Connect with us

Otomotiv

Otomotiv ihracatı Mayısta 1 milyar 203 milyon dolar oldu

Yayın tarihi

-

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv endüstrisi Covid-19 salgınının etkisinin sürdüğü mayıs ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 56 düşüşle 1 milyar 203 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Bununla birlikte ihracatın lider sektörü, mayıs ayında nisana kıyasla daha iyi bir performans sergileyerek en kötünün geride kaldığının ipuçlarını verdi.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Mayıs ayında Ramazan Bayramı tatili nedeniyle işgünü sayısının dört gün az olması da ihracat rakamlarına olumsuz yansıdı. Bununla birlikte nisan ayında bıraktığımız aylık bazda ihracat liderliğini mayısta geri aldık” dedi.

Türkiye otomotiv endüstrisinin ihracatı, Covid-19 salgınının etkisinin sürdüğü mayıs ayında nisan ayına göre daha iyi bir performans sergiledi ancak geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 56 düştü. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre, sektör ihracatı mayısta 1 milyar 203 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin toplam ihracatında yine ilk sırada yer alan sektörün ihracat payı da yüzde 12 oldu. Sektörün yılın ilk beş ayındaki ihracatı ise yüzde 33 düşüşle 8,8 milyar dolar olarak kayda geçti.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Mayıs ayında Ramazan Bayramı tatili edeniyle işgünüsayısının dört gün az olması da ihracat rakamlarına olumsuz yansıdı. Bununla birlikte nisan ayında bıraktığımız aylık bazda ihracat liderliğini mayıs ayında geri aldık” dedi.

Ürün gruplarındaki düşüşler yüzde 50’nin üzerinde

Mayıs ayında binek otomobil ihracatı yüzde 52 azalarak 474 milyon dolar olurken, tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 57 düşüşle 451 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 63 kayıpla 145 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı da yüzde 64 düşüşle 73,5 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisinin en büyük pazarı olan Almanya’ya ihracatta yüzde 60 azalma görülürken, yine önemli pazarlardan Romanya’ya yüzde 56, İtalya’ya yüzde 60, Fransa’ya yüzde 71, Rusya’ya yüzde 51, Birleşik Krallık’a yüzde 76 ve ABD’ye de yüzde 72 ihracat düşüşü görüldü. Mayısta binek otomobillerde önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 46, Almanya’ya yüzde 33, İtalya’ya yüzde 87, Birleşik Krallık’a yüzde 47, İspanya’ya yüzde 55 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde Slovenya ve Belçika’ya ihracat yüzde 6’şar arttı. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 84, İtalya’ya yüzde 71, Birleşik Krallık’a yüzde 37, Slovenya’ya yüzde 46 ve Fransa’ya yüzde 57 ihracat düşüşü görüldü. Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise Fransa’ya yüzde 73, Almanya’ya yüzde 47, İtalya’ya yüzde 92 ve Romanya’ya yüzde 91 ihracat düşüşü görüldü.

Almanya’ya ihracat yüzde 57 geriledi

Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya ihracat mayısta yüzde 57 gerileyerek 182 milyon dolar olurken, ikinci büyük pazar olan Fransa’ya yüzde 55 düşüşle 144 milyon dolar, Birleşik Krallık’a yüzde 53,5 azalışla 81 milyon dolar ihracat yapıldı. Yine önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 76, İspanya ve Romanya’ya yüzde 56’şar, Polonya’ya yüzde 55, Hollanda’ya yüzde 52, ABD’ye yüzde 81 ihracat düşüşü yaşandı.

AB’ye ihracat yüzde 55 düştüÜlke grubu bazında en büyük pazar olan Avrupa Birliği Ülkeleri’ne ihracat mayısta yüzde 55 düşüşle 925 milyon dolar oldu. AB Ülkelerinin sektörün toplam ihracatından aldığı pay yüzde 76,9 olarak gerçekleşti. Geçen ay Afrika Ülkelerine ise yüzde 66, Ortadoğu Ülkelerine de 53 ihracat düşüşü yaşandı.

