Connect with us

Otomotiv

Otomotiv sektöründe talep ikinci el’e kayacak

Yayın tarihi

-

Aydın Erkoç: ‘’Sıfır araçların tedariki ile ilgili yaşanan sıkıntılar, pandemi sebebiyle tüketici alışkanlıklarının değişmesi ve yaz aylarının gelişiyle ikinci el otomobil satışlarında hareketlilik başlayacaktır’’

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, pandemi ile birlikte üretim, tedarik ve tüketici alışkanlıklarında yaşanan değişikliklerin otomotiv sektörünü derinden etkilediğini belirtti. Sektörün durumu ve geleceği hakkında önemli açıklamalar yapan Erkoç, sektör paydaşlarına da tavsiyelerde bulundu.

Koronavirüs (Kovid19) salgını sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüm sektörlerin zora girdiğini, ikinci el otomotiv sektörünün de bu salgından olumsuz etkilendiğini ifade eden Aydın Erkoç, otomobil satış rakamlarını değerlendirirken, dünyada ve Türkiye’de normalleşmenin başlamasıyla yaz ayları itibariyle ikinci el otomobile talebin artabileceğini belirtti.

2020’nin ilk üç ayının satış rakamlarını değerlendiren Erkoç ‘’Şu an satışlar azaldığı için ikinci el otomobil fiyatlarının yükselişi de durdu. Ancak geçen senenin ilk üç ayıyla kıyaslarsak bu sene ikinci el araç piyasası daha hareketli. 2019’un Mart ayında otomotiv satışları 456 bin 674 adet iken, 2020’nin Mart ayına baktığımızda satışlar 501 bin 921 adet olarak gerçekleşti. Ancak 2020’nin Şubat ayında 611 bin 314 adet olan ikinci el piyasasında pandeminin etkisiyle Mart ayında ciddi bir düşüş yaşandı’’ diye konuştu.

 ‘’Sıfır araç arzındaki problemlerden dolayı talep ikinci el otomobile kayacaktır’’

Bu süreçte dövizdeki artışların ve sıfır otomobil üretiminin de durmasıyla araç tedarikinde yaşanan olumsuzlukların ikinci el araç ticaretini etkileyeceğini belirten Erkoç şunları kaydetti:

‘’ Tüm dünyada salgının hızla yayılması ve üretim yapılan ülkelerin de zor bir dönemden geçmesi otomotiv şirketlerinin de üretimi durdurmasına sebep oldu. Otomotiv firmalarının birçoğu Nisan ayının sonu itibariyle üretime başladılar, ancak dünya genelindeki tüm fabrikaların tam randımanlı bir şekilde üretime başlamaları Haziran, Temmuz ayı gibi olacaktır. Üretime başlayan sıfır araçların ülkemize lojistiği ve satışa başlaması Ağustos, Eylül, Ekim aylarını bulabilecektir. Bu göstergeler bize sıfır araçların temininde bu yıl zorlukların olabileceğini gösteriyor. Pandemi sonrası dünyadaki tüm sektörlerde olduğu gibi ulaşımda da bireyselleşme olacağını göz önünde bulundurursak tüketicilerin bireysel otomobil alımlarının artacağını, sıfır araç arzındaki problemlerden dolayı da tüm talebin ikinci el araca kayacağını düşünüyorum. Ayrıca değişen tüketici alışkanlıklarıyla araç kiralama, araç paylaşımı, toplu taşıma gibi ulaşım türlerine talebin düşeceğini öngörüyor, bunun da ikinci el otomotiv sektörünün potansiyelini artıracağını düşünüyorum.’’

‘’Sektördeki paydaşlarımız bu süreci iyi değerlendirmeli’’

İkinci el sektörünü değerlendirirken sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli geliştirmeleri için sektör paydaşlarına da tavsiyelerde bulunan Erkoç, ‘’Bu süreçte meslektaşlarımıza sermaye yapılanmalarını güçlendirmelerini, müşteri memnuniyeti ve satıcı-alıcı arasında güven problemlerinin giderileceği mekanizmaları kullanmalarını, teknolojik alt yapıyı aktif bir şekilde kullanmalarını, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine önem vermelerini, sektöre yeni giriş yapmış olan ya da yapabilecek olan global firmalarla rekabet edebilmeleri için gerekli olduğundan uygun şartlarda konsolide olmalarını tavsiye ediyoruz’’ diye konuştu.

‘’Devletimizden destek bekliyoruz’’

İkinci el otomotiv sektörünün katma değer yaratan, dövizin ülke içinde kalmasına destek veren, milyonlarca kişiye istihdam sunan ve sanayisinden noterine, maliyesinden finans kurumlarına kadar yaklaşık 45 sektöre girdi sağlayan büyük bir sektör olduğunun altını çizen Erkoç, ‘’Devletimizden bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerimizin korunması ve devamlılığın sağlanması adına gerekli hukuki ve yasal mevzuatların bir an önce faaliyete geçirilmesi adına destek bekliyoruz. Firmalarımızın daha çağdaş normlarda ticaret yapabilmesini sağlayacak lokasyonları temin edilmesi en büyük beklentimizdir’’ dedi.

Ticaret Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen ve sektöre bir standart getirecek olan ikinci el araç ticaretinde yetki belgesi alma zorunluluğunun Ağustos ayına kadar uzatıldığını hatırlatan Erkoç ‘’İkinci el araç ticaretini kurumsallaştırıp, kayıt dışılığı ortadan kaldıracak olan yetki belgesi süresinin tekrar uzatılmamasını umuyor, sektör olarak heyecanla bekliyoruz’’ diye konuştu.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Otomotiv

MASFED‘in yeni CEO’su Vedat Güler oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye genelinde 70 bini aşkın motorlu araç satıcısını temsil eden, ikinci el otomotiv sektörünün tek çatı kuruluşu olan Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED), 30 yıl boyunca otomotiv sektörünün hemen her kademesinde üst düzey yönetici olarak önemli görevler alan Vedat Güler ile el sıkıştı.

Otomotiv sektörüne Hyundai ile adım atan, akabinde Doğuş Otomotiv’in kuruluş sürecinde yer alan, 14 marka sorumluluğunun yanı sıra 500’ün üzerinde noktadan oluşan bayi yönetimi ve denetimi süreçlerini kuran yöneten, deneyim ve tecrübesiyle markanın stratejik planlama çalışmalarında da etkin görev yapan Vedat Güler, MASFED öncülüğünde ikinci el otomotiv sektörüne ilişkin yapılacak projelerle sektöre katkı sağlamaya devam edecek.

Doğuş Otomotiv’de 25 yıl boyunca aktif ve etkin olarak görev yapan Güler, bu çatı altında Volkswagen, Audi, Porsche, Seat, Scania ve DOD markalarının operasyonel ve denetleme süreçlerinde büyük başarılara imza attı. TÜV kapsamında BER ve Bayi Kalite Denetleme süreçlerini yöneten ve dijital showroom projelerine öncülük eden Güler, Volkswagen AG tarafından Golden Pin Ödülü’ne layık görülmüştü.

Haberin Devamı

Otomotiv

Üçay mühendislik Türkiye’yi hızlı şarj ağı ile donatmaya hazır

Yayın tarihi

-

Yazar:

Dünyaca ünlü elektrik ve endüstriyel güç yönetim sistemleri üreticisi EATON, elektrikli araç şarj istasyonları çözümleri için Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Üçay Grup ile çalışacağını duyurmuştu. Türkiye’nin 81 ili ve yüzlerce lokasyonunda hizmet veren Üçay Grup, hızlı şarj istasyonlarını ülkenin dört bir yanında yaygınlaştırmayı hedefliyor.

TOGG projesinin hız kazanmasıyla Türkiye’nin elektrikli araçlar için ihtiyacı olan hızlı şarj istasyonlarının altyapısı konuşulmaya başlandı. Türkiye’nin 81 ilinde, 56 şube ve yüzlerce bayisi bulunan Üçay Grup, dünyaca ünlü güç yönetim firması Eaton ile anlaşarak, elektrikli şarj istasyonlarını ülke çapında yaygınlaşması için hazırlıklarını tamamladığını duyurdu.

Geçtiğimiz Ekim ayında imzalanan anlaşmayla Üçay Grup, elektrikli araçların şarj istasyonları satışında ve servisinde tek yetkili haline gelmişti.

‘Şarj istasyonu yatırımları henüz yeterli seviyede değil’

TOGG projesinde tasarımların ortaya konulduğunu, 2023 yılının ilk çeyreğinde üretime başlanacağını hatırlatan Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, “Elektrikli araçların yaygınlaşmaya başlamasıyla, elektrikli araçların kullanımı için şart olan şarj istasyonlarına yapılan yatırımlar artmaya başladı. Şarj istasyonlarının sayısı yapılan yatırımlarla artsa da henüz yeterli sayıda değil. Eaton ile imzaladığımız anlaşma sonrası elektrikli araçlar için hayati önem taşıyan elektrikli şarj istasyonlarını ülkemize getirmeye başladık. Tüm satış ve satış sonrası temsilciliğini üstleneceğiz.” diye konuştu.

‘Ülkemize en verimli ürünleri getiriyoruz’

Türkiye’nin elektrikli şarj istasyonu yatırımları için yabancı kaynağa ihtiyaç duymadığını belirten Turan Şakacı, “Eaton, elektrikli şarj istasyonları konusunda dünyada öncü olmuş bir firma, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki elektrikli araç potansiyelini gördüğünü ve bunun için yatırıma hazırlandığını görüyoruz. Ancak Türkiye kendi kaynaklarıyla ülkenin dört bir yanında elektrikli şarj istasyonları kurabilir. Dünyanın bu konudaki en verimli ürünlerini kullanıma açarak Türk yatırımcılarının bu alanda rahatlıkla hareket edebilmelerine olanak tanıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TOGG’un potansiyeline inanıyoruz ve yatırımlarımızı hızlandıracağız’

Elektrikli araçların 1990’ların sonu, 2000’lerin başında yaşadığımız cep telefonlarının yükselişine benzer bir şekilde otomotiv sektörünü dönüştüreceğini vurgulayan Turan Şakacı, “Türkiye’nin dönüşümü henüz başında fark edip yatırımlarını bu yönde gerçekleştirmesi, elektrik araçlara dönüşümün ülkemizde daha hızlı gerçekleşeceğine dair inancımızı güçlendiriyor. Bu inançla Üçay Grup olarak 2022 yılı için ilk etapta 1 milyon dolarlık yatırımla elektrikli şarj istasyonlarının sayısını artırmayı hedefliyoruz. Büyük şehirlerimizden başlayarak, Türkiye’nin her yerine istasyon kurulmasını sağlayacak teknik altyapıya, servis desteğine, ürüne ve iradeye sahibiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Haberin Devamı

Otomotiv

Sahte far lambaları ile trafikteki güvenliğinizi riske atmayın

Yayın tarihi

-

Yazar:

Sürüş güvenliği için üstün bir görüş en önemli kriterlerin başında geliyor. Özellikle gece sürüşlerinde görüş, güvenlik için hayati önem taşıyor. Sürücülerin kalitesiz, kısa ömürlü, sahte far lambalarına karşı dikkatli olması gerektiğini hatırlatan OSRAM, sahte far lambalarının görüş problemlerine hatta kazalara yol açabileceğini hatırlatıyor.

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden OSRAM, far lambalarının sürüş güvenliği üzerindeki etkilerine değinerek, sürücüleri sahte far lambaları konusunda dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. OSRAM Türkiye Otomotiv Satış Müdürü Can Sürücü, sahte far lambalarının trafikte sürücüler, araçlar ve yayalar için büyük risk yaratabileceğini belirtiyor. 

Kullanım ömrü boyunca daha maliyetli 

Dengesiz ışık, farklı renk ve tutarsız parlaklıklarıyla sahte ya da E sertifikasız lambaların trafikteki sürücüler ve yayalar için geçici körlük riskine yol açabileceğini aktaran Can Sürücü, “Orijinal olmayan far lambası kullanmak hem kendi hayatınızı hem de trafikteki diğer sürücü ve yayaların canlarını tehlikeye atmaktır. Üretimde standartları karşılamayan, kalite ve güvenlik testlerinden geçirilmemiş far lambaları, ayrıca araçta kısa devreye yol açarak aracın birçok sisteminin bozulmasına hatta aracın yanmasına dahi yol açabilir. Orijinaline kıyasla oldukça kısa bir kullanım ömrü sunan sahte far lambaları, sürekli yenilenen alım maliyetleriyle kullanım ömrü boyunca orijinalinden de daha pahalıya gelmekte, ayrıca trafikte yarattığı güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir.” dedi. 

Bozuk far lambaları trafik cezasına yol açıyor

Farların trafikte önemli bir güvenlik kriteri olduğunu ve kanun koruyucuların bu konuda taviz vermediğini belirten Can Sürücü, “Araçlara yapılan zorunlu muayenelerde far ayarlarına bakılıyor ve bu kontrolden geçemeyen araçlar trafiğe çıkamıyor. Ayrıca trafikte aniden bozulan far lambaları trafik cezası almanıza da yol açıyor. Tüm bu cezaları orijinal far lambası kullanılarak bertaraf edebilir, trafik ve can güvenliği sağlanabilir. OSRAM olarak ürünlerimizde model ve kullanım alışkanlıklarına bağlı 10 yıla kadar garanti sunuyoruz. Onlarca güvenlik ve uygunluk testlerinden sonra satışa çıkarıyoruz. Böylece güvenli sürüş ve trafik güvenliğine katkı sağlıyoruz” diye konuştu. 

OSRAM ürünlerinin orijinalliği QR kod ile web sitesinden kolayca kontrol edilebiliyor 

Müşterilerini düşük kaliteli, kısa ömürlü sahte ürünlerden korumayı amaçlayan OSRAM, 2015 yılında OSRAM Güven Programını hayata geçirdi. HID Xenon teknolojisiyle üretilen ampullerle 2015 yılında başlayan Güven Programı’na 1 Aralık 2019 itibariyle tüm 2’li ambalajlı Halojen ve Xenon OSRAM ürünleri de eklendi. Yenilenen OSRAM ürün kutularında yer alan güvenlik bandrolleri ve QR kodları okutularak ya da ürüne ait 7 haneli ürün kodu web sitesinde sorgulatılarak ürünün orijinalliğinden kolayca emin olunabiliyor.

Haberin Devamı
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com