Connect with us

Makina & Ekipman

ELK, yeni gövde büyüklükleriyle yurt dışı pazarlarda da iddiasını artırıyor

Yayın tarihi

-

ELK Motor, yeni gövde büyüklükleriyle iş ortaklarına komple çözümler sunmaya hazırlanıyor. 2020 yılı başında yeni üretim tesisinin faaliyete geçmesiyle daha da güçlenen ELK’daki gelişmeleri Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Özlem Yılmaz Demirci’den dinledik.

ELK Motor’u kısaca anlatabilir misiniz? Ürün gruplarınız nelerdir?

ELK Motor, Yılmaz Redüktör ailesinin bir parçası olarak üretime başlamış olup, şu anda bütün Türkiye’ye ve yurt dışına ihracat yapmaktadır. Ana üretimimiz 63 – 280 gövde aralığında yüzde yüz yerli tasarım ve üretim elektrik motorlarıdır.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm sunuyorsunuz?

Elektrik motoru dediğiniz zaman çok geniş bir yelpazeye hitap ediyorsunuz aslında.  Ama pompa, kompresör, fan ve redüktör gibi sektörler bizim ağırlıklı olarak çalıştığımız sektörler diyebiliriz.

Geçtiğimiz günlerde 315 gövde elektrik motorlarının da ürün gamına katılacağı açıklanmıştı ELK Motor tarafından. Okurlarımıza yeniliklerden bahseder misiniz?

Evet, 315 gövde motorlarımızın tasarımı, testleri bitti. Çok kısa bir süre içinde, hatta bu yıl bitmeden piyasaya sürmeyi planlıyoruz. 315 gövde motorlarımızın da portföyümüze katılmasıyla birlikte artık müşterilerimize komple çözüm sunabilecek duruma geliyoruz. Onun dışında 0,55 – 0,75 kW aralıklarında 1500 d/d olarak monofaze motorlarımızı piyasaya sunduk. Yurtdışı bazlı hâlâ devam etmekte olan ve anlaşma aşamasında olduğumuz projelerimiz var. Ayrıca yeni fabrikamıza pandemi sürecinin hemen öncesinde taşınmıştık. Bütün üretimimiz artık yeni fabrikamızda devam ediyor. 

Son olarak yepyeni bir haber ise bu ay Çerkezköy’de Yılmaz Redüktör’ün yeni fabrika binası temellerinin atılmış olmasıdır. Oradaki inşaatımızı da kısa bir sürede tamamlamayı planlıyoruz. 

Yurt dışı pazarlara açılma anlamında da çok önemli adımlar atıyor ELK Motor. Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Daha önce de söylediğim gibi yurt dışında çok önemli projelere imza atıyoruz. Bunları şu an için söylemem doğru olmaz. Zaten gerçekleştiğinde açıklamasını yapacağız. Ama şöyle söyleyebilirim ki yurtdışında dev firmalar ile anlaşmalar yapmış bulunmaktayız. Çok kısa süre içinde ELK Motor adını tüm dünyada çok daha yoğun bir şekilde duymaya başlayacaksınız.

Ar-Ge çalışmalarınız ve kalite süreçleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

ELK Motor’un kendisine ait bağımsız bir Ar-Ge merkezi var zaten. Ar-Ge birimimiz sürekli olarak kendini geliştirme, ürün geliştirme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürüyor. 

Amerika pazarında çok önemli ve gerekli olan UL belgemizi de aldık. Ürünlerimizi artık UL belgesi ile de gönderebiliyoruz. 

Pandemi sürecinde ne tür tedbirler aldınız. Yeni normal dönemini firmanız ve sektörünüz açısından değerlendirebilir misiniz?

Maalesef içinden geçtiğimiz süreç çok sıkıntılı. Biz de bu süreçte tedbirlerimizi alarak üretimlerimize devam ettik. Pandemi sürecinin başından itibaren şirket doktorlarımız, İSG uzmanımız ve İK sorumlularımızdan oluşan bir kurul kurup, süreci o şekilde yönettik. Ortak alanların hepsine dezenfektanlar yerleştirdik. En önemlisi yemekhanemizde düzenlemelere gittik. Yemeklere bölümler halinde çıkılmasını sağladık ve her bir masa arasına paravanlar koyarak oturma düzenini buna göre organize ettik. En önemlisi, bu süreçte üretimimiz hiç durmadı hatta satışlarımız arttığı için ürün yetiştirmek için son sürat çalışmaya devam ettik. 

Size göre elektrik motoru seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar nelerdir?

Elektrik motoru seçimi basit gibi gözükse de, aslında seçim yapılırken ve kullanırken dikkatli olunmazsa çok kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden bizim tavsiyemiz, seçim yapılırken her zaman profesyonel birinden destek alınması yönünde. Ar-Ge ve Satış &Pazarlama bölümlerimiz her zaman müşterilerimize gerekli desteği sunmaktadırlar. Ayrıca whatsapp hattımızdan da acil sorular ve müdahaleler için destek alma imkânı sunuyoruz. Bunun için sosyal medya hesaplarımızı da takip edebilirsiniz.

Peki, verimli ve uzun ömürlü bir çalışma için nelere dikkat edilmelidir?

En başta doğru motor, kalitesine ve markasına güvendiğimiz motorlar seçilmelidir. Maalesef birçok alanda ucuz olsun ama en kalitelisi olsun mantığı çok yaygın. Biz motorlarımızı üretirken ve verilerimizi kataloglarımıza ya da broşürlerimize yazarken, yapamayacağımız ya da olmayan hiçbir şeyi yazmıyoruz. Eğer bir değeri taahhüt ettiysek ve yazdıysak bilin ki ELK Motor gerçekten o şartları sağlıyordur.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rekabetin olmadığı yerde gelişim de yoktur, ilerleme de yoktur. Rekabetin her türlüsü güzeldir. Biz Türkiye’deki motor üreticileri olarak her ne kadar aynı sektörün içinde rakip olarak gözüksek de aslında birçok konuda birbirimizle iletişim halinde ve fikir alışverişindeyiz. 

Hep beraber üyesi olduğumuz Elektrik Motorları Sanayicileri Derneği de (EMOSAD) bunun en güzel örneğidir.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

İçinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte herkese bol kazançlar ve en başta sağlık diliyorum. Hepimiz bir kez daha gördük ki en büyük servetimiz kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığı. Onun için en başta kendimize, sonra da sevdiklerimize dikkat edelim.

Özlem Yılmaz Demirci kimdir?
İstanbul doğumluyum. Yeditepe Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünden mezun olup, yine aynı üniversitede master eğitimimi tamamladım. Evliyim ve 2 erkek çocuk annesiyim.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makina & Ekipman

WAT Motor 10.000’den fazla farklı versiyonla OEM’lerin odağında

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşu Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT Motor, 2020 yılında bir dizi yenilik gerçekleştirdi. Firmaya bu yıl içerisinde katılan Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Onur Taneri’den WAT Motor’un faaliyetleri ve gelecek planları hakkında bilgiler aldık.

WAT Motor hakkında bilgi verebilir misiniz?

WAT Motor, Çerkezköy’de bulunan ileri üretim teknolojisine sahip 40.000 metrekare kapalı alanda elektrik motorları üretmektedir.

WAT elektrik motorları yüksek performansı, dayanıklılığı, güvenilirliği ve enerji verimliliği ile Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen OEM’leri tarafından özellikle tercih edilmektedir.

50 yılı aşkın bilgi birikimi ve ürün kalitesi ile 30’un üzerinde ülkeye ürün ihraç eden WAT Motor, benzersiz kurumsal kültürü sayesinde sürdürülebilir iş ilişkileri geliştirmekte ve bu alanda ülkemizin ihracat lokomotifi olmaya devam etmektedir.

WAT’ı ön plana çıkaran özellikler nelerdir?

WAT Motor, elektrik motorları ve sürücüleri konusunda 40’ı tasarım uzmanı olmak üzere toplam 56 Ar-Ge çalışanı ile bu alanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı elektrik motoru üreticileri arasında yer almaktadır.

Benzersiz Ar-Ge gücü sayesinde müşterilerinin çözüm ortağı olan WAT Motor, sahada aktif yer alarak uygulama bazlı çözümler geliştirmektedir. Böylece 10.000’den fazla farklı versiyonla müşterilerinin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayan, kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli özelleştirilmiş motorlar sunar.

WAT Motor olarak bahsetmekten gurur duyduğumuz diğer özelliğimiz tamamen müşteri odaklı ve kusursuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla verilen satış sonrası teknik destek hizmetimizdir. Sadece Türkiye’de değil geniş bayi ağı sayesinde Avrupa’da da verdiğimiz bu hizmetin fark yaratıyor olmasının altında çözüm ortağı olma kültürü yatmaktadır.

Elektrik motorları ile diğer ürün gruplarında ne tür yenilikler mevcut?

Bugün tüm dünyanın konuştuğu önemli gündem maddelerinden biri enerji verimliliğidir. Kullanım yaygınlığı ve elektrik tüketimi nedeniyle elektrik motorları verimlilik çalışmalarının odağında yer alan bir üründür. WAT Motor olarak enerji verimliliğinin öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. 2000’li yılların başında Eff1 ürün gamı ve deklarasyonunu, CEMEP’e üye olan ilk ve tek yerli firma olarak yapan ve bu konuda öncü olan WAT, 2013 yılında IE3 motorları ile en verimli ürün kategorisinde birinci olmuştur.
Bugün gelinen noktada IE4 ürün gamını müşterilerinin kullanımına sunarak regülasyonlardan çok önce yüksek verimli ürünlerini hazır etme geleneğini sürdürmektedir.

Bunun yanında duman tahliye motorlarımızı devreye aldık. Oldukça başarılı test sonuçları sayesinde Türkiye’nin önde gelen üreticileri ile çalışmaya başladık. Bu ürün grubunda alüminyum gövde ile sertifika alan ilk ve tek üreticiyiz.

Bir fazlı ürün ailemizi günümüz tasarım ve üretim yetkinlikleri doğrultusunda yeniledik. Yeni bir fazlı motor serimizin ilk aşaması olan 63 ve 71 gövde motorlarımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk.

Gemi ve tersanelerde kullanılan marine motorlarımızdaki hızlı teslim sürelerimiz sayesinde fark yarattığımızı düşünüyorum. Alüminyum 250 gövde seçeneğini sunan ilk ve tek yerli üreticiyiz. Son olarak 315 gövde motorlarımızı yıl sonu itibari ile pazara sunacağız. WAT’ın bilinen kalite, dayanıklılık ve ürün performansı ile 315 gövde motorlarda da tercih edileceğinden şüphemiz yok.

Sanayi Hamlesi Programında yer almanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında destek verilen 10 programdan biri de WAT Motor’un geliştireceği yüksek teknolojili, ülkemiz için kritik öneme sahip askeri ve endüstriyel servo sistemler olacaktır. Halihazırda bazı servo projelerinde yer alan ve ürün sağlayan WAT Motor, bu alanda da benzersiz başarılara imza atacaktır. Bu ürünler sayesinde kritik sektörlerde dışa bağımlılığımızı azaltmakla kalmayıp katma değerli ürün ihracatına da katkı sağlayacağız.

Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi oldunuz. Çevik yaklaşımın müşteriye etki eden sonuçları oldu mu?

Çevik yaklaşım son yıllarda birçok firmanın gündeminde yer alan önemli yönetimsel bakış açılarından biri. WAT olarak, Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi olduk. Yolculuğumuzun başındaki odak alanlarımızdan biri olan müşteri memnuniyeti konusunda güçlü gelişmeler gözlemledik. Örneğin yetkilendirilmiş takımlarımızın müşteriyle direkt temasta çalışması müşteri mutluluğunu ve sorumluluk bilincini artırdı. Bu sayede, yeni ürün devreye alma süresinde üç kat hızlanma, müşteri sevkiyat süresinde iki kat iyileşme gibi değerli çıktılarımız var.

Pandemi sürecinde ne tür tedbirler aldınız?

2020 yılı yurtiçinde birçok başarıya imza attığımız bir yıl. Bununla birlikte Covid-19, önceliğimizin sağlık olduğunu tekrar hatırlattı ve sağlığımızı korumak için hep birlikte sağlam bir mücadeleden geçiyoruz. WAT Motor olarak pandeminin ilk döneminde aldığımız ciddi koruma tedbirlerini eksiksiz ve esnetmeden uygulamaya devam ediyoruz. Pandemi ortamında çalışma ortamımızın sağlık ve güvenliği konusunda uygunluğunu gösteren TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesini Haziran ayında aldık ve bu anlamda sektörümüzün öncülerinden biri olduğumuzu düşünüyorum.

Yeni normal diye adlandırılan bu dönemi firmanız ve sektörünüz açısından değerlendirebilir misiniz? Üretim ve satış ayaklarında nelerin değişmesini bekliyorsunuz?

Pandemi ile birlikte yakın coğrafyada alternatif tedarikçi oluşturmanın ne kadar kritik olduğu anlaşıldı. Makine imalat sektör büyüklüğünde 3.sırada Almanya’yı, ilk 10 ülke içerisinde de 5 Avrupa ülkesini görüyoruz. Bu anlamda ülke olarak elektrik motoru konusundaki tasarım ve üretim yetkinliğimiz ile bulunduğumuz coğrafi konumu avantaja çevireceğimize inanıyorum.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye elektrik motoru sektörü son sekiz yılda iki yeni firmanın sıfırdan yatırım yapıp sektöre girmesi, 2 firmanın da el değiştirip yatırım yapması ile birlikte rekabet yoğun bir sektör halini aldı. 2020 yılında Wat olarak Türkiye’de pazar payımızı %50 oranında arttırmış bulunmaktayız.

Ayrıca ihracat alanında Türkiye’de açık ara sektör lideriyiz. Sektörümüzde ihracatın artması arz talep dengesinin tekrar kurulmasını sağlayacaktır. Bunun yerli üreticilerin Avrupa’nın üretim üssü olabilmesi ile gerçekleşebileceğini düşünmekteyim. Ama WAT dışında sektörün ihracat oranı halen çok düşük seyretmektedir.

Onur Taneri kimdir?
Evli ve iki çocuk babasıyım. 1995 yılında Galatasaray Lisesi, 2000 yılında Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans Lisans, 2002 yılında Paris School of Business M.B.A. Yüksek Lisans mezunuyum. 20 yıla yakın B2B alanında Satış ve Pazarlama deneyimim var. İngilizce, Fransızca ve İtalyanca konuşmaktayım. 2015 yılından bu sene Şubat ayına kadar Gamak firmasının Satış ve Pazarlama müdürü olarak görev aldım. Şubat ayından beri Türkiye’nin lider yatırım holdingi olan Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT firmasının Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü olarak çalışmaktayım.

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

GAMAK, dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türk sanayisinin devlerinden GAMAK, 2020 yılında organizasyonel anlamda pek çok yeniliğe imza attı. Sektörde edindiği başarılı tecrübelerin ardından Ercan Şenyurt, geçtiğimiz Haziran ayı itibariyle GAMAK’ın Satış Müdürlüğü görevini üstlendi. Firmanın modern tesislerine bir ziyaret gerçekleştirdik ve Ercan Bey’den hem yeni görevi hem de GAMAK’taki yeni dönem hakkında bilgiler aldık.

GAMAK, Türkiye’nin en köklü ve tanınan markalarından biri. Kısaca GAMAK’ı anlatır mısınız bize?

GAMAK, 1961 yılında Türk sanayisinin üretim yapması için ihtiyaç duyduğu en önemli ürünlerin başında gelen “elektrik motoru” konusundaki yerli ürün eksikliğini gidermek amacıyla kuruldu. Kısa sürede Türkiye menşeli ilk elektrik motorunun üretimine başladık ve ithal motor kullanımının
yarattığı maliyet, yedek parça temini ve fiyatlarıyla ilgili sıkıntıları giderecek bir alternatif yarattık. Kalitemizle takdir topladık ve her geçen gün büyümeyi ve gelişmeyi sürdürdük.

Geçen 60 yıllık süre içerisinde sadece Türkiye’nin değil, dünyanın önemli elektrik motoru üreticilerinden birisi haline geldik ve bugün 0,06 kW’dan 3000 kW güce kadar ürettiğimiz elektrik motorlarımızla, sanayi alanındaki neredeyse tüm motor ihtiyacını karşılıyoruz. Elektrik motoru üretimi için gerekli olan hemen hemen her parçayı kendi tesisimizde üreterek, tüm üretimi tek çatı altında toplamış durumdayız.

Türkiye’de hep ilklere imza atan ve sektöründe lider firma olmanın bilinci ile motor üretimindeki tecrübemizi rüzgâr türbinlerine de aktardık ve bugün Türkiye’de kullanılmakta olan rüzgâr türbinlerinin 4MW güç seviyesindeki jeneratörlerini de üretmeye başladık.

GAMAK’ın Ar-Ge’ye verdiği öneme bağlı olarak sürekli yeni ürünleri piyasaya sunduğunu biliyoruz. Bu anlamda ürün gruplarında ne tür yenilikler mevcut?

Türkiye’nin en geniş elektrik motoru ürün gamına sahibiz. 2020 yılında 3 MW kapasiteli orta gerilim motorlar, ex proof motorlar ve yeni seri tek fazlı motorlarının üretimine başladık.

2021 yılında üretimimizi daha da genişleteceğiz, HES ve RES’ler için rüzgâr ve su türbin jeneratörlerinin 5 MW’a kadar üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Yılda 1 milyon motor üretim kapasitesine sahip olan firmamız, gelecek 3 yıl içinde yapılması planlanan 50 milyon dolarlık yatırımla da motor ve jeneratör üretim kapasitesinin de bir buçuk kat artırılmasını planlıyor.

Elektrik motoru seçiminde nelere dikkat edilmelidir size göre?

İhtiyaca uygun doğru elektriksel ve mekanik özelliklere sahip bir AC motoru seçebilmek için izlenmesi gereken belli adımlar vardır. Müşterinin ihtiyacının en başından doğru tespit edilmesi ve buna uygun elektrik motorunun seçilip imal edilmesi ve hizmete sunulması ile mümkün olmaktadır. Endüstride elektrik motorlarının kullanılmadığı sektör yok. Başlıca sektörlere örnek vermek gerekirse; kompresör uygulamaları, fan ve pompa uygulamaları, kâğıt sektörü, çimento sektörü, marin sektörü, redüktör uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynağı uygulamaları, arıtma teknolojileri, paketleme ve ambalaj sektörü, sayılabilir. İşte tüm bu sektörlerdeki uygulamaların ana tahrik ürünü olan elektrik motorlarını doğru biçimde seçip dizayn edebilmek; sistemin genel işleyiş performansı açısından çok önemli. Göz önünde tutmamız gereken teknik noktaları şöyle özetleyebiliriz:

  • Motorun çalışacağı şebeke değerleri: Besleme gerilimi, faz sayısı ve şebeke frekansı
  • Motorun çalışacağı düzen: Motor enerjilendiği vakit sürekli mi yoksa kesikli mi çalışacaktır. (Farklı çalışma rejimleri, S1…S9)
  • Motorun sahip olması istenilen koruma sınıfı: Dış etkilere karşı IP koruma sınıfı
  • Motor kutup sayısı: Motor kaç kutuplu/ devir (rpm.) değerinde olacaktır sorusunun saptanması
  • Motor anma gücü: Motorun mil çıkışında kaç kW gücü vereceği. (Bu durum mekanik olarak iş makinesinin ne kadar kW’lık güce ihtiyaç duyduğu ana fikrinden yola çıkılarak bulunur.)
  • Motor anma momenti: Motorun iş makinesine ileteceği mil döndürme momenti (Nm)
  • Motor yapı şekli: Motorun ortama kurulacağı yapı inşa şekli
  • Ortam fiziki şartları: Motorun çalışacağı ortam sıcaklık değeri (Derece C.), ortam yüksekliği (m.), olası mil çıkış gücü düşüş hesaplaması
  • Motorun en uygun soğutma sınıfının seçilmesi, varsa istenilen özel motor boya isteğine göre dizayn edilmesi
  • Motorun şebeke üzerinden veya inverter üzerinden çalışacağı bilgisi

Peki, elektrik motorlarında uzun ve sağlıklı bir çalışma ömrü için hangi kriterler göz önünde tutulmalıdır?

Asenkron motorlar, özellikle ağır çalışma koşullarında sorunsuz çalışabilmeleri ve değişken motor yüklerine çabucak adapte olabilmeleri açısından endüstri için çok önemlidir. Son yıllarda çeşitli motor
tipleri geliştirilmesine rağmen maliyet ve üretimdeki kolaylıklar asenkron motorları vazgeçilmez kılıyor. Asenkron motorlarda arızaların erken tespiti ve analizi iş gücü, üretim kayıpları, enerji maliyetleri ve verimlik açısından da önem arz etmektedir.

Dolayısıyla arızaların önceden tahmini ve tespiti özellikle büyük güçlü ve kritik motorlarda ani arızaların önlenmesi, bakım maliyetlerinin düşürülmesi ve ürün kalitesinin yükseltilmesi için önemli ve motorların
uzun ve sağlıklı bir çalışma ömrüne sahip olmasını bu sağlıyor. Arızaların önceden tahmini ve tespiti için de motor bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekmektedir. En çok karşılaşılan arızalar stator, rotor, rulman arızaları ve mekaniksel problemlerdir.

Pandemi sonrası “yeni normal” döneminde üretim ve satış anlamında nasıl değişimlerin yaşanmasını öngörüyorsunuz?

Çalışan uzmanlığı gerektiren elektrik motoru sektöründe, yetişmiş kalifiye çalışan özellikle üretimde daha ağır basıyor. Bu nedenle Covid-19 sebebiyle istihdamda daralmak, süreç normale döndüğünde maliyet açısından daha büyük sorunlara yol açabilir. Üreticiye, taleplere ilişkin doğru bilgiyi ve öngörüyü zamanında aktaran pazarlar, talepleri karşılamada sıkıntı yaşamadı. Elektrik motoru sektörü de hem müşteriler hem üreticiler nezdinde, pandemiyi iyi yönetmiş bir sektör. GAMAK da bu dönemde hız kesmedi ve üretim kapasitesini daha da arttırdı.

Firma, süreç içinde ne yapılacağı ve süreç sonrasında da neler yapılması gerektiği konularında programlar oluşturdu ve müşteri süreçlerinin online’a taşınması için gerekli çalışmalar başlatıldı ve bunlar da 2021 yılında devreye alınacaktır. Müşterilerimize dijital ortamlardan da ulaşılmaya başlandı. Sağlıklı yaşam ve çalışma koşullarına uyum sağlandı. Tüm tesislerimiz ve operasyonlarımız hijyen kurallarına göre düzenlendi. Ofislerde çalışma koşulları Covid-19 özelinde iyileştirilerek çalışanların motivasyonu ve sağlığı korundu.

GAMAK olarak Türkiye’nin pandemi sürecinde ve sonrasındaki iş potansiyeline güveniyoruz ve hem iş ortaklarımıza hem de pazara, üretime kesintisiz devam ederek güven veriyoruz.

Türkiye piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Motor piyasasında yoğun bir rekabet ortamı mevcut. Türkiye pazar ihtiyacının / talebinin üzerinde bir kapasite ya da arz mevcut. Bundan dolayı üreticiler arasında bir rekabet yaşanmakta. Olumlu ve sektörü geliştiren rekabetin yaşanması tüm üretici ve kullanıcıların lehine bir durum yaratmakta ancak zaman zaman bu rekabet terse yani negatife işleyebiliyor.

Bu durumda da maalesef kaybeden sadece biz üreticiler değil Türkiye sanayisi oluyor. Piyasaya sunulan düşük verime sahip ya da verimsiz ürünler ya da kısa ömürlü ürünler ile sanayimizin verimi, rekabet gücü uzun vadede düşmekte. Bu konudaki izlenecek stratejiler, zararı hepimizin yaşayacağını bir noktaya gidilmemesi için önemli.

Türkiye’yle birlikte dünyanın pek çok ülkesinde de GAMAK markalı ürünler kullanılıyor. İhracat hedefleriniz nelerdir?

Elektrik motoru üretiminde yerli marka GAMAK, ihracat hedeflerini 2020’de de büyüttü. Yüzde yüz yerli sermayeyle kurulan GAMAK, pandemi döneminde ihracat gerçekleştirdiği ülke sayısını artırarak yüzde 50’nin üzerinde büyüme gerçekleştirdi. Firma, özellikle son yıllarda yaptığı atılımlarla gelirinin bir bölümünü ihracattan elde eden bir yapıya gelmiş bulunmakta ancak bunu yeterli görmüyor, ihracatın payının ilerleyen yıllarda Türkiye ciromuza ulaşmasını hatta geçmesini hedeflemekte.

Ben de bu noktada sektördeki bilgi birikimim, tecrübelerim ve iş bağlantılarım ile destek vermekten memnuniyet duyacağım. Şu anda, Avrupa’nın önde gelen ülkeleri başta olmak üzere 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Dünyanın birçok ülkesinde güçlü partnerlere sahibiz ve ihracat ağımızı daha da genişleteceğiz.

Özel motorlar alanında da pazarda önemli bir oyuncusunuz. Bu noktada üretebildiğiniz özel motor tipleri nelerdir?

Genel maksat motor olarak bilinen standart 3 fazlı ve 1 fazlı asenkron motorların, özel uygulamalar için geliştirilmiş versiyonları ile uygulamalarda maliyet, performans, kalite ve enerji verimliliği avantajı sağlamaktayız. Özel motor uygulamalarımız arasında duman tahliye, ex proof, taş kırma, süt sağma ve orta gerilim motorlar sayılabilir.

OG motorlarımız, 3MW’a kadar imal edilmektedir. Türkiye’nin ilk sertifikalı duman tahliye motoru imalatını GAMAK yapmıştır, çeşitli tesislerde ürünlerimiz güvenle kullanılmaktadır. Ex proof motorlarımız, yanıcı ve patlayıcı gaz, toz ortamlarına göre tasarlanmış, d sınıfı koruma yapısına sahiptir. ATEX ve IECEX sertifika gerekliliklerini karşılamakta ve can ve mal güvenliğinizi yine özenle korumaktadır.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Yayın grubunuza, bana bu imkânı verdiği için teşekkür ediyorum. Türkiye sanayinin çok önemli bir ürün grubu olan elektrik motorlarının, en önemli üreticisi GAMAK firmasında göreve başlamam konusunu gündeminize taşımış olmanızdan dolayı memnuniyetimi de tekrar sizlere iletmek istiyorum. 2020 yılının bu zorlu günlerini atlatarak, ileriye daha umut ve sağlıkla bakacağımız günlere bir an evvel kavuşmak dileğiyle.

Ercan Şenyurt kimdir?
1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümündeki lisans eğitimini bitirmemin akabinde, Koç Grubu’nda çalışma hayatıma başlayarak 28 yıl boyunca bu grupta emek verme fırsatını buldum. Yatırım Mühendisi olarak Türk Elektrik Endüstrisi’nde başladığım iş hayatına, sonraki yıllarda ihracat bölümüne geçiş yaparak devam ettim. Şirketin ihracata, özellikle de Almanya bölgesine verdiği önem sebebiyle 4 yıl süre ile de Almanya’nın Frankfurt şehrinde tecrübe ve yetkinlik kazanmam için görevlendirildim. Elektrik motoru satışında bu dönem, benim açımdan çok önemli bir kilometre taşı oldu. Yabancı bir ülkede çalışmanın yanında, oradaki pazarı, dinamiklerini, Avrupalı müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını, iş yapış tarzlarını yakından tanıyarak, sonraki yıllarda bunları kullanarak şirketin ihracat başarısında pay sahibi oldum. Bu dönemde uzun vadeli iş birlikleri geliştirme fırsatlarını yakalayarak, yüksek cirolu sözleşmelere imza attık. Türkiye’ye dönüşüm sonrası şirket birleşmeleri sebebi ile Arçelik bünyesinde görev aldım. Önce ihracat, sonrasında da yurtiçi satış da eklenerek elektrik motoru satışında yönetici pozisyonunu 10 yıla yakın bir süre yürüttüm.
İki sene öncesinde de yine Arçelik bünyesindeki İklimlendirme ve Enerji Çözümleri bölümünde önce LED Aydınlatma sonrasında da İklimlendirme alanlarında Satış Yöneticiliği pozisyonlarında görev aldım.
Bu yıl, 1 Haziran tarihinden itibaren de yıllardır içinde iş yapma fırsatı bulduğum elektrik motoru sektörünün Türkiye’deki 1 numaralı firması GAMAK’ta Satış bölümünün başında bulunmaktayım.

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

AEM, yüksek verimli ve güçlü elektrik motoru üretiminde iddiasını artırıyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

AEM Elektrik Motorları Genel Müdürü Sami Akdoğan’la bir röportaj gerçekleştirdik. AEM’in üretim süreçleri ve ürün seçenekleri hakkında bilgiler veren Sami Bey, Covid-19 sürecinde firma olarak aldıkları tedbirler ve “yeni normal” dönemine ilişkin öngörülerini de paylaştı bizlerle.

AEM Elektrik Motorları’nı yakından tanıyabilir miyiz? Ürün çeşitliliğiniz nedir ve hangi sektörlere hitap ediyorsunuz?

AEM Elektrik Motorları, Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen elektrik motor üreticilerinden bir tanesidir. Vizyonunda Türkiye’nin verimli motor açığını kapatmanın yanı sıra yüksek güçte motor üretimi vardır. Bu bağlamda 2015 yılında yaptığımız yatırımla geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Şu an alçak gerilimde 0,12 kW-500 kW arasında üretimimiz bulunmaktadır. Bütün prosesleri kendi bünyemizde üretiyoruz. Bir elektrik motor üreticisi olarak sanayinin bütün dallarında varız.

Yüksek verimli motor seçenekleriyle iddialısınız. Ürünlerinizin teknik özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

Yüksek verimli motor konusunda iddialıyız. Kuruluşumuzdan beri amacımız yüksek ve doğru verimlilikte motor üretmek. 2 yılda 180 yeni kalıp ürettik IE3-IE4 motorlar için. Bu çok büyük bir hız ve kabiliyet. Motorlarımızın verimlerini ölçmek için ve diğer global üreticilerle benchmark için 2016’daki ilk yatırımımız 475 kW’lik test laboratuvarımızdı. Test laboratuvarımızın özelliği sürücü verimini, motor verimini ve sürücü artı motor verimini ölçebilen bir sistem olmasıydı. Bildiğiniz gibi artık sürücü verimleri de regülasyona girecek. Bu yüzden bu çok önemli. AEM Motor olarak müşterilerimize özellikle motor kabullerini fabrikadaki test laboratuvarında, ekiplerinizle gelerek sistem verimini görünüz, bu şekilde kabul yapınız diyoruz. Son iki yıldır hem kamu hem özel sektörde birçok projemiz oldu ve kabuller fabrikamızda yapıldı. Bu, müşteri açısından da bir eğitim süreci gibi geçiyor. Diğer yandan AEM olarak yeni tip senkron relüktans motorlarımız var. Bazı gruplarda IE5 seviyelerine kadar ulaştık. Burada tamamen sürücü ve motor veriminden bahsetmek doğru olur. Bu tip motorlar sürücüsüz çalışmaz. Yine su soğutmalı motor serimizi çıkaracağız. Su soğutmalı motorlarda ısıyı düşük seviyede tutabildiğimiz için motorları daha fazla yükleyebiliyoruz. Bu bize küçük gövdede yüksek güç olanağı sunuyor. Aynı zamanda motorlar fan olmadığı için çok sessiz.

Pompa vana ve kompresör sektörlerine yönelik özel çözümleriniz nelerdir?

Şu an için pompa ve kompresör için ürettiğimiz ve yurtdışında global bir pompa üreticisinin kullandığı senkron relüktans motorumuz var. IE5 motor seviyesini test edip onaylattık. Motorların rotorlarında induction motordaki gibi alüminyum yok. Sadece özel tasarlanmış hava boşlukları ile rotoru hızlı soğutabiliyoruz. Rotordaki kayıpları minimuma çekiyoruz ve verimi yükseltiyoruz. Şu an için alınan sonuçlar mükemmel diyebilirim. Enerji tasarrufunu maksimuma çıkardık. Şu an için bu üretim Türkiye’de tek. Artık bu motorlarla birlikte sürücü artı motor veriminden bahsedeceğiz. Kullanılan sürücünün niteliği de çok önem kazanmış olacak. Yukarıda bahsettiğim gibi su soğutmalı motorlarımız da hidroforlar için mükemmel. Çünkü binalarda fan sesinden dolayı rahatsızlık meydana geliyor. Bu noktada motorda su soğutma olduğundan fan kullanılmıyor ve çok sessiz olması da başka bir tercih sebebi. AEM olarak yaptığımız her yatırımın meyvesini alıyoruz. Yaptığımız işlerde farklılık yatıyor ki bu da AEM motorun tercih edilme sebebini doğuruyor.

Satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

AEM olarak ilk öncelikli hedefimiz ürünlerimizde hiçbir sorunun yaşanmaması. Bunun için üretim esnasında en çok üzerinde durduğumuz konu kalite ve test prosesleri. Satış sonrasında da ayrı bir ekibimiz var. Bu ekibin işi sadece satış sonrası süreci yönetmek. Bunun için çeşitli tool’lar kullanıyoruz. Sahada müşteri tarafında hizmet vermek için en teknolojik makine ekipmanına sahibiz. Kestirimci bakıma önem veriyoruz ve birçok firmada periyodik bakımlarımız var. Bu bize arızalanmaları önceden tespit edip makinelerin duruş kalkış sürelerini minimuma indirtebiliyor. Diğer yandan yine bu cihazlarımızla gereksiz güçte motor seçimlerini engelleyip müşterilerimize raporlar sunuyoruz ve enerji verimliliğine katkıda bulunuyoruz. Aynı zamanda Aksaray’daki fabrikamızda AEM Servis Merkezi’ni kurduk. Servis merkezimizin amacı özellikle büyük güçteki verimsiz ya da arızalanan motorların fabrika üretiminden çıkmış gibi yenilemesinin yapılması. Bu konuda şu anda birçok kurumsal firmaya hizmet verdik. Yurtdışında da belirli noktalarda partnerlerimiz var. Herhangi bir sıkıntı durumunda yurtdışındaki servis merkezlerimiz ile hizmet veriyoruz. Ama dediğim gibi önceliğimiz hiçbir problemin yaşanmaması.

Elektrik motoru seçiminde nelere dikkat edilmelidir sizce?

Elektrik motoru çok geniş bir konu. Bir o kadar da önemli. Çünkü elektrik motorları sanayinin kalbi. Motorların yanlış seçimi maddi açıdan birçok kayba neden olabilir. Öncelikle Türkiye’deki elektriğin yüzde 36’sını elektrik motorları tüketiyor. Dünyada bu oran yüzde 30. O yüzden verimlilik çok önemli. Kullanıcıların yüksek verimli motor tercih etmelerini öneririz. Diğer bir önemli konu da motorların kullanılacağı uygulama alanları. Kompresör mü, pompa mı, redüktör mü? Örneğin dik bir pompada motorun pozisyonu da dik olacağından rotorlu milin öne doğru çekilmemesi için rotorlu mili kapakta segmanlarla sabitliyoruz. Bu, uygulamalardan sadece bir tanesi. Yine voltaj konusu çok önemli. Örneğin, bir makine üreticisi Suudi Arabistan’a iş yapıyor. Orada kullanılan gerilim 380 volt 60 hz, eğer standart bir motor kullanılır ise problem olabilir. Yine dikkat edilmesi gereken konular arasında motorun çalışacağı bölgenin sıcaklık koşulları, yine çalışacak uygulamaya göre alüminyum gövde mi yoksa pik gövde mi seçileceği önemli. Sanayicilerimiz sıkıntı yaşamamak için genelde uygulamanın üzerinde motor gücü seçerler. Ama bu da verim kaybına ve gereksiz maliyete yol açar. Eğer üreticiden bir data-sheet isterlerse motorun ne kadar güce çıkabileceğini görebilirler. Kısacası standartların dışında, farklı bir uygulama var ise motor tedarikçileriyle ya da üreticilerle temasa geçilebilirse daha güvenli sonuçlar doğurabilirler.

Pandemi süreci yaşamın her alanında olduğu gibi üretim alanında da etkilerini gösteriyor. Bu süreçte faaliyetlerinizi aksatmamak adına ne tür tedbirler aldınız?

Pandemi tüm dünyayı etkilediği gibi ülkemizde de normal hayatı değiştirdi. Biz de fabrikamızda önlemlerimizi aldık. Üretimi ikiye böldük. Çalışanlarımızın çalışma mesafelerini tekrar düzenledik. Maske kullanımı öncelikli konumuz. Servis ve yemekhane düzenlerini değiştirdik. 65 yaş üstü personelimize ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımıza idari izin verdik. Pandeminin ilk günlerinde yurtdışı ziyaret planlarımızı iptal ettik, yurtiçinde de bütün randevularımızı öteledik. Açıkçası bütün önlemleri üretimi aksatmadan almaya çalıştık. Tabii ki verimlerimiz düştü ama vaka yaşamadan bu süreci geçirmeye çalıştık, çalışıyoruz.

Pandemi sonrası “yeni bir normalleşme” süreci bekleniyor. Firmanız ve sektör açısından geleceği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle bu süreç bize birçok şeyi gösterdi. Çoğu bildiğimizin eksik olduğunun, birçok şeyin daha önemli olduğunun kanıtı bu pandemiydi. Türkiye ekonomisinin çoğu hizmet sektörüne bağlı ve bir anda hizmet sektöründeki firmalar kapanmak zorunda kaldı. Ama üreticiler vaka çıkmadığı sürece üretimlerine devam etti ve üretimin ne kadar önemli olduğunu anladık. Bizim sektörümüzü ele alırsak benim düşüncem Avrupa’daki Çin pazarından şu geçtiğimiz aylarda bile pay aldık. Pandemi şunu gösterdi: Avrupa firmaları tek tedarikçi ile bu işin gitmeyeceğini anladı. Bir de biz butik üretimi önemsiyoruz. Örneğin Avrupa’daki bir tedarikçimiz Çin’e geçtiği siparişlerini alamadı ve müşterisine sözü vardı. Çok kısa sürede biz ürünü üretip gönderimini sağladık. Müşteri açısından durum şu oluyor: Birincisi kısa sürede teslimat; bu finans açısından tedarikçi için önemli çünkü Çin’den ürün getirirken yılı 3 partiye böldüğü için parasını bağlıyordu. Diğer yandan kısa sürede ürününü son kullanıcıya teslim edebiliyor. İkinci konu, kaliteli ürün kullanıyor. Üçüncüsü ise tüm bunları kabul edilebilir fiyatlarla alıyor. Amerika’nın en büyük şirketlerinden Walmart birçok tedarikini Türkiye’ye kaydırdı bile. Ben önümüzdeki süreci iyi görüyorum. Birçok firma üretimi Türkiye’ye kaydıracak. Çin’in şu an ihracatı 2.3 trilyon dolar. Amerika ve Avrupa beraber Çin’e karşı bir yaptırımda bulunmaya çalışacak. Bizim buradan pay almamız kaçınılamaz. Şöyle bir alternatiflere bakalım: Hindistan, Pakistan, Endonezya, Avrupa’da da Sırbistan. Türkiye konum açısından, genç işgücü ve verimlilik açısından bir numara diyebilirim.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Bizim 2017’de karar aldığımız “orta gerilim” motor yatırımımız var. Bunun için gerçekten çok uğraştık. Dünyadaki bütün global üreticileri gezdikten sonra çok teknolijik bir fabrika kuruyoruz. Kendi alçak gerilim motor fabrikamızın yanında 10.000 metrekarelik ek binamızı tamamladık. Burada hedefimiz 5 MW’a kadar üretimimizi tamamlamak. Türkiye’nin her yıl bu konuda 70 milyon dolar ithalatı var. Avrupa pazarı ise 1 milyar avro. Yaptığımız işi Türkiye’de yapmanın yanı sıra yapılanların üzerine çıkaracağımız bir teknoloji sunacağız. Yine bu yatırımın içinde orta gerilim motor ve generator test sistemi yatırımımız var. Türkiye’de ilk defa motor ve generatorlerinin yