Connect with us

Haberler

Logosuz lüks ürünler tercih ediliyor

Yayın tarihi

-

“Lüks Ürünler Dünya Pazarı Bahar 2013” araştırmasına göre küresel lüks ürün pazarı 200 milyar dolara ulaştı. 5 yılda rakamın 250 milyar dolara çıkacağı öngörülürken, tüketicilerin artık logosuz, en kaliteli malzemeden yapılan ve büyük zanaatkârlık isteyen lüks ürünlere ilgi gösterdiği ortaya çıktı.

16 Temmuz 2013; Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlık şirketlerinden Bain & Company tarafından yapılan “Lüks Ürünler Dünya Pazarı Bahar 2013” araştırması, küresel lüks ürün pazarının 200 milyar dolara ulaştığını ortaya çıkardı. 2012 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10 artış gösteren lüks ürün pazarının, 5 yıl içerisinde 250 milyar dolara çıkması beklenirken, tüketicilerin tercihler de değişti. Lüks ürün tüketicileri artık logosuz, en kaliteli malzemeden yapılan ve büyük zanaatkârlık isteyen özel ürünlere ilgi gösteriyor. Türk tüketicilerinin lüks ürün harcamalarına bu yıl da devam edeceklerini belirten Bain & Company İstanbul ofisinin ortaklarından Serhan Nadir, “Türkiye’deki lüks harcamalardaki büyüme oranları Avrupa’dan çok, Orta Doğu’daki büyüme oranlarına benzeyecek” dedi.

Lüks ürünler yükselen orta sınıfı hedefliyor

Bain & Company’nin raporunda lüks tüketim alışkanlıklarındaki değişiklere de değiniliyor. Rapora göre artık Dubai, Güney Doğu Asya, Avustralya gibi bölgelere gitmeyi tercih eden zengin turistler harcamalarında daha bilinçli davranıyorlar.

Rapora göre her sene yüksek gelir grubunda yer alan, ancak en üst zenginler kategorisinde olmayan kesim giderek artan oranlarda lüks tüketim için potansiyel müşteri olmaya başlıyor. Bu durum sektörde rekabeti artırırken, lüks ürünler üreten şirketler yükselen üst orta sınıfı da hedeflemeye başlıyor. Sektörde alıcıların daha bilinçli hale gelmesi pazar dinamiklerini etkiliyor.

Logosuz yüksek kaliteli lüks ürünlere talep artıyor

“Lüks Ürünler Dünya Pazarı Bahar 2013” raporuna göre dikkat çeken lüks ürünler de değişim gösteriyor. Artık insanlar logosuz, en kaliteli malzemeden yapılan ve büyük zanaatkârlık isteyen özel lüks ürünlere ilgi gösteriyor. Tekstil kaybettiği ilgiyi geri kazanmaya çalışırken, deri ve aksesuarlar diğer kategorilerin üzerindeki üstünlüklerini koruyor.

Stok rakamları düştüğü ve Çin’deki satış rakamları azaldığı için lüks saate olan ilginin de düştüğü görülüyor. Kozmetik ürünleri ise gelişmekte olan pazarlarda paylarını arttırırken, gelişmiş pazarlarda düşüşe geçiyorlar.

Kriz Avrupa’daki lüks tüketimi de olumsuz etkiliyor

Rapora göre, ekonomik krizin pençesindeki Avrupa lüks tüketim endüstrisi için sorun olmaya devam ediyor. Turizmin yavaşlamasıyla birlikte daha az para harcamaya başlayan turistler nedeniyle, özellikle Güney Avrupa’daki lüks sektörde büyümenin en fazla %2 olacağı öngörülüyor.

Orta Doğu’da ise durum farklılık gösteriyor. Orta Doğu bölgesinin lüks sektörü Dubai ağırlık merkezi olmak üzere yükselirken Rus, Hintli ve Afrikalı müşterilerin lüks ürün taleplerinde artış yaşanıyor.