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv

Otomotiv sektöründe talep ikinci el’e kayacak

Yayın tarihi

-

Yazar:

Aydın Erkoç: ‘’Sıfır araçların tedariki ile ilgili yaşanan sıkıntılar, pandemi sebebiyle tüketici alışkanlıklarının değişmesi ve yaz aylarının gelişiyle ikinci el otomobil satışlarında hareketlilik başlayacaktır’’

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, pandemi ile birlikte üretim, tedarik ve tüketici alışkanlıklarında yaşanan değişikliklerin otomotiv sektörünü derinden etkilediğini belirtti. Sektörün durumu ve geleceği hakkında önemli açıklamalar yapan Erkoç, sektör paydaşlarına da tavsiyelerde bulundu.

Koronavirüs (Kovid19) salgını sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüm sektörlerin zora girdiğini, ikinci el otomotiv sektörünün de bu salgından olumsuz etkilendiğini ifade eden Aydın Erkoç, otomobil satış rakamlarını değerlendirirken, dünyada ve Türkiye’de normalleşmenin başlamasıyla yaz ayları itibariyle ikinci el otomobile talebin artabileceğini belirtti.

2020’nin ilk üç ayının satış rakamlarını değerlendiren Erkoç ‘’Şu an satışlar azaldığı için ikinci el otomobil fiyatlarının yükselişi de durdu. Ancak geçen senenin ilk üç ayıyla kıyaslarsak bu sene ikinci el araç piyasası daha hareketli. 2019’un Mart ayında otomotiv satışları 456 bin 674 adet iken, 2020’nin Mart ayına baktığımızda satışlar 501 bin 921 adet olarak gerçekleşti. Ancak 2020’nin Şubat ayında 611 bin 314 adet olan ikinci el piyasasında pandeminin etkisiyle Mart ayında ciddi bir düşüş yaşandı’’ diye konuştu.

 ‘’Sıfır araç arzındaki problemlerden dolayı talep ikinci el otomobile kayacaktır’’

Bu süreçte dövizdeki artışların ve sıfır otomobil üretiminin de durmasıyla araç tedarikinde yaşanan olumsuzlukların ikinci el araç ticaretini etkileyeceğini belirten Erkoç şunları kaydetti:

‘’ Tüm dünyada salgının hızla yayılması ve üretim yapılan ülkelerin de zor bir dönemden geçmesi otomotiv şirketlerinin de üretimi durdurmasına sebep oldu. Otomotiv firmalarının birçoğu Nisan ayının sonu itibariyle üretime başladılar, ancak dünya genelindeki tüm fabrikaların tam randımanlı bir şekilde üretime başlamaları Haziran, Temmuz ayı gibi olacaktır. Üretime başlayan sıfır araçların ülkemize lojistiği ve satışa başlaması Ağustos, Eylül, Ekim aylarını bulabilecektir. Bu göstergeler bize sıfır araçların temininde bu yıl zorlukların olabileceğini gösteriyor. Pandemi sonrası dünyadaki tüm sektörlerde olduğu gibi ulaşımda da bireyselleşme olacağını göz önünde bulundurursak tüketicilerin bireysel otomobil alımlarının artacağını, sıfır araç arzındaki problemlerden dolayı da tüm talebin ikinci el araca kayacağını düşünüyorum. Ayrıca değişen tüketici alışkanlıklarıyla araç kiralama, araç paylaşımı, toplu taşıma gibi ulaşım türlerine talebin düşeceğini öngörüyor, bunun da ikinci el otomotiv sektörünün potansiyelini artıracağını düşünüyorum.’’

‘’Sektördeki paydaşlarımız bu süreci iyi değerlendirmeli’’

İkinci el sektörünü değerlendirirken sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli geliştirmeleri için sektör paydaşlarına da tavsiyelerde bulunan Erkoç, ‘’Bu süreçte meslektaşlarımıza sermaye yapılanmalarını güçlendirmelerini, müşteri memnuniyeti ve satıcı-alıcı arasında güven problemlerinin giderileceği mekanizmaları kullanmalarını, teknolojik alt yapıyı aktif bir şekilde kullanmalarını, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine önem vermelerini, sektöre yeni giriş yapmış olan ya da yapabilecek olan global firmalarla rekabet edebilmeleri için gerekli olduğundan uygun şartlarda konsolide olmalarını tavsiye ediyoruz’’ diye konuştu.

