Connect with us

Haberler

Kurumsal rekabette önde olma

Yayın tarihi

-

 

Hiç bir kurumun yalnız olmadığı sınırların kalktığı rekabet baskısının yoğun hissedildiği bir dünyadayız. Bu durum insanları, bölgeleri, işletmeleri kırılganlaştırırken bazen de müthiş fırsatlar sunabiliyor. Fırsatları çoğaltmak ve değerlendirebilmek için zayıf yönlerimizi güçlendiren, zihni alt yapımızı doğrularla şekillendiren, iş gören olarak bir parçası olmaktan mutlu olacağımız insani ve rekabetçi (ikilemi yöneten) bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var.

 

Dünyada var olabilmek ve kendimizi anlamlandırmak, sosyal değerlerimizle, ekonomik değerlerimizin uyumuna bağlı. İnsanların yaşamlarında organik olarak ne kadar fazla önemde yer alırsak, toplumlardan gördüğümüz ilgi, destek, statü ve refahımız da benzer ölçüde şirketimize yansır. Bu bağlamda örnek olarak vermek gerekirse, kurumsal sosyal sorumluluğun doğru kullanılması onu bir rekabet aracı haline dönüştürmektedir. Eko sistemimizde, tedarikçinin ahını almayan, müşterinin müşterisini anlayan entegre bir bütün olmak, zihinlerde, gönüllerde tutunabilmek; akıllı çabalar, doğru mesajlar, adımlar gerekiyor.

 

Bu anlamda, kurumsal stratejiler; uzun dönemde karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olarak firma değerini yükseltebilmek, stratejik hedefe varmak için üst yönetim düzeyince izlenen yollardır. Bunlar; tepe yönetimin işletmenin geleceğini düşünerek temel iş alanlarındaki etkinliğini artırarak sürdürmeli mi? Mevcut işlerde devam edilecekse rekabet edebilmek için ne tür stratejiler geliştirmeli türündeki yaşamsal kararları kapsar. Böylece, kaptan köşkünde bulunanlar çeşitlendirme ve çekilme stratejilerinden farklı boyutlarını uygulama konusunda kararlar verir.

 

Yola devam deyip, büyümeye, globalleşmeye yöneldiğinizde, büyük resme, fotoğrafa bakışı, olup biteni, daha iyi anlamak ve yorumlamak için paradigmalarınızı, şemalarınızı değiştirmek durumunda kalabilirsiniz. Uzağı gören gözlüklerinizi takmışsanız ne güzel. Dünya vatandaşı olarak şirketinizi rekabetçi kılan faktörleri globalleştirebilir, rekabetçi konumuna getirirsiniz. Örneğin: İş yapış şekliniz olan iş modelinizi uluslararası piyasalara uyumlu hale getirir, oluşumlara hemen müdahil olur, rekabetçi avantajlarınızı da transfer edebilirseniz küresel oyuncu olabilirsiniz. Bölgenizde kendi yaşam tarzınıza din, tarih ve sosyal yaşam gibi ortak değerlere sahip, kültürel yakınlığınızın olduğu uluslararası bir ticari pazarınız varsa bu yumuşak gücünüz sayesinde pazara nüfuz edebilirsiniz. Ancak, global iş yapmada yerel pazarlardaki ortaklarla ilişkilere (kalitesine, zenginliğine, hassasiyetlere) dikkat etmek gerekir.

 

Kurumların yaşamlarını sürdürebilirlikleri, organizasyonel esneklik ve çevikliklerini artırmalarına bağlıdır. Rekabet edebiliyor olmak, farklı insan profillerini, yetenekleri bir arada etkin yönetmekten, geleceğin gündemini anlamaktan geçiyor. Kapitalizm; bir anlamda trendleri anlama ve stratejik yetenekler savaşına dönüşmektedir.

 

Kurumların rekabetçi olabilmesi

Büyük çapta artan operasyonel verimlilikten ve her ortamda dillendirilen ancak bir türlü özünün ve tekniklerinin çok iyi bilinmediği yüksek innovasyon kapasitesinden geçmektedir. Ayrıca, kurumsal riskleri denetlemek,  olanaklı ise yok etmek rekabetçi yapının sürdürülebilirliği açısından önemlidir.

Kurumsal risk yönetimi olgunluk seviyelerinden maddi kayıpların önlenmesi, karlılığın sağlanmasından sonra gelen ortaklara değer yaratma aşamasına (  bugünün en iyi uygulamalarından gelecekteki en iyi uygulamalar düzeyi olan 4.seviyeye) ulaşmak için çalışmalar yapmak gerekmektedir.

 

Kurum içi stratejik bütünlüğün sağlanmasında ortak bir dil, kültür geliştirmek, değer üretimini tanımlamak; değer ölçütlerinin (süreç iyileştirme, lider yetiştirme vb) ve değer karnesinin (gelir artışları, personel devri, uygulanan tavsiyeler vb) hazırlanması öncelikli bir konudur.

Veri analitiği, veri madenciliği ve sahada hemen kullanabilecek taze müşteri bilgileri başarının ön habercileridir. Verileri örtüştürmek ve konuşturmak önemlidir. Doğru süreçler, doğru sonuçlar doğurur. Şirkette problem çözme, müzakere kültürünü iyileştirme ürün ve hizmetlerimizin layık oldukları değer düzeylerinden talep edilebilmesini, sunulmasını kolaylaştırır. Organizasyon geliştirme teknikleri ve yurt dışında uygulanan altmışa yakın şirket içi dinamikleri harekete geçiren tekniklerden koçluk gibi çok azı bilinmektedir ve uygulanmaktadır.

Rekabet üstünlüğü (maliyet liderliği, farklılaştırma)

Sektörüne, şirketine göre değişmekle birlikte dört niteliği vardır. Değerli ya da az bulunur olmalıdır. Taklit ya da ikame edilememelidir. Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü kaynakları (Hoffman,2000) ; markalaşma, pazar yönelimlilik, organizasyonel öğrenme, yenilikçilik, müşteri değeri, ilişki pazarlama, firma ağlarıdır.

 

İşletmelerin yeniden yapılanmaları çok boyutlu değişim, dönüşüm sürecidir. Sosyolojik, psikolojik analizler gerektirir. Son zamanlarda yaşanan baş döndürücü gelişim, beklentileri de yükseltmiştir. Bireyler, gittikçe hızla, hazla tüket ve yeninin peşine düş mottosuyla hareket eden toplumlara dönüşüyor. Şirketimizin farklılaştırılmış ürün ve hizmetlerini kullanan müşteri görüşlerinden, önerilerinden faydalabilecek chat odaları, geri- ileri bildirim almak için focus gruplar oluşturmayı, tüketici gruplarını biçimlendirmeyi sağlayan  (hedef gruplarımızdaki birikimi ortaya çıkaracak )  dijital pazarlamayı da en üst düzeyde değerlendirmeliyiz.

 

Sürekli değişim gösteren müşteri istekleri, rekabetçiliğin her geçen gün ivmelenmesi sonucu şirket iç dinamiklerinden nasıl en yüksek düzeyde faydalanırız sorusunu gündeme getirmiştir. Kullanılmayan potansiyellerin bilincine varmak, enerjiyi açığa çıkarmak her şirket için yakın gelecekte hayati olacak, bilinen ezberler bozulacaktır. Kurumsal bazı dinamikleri niş haline getirmek, iç yapımızı(gücümüzü) sinerji yaratacak şekilde harekete geçirebilme hiç kuşkusuz şirketimizi geleceğe taşıyacaktır. Ayrıca,  bizi yüksek organik büyüme oranlarına ulaştıracaktır. Kurum varlıklarının en verimli şekilde kullanılarak, değerler üretme kapasitesi en yükseğe çıkarılarak elde edilen kazançlar; eko sistemde şirketin verdiği güvenceler çerçevesince, yasalar ve iş kültürüne uygun şekilde adil ve etkin dağıtılacaktır.

Kurumsal yönetimin her şeyi netleştirmesi çekiciliği artırıp toplum nezdinde itibarı yükseltecektir. Birim liderlerini yetiştiren, organizasyonel yedeklemeyi en uygun şekilde gerçekleştiren insan kıymetleri, işgören, müşteri beklentilerini karşılayarak doyum ve örgütsel bağlılık oluşturacaktır. Çalıştığımız şirket iş yapma ikliminin , moral şartların standartların üzerinde olan organizasyonsa, çalışanlarına değer katarak , müşteriye arzulanan değerleri , müşteri mutluluğu olarak açık menü halinde sunacaktır.. Herkesin iş yapmak , çalışmak için can attığı havalı bir şirket konumuna gelecek, en kaliteli elemanların kariyer seçeneklerinin gözdesi haline dönüşecektir..Ayrıca, rekabetçiliğimizi sıra dışı kulvarlara çekebilecektir. Üst düzey yönetim her zaman iş yapma biçimlerini gözden geçirmeli ve rekabetçi üstünlük alanlarına odaklanmalıdır. Şirket içinde one man showlardan ziyade (acil kararlar dışında) gündemi toplu oluşturacak çok aktörlü karar süreçlerini devreye sokabilmeli ki herkesin çorbada tuzu olsun. Herkes katıldığı olayı sahiplensin, adam yerine konulduğunu hissetsin. Doğal olarak çıkarlar çoğunluğa yansısın, fısıltıların önü kesilsin. Dedikoducuların bizi dillerine, parmaklarına dolayıp, ellerinden kurtulamayacağımız hallere düşmeyelim.

 

Bunun için şirkette özel butik uygulanabilir stratejiler, teknikler geliştirmeli, iş süreçleri tasarlamalı, taktik, teknik ve operasyonel düzeylerde etkinlik iş liderleri öncülüğünde sağlamalıdır. Sürdürülebilirliğin kalıcı olması, rekabette bir adım önde olma isteniyorsa, öğrenme kaynaklarını artırmak, birikim merkezleriyle işbirliği modelini bulup, geliştirecek danışmanlarla çalışmak gerekir. Bazen misafir misafiri, danışman danışmanı sevmeyebilir. Hanım ağalara ve beylere duyurulur. Danişman seçiminde; bizi yanıltacak ön algıları, korkuları kral,  kraliçe koltuğundan indirmemiz gerekiyor. Fırsatların, itici güçlerin elden kaçmaması için bazı kararları yalnız başımıza almamızda faydalar olabilir. Hatırlatmada yarar var. Danışmanda Rambo, beyaz atlı prens değil, sihirli değneği yok. Batır çıkar sizin birikmiş hatta kördüğüm olmuş, arap saçına dönmüş onlarca sorununuzu kısa zamanda çözsün. Makul bir sürede isteğiniz sonucu almazsanız yanaklarından öper,  başarılar diler, gönderirsiniz. Aman dikkat edin. Yaşam bu belli olmaz. Bir gün ona da yolunuz, işiniz düşebilir. Çünkü danışman kendini kısa zamanda çok hızlı yenileyen, yücelten, çevresi geniş, özel mi özel güzel mi güzel sıra dışı olmayı bilen bir insandır. Bir gün sizin için önemli bir yerde muhakkak önünüze çıkar.

 

Bir de unutmadan söyleyeyim. Genelde orta büyüklükteki kobilerde görülür. Biz şu danışmandan faydalanmaya çalıştık memnun kalmadık, dolayısıyla danışmanlara sıcak bakmıyoruz türündeki yakınmalar. Bu tür kişilere söylenecek çok şey var da ben birini yazayım. Nasıl üzerine bir şey satın aldığında en yakışanını (belki en pahalısını) almayı biliyorsan kendini yenileyemeyen kurumlardan üç kuruş destek alacağım diye az deneyimliyi değil en doğrusunu seçmelisiniz.

 

Yazdıklarımı toparlarsam;  önce kayda değer fikirleri küçük düşünce gruplarında şirketin ana hedeflerine göre bir değerlendirmeye tabi tutmalıyız. Büyük lokmaları yenilebilecek boyutlara, tatlara, kıvama getirmeliyiz.  Kaynaklarımız sınırlı olduğundan, şirket amaçlarına uygun en optimal ürün fikirlerini ve şirket tarafından özümsenecek süreçleri analiz ederek firmaya katmak gerekir.

 

Tüm kurumsal uğraşlar sonucu hedef müşteri kesiminizde amaçladığınız algılama değişikliğine ulaşamazsanız, stratejinizi belki de hedeflerinizi değiştirmelisiniz.

Kurumsal rekabette son olarak belirteceğim yarışta kalmamızı etkileyen iki önemli iş ödevimiz var. Ürün ve rakip analizleri. Önümüzü görmemizi sağlar, çok yaşamsal işlerdir. Danışmanlar öncülüğünde (tarafsız gözle) yapılması tavsiye edilir.

Ne yazık ki kendini tatmin için yazılmış, tuzu kuru bazı akademisyenlerin ve yöneticilerin kitaplarındaki swot analizleri önemli piyasa oyuncularından ziyade öğrencilere hitap etmektedir.

Ele aldığım konu geniş. İşin özünü bir yazıya sığdırmak gerçekten zor. Daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri eğitimlerime beklerim. Böyle bir eğitimi de iş işten geçmeden almanızı öneririm.

Nasrettin hocanın eşeğimden düşmeseydim zaten inecektim dediği gibi durumlarla yüz yüze kalmayacağınız, kurumsal rekabette önde olacağınız,  tatlı günler dilerim.

Faydalanılan kaynak: Hoffman ,N,P.,2000. An examination  of the sustainable competitive advantage concept: past,present and future.Academy of  Marketing Science Review,2000,

Yrd.Doç Dr.M.Raci Hoşgör

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Haberler

Akıllı sel bariyerleri, sel baskınlarının önüne geçecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Küresel ısınma ve buna bağlı olarak değişen iklim koşullarıyla ülkemizde son yıllarda sıkça sel felaketi yaşanıyor. Kırsal alanların yanı sıra şehir merkezlerini de etkileyen sel felaketlerine yine teknoloji çözüm sunuyor. Türkiye’nin bariyer markası Arma Kontrol’ün geliştirdiği, yağmur ve su sensörleriyle desteklediği Sel Bariyerleri, yağmur anında otomatik olarak devreye girerek, can kayıplarının ve maddi kayıpların önüne geçilmesini sağlayacak.

Tamamı Türk mühendislerden oluşan Ar-Ge ekibiyle yüksek güvenlik ürünleri sunan Arma Kontrol, son yıllarda değişen iklim koşullarına bağlı olarak ülkemizde de sıkça yaşanan sel baskınlarını, akıllı sel bariyeri çözümleriyle bir felakete dönüşmeden engelleyecek.

Yağmur sensörü, su seziciler, loop dedektörü gibi teknolojilerle güvenlik seviyesi artırılan ve yağmur anında otomatik olarak çalışan sel bariyerleri, farklı yükseklik ve uzunluk alternatifleriyle fabrikalardan üretim tesislerine, apartmanlardan sitelere kadar istenilen her alana uygulanabiliyor. Sağladığı yüksek mukavemetle, toprak kayması ve erozyon gibi doğal felaketlere karşı kalkan görevi de gören sel bariyeri, riskli kamu alanlarında emniyet ve savunma duvarı olarak da görev alabiliyor.

“Kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz”

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Arma Kontrol Kurucusu ve Genel Müdürü Koray Kartal, “Arma Kontrol olarak her zaman insanlar ve ülkemiz için çalışıyor, onlar için üretiyoruz. Son yıllarda ülkemizde sıkça sel felaketi yaşıyoruz ve birçok canımızı bu felaketlerde yitiriyoruz. Can kayıplarının yanı sıra milyarlarca liralık milli servetimizin de yok oluşunu izliyoruz. Arma Kontrol olarak bu felaketlerin ve kayıpların önüne geçebilmek için sel bariyerleri çözümleri geliştirdik. Bariyerlerimiz ile yaşanan sel felaketlerindeki kayıpları en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Bu zamana kadar fabrika, depolar ve özel mülkler gibi birçok yerde sel bariyerlerimizin etkinliğini kanıtladık” dedi.

2 metreden 6 metreye kadar seçenek sunuyor

50 cm’den 130 cm’ye kadar değişen yükseklikte, 2 metreden 6 metreye kadar değişen uzunlukta üretilebilen sel bariyerleri, hidrolik ve pnömatik sistemde çalışıyor. Akü desteğiyle olası elektrik kesintilerinde de çalışabilen bariyerin güneş enerjisi desteği de bulunuyor. 4 ila 6 saniye gibi kısa sürede otomatik olarak açılıp kapanabilen bariyer, -25 ila 50 derece arasında sorunsuzca görevini yerine getiriyor. Bariyer GSM, Plaka Tanıma Sistemi, OGS-HGS, Kart Okuyucular gibi her türlü Access Kontrol Sistemi ile entegre olabiliyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk şirketi üç kıtaya madeni yağ ihraç ediyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Özerşah Enerji
Madeni yağ üreticisi Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri, e-ihracat platformu ile Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’i aşkın ülkeye ihracat yaptığını duyurdu.
Madeni yağ üretimi limitlerini artıran Özerşah Enerji, uluslararası hedeflerini gerçekleştirme hedefiyle ihracata yöneldi. Yerli üretici, e-ihracat platformu TurkishExporter ile adım attığı iş birliği sayesinde madeni yağ ihracatını Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından 15’den fazla ülkeye taşıdığına dikkat çekti.
“Dünya standartlarında üretim gerçekleştiriyoruz”
20 yıldır iç piyasanın madeni yağ talebini karşıladıklarını kaydeden Özerşah Enerji ve Petrol Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fetullah Arvas, “2001 yılında kurduğumuz ilk fabrikamızın ardından 2007 yılında Adana’da ikinci fabrikamızla çalışmalarımıza hız verdik. 2015 yılında Kocaeli Dilovası’nda kurduğumuz üçüncü fabrika ile dünya standartlarında üretim gerçekleştirmeye başladık. Otomotiv, sanayi ve endüstriyel yağları, marin yağları, proses yağları, gres yağları, oto bakım ürünleri, organik ve konsantre antifriz gibi ürün sınıflarında üretim ve satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
“Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz”
İhracatta ağırlık vererek kendilerine yeni bir ticari yol seçtiklerini dile getiren Fetullah Arvas, “Hem yurt içi hem de yurtdışı pazarda Monex, Woil ve Hexon markalarımızın kalitesi ve güvenirliliğini daha fazla sayıda tüketiciyle buluşturmak ve markalarımızın bilinirliğini üst seviyelere çıkarmak adına araştırma ve inceleme yaparken TurkishExporter ile tanıştık. Birlikte çıktığımız yol sayesinde bugün Asya, Avrupa ve Afrika’da 15 ülkeye ihracat yapar hale geldik. İhracat hedefimizi daha da büyüterek yolumuza devem edeceğiz. Dünya devi olma hedefimize her sene daha fazla yaklaşıyoruz. Aynı zamanda seçkin markaların fason üretimini de başarı ile sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com