Connect with us

ENERJI

Maden ihracatı hedefi aştı 5 milyar dolarla rekora ulaştı

Yayın tarihi

-

Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden madencilik sektörü, 2013 yılında ihracatını yüzde 20,67 oranında artırarak 5 milyar 43 milyon dolarlık rekor ihracata imza attı. Dünya ekonomilerini etkisi altına alan tüm olumsuzluklara rağmen, madencilik sektörü 2013 yılı için belirlenen 4,5 milyar dolarlık hedefini aşarak, ihracatını en çok artıran üçüncü sektör oldu. 2014 yılına başarılı bir giriş yapan madencilik sektörünün en fazla ihracat yaptığı ilk beş ülke; Çin, ABD, Irak, Belçika ve İtalya olarak sıralandı. 

Madencilik sektörü, 2013 yılında gerçekleştirdiği rekor ihracat ile Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlamaya devam etti. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) verilerine göre;  2013 yılında Türkiye’nin maden ihracatı, değer bazında geçen yıla oranla yüzde 20,67 artışla 5 milyar 43 milyon dolar, miktar bazında ise yüzde 9,18 artışla 22 milyon 326 bin ton olarak gerçekleşti.

Türk madencilik sektörü yılın son ayında da ihracattaki artış trendini korudu. Aralık ayında 425 milyon 832 bin dolarlık ihracat yapan sektör, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre ihracatını yüzde 7,20 oranında artırdı.

Sektörün en büyük pazarı Çin, 2013’de de konumunu korudu

Madencilik sektörünün en büyük pazarı Çin, 2013 yılında da bu konumunu korudu. Çin’e yapılan ihracat, 2012 yılına göre yüzde 35,69 oranında artışla 2 milyar 467 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde Çin’e en çok ihraç edilen madenler; doğal taşlar, krom cevherleri, bakır cevherleri, kıymetli metal cevherleri ve kurşun cevherleri olarak sıralandı.

Sektörün 2013 yılında en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında; Bulgaristan, Güney Kore Cumhuriyeti, Hollanda, Libya ve Azerbaycan-Nahçıvan ihracat artışlarıyla dikkat çekti. 2012 yılı ile kıyaslandığında; Bulgaristan’a yüzde 171,94 artışla 99 milyon 507 bin dolar, Hollanda’ya yüzde 98,10 artışla 80 milyon 959 bin dolar,  Azerbaycan-Nahçıvan’a yüzde 58,39 artışla 54 milyon 129 bin dolar, Güney Kore’ye yüzde 128,69 artışla 45 milyon 233 bin dolar ve  Libya’ya ise yüzde 80,25 artışla 37 milyon 100 bin dolar maden ihracatı gerçekleştirildi.

Sektör, en çok doğal taş ihraç etti

Maden sektörü ihracatında, 2013 yılında ürün grupları bazında 1 milyar 141 milyon dolarla ilk sırada blok doğal taşlar geldi. 1 milyar 83 milyon dolarla ikinci sırada yer alan işlenmiş doğal taşları ise 508 milyon 749 bin dolarla bakır cevherleri, 450 milyon 366 bin dolarla krom cevherleri, 235 milyon 913 bin dolarla tabii boratlar ve konsantreleri, 202 milyon 208 bin dolarla çinko cevherleri izledi.

Doğal taş ihracatı yüzde 17 arttı

Madencilik sektörünün önemli alt bileşenlerinden doğal taş sektörü ihracatı 2012 yılına oranla yüzde 17 oranında artarak 2 milyar 225 milyon dolar olarak gerçekleşti. Doğal taş ihracatında ilk 5 ülke ise sırasıyla Çin, ABD, Irak, Suudi Arabistan ve Hindistan oldu. Ayrıca bu dönemde Azerbaycan-Nahçıvan, Rusya, Libya, Türkmenistan ve Katar’a yapılan doğal taş ihracatındaki artış da dikkat çekti.