‘’Devletimizden destek bekliyoruz’’

İkinci el otomotiv sektörünün katma değer yaratan, dövizin ülke içinde kalmasına destek veren, milyonlarca kişiye istihdam sunan ve sanayisinden noterine, maliyesinden finans kurumlarına kadar yaklaşık 45 sektöre girdi sağlayan büyük bir sektör olduğunun altını çizen Erkoç, ‘’Devletimizden bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerimizin korunması ve devamlılığın sağlanması adına gerekli hukuki ve yasal mevzuatların bir an önce faaliyete geçirilmesi adına destek bekliyoruz. Firmalarımızın daha çağdaş normlarda ticaret yapabilmesini sağlayacak lokasyonları temin edilmesi en büyük beklentimizdir’’ dedi.

Ticaret Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen ve sektöre bir standart getirecek olan ikinci el araç ticaretinde yetki belgesi alma zorunluluğunun Ağustos ayına kadar uzatıldığını hatırlatan Erkoç ‘’İkinci el araç ticaretini kurumsallaştırıp, kayıt dışılığı ortadan kaldıracak olan yetki belgesi süresinin tekrar uzatılmamasını umuyor, sektör olarak heyecanla bekliyoruz’’ diye konuştu.

Haberin Devamı

Otomotiv

Yüzde 100 Türk otomobili hayal değil

Yayın tarihi

-

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirdiği ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşmasında, kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceğini paylaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile perakende, otomotiv, telekomünikasyon ve tüketici elektroniği gibi farklı alanlarda deneyimleri olan Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu Grubu’nun sinerjisi ve daha önce Türkiye’de benzeri olmayan bir iş birliği modeliyle kurulan TOGG, otomotivin mobilite ekosistemine dönüştüğünün habercisi ilk ön gösterim araçlarını ülkemiz ve dünya sahnesine çıkardı.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) 2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden C-SUV modelinin ön gösterim versiyonunu tanıttı. Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde gerçekleşen Yeniliğe Yolculuk Buluşmasında C-SUV modeliyle birlikte bir de C- Sedan konsepti gösterildi.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018’de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra tasarım ve mühendislik çalışmalarının geldiği noktayı gösteren ilk ön gösterim aracını ve Sedan konseptini gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Bursa’nın Gemlik ilçesinde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerinde 5 farklı model üretecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Üyeleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu hissedarları, İş dünyası temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluğuyla gerçekleşen buluşmanın sonunda sahneye çıkan Türkiye’nin ilk otomobilleri büyük bir coşku ve beğeniyle karşılandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün de öncülerinden olacak.

Projenin hemen başında 2 ayrı özgün patenti kayda geçirerek iddiasının altını çizen TOGG, birçok ‘ilk’ ve ‘en’leri ile de Türkiye’de mobilite ekosisteminin akıllı cihazlar etrafında gelişimi harekete geçirecek. Üretime başlayacağı 2022 yıllı itibariyle de Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi olarak endüstride yerini alacak.

Yarım asırlık hayale bir adım daha yaklaştık

TOBB Başkanı ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin yarım asırlık hayaline bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “2017’de TOBB Genel Kurulu’nda sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık ve babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun, verdiğimiz sözün arkasındayız. Otomotiv sektörü kabuk değiştiriyor. Ve bizim için yeni bir fırsat penceresi açılıyor. 1960’larda bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobili yapamamıştık. Bugüne kadar çok denedik, çok konuştuk ama başaramadık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız.”