Bain & Company İstanbul ofisinin ortaklarından Serhan Nadir konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Türkiye’deki lüks pazarının bu sene içinde olumlu bir büyüme göstereceğini düşünüyoruz. Turizmdeki büyümenin belirsizliğini koruduğu bu dönemde, Türk tüketicilerinin lüks ürün harcamalarına devam edeceğini tahmin ediyoruz. Birçok lüks piyasasında birlikte çalıştığımız uluslararası markaların Türkiye’yi büyüme için hedef gösterdiklerini görüyoruz. Türkiye’deki büyüme oranları Avrupa’dan çok, Orta Doğu’daki büyüme oranlarına benzeyecektir.”

ABD lüks sektörü artış trendinde

Avrupa’daki durgunluğa karşılık ABD’de lüks sektörü büyüme gösteriyor. Tüketicinin ekonomiye güveninin yüksek seyrettiği Amerikan kentlerinde yeni mağazalar açılmaya devam ediyor. Fiziksel ve dijital satın almanın başarıyla birleştirilmesi sonucunda ABD lüks sektöründe satışlar artış gösteriyor.

Orta ve Güney Amerika’da (Brezilya ve Meksika) satışlarda gerçekleşen %12’lik büyüme Amerika kıtasında yüzde 5 ila 7 arasında bir büyümeyi destekliyor.

Sektörün geleceğini üç eğilim belirleyecek

Bain & Company gelecekte üç alanda başarılı olacak şirketlerin lüks pazardaki rekabette öne geçeceklerini kaydediyor. Bunların başında müşterilerine özgün bir alışveriş deneyimi yaşatmak geliyor. Lüks pazarında hizmetten memnun kalan müşterilerin birbirlerine ilettikleri görüşler şirketlere önemli avantajlar sağlayacak. Mobil aygıtlar, internet ve mağazalarını tutarlı bir konsept içinde kullanarak müşterilerine özgün deneyimler yaşatan markalar başarılı olacaklar.

Başarının ikinci anahtarı ise perakende sürecinin iyi yönetilmesi olarak değerlendiriliyor. Müşteriler artık formel görünümlü mağazalarla değil davet eden ve kendileri ile etkileşime giren mağaza ve satış kanalları istiyor. Bunu başaran yöneticiler kendi markalarını öne geçirmiş olacaklar.

Bain & Company’e göre başarının üçüncü boyutunu ise müşterinin karşısında markayı temsil eden insan kaynaklarının kaliteli olması oluşturuyor. Mağazalarda ne kadar kaliteli çalışan ve yönetici kullanılırsa rekabet avantajı da o kadar artıyor.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Haberler

Akıllı sel bariyerleri, sel baskınlarının önüne geçecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Küresel ısınma ve buna bağlı olarak değişen iklim koşullarıyla ülkemizde son yıllarda sıkça sel felaketi yaşanıyor. Kırsal alanların yanı sıra şehir merkezlerini de etkileyen sel felaketlerine yine teknoloji çözüm sunuyor. Türkiye’nin bariyer markası Arma Kontrol’ün geliştirdiği, yağmur ve su sensörleriyle desteklediği Sel Bariyerleri, yağmur anında otomatik olarak devreye girerek, can kayıplarının ve maddi kayıpların önüne geçilmesini sağlayacak.

Tamamı Türk mühendislerden oluşan Ar-Ge ekibiyle yüksek güvenlik ürünleri sunan Arma Kontrol, son yıllarda değişen iklim koşullarına bağlı olarak ülkemizde de sıkça yaşanan sel baskınlarını, akıllı sel bariyeri çözümleriyle bir felakete dönüşmeden engelleyecek.

Yağmur sensörü, su seziciler, loop dedektörü gibi teknolojilerle güvenlik seviyesi artırılan ve yağmur anında otomatik olarak çalışan sel bariyerleri, farklı yükseklik ve uzunluk alternatifleriyle fabrikalardan üretim tesislerine, apartmanlardan sitelere kadar istenilen her alana uygulanabiliyor. Sağladığı yüksek mukavemetle, toprak kayması ve erozyon gibi doğal felaketlere karşı kalkan görevi de gören sel bariyeri, riskli kamu alanlarında emniyet ve savunma duvarı olarak da görev alabiliyor.

“Kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz”

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Arma Kontrol Kurucusu ve Genel Müdürü Koray Kartal, “Arma Kontrol olarak her zaman insanlar ve ülkemiz için çalışıyor, onlar için üretiyoruz. Son yıllarda ülkemizde sıkça sel felaketi yaşıyoruz ve birçok canımızı bu felaketlerde yitiriyoruz. Can kayıplarının yanı sıra milyarlarca liralık milli servetimizin de yok oluşunu izliyoruz. Arma Kontrol olarak bu felaketlerin ve kayıpların önüne geçebilmek için sel bariyerleri çözümleri geliştirdik. Bariyerlerimiz ile yaşanan sel felaketlerindeki kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Bu zamana kadar fabrika, depolar ve özel mülkler gibi birçok yerde sel bariyerlerimizin etkinliğini kanıtladık” dedi.

2 metreden 6 metreye kadar seçenek sunuyor

50 cm’den 130 cm’ye kadar değişen yükseklikte, 2 metreden 6 metreye kadar değişen uzunlukta üretilebilen sel bariyerleri, hidrolik ve pnömatik sistemde çalışıyor. Akü desteğiyle olası elektrik kesintilerinde de çalışabilen bariyerin güneş enerjisi desteği de bulunuyor. 4 ila 6 saniye gibi kısa sürede otomatik olarak açılıp kapanabilen bariyer, -25 ila 50 derece arasında sorunsuzca görevini yerine getiriyor. Bariyer GSM, Plaka Tanıma Sistemi, OGS-HGS, Kart Okuyucular gibi her türlü Access Kontrol Sistemi ile entegre olabiliyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk şirketi üç kıtaya madeni yağ ihraç ediyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Özerşah Enerji
Madeni yağ üreticisi Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri, e-ihracat platformu ile Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’i aşkın ülkeye ihracat yaptığını duyurdu.
Madeni yağ üretimi limitlerini artıran Özerşah Enerji, uluslararası hedeflerini gerçekleştirme hedefiyle ihracata yöneldi. Yerli üretici, e-ihracat platformu TurkishExporter ile adım attığı iş birliği sayesinde madeni yağ ihracatını Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’den fazla ülkeye taşıdığına dikkat çekti.
“Dünya standartlarında üretim gerçekleştiriyoruz”
20 yıldır iç piyasanın madeni yağ talebini karşıladıklarını kaydeden Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fetullah Arvas, “2001 yılında kurduğumuz ilk fabrikamızın ardından 2007 yılında Adana’da ikinci fabrikamızla çalışmalarımıza hız verdik. 2015 yılında Kocaeli Dilovası’nda kurduğumuz üçüncü fabrika ile dünya standartlarında üretim gerçekleştirmeye başladık. Otomotiv, sanayi ve endüstriyel yağları, marin yağları, proses yağları, gres yağları, oto bakım ürünleri, organik ve konsantre antifriz gibi ürün sınıflarında üretim ve satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
“Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz”
İhracatta ağırlık vererek kendilerine yeni bir ticari yol seçtiklerini dile getiren Fetullah Arvas, “Hem yurt içi hem de yurtdışı pazarda Monex, Woil ve Hexon markalarımızın kalitesi ve güvenirliliğini daha fazla sayıda tüketiciyle buluşturmak ve markalarımızın bilinirliğini üst seviyelere çıkarmak adına araştırma ve inceleme yaparken TurkishExporter ile tanıştık. Birlikte çıktığımız yol sayesinde bugün Asya, Avrupa ve Afrika’da 15 ülkeye ihracat yapar hale geldik. İhracat hedefimizi daha da büyüterek yolumuza devem edeceğiz. Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz. Aynı zamanda seçkin markaların fason üretimini de başarı ile sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com