı, güvenilirliği ve enerji verimliliği ile Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen OEM’leri tarafından özellikle tercih edilmektedir.

50 yılı aşkın bilgi birikimi ve ürün kalitesi ile 30’un üzerinde ülkeye ürün ihraç eden WAT Motor, benzersiz kurumsal kültürü sayesinde sürdürülebilir iş ilişkileri geliştirmekte ve bu alanda ülkemizin ihracat lokomotifi olmaya devam etmektedir.

WAT’ı ön plana çıkaran özellikler nelerdir?

WAT Motor, elektrik motorları ve sürücüleri konusunda 40’ı tasarım uzmanı olmak üzere toplam 56 Ar-Ge çalışanı ile bu alanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı elektrik motoru üreticileri arasında yer almaktadır.

Benzersiz Ar-Ge gücü sayesinde müşterilerinin çözüm ortağı olan WAT Motor, sahada aktif yer alarak uygulama bazlı çözümler geliştirmektedir. Böylece 10.000’den fazla farklı versiyonla müşterilerinin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayan, kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli özelleştirilmiş motorlar sunar.

WAT Motor olarak bahsetmekten gurur duyduğumuz diğer özelliğimiz tamamen müşteri odaklı ve kusursuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla verilen satış sonrası teknik destek hizmetimizdir. Sadece Türkiye’de değil geniş bayi ağı sayesinde Avrupa’da da verdiğimiz bu hizmetin fark yaratıyor olmasının altında çözüm ortağı olma kültürü yatmaktadır.

Elektrik motorları ile diğer ürün gruplarında ne tür yenilikler mevcut?

Bugün tüm dünyanın konuştuğu önemli gündem maddelerinden biri enerji verimliliğidir. Kullanım yaygınlığı ve elektrik tüketimi nedeniyle elektrik motorları verimlilik çalışmalarının odağında yer alan bir üründür. WAT Motor olarak enerji verimliliğinin öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. 2000’li yılların başında Eff1 ürün gamı ve deklarasyonunu, CEMEP’e üye olan ilk ve tek yerli firma olarak yapan ve bu konuda öncü olan WAT, 2013 yılında IE3 motorları ile en verimli ürün kategorisinde birinci olmuştur.
Bugün gelinen noktada IE4 ürün gamını müşterilerinin kullanımına sunarak regülasyonlardan çok önce yüksek verimli ürünlerini hazır etme geleneğini sürdürmektedir.

Bunun yanında duman tahliye motorlarımızı devreye aldık. Oldukça başarılı test sonuçları sayesinde Türkiye’nin önde gelen üreticileri ile çalışmaya başladık. Bu ürün grubunda alüminyum gövde ile sertifika alan ilk ve tek üreticiyiz.

Bir fazlı ürün ailemizi günümüz tasarım ve üretim yetkinlikleri doğrultusunda yeniledik. Yeni bir fazlı motor serimizin ilk aşaması olan 63 ve 71 gövde motorlarımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk.

Gemi ve tersanelerde kullanılan marine motorlarımızdaki hızlı teslim sürelerimiz sayesinde fark yarattığımızı düşünüyorum. Alüminyum 250 gövde seçeneğini sunan ilk ve tek yerli üreticiyiz. Son olarak 315 gövde motorlarımızı yıl sonu itibari ile pazara sunacağız. WAT’ın bilinen kalite, dayanıklılık ve ürün performansı ile 315 gövde motorlarda da tercih edileceğinden şüphemiz yok.

Sanayi Hamlesi Programında yer almanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında destek verilen 10 programdan biri de WAT Motor’un geliştireceği yüksek teknolojili, ülkemiz için kritik öneme sahip askeri ve endüstriyel servo sistemler olacaktır. Halihazırda bazı servo projelerinde yer alan ve ürün sağlayan WAT Motor, bu alanda da benzersiz başarılara imza atacaktır. Bu ürünler sayesinde kritik sektörlerde dışa bağımlılığımızı azaltmakla kalmayıp katma değerli ürün ihracatına da katkı sağlayacağız.

Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi oldunuz. Çevik yaklaşımın müşteriye etki eden sonuçları oldu mu?

Çevik yaklaşım son yıllarda birçok firmanın gündeminde yer alan önemli yönetimsel bakış açılarından biri. WAT olarak, Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi olduk. Yolculuğumuzun başındaki odak alanlarımızdan biri olan müşteri memnuniyeti konusunda güçlü gelişmeler gözlemledik. Örneğin yetkilendirilmiş takımlarımızın müşteriyle direkt temasta çalışması müşteri mutluluğunu ve sorumluluk bilincini artırdı. Bu sayede, yeni ürün devreye alma süresinde üç kat hızlanma, müşteri sevkiyat süresinde iki kat iyileşme gibi değerli çıktılarımız var.

Pandemi sürecinde ne tür tedbirler aldınız?

2020 yılı yurtiçinde birçok başarıya imza attığımız bir yıl. Bununla birlikte Covid-19, önceliğimizin sağlık olduğunu tekrar hatırlattı ve sağlığımızı korumak için hep birlikte sağlam bir mücadeleden geçiyoruz. WAT Motor olarak pandeminin ilk döneminde aldığımız ciddi koruma tedbirlerini eksiksiz ve esnetmeden uygulamaya devam ediyoruz. Pandemi ortamında çalışma ortamımızın sağlık ve güvenliği konusunda uygunluğunu gösteren TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesini Haziran ayında aldık ve bu anlamda sektörümüzün öncülerinden biri olduğumuzu düşünüyorum.

Yeni normal diye adlandırılan bu dönemi firmanız ve sektörünüz açısından değerlendirebilir misiniz? Üretim ve satış ayaklarında nelerin değişmesini bekliyorsunuz?

Pandemi ile birlikte yakın coğrafyada alternatif tedarikçi oluşturmanın ne kadar kritik olduğu anlaşıldı. Makine imalat sektör büyüklüğünde 3.sırada Almanya’yı, ilk 10 ülke içerisinde de 5 Avrupa ülkesini görüyoruz. Bu anlamda ülke olarak elektrik motoru konusundaki tasarım ve üretim yetkinliğimiz ile bulunduğumuz coğrafi konumu avantaja çevireceğimize inanıyorum.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye elektrik motoru sektörü son sekiz yılda iki yeni firmanın sıfırdan yatırım yapıp sektöre girmesi, 2 firmanın da el değiştirip yatırım yapması ile birlikte rekabet yoğun bir sektör halini aldı. 2020 yılında Wat olarak Türkiye’de pazar payımızı %50 oranında arttırmış bulunmaktayız.

Ayrıca ihracat alanında Türkiye’de açık ara sektör lideriyiz. Sektörümüzde ihracatın artması arz talep dengesinin tekrar kurulmasını sağlayacaktır. Bunun yerli üreticilerin Avrupa’nın üretim üssü olabilmesi ile gerçekleşebileceğini düşünmekteyim. Ama WAT dışında sektörün ihracat oranı halen çok düşük seyretmektedir.

Onur Taneri kimdir?
Evli ve iki çocuk babasıyım. 1995 yılında Galatasaray Lisesi, 2000 yılında Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans Lisans, 2002 yılında Paris School of Business M.B.A. Yüksek Lisans mezunuyum. 20 yıla yakın B2B alanında Satış ve Pazarlama deneyimim var. İngilizce, Fransızca ve İtalyanca konuşmaktayım. 2015 yılından bu sene Şubat ayına kadar Gamak firmasının Satış ve Pazarlama müdürü olarak görev aldım. Şubat ayından beri Türkiye’nin lider yatırım holdingi olan Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT firmasının Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü olarak çalışmaktayım.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com