Bir otomobilden fazlasını yapıyoruz

“Niye Türkiye’nin otomobili diyoruz biliyor musunuz?” diyen Hisarcıklıoğlu, “Çünkü sadece üretilmeyecek, markası da bizim olacak, patenti de bizim olacak, tasarımı da bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendisleri çalıştıracağız. Allah’ın izni, milletimizin inancı, sonra Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. 2022’de de inşallah ilk aracımızı hep birlikte banttan indireceğiz. İşte bu yüzden, Türkiye’nin Otomobili, sadece yerli marka araba yapmak değildir. Türkiye’nin Otomobili bir otomobilden daha fazlasıdır. Türkiye’nin Otomobili meydan okumadır. Türkiye’nin Otomobili teknolojik dönüşümdür, küresel markadır, 20 bin ilave istihdamdır, 7,5 milyar dolar daha az cari açıktır. Gayri safi milli hasılaya 50 milyar dolar katkıdır.”

Dönüşüm daha yeni başladı

Yeniliğe Yolculuk buluşmasında otomotivin mobilite ekosistemine dönüşümünü anlatan TOGG CEO’su M. Gürcan Karakaş da, dünyada oyunun kurallarının değiştiğine vurgu yaparak ‘Türkiye’nin Otomobili’ projesine doğru zamanda ve doğru yerde start verildiğini söyledi. Teknoloji alanında, sosyal alanlarda ve düzenleyici kurumların kararlarında etkisi yoğun

biçimde hissedilen mega trendlerin otomobili ev ve işten sonra yeni bir yaşam alanına dönüştürdüğünü ifade eden Karakaş, “Bu dönüşümle otomotivdeki kâr havuzları el değiştiriyor. Sektörde büyüme talep bazlı mobilite, veri bazlı iş modelleri, otonom ve paylaşım çözümleri gibi daha kârlı yeni işlerden gelecek” diye konuştu. Karakaş, “Dünyada elektrikli ve bağlantılı otomobil yarışında herkes yolun başında. Bu yarışta çevik, yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz de doğru zamanda doğru yerdeyiz” diye sözlerine devam etti.

Üretecekleri ilk aracın bir SUV olduğunu belirten Karakaş, bunun nedenini ise şöyle anlattı:

Dünyada ve Türkiye’de son 5 yılda en hızlı büyüyen ve gelecek 5 yılda en hızlı büyüyecek segment SUV. Bunun yanında Türk tüketicilerinin sahip olmayı en fazla istediği ancak yerli alternatifin yok denecek kadar az olduğu bu segmentin beğenilen bir marka oluşturmak için en uygun başlangıç olduğunu biliyoruz.”

Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’nin

Türkiye’nin Otomobili’nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının yüzde 100 Türkiye’ye ait olduğunu belirten M. Gürcan Karakaş, “Profesyonel bir bütünlükle, Türkiye’nin küresel markasını ortaya çıkarmak için var gücümüzle ve dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz. Daha yola çıkarken 15 yıllık yol haritamızı adım adım planladık. Ortalama iş tecrübeleri 10 yılın üzerinde, işinin ehli, işine adanmış, küresel tecrübesi olan, ağırlıklı mühendislerden kurulu bir ekip oluşturduk. Her geçen gün büyüyen ekibimiz 114 kişiye ulaştı. Çevik, hızlı kararlar alabilen bir organizasyon oluşturduk ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimseyerek, her faaliyetimizde pazar ve kullanıcı beklentilerine kulak veriyoruz. Ülkemizin tüm tecrübe ve yetkinliklerini önemsiyoruz. Varsa ülkemizdeki, ülkemizde henüz yoksa dünyadaki en iyi iş ortaklarını bulup onlarla kendi mühendislerimizin yönetiminde iş birliği yaptık, yapmaya devam ediyoruz. En önemlisi, dünyanın önemli oyuncularını inceleyerek ve kıyaslayarak belirlediğimiz “olmazsa olmaz başarı kriterlerinden” taviz vermeden yol alıyoruz. Yeni bir otomobil markasını inşa ederken aynı zamanda küresel bir marka ortaya çıkarıp dünya ile rekabete giriyoruz. Geniş ürün gamıyla, tasarımsal cazibesi, teknolojik yetenekleri, endüstriyel gücü ve kültürümüzden ilham alan detayları ile Türkiye’nin Otomobili’ne kavuşacağız” dedi.

Teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için ülkelerde uygulama platformlarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Karakaş “Otomobilin akıllı bir cihaza dönüşmesi sürecinde ortaya çıkacak yeni teknoloji ve yeni iş fikirlerinin uygulanabilmesi, kullanıcılara ulaştırılabilmesi için bir platform haline geleceğiz. Teknolojinin zirvesinde gezinen, mühendisliği ile meydan okuyan, Türkiye’nin üretim gücü ve yetkinlikleriyle ortaya çıkan ‘Türkiye’nin Otomobili’ etrafında oluşacak mobilite ekosistemimiz birçok yeni iş modellerini ve girişimleri tetikleyecek. Bunun dünyada da ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Cep telefonundaki dönüşüm otomobilde de yaşanıyor

Türkiye’nin Otomobili’nin, beraberinde bir mobilite ekosisteminin oluşmasına da olanak sağlayacağını söyleyen M. Gürcan Karakaş, “Müşteri beklentileri değişiyor, cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşümünde yaşananlar otomobil dünyasında yineleniyor. Otomobil akıllı bir cihaza, yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Bu trendi gözeterek geliştirdiğimiz otomobilimiz

bir teknoloji platformu olarak birçok sektörde yeni girişimlerin uygulama alanı olacak ve dünyaya açılmalarının önünü açacak” diye konuştu.

Karakaş, “Klasik otomotiv endüstrisi, yerini daha güvenli, verimli, zaman kazandıran ve ulaşım bütünlüğü sağlayan mobilite ekosistemine bırakıyor. Klasik dünyanın büyük otomotiv şirketleri dönüşmekte zorlanırken daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı TOGG’un da içinde yer aldığı yeni girişimlerin otomotiv endüstrisinin kâr havuzundan alacağı pay her geçen gün daha fazla artıyor. TOGG Türkiye’de tedarik sanayiinin de dönüşerek geleceğin mobilite dünyasında varlığını sürdürmesine öncülük ederek katkıda bulunuyor” dedi.

Konuşmasında küresel bir marka oluşturma hedeflerini de ifade eden TOGG CEO’su Karakaş, tıpkı üründe olduğu gibi marka çalışmalarına da pazar araştırmasıyla başladıklarını, hedef kitleyi belirleyip müşterilerin beklentilerini bilinçaltı boyutunda anlamak için ileri araştırmalar yaptıklarını anlattı. “Marka özümüzü bu doğrultuda tanımladık” diyen Karakaş, “Şu anda

marka adını belirleme ve test etme aşamasındayız, önümüzdeki yılın ortasına kadar da tamamlayacağız. Özgün, güçlü, özgüvenli, dönüşen, dönüştüren, samimi ve yenilikçi bir öze sahip olması gereken marka ismini belirlerken çekici, kültürel ve global dile uygun ve tescil edilebilir olması önemlidir” şeklinde konuştu.

“TOGG tasarım ekibinin yanında deneyimli tasarımcı Murat Günak da vardı”

TOGG’un ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşması sunumunun sonunda, ilk kez gün ışığına çıkan Türkiye’nin Otomobili’nin tasarım sürecini de anlatan Gürcan Karakaş, tasarım hedeflerini ve aracın teknik tanımını pazar araştırmalardan çıkan sonuçlara dayanarak 6 kişilik TOGG ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirterek “Hem başlangıçta yerli ve yabancı 18 olan tasarım evi sayısının 3’e indirilmesinde, hem nihai tasarım temasının oluşumunda hem de bu temayı 3 boyutlu hale getiren Pininfarina’nın seçimi sürecinde dünyaca ünlü tasarımcımız Murat Günak’tan destek aldık. Kültürümüzden ilham alarak geliştirdiğimiz ve sahibi olduğumuz özgün tasarımımızı eylül ayında uluslararası boyutta tescil ettirdik” dedi.

  1. Gürcan Karakaş sözlerinin sonunda, #Yeniliğeyolculuk’un aynı zamanda #YeniLige yolculuk olduğunu ve TOGG’un küresel mobilite dünyasının yeni liginde Türkiye’yi gururla temsil edecek ilk şirket olacağını vurguladı. Sözlerini “Yeniliğe yolculuğumuza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz, yeni lige hoş geldiniz” diye tamamladı.
Haberin Devamı

Elektronik

“Mobii” ile geleceğin otomobilleri ve sürüş deneyimi sürücüsüne göre şekillenecek…

Yayın tarihi

-

Intel ve Ford, ortak araştırma programı Mobii ile araç içi kişiselleştirme ve görüntüleme teknolojilerinin geleceğini şekillendiriyor, sezgisel teknolojileri otomobillere uyarlıyor.

Looking_In_Car(2)
• Intel ve Ford, araç içi kameralar ve araç sensörlari için yeni uygulamalar geliştirmeye yönelik bir araştırma projesi için işbirliği yaptıklarını duyurdular.
• Mobii adlı mobil iç mekan görüntüleme sistemi, yüz tanıma yazılımları kullanarak daha gizli, kişisel ve güvenli bir sürüş deneyimi sağlıyor.
• Akıllı telefon uygulamaları aracılığıyla araca uzaktan erişim, araç içinde kalan eşyaların kontrolü ve başka sürücüler için araç kullanma kuralları belirlenebiliyor.

Intel ve Ford, yeni işbirliği ile Nesnelerin İnterneti kavramının önemli alanlarından biri olan otomotiv konusunda yeni fırsatlar yaratmaya devam ediyor. Bu yeni dönemde otomobiller akıllı telefonlarla uzaktan erişim imkanı veriyor, yüz tanıma sistemleriyle sürücüyü tanıyor ve sürüş deneyimini kişiselleştiriyor.

Ortak araştırma projesiyle ortaya çıkan mobil iç mekan görüntüleme sistemi Mobii, araç içi kameralardan ve sensörlerden gelen verileri işleyerek sürücülere tamamen kişiselleştirilmiş bir sürüş deneyimi sağlıyor. Mobii, içindeki yüz tanıma sistemleriyle her sürücüye özel farklı ayarları otomatik olarak araca uygulanıyor.

Mobii ile sesli komut ve hareketlerle otomobilinizi kişiselleştirin
Algısal teknolojileri kullanarak çok daha eğlenceli bir sürüş deneyimi sağlayan Mobii, Ford araştırma mühendisleri ile Intel bünyesindeki antropolog, etnolog ve mühendislerin ortak çalışması. Mobii ile sürücü araca girdiği anda ön tarafta bulunan bir kamerayla yüz tanıma işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında araç içi teknolojiler, kimliği tanımlanan sürücüye göre kişiselleştiriliyor. Mobii araca binen sürücüyü tanıyamazsa, bir fotoğrafını araç sahibinin akıllı telefonuna ileterek onu durumdan haberdar ediyor. Bu sayede araç sahibi kendisinden başka sürücüler için hız limiti, güvenli sürüş kuralları, araç içi ses seviyesi ve mobil telefon kullanımıyla ilgili düzenlemeler yapabiliyor.

Mobii’nin içerdiği hareket tanımlama yazılımları sayesinde sürücü için tamamen algısal bir etkileşim imkanı yaratılıyor. Doğal hareketlerle birlikte kullanılan sesli komutlar ile araç kliması ya da sunroof gibi özellikler basitçe çalıştırılabiliyor.
Intel Nesnelerin İnterneti Bölümü Başkan Yardımcısı Doug Davis, “Teknoloji lideri Intel araç üreticilerinin karşılaştıkları zorlukları anlayarak bu alanda onlara sunduğu çözümlerle büyük bir destek sağlıyor. Mobii projesi de Intel’in Ford ile yaptığı işbirliğinin en büyük göstergelerinden biri” diye konuştu.

Ford Araştırma ve Yeni Teknolojiler Başkan Yardımcısı ve CTO’su Paul Mascerenas da, “Intel ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Mobii araştırmamızla, sürücülerin araç içi teknolojilere nasıl yaklaştığını gözlemleyip onlara daha sezgiye dayalı ve isteklerini karşılayan etkileşimler sunmak istiyoruz. Araç içi görüntüleme sistemleriyle elde edeceğimiz bilgiler, uzun vadede çok daha ileri teknolojiler geliştirebilmemize imkan verecek” dedi.

Haberin Devamı
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com