2013 yılı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Özer, “2013 yılı içerisinde gerek ülkemizde gerekse dünya genelinde küresel ekonomiyi doğrudan etkileyecek pek çok sıcak gelişme yaşandı. Bu gelişmeler maalesef birçok sektör için olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Ancak sektör olarak ihracatta yakaladığımız yükseliş ivmesini 2013 yılında da koruduk. 2013 yılı için ihracat hedefimizi 4,5 milyar dolar olarak belirlemiş olmamıza rağmen henüz Kasım ayında 4 milyar 617 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek hedefimizi geride bırakmıştık. Aralık ayı sonunda elde edilen toplam maden ihracat rakamları ile yılı 5 milyar 43 milyon dolarlık ihracatla kapattık. Dünya ekonomileri için zorlu geçen bir yılı hedeflerimizin üzerinde ihracat yaparak tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

İMİB olarak artık 2014 yılı ihracat hedefine kilitlendiklerini belirten Mehmet Özer, “Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisine önemli oranda katkı sağlayan sektör temsilcilerimiz yeni yıl için şimdiden kollarını sıvadı. 2014 yılı ihracat hedefimizi 5 milyar 600 milyon dolar olarak belirledik.  İMİB olarak hedefe ulaşmak için önceki yıllarda olduğu gibi gerek yurt içindeki gerekse yurt dışındaki çalışmalarımıza hiç ara vermeden devam edeceğiz. Üye firmalarımızın da belirlediğimiz hedefi yakalamak için var gücüyle çalışacağına yürekten inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ENERJI

Kontrolmatik Teknoloji 9 Aylık Net Dönem Karını 195,2 Milyon TL Olarak Açıkladı

Yayın tarihi

-

Yazar:

Kurulduğu günden bu yana yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile enerji, proses endüstrisi, ulaşım ve madencilik sektörlerinde projelere özel, uçtan uca dijital çözümler sunan Kontrolmatik Teknoloji bir önceki yıl 70,6 milyon olan net dönem karını yüzde 176  arttırarak 195,2 milyon TL’ye ulaştı.  

Net dönem karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 176 artırarak 195,2 milyon TL’ye yükselttiklerini söyleyen Kontrolmatik Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan;  “Şirketin faiz-amortisman-vergi öncesi karı ise (FAVÖK) 2021 yılının ilk dokuz ayına göre yüzde 338 oranında artarak 346,7 milyon TL’ye yükseldi” dedi.

Yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile müşterilerine özel anahtar teslim çözümler sunan Türkiye’nin önde gelen teknoloji, enerji ve mühendislik şirketlerinden biri olan Kontrolmatik Teknoloji geleceğin sürdürülebilirlik anlayışını bugünden tüm ilke, hedef, iş yönetimi, kurumsal iletişim ve şirket politikalarının tamamına entegre ederek birçok başarılı projeyi hayata geçirmeye ve karlılık oranını arttırmaya devam ediyor.

Yenilikçi ve teknolojik ürünler üreteceğiz

Kontrolmatik Teknoloji olarak 2023 yılında büyüme hedeflerini sürdürülebilir anlayış ile gerçekleştirmeyi planladıklarını söyleyen Kontrolmatik Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan; “Birçok sektöre sunduğumuz mühendislik ve entegrasyon hizmetlerinin yanında sürdürülebilir, karbon nötr ve kendi kendine yetecek bir gelecek için mobil trafo merkezleri, E-House, mobil hibrit enerji üretim üniteleri, yüzer platformlar, enerji depolama sistemleri gibi geniş, yenilikçi ve teknolojik ürünler üreteceğiz. Üreteceğimiz teknolojik ürünler için yakın bir zamanda güzel bir adım attık. Kolaboratif robot, gripper (tutucu), robot uç elemanı üretimi ve entegrasyonunun da faaliyette bulunacak 10 milyon TL’lik başlangıç sermayeli yüzde 75 pay sahibi olduğumuz bağlı ortaklığımız MCFLY Robot Teknolojileri şirketini kurduk” dedi. 

