Connect with us

Haberler

Pronet Güvenlik 2.300 kişilik ekibiyle geleceğe koşuyor

Yayın tarihi

-

Pronet Güvenlik, müşteri memnuniyeti ve süreç verimliliğini en yüksek seviyeye çıkartmak hedefiyle, 2.300 çalışanının katılımıyla “Gelecek Biziz” temalı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Pronet’in gelecek dönem hedefleri de açıklandı. Sahip olduğu yüzde 60’ın üzerinde pazar payıyla 160.000’i aşkın kurumsal ve bireysel aboneye hizmet veren Pronet Güvenlik, 3 yıl içerisinde Avrupa’nın en büyük 3. güvenlik şirketi konumuna ulaşmayı hedefliyor.

Pronet_Logo

Türkiye’nin lider güvenlik firması Pronet Güvenlik, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği “Gelecek Biziz” temalı toplantıda 2.300 çalışanıyla bir araya geldi. Pronet Güvenlik ve bayi ağında görev yapan tüm çalışanların katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Pronet’in yenilikçi iş süreçleri ve gelecek dönem hedefleri paylaşıldı. 160.000’in üzerinde kurumsal ve bireysel aboneye 2.300 kişilik ekibiyle çözüm sunan Pronet Güvenlik, kendi ofisleri ve bayi ağı aracılığıyla Türkiye’nin 81 iline hizmet ulaştırıyor.

1995 yılında kurulan ve 2000’li yıllarda güvenlik sektörüne getirdiği inovatif yeniliklerle öne çıkan Pronet Güvenlik, geçtiğimiz üç yıl içerisinde yakaladığı yüksek büyüme hızıyla dikkat çekmişti. 2010 yılından bu yana Pronet Güvenlik’in abone sayısı 50.000’den 160.000’e, hizmet ekibi ise 500 kişiden 2.300 kişiye çıkmış bulunuyor. 2012 yılında Avrupa’nın önde gelen girişim sermayesi şirketlerinden Cinven tarafından çoğunluk hisseleri satın alınan Pronet Güvenlik, söz konusu yatırımın ardından Türkiye ve uluslararası pazarlara yönelik hedeflerini büyüttüğünü açıklamıştı. Bugün itibariyle Türkiye’de yüzde 60’ın üzerinde pazar payıyla lider konumda bulunan Pronet Güvenlik, geleceğe yönelik planlamalarını 3 yıl içerisinde Avrupa’nın en büyük 3. güvenlik firması olmak hedefiyle oluşturuyor.

Pronet Güvenlik’ten “Gelecek Biziz Manifestosu”

Gerçekleştirilen etkinlikte benzersiz, eksiksiz ve kesintisiz değer yaratılmasının önemine dikkat çekilerek, bu yaklaşımın Pronet Güvenlik’i “Türkiye’nin en beğenilen markası” olma hedefine bir adım daha yaklaştıracağı belirtildi. Pronet Güvenlik’in dünü, bugünü ve geleceğinin ele alındığı “Gelecek Biziz” etkinliğine ünlü sanatçı Ali Poyrazoğlu da gerçekleştirdiği esprili ve eğlenceli sunumla renk kattı.

Pronet Güvenlik’in yürüteceği ve dört ana değer etrafında şekillenen değişim projesinin temel başlıkları “taraftar müşteri yaratmak”, “açık iletişime inanmak”, “işbirliği ve dayanışma içinde çalışmak”, “girişimci bir ruhla çalışmak” olarak belirlenmiş bulunuyor. Tüm Pronet Güvenlik ekibinin paylaştığı Gelecek Biziz Manifestosu, iletişim anlayışından birlikte çalışmaya ve girişimcilik ruhundan müşteri memnuniyetine dek pek çok konuda Pronet Güvenlik kurumsal yaklaşımını şirketin ilk günkü değerlerinin paralelinde yeniden tanımlıyor:

Pronet Güvenlik Gelecek Biziz Manifestosu

Taraftar Müşteri Yaratırız: Müşterimizi insan olarak tanımaya ve anlamaya çalışırız. Bir müşterinin sorununu çözmekten daha önemli işimiz yoktur, çözülememiş her sorundan rahatsızlık duyarız. İyi bir müşteri deneyiminin sadece işimizi doğru yaptığımız zaman değil, sıcak bir ilişki yaşattığımız zaman mümkün olacağına inanırız. Müşterilerimizin beklentilerinin her zaman bir adım ötesine geçerek fark yaratmaya inanırız.

Açık İletişime İnanırız: Güven ortamının devamı için dürüstlüğe ve açık iletişime önem veririz. Her görüşün farklı da olsa tartışılması gerektiğine inanırız. Birbirimizi gerekçelerle birlikte eleştirir, birbirimizi dinlemeyi ve birbirimizden öğrenmeyi isteriz.

İşbirliği ve Dayanışma İçinde Çalışırız: Adil bir yaklaşımla her problemi çözebileceğimize inanırız. Karşımızdakini önyargısız dinler, birbirimizi anlamak ve empati göstermek için çaba harcarız. Birbirimizin uzmanlığına saygı gösteririz. Yetki vermekten ve yetki alıp kullanmaktan korkmayız.

Girişimci Bir Ruhla Çalışırız: Hayal etmeyi, ezber bozmayı, yenilikçi olmayı ve hür düşünmeyi alışkanlık haline getiririz. İşimizi sahiplenir, sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getiririz. İşimizi daha iyi yapabilmek için mücadele ederiz. Dinamiğiz; hızlı karar verir, kararları hayata hızlı geçiririz. Bir fikri hayata geçirmenin en az fikri yaratmak kadar önemli olduğuna inanırız. Hata yapmaktan korkmayız; hatalarımızdan öğrenmeye ve hataları tekrarlamamaya odaklanırız. Değişimleri gerçekleştirecek cesaret ve beceriye sahip bir takımız.

Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Johnson Controls’de Türkiye ve Hazar Bölgesine Yeni Genel Müdür

Yayın tarihi

-

Kariyerine Metrans Makine’de ve Grundfos Pompa’da satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarıyla başlayan makine mühendisi Alp Yılmaz, son 6 yıl boyunca Wilo Türkiye’de küresel büyüme stratejileri ile satış planlarının yürütülmesi ve iş geliştirme alanlarında aktif rol oynadı.

Genel Müdürü Alp Yılmaz

Johnson Controls hakkında

Dünya çapında bir milyondan fazla projede, enerji verimliliğini artıran, işletme maliyetlerini düşüren ürünler, hizmetler ve çözümler sunan Johnson Controls, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Havalandırma, iklimlendirme, soğutma ve bina yönetim sistemlerinde lider ekipman, otomasyon ve servis sağlayıcısı olan Johnson Controls, 131 yıllık tecrübesi ve sektörün geleceğine yön veren Ar-Ge çalışmalarıyla partnerlerine daha rahat, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya sunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.

Yayın tarihi

-

İki dev şirket imza attıkları stratejik işbirliği anlaşmasıyla Türkiye’nin en büyük havayolu şirketinin ve ülkemizin havacılık ve uzay sanayinin gelişimine katkı sağlayacak.
Türk Hava Yolları ve Boeing 70 yıllık işbirliklerinin bir devamı olarak bugün, Türk Hava Yolları’nın sektördeki uzun vadeli liderliğini pekiştirmenin yanı sıra, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki teknolojik kabiliyetini de artıracak bir işbirliği anlaşmasına imza attılar. Anlaşmada Türk Hava Yolları ve Boeing, Boeing’in Türk endüstrisine hâlihazırda yapmakta olduğu kayda değer yatırımı daha da genişletecek birçok potansiyel yeni işbirliği alanı içeriyor.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı ve Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner anlaşmayı, Türk Hava Yolları yöneticilerinin bir yeni Boeing 777-300ER (Extended Range) ve iki adet yeni nesil 737-800’ün teslimatı için Seattle’a yaptıkları ziyaret sırasında imzaladılar.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı, “Türk Hava Yolları, dünyanın önde gelen havayollarından biri olma konumunu filosuna, ürünlerine ve uçuş hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar ile güçlendirmiş ve yolcu sayısı rakamlarında etkileyici bir artış yakalamıştır. Bugünkü imza ile havacılık endüstrisinin önde gelen markalarından biri olan ana ortağımız Boeing ile mevcut köklü ilişkimizi daha da derinleştirmiş oluyor. Türk Hava Yolları’nın büyümesini sürdürmek için yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ser22
Connor ise, “Boeing, Türk Hava Yolları ile mevcut güçlü ilişkisini, her iki şirketin de kârlı büyümesine ve Türkiye’nin uzun dönemli gelişimine katkıda bulunacak şekilde daha da ilerletmekten gurur duymaktadır. Boeing ve Türk Hava Yolları, karşılıklı güçlü yönlerini tamamlayacak yeni ve her iki taraf için de faydalı iş olanaklarını birlikte belirleyip geliştireceklerdir ” dedi.

Türkiye genelindeki tedarikçiler Boeing Ticari Uçaklarının 5 ayrı programının tamamını Türk yapımı parçalarla ve yılda 120 milyon USD’den fazla olduğu değerlendirilen iş hacmiyle, halen desteklemektedir. Bu güçlü endüstriyel bağlara ilaveten Boeing ve Türk Hava Yolları, birçok farklı uzun dönemli işbirliği alanı belirlemişlerdir. Bunların arasında geliştirme ve eğitim, Türkiye’nin havacılık sanayiinin uluslararası alanda rekabetçi olmasını sağlayacak faaliyetler ve Türkiye’nin araştırma ve teknoloji kabiliyetleri ile havacılık ve uzay altyapısına destek de yer almaktadır.

Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki ilişkinin, 1945’te ilk DC-3/C-47 uçaklarının teslimatına dayanan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Türk Hava Yolları jet çağına, 1960’lı yılların sonunda DC-9, DC-10 ve Boeing 707 uçaklarını kullanmaya başlaması ile geçiş yapmıştı.

Türkiye’de sivil havacılığın önü açıldıktan sonra ülke içinde kurulan birçok yeni havayolu şirketi de Boeing 727, 757, MD-80 ile en modern 737 ve 777 uçaklarına filolarında yer verdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraklerinden Turkish Technic, Boeing 737 uçakları için, bölge ve dünyadaki düzenleyici kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış dünya çapında bir bakım merkezidir.

Boeing, 1940’lı yılların ortalarından bu yana Türkiye ile uzun vadeli ve karşılıklı faydalar sağlayan bir ilişki sürdürmektedir. Ticari jet uçakları sağlamanın yanı sıra Boeing aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir savunma ürünleri tedarikçisi ve Türk havacılık ve uzay sanayiinin güvenilir bir ortağıdır.

Haberin Devamı

Haberler

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlara çeki düzen getirildi

Yayın tarihi

-

 

Kentsel dönüşümde uygulamadan kaynaklanan duraksamaların önlenmesi için Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri değişti. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören yeniden düzenlenen Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Prof. Dr. Gürsel Öngören yapılan değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “kervan yolda düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti. Öngören Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişiklikleri şöyle özetledi:

Değişiklikler kapsamında, öncelikle riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlarda çalışacak personel ile ilgili yeterlilik ve eğitim şartları arttırıldı. Artık daha nitelikli ve özel eğitim almış mühendisler bu tespitleri yapabilecek.

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlar; eğer gerçeğe aykırı olarak, risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi veyahut mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması ya da yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış iseler lisansları iptal edilecek. Böylece riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara çeki düzen verildi.

Artık inşaat halinde olup ikamet edilmeyen, metruk, yıkık ve yapı bütünlüğü bozulmuş binalara risk raporu düzenlenmeyecek. Bu yapılar %17 KDV muafiyeti ve tapu ve inşaat harcı muafiyeti şeklindeki toplamda yaklaşık %23’e varan kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanamayacak. Bazı kişiler kentsel dönüşüm fırsatçılığı yapıp, yeni inşaatlarda devleti %23 gelir kaybına uğratıyordu. Bu kaçak önlendi.

Kiracıların risk tespit raporlarından haberdar edilmesi sistemi getirildi. Yönetmelik değişikliği ile mal sahiplerine risk tespit raporu ile ilgili durumu kiracılarına da bildirmek yükümlülüğü getirildi. Böylece kiracılar da 60 ve 30 günlük yapıyı boşaltma sürelerinden haberdar olduğundan hazırlıklarını yapabilecek.

Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşümde birden fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete taksit ile ödeyebilecek. Eski düzenlemede vatandaşın alacağı mülke katkı payı peşin olarak devlete ödeniyordu.

Apartman ve sitelerde çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya müteahhide karar alınması aşamasındaki noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini toplantıya davet etme zorunluluğu kaldırıldı. Bu tip toplantılar iadeli taahhütlü posta ile çağrı gönderilerek veya elden imza ile davet yazısı verilerek yapılabilecek. Böylece halkımız gereksiz masraftan ve zaman kaybından kurtuldu.

Tapunun elinde olan, kentsel dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il müdürlüklerine verildi.

Zemini riskli alanlarda inşaat yasağı sebebiyle, buradaki arsalarda bulunan imar haklarının başka arsalara transferine olanak tanındı. Arsa sahibi buradaki imar hakkını başka bir yerdeki arsada kullanabilecek.

Daha önce vatandaşlarla tapu idarelerini karşı karşıya bırakan, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yeni dairelerin ve işyerlerinin ilgililere tapudan devri esnasında tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği tartışması çözüldü. Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılan daire ve dükkanların, sahiplerine veya müteahhide devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki diğer harçlar alınmayacak.

Prof.Dr.Gürsel Öngören yapılan bu değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “Kervan Yolda Düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti.

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com