“2023 ilk çeyrekte Pomega Enerji Depolama Teknolojileri fabrikamızı açmayı hedefliyoruz”

2022 yılının başında Ankara Polatlı’da Türkiye’nin ilk özel sektör lityum demir fosfat pil hücresi ve enerji depolama sistemleri fabrika yatırımı ve temel atma törenini gerçekleştiren Kontrolmatik Teknoloji YKB Sami Aslanhan fabrikayla ilgili son gelişmeleri de aktardı.  Bu yıl sonunda inşaat çalışmalarını tamamlamayı ve ilk çeyrek sonunda açılış yapmayı planladıklarını belirten Aslanhan; “Ürettiğimiz ürünler ile yüksek güçte enerji depolama ihtiyacı olan; enerji santralleri, şehir şebekeleri, fabrikalar, ev uygulamaları ve yüksek güç gerektiren forklift, kamyon, iş makinaları, deniz taşıtı ve tren gibi alanlara hitap etmeyi planlıyoruz. Şebeke düzeyinde enerji depolama tesisleri, elektrikli araç şarj destek sistemleri, elektrikli araçlar başta olmak üzere, yeni teknolojik uygulamalar, endüstriyel tesislere yönelik enerji depolama çözümleri, yenilenebilir enerji uygulamaları, mesken uygulamaları ve ada kurulumları yapılacak. Kapasitemiz açılışta ilk olarak 500 MWh olacak.  Yıl sonuna kadar ise diğer fazın devreye alınmasıyla 2 GWh yıllık kapasiteye yaklaşacağız. 2024’te ise yıllık kapasite olarak 2.25 GWh’ı geçmeyi hedefliyoruz. Fabrikamız belirlenen hedeflere ulaştığında sektörün artan enerji talebine cevap verecek hale gelecek” dedi.”

Düşük karbonlu enerji sistemine geçişi destekliyoruz

Türkiye’de hızla artan enerji talebine karşılık enerjide sürdürülebilir bir gelişme rotası oluşturulabilmesi, düşük karbonlu bir enerji sistemine geçişin desteklenmesi ve temiz enerjinin yaygınlaştırılması alanında da Ar-Ge çalışmalarının devam edeceğine dikkat çeken Aslanhan; “Sunacağımız yüzer platform çözümleri ile buharlaşmayı azaltıp, su kaynaklarımızı korumayı amaçlıyoruz. Hedefimiz fosil yakıta olan ihtiyacı azaltıp, yenilenebilir enerji kullanımını yüzer platform çözümleri artırmak. Amacımız yenilenebilir enerjiden daha fazla faydalanmayı sağlamak ve kaynaklarımızı korumak” ifadelerini kullandı.

CGE Evaluation tarafından yapılan değerlendirmede Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) performans puanının 10 üzerinden 7,95 olarak belirlendiğini belirten Aslanhan; “Kontrolmatik Teknoloji olarak içinde bulunduğumuz sektörde sürdürülebilir yönetişimde örnek ve öncü olabilecek firmalar arasında seçildik. Aynı zamanda TÜV SÜD tarafından belirlenen derecelendirme sisteminde sürdürülebilirlik yönetimimiz 10 üzerinden 7,57 puan belirlenerek ‘Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifikası’ almaya hak kazandık” dedi.

Kontrolmatik Teknoloji MSCI Small Cap Türkiye Endeksi’ne dahil edildi

Kontrolmatik Teknoloji’nin küresel endeks sağlayıcısı MSCI Small Cap Türkiye Endeksi’ne dahil edildiğini açıklayan Aslanhan; “Bazı uluslararası fonlar portföylerini MSCI endeksine paralel olarak yönetiyorlar. Bu sebeple bu listede olmak bizim için oldukça önemliydi. Kontrolmatik Teknoloji olarak MSCI Small Cap Türkiye Endeks listesinde yer almaktan ve uluslararası yatırımcıların Türk şirketlerine olan ilgilerine katkı sunacağımızdan dolayı mutlu ve gururluyuz. Saha Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. firması tarafından hazırlanan Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne uyumun değerlendirilmesine ilişkin rapora göre Kontrolmatik Teknoloji’nin Kurumsal Yönetim Notu 9,36 oldu.” diyerek sözlerini sonlandırdı. MSCI tarafından yapılan açıklamada söz konusu endeksle ilgili değişikliklerin 30 Kasım 2022 seans kapanışı sonrası uygulanacağını belirtildi.

Sektörde mevcut insan kaynağını hedefleyen akademi kuracağız

2023 yılında istihdam alanında belirleyici hedefler koyduklarını belirten Aslanhan; “Şu an iştirak şirketlerimizle yüzde 60’dan fazlası mühendisten oluşan 400’den fazla kişiye istihdam sağlıyoruz. Hedefimiz bu istihdamı 750’nin üzerine çıkarmak. Sektörde nitelikli insan kaynağı bulma konusunda sorun yaşamadığımızı söylemek doğru olmaz. Özellikle pandemi süreciyle beraber Türkiye’de IT, yazılım ve donamım sektöründe nitelikli genç yetenekli arkadaşların yurt dışına göçü başladı. Bununla birlikte yurt içinde de sektörümüzde bu alanlarda mevcut insan kaynağı konusunda olan talep gün geçtikçe artmaya başladı.

Bizler de Kontrolmatik Teknoloji olarak özellikle Türkiye’de yazılım, güç elektroniği gibi alanlarda nitelikli eleman yetiştirerek sektörde bu alanda artan mevcut insan kaynağını karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda da şirket içerisinde kendi akademimizi kurarak kendini geliştirmiş ve yetenek sahibi genç arkadaşlarımıza destek sağlayacağız” açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı

ENERJI

Füzyondan net enerji 2025’te elde edilecek, 2030’da şebekeye verilebilecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Enerji alanında dünyada çığır açma potansiyeline sahip füzyon enerjisi, Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen “Füzyon Enerjisi ve İnovasyonu Hızlandırmak” başlıklı seminerde ele alındı.

Dünyada bu alanda en önde gelen çalışmalara imza atmakta olan MIT Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi Direktörü Prof. Dr. Dennis G. Whyte, füzyon teknolojisinde 20-30 yıllık süreçlerin artık, geliştirdikleri yenilikçi teknoloji çözümleri ile 2-3 senelik sürelere çekildiğini belirtti. Prof. Whyte, çalışmalarında ilk iki aşamayı başarıyla tamamladıklarını söyleyerek, 2025 yılında füzyondan net enerji elde edilmesini ve 2030 yılında da enerjinin şebekeye verilmesini hedeflediklerini anlattı.

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı:
“Füzyon teknolojisi, temiz enerji geleceği için çok önemli”

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici:
“Füzyon teknolojisinin Türkiye’deki ilk tanıtımını yapıyoruz”

Sabancı Üniversitesi IICEC Direktörü Bora Şekip Güray:
“Rekabetçi füzyon, Türkiye gibi net ithalatçı enerji piyasaları için çok değerli kazanımlar sağlayabilir”

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), öncü analitik çalışmaları, hazırladığı raporlar ve düzenlediği konferanslarla enerji ve iklim alanlarında en yeni gelişmeleri Türkiye gündemine taşımaya devam ediyor. IICEC’in alanında dünyanın sayılı isimlerinin katılımı ile gerçekleştirdiği konferans serisi kapsamında  bu kez de enerji alanında çığır açma potansiyeline sahip füzyon enerjisi ele alındı.

Plazma bilimi ve füzyon alanında bilim dünyasının en önemli ismi

“Füzyon Enerjisi ve İnovasyonu Hızlandırmak” başlıklı seminer kapsamında, plazma bilimi ve füzyon alanında bilim dünyasının öncü isimlerinden Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi Direktörü olan Prof. Dr. Dennis G. Whyte, IICEC tarafından düzenlenen semineri için Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın özel daveti ile Türkiye’ye geldi.

Misyonunu dünyaya füzyon gücü sağlamak olarak belirlemiş  bir şirket olan özel füzyon girişimi Commonwealth Fusion Systems (CFS) ile iş birliği içinde, kompakt, ileri teknolojili, bir füzyon enerjisi çözümü olan SPARC füzyon projesini yöneten Prof. Dr. Dennis G. Whyte, The Seed Sakıp Sabancı Müzesi’nde düzenlenen seminerde geleceğin en önemli enerji çözümlerinden biri olarak görülenfüzyon enerjisini, füzyon teknolojisindeki son gelişmeleri ve geliştirdikleri teknolojinin başarı faktörlerini ve yakın gelecek için somut hedeflerini anlattı.

Füzyon enerjisi üretmeye yönelik çok yenilikçi ve çok daha hızlı bir yöntemle bu alanda çığır açan, aynı zamanda ilgili  çalışmaları ile 2018’de füzyonun gelişimini hızlandırmada olağanüstü liderlik nitelikleri sergileyen kişilere verilen Fusion Power Associates (FPA) Yönetim Kurulu Liderlik Ödülü’nü de alan Prof. Dr. Dennis G. Whyte’ın, konuşmacı olduğu özel seminere, iş dünyası ile enerji ve iklim çevrelerinden seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

“Füzyon teknolojisi, temiz enerji geleceği için çok önemli”

Etkinlikte ev sahibi olarak yer alan Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, füzyon enerji teknolojisinin temiz enerji geleceği için çok önemli olduğunu vurguladı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Energy Initiative (MIT Enerji Girişimi) Danışma Kurulu’nda yer aldığı için füzyon enerjisi teknolojisini yakından takip ettiğini belirten Güler Sabancı, bu alanda yapılan çalışmaların dünyanın önde gelen bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Dennis G. Whyte aracılığıyla IICEC ev sahipliğinde anlatılmasından mutluluk duyduğunu ifade etti.

“Füzyon teknolojisinin Türkiye’deki ilk tanıtımını yapıyoruz”

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici seminerde yaptığı konuşmada, “Sabancı Üniversitesi olarak, dünyanın en önde gelen üniversitelerinden biri olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün Enerji Girişimi ile birlikte çok yenilikçi bir teknolojinin Türkiye’deki ilk tanıtımını yapıyoruz. Prof. Dr. Dennis Whyte’ın bize anlattığı füzyon teknolojisi önümüzdeki yüzyıllarda insanlığın enerji ve gelişimini kökten değiştirebilecek potansiyele sahip. En az 50-60 seneden beri konuşulan ancak bir türlü başarılamayan bir sonucun artık bize çok yakın olduğunu gösteriyor. Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ve MIT Enerji Girişimi ile kurulan ilişki yıllardan beri devam ediyor. Sabancı Üniversitesi için yeni bir adım olmaktan ziyade yılların birikiminin bir sonucu olduğunu söyleyebilirim. Burada IICEC’in ne kadar önemli bir rol oynadığını da görüyoruz. Bilim dünyasının önemli ismini IICEC etkinliğinde ağırlamaktan ve bundan sonraki çalışmalara dahil olmaktan mutluluk duyuyoruz” açıklamasında bulundu.

“2025’te füzyondan ilk net enerji elde edilecek, 2030’da şebekeye verilecek”

“İçinde bulunulan mevcut durum ve küresel gelişmelere bakıldığında füzyon daha önce düşündüğümüzden çok daha yakın. Bu da demektir ki; iklim değişikliği ile mücadele ve enerji güvenliği için  füzyonu ticari, uygulanabilir bir enerji çözümü olarak öne çıkaran teknolojileri acilen geliştirmemiz gerekiyor. Atılım yaratan buluşlarımızdan önce füzyonun uzun yıllar sonra gerçekleşeceği düşünülüyordu. Şimdi ise füzyona sadece dört yıl var. Bu da bize, bu yeni enerji kaynağını uygulama konusunda önemli bir fırsat da sunuyor” açıklamasında bulunan MIT Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi Direktörü Prof. Dr. Dennis G. Whyte, füzyonun önemi ve yaptıkları çalışmalar hakkında şunları söyledi:

“Füzyon teknolojisinin gerçek anlamda hayata geçebilmesi için hükümetler, araştırma kuruluşları, bilim insanları, iş dünyası ve özel yatırımcıların bir araya gelmesi gerekiyor. Onlarca yıllık kamu finansmanıyla oluşturulan bilimsel gelişimilkelerinin,yenilikçi teknik ve organizasyonel modellere dönüştürülmesi önemli.. Bunun başlıca örneği, özel füzyon endüstrisinin yakın zamanda ortaya çıkması ile birlikte  füzyonun geliştirme süresini kısaltmak ve ekonomik olarak rekabetçi bir ürün üretmek için çözümlere odaklanan şirketlerdir.

Bunun önemli bir örneğini de biz MIT ve özel sektör ortağı Commonwealth Fusion Systems olarak gerçekleştiriyoruz. Bu plan, süper iletken mıknatıslardaki yıkıcı teknolojiyi ve köklü füzyon bilimini, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir fark yaratmak üzere bilim insanları, akademi, iş dünyası ve yatırımcılardan oluşan yenilikçi işbirliği modelleri ile hayata geçiyor.

MIT olarak yürüttüğümüz projede füzyon enerjisinin şebekeye verilerek kullanıma sunulması 4 aşamada gerçekleştiriliyor. İlk aşama olan Alcator C-Mod’u gerçekleştirdik ve ikinci etapta TFMC sarmal aşamasını tamamladık. 5 Eylül 2021’de gerçekleştirdiğimiz test sonuçlarından olumlu sonuç aldık. Şimdi üçüncü aşamada doğrudan net enerji elde etmek üzere Boston yakınlarında SPARC tesisleri inşaatı 2025 yılında tamamlanarak hizmete girecek. Son olarak ARC aşamasıyla füzyon enerjisini şebeke üzerinden kullanıma açmayı hedefliyoruz.

Artık 20-30 yıllık süreçler yok. 2-3 yıl sonrasından bahsediyoruz. Eski kurallar artık geçerli değil. Şimdi yeni bir ufuk ve yakın gelecekten söz ediyoruz.. Belki de önümüzdeki 10 yıllık süre içerisinde füzyon enerjisini çok daha farklı şekilde konuşacağız. Birçok enerji sorununu da bu sayede aşmış olacağız” dedi.

“Rekabetçi füzyon, Türkiye gibi net ithalatçı enerji piyasaları için çok değerli kazanımlar sağlayabilir”

IICEC’in kamu-sanayi-akademi başarı üçgeni modeli ile daha güvenli ve temiz enerji geleceğine katkı sunmaya devam ettiğini belirten IICEC Direktörü Bora Şekip Güray, daha güvenli ve daha temiz enerji geleceğine ilişkin çalışmalarda füzyon teknolojisinin son dönemde giderek daha fazla öne çıktığını belirtti. Bu alanda liderlik ettiği teknolojik çözümlerle dünyanın önde gelen bir projesine imza atan MIT Plazma Bilimi ve Füzyon Merkezi Direktörü Profesör Whyte’ı Sabancı Üniversitesi IICEC olarak Türkiye’de konuk etmiş  olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Güray, sürdürülebilir füzyon çözümlerinde sağlanacak gelişmelerin, enerji ve iklim geleceği için kritik olacağının altını çizdi. Güray, enerji güvenliği, iklim değişikliği ile mücadele ve enerji ekonomisi alanları değerlendirildiğinde, tüm bu faktörler içerisinde füzyonun, global enerji dengelerini dönüştürücü potansiyeline dikkat çekerken, rekabetçi füzyonun Türkiye gibi enerji talebi büyüyen ve enerjide net ithalatçı olan enerji piyasaları için gelecekte ayrıca çok değerli kazanımlar sağlayabileceğini ifade etti.

Haberin Devamı

ENERJI

Performansa Dayalı Sözleşmeler ile karbonsuz ekonomi

Yayın tarihi

-

Yazar:

Enspire Kreatif Enerji Çözümleri karbon tüketmeden enerji verimliliği sağlamayı mümkün kılıyor. Performansa Dayalı Sözleşmeler de karbonsuz ekonomi için en önemli yatırım araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği yatırımlarının hız kazanmasının Enspire Kreatif Enerji Çözümleri’nin Performansa Dayalı Sözleşmeleri ile mümkün olduğunu ifade eden Enspire Kreatif Enerji Çözümleri Direktörü Volkan Gerdan, “Performansa Dayalı Sözleşmeler ile enerji giderlerinden elde edilen tasarrufları kullanarak, tasarımdan finansmana, devreye alma ve işletmeye kadar tek sözleşmeyle tüm süreci yöneterek işletmelere tasarruflarını garanti altına alma ve risklerden ziyade performansa odaklanma imkânı sağlıyoruz” dedi.

  1. Şirketinizi çok kısa bir şekilde tanıtıp genel olarak enerji verimliliğine yönelik ne gibi çalışmalar yürüttüğünüzü anlatır mısınız? Bu çalışmalarla nasıl bir enerji tasarrufu sağlıyorsunuz ya da imkânı sunuyorsunuz?

Entek Elektrik Üretimi A.Ş., 1995 yılında yatırım çalışmalarına başlamış bir enerji şirketi. Bugün Hidroelektrik Santrallerimizin toplam kurulu gücü 265 MW, Doğalgaz Çevrim Santralimizin kurulu gücü 111,8 MW ve Rüzgar Enerjisi Santralimizin kurulu gücü ise 60 MW. Yani toplam kurulu kapasitemiz 437 MW.

Aynı zamanda toptan ve perakende pazarlarında elektrik satışı ve ticaretinin büyük oyuncularından biriyiz.

Enspire Kreatif Enerji Çözümleri ise, 2020 yılında Entek Elektrik çatısı altında kuruldu. Burada, sanayi kuruluşları ve ticari binalarda enerji tüketimlerinde dönüşüm getirecek enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji gibi yerinde enerji üretimi projeleri üretmeyi hedefliyoruz.

Performansa Dayalı Sözleşmeleri gerçekleştirmek üzere Enspire Kreatif Enerji Çözümleri olarak iş ortağımız olan ESCO’lar (energy service company / enerji hizmet şirketi) ile birlikte hareket ediyoruz. Tüm enerji kaynaklarında yakıt fark etmeksizin hem enerji dönüşümü hem de karbonsuz ekonomiye yönelik sonuçlar üretmeyi hedefliyoruz. Dünyada enerji yatırımları alanında payı her geçen gün artan ESCO modelini esas alan bir yaklaşım ile hareket ediyoruz.

Performansa Dayalı Sözleşmeler oluştururken projeyi, ne kadar büyük bir enerji tasarrufu oluşturacağına ve karbon emisyonunda ne kadarlık azaltma yaratacağına göre ele alıyoruz. Enerji verimliliği ve yerinde enerji üretimini aynı anda gerçekleştirdiğimiz projelerimiz bulunuyor. Dolayısıyla her bir projede farklı enerji tasarrufu rakamları sunuyoruz.

  1. Firma olarak 2021 yılında özellikle enerji verimliliğine yönelik yaptığınız (yeni ürün, tesis, proje gibi çalışmalarınız hakkında bilgi vererek) söz konusu çalışmalar müşterilerinize nasıl bir enerji tasarrufu imkânı sundu?

Enspire ve İş Ortakları aynı anda birden çok ve farklı projeyi hayata geçiriyor.

Bir yanda Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) üyesi olan bir müşterimizin yatırım yapmadan giderleri düşüren Tasarruf Paylaşımı Sözleşmesi ile basınçlı hava kompresörlerinin atık ısısından elde edilecek sıcak su ile doğal gaz tüketiminden ciddi bir tasarruf elde etmesini sağlıyoruz.

Diğer yanda da bir ofis bloğunun ısıtmada kazan dönüşümü ve blok genelinde sistem sıcaklık optimizasyonunu içeren bir proje yürütülüyor. Projeyle doğal gaz tüketiminde önceki sisteme göre yaklaşık yüzde 20’nin üzerinde tasarruf elde edilecek.

Sanayinin farklı alanlarında enerji verimliliği ve çatı üstü güneş enerjisi sistemi projelerimiz sürüyor.

  1. Türkiye’de enerji verimliliğine yönelik çalışmalar şu an ne düzeyde? Türkiye’de enerji verimliliğinin artırılması amacıyla kamu ve özel sektöre düşen görevleri ve bu konudaki önerilerinizi kısaca aktarır mısınız?

Paris İklim Anlaşması ile birlikte karbonsuz ekonomi Türkiye’nin gündeminde daha çok yer bulmaya başladı. Bu anlaşma ile ülke olarak küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmayı hedefleyen programa biz de ülke olarak katkıda bulunacağımızı taahhüt ediyoruz. Burada kamunun alacağı önlemler kadar sanayicilerimizin atacağı adımlar da çok önemli. Tüm paydaşların ortak hareket etmeleri ile verimlilik yatırımları, Türkiye’nin taahhüdünü destekleyecektir.

Enerji verimliliğinde devlet destekleri dünya çapında hep piyasa oluşturucu ve sektör geliştirici olmuştur. Gerçekleştirilen mevzuat değişikliği ile ticari binalar ve hizmet sektörünün de Verimlilik Artırıcı Proje destekleri kapsamına alınmış olmasını önemsiyoruz; zira artık yatırımların hızlanmasının zorunlu olduğu döneme giriyoruz ve bu tip teşvikler hepimizin işini kolaylaştırıcı etkiye sahip.

Performansa Dayalı Sözleşmeler, şirketlerin enerji giderlerinde elde edilen tasarruflar sayesinde yatırımların kendi kendilerini finanse etmesine izin vererek, firmalara kaynaklarını ihtiyaç duydukları diğer alanlara kaydırma esnekliği sağlıyor.

Eklemek istedikleriniz…

ESCO modeli, tüm dünyada kullanımı her geçen gün yaygınlaşan bir model. Bu modelde şu anda Çin ve ABD öncü görülüyor. Enspire Kreatif Enerji Çözümleri olarak bu modeli Türkiye’de tabana yayma amacıyla yola çıkan ilk şirketlerdeniz. İklim krizinin etkilerinin yaşamı tehdit ettiği bu dönemde, birçok iyi fikir ve projenin, sadece finansman önceliğine sahip olmadığı için ötelenmesini engellemeliyiz. Bunun ülkemiz için öneminin farkında olduğumuz iddiasındayız. Kendi kendine finansman sağlayan ve sözleşme süresince tasarrufları garanti eden Performansa Dayalı Sözleşmelerin yakın zamanda Türkiye’de yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Ayrıca karbon emisyonunu azaltan bu model, daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakılmasına yardımcı oluyor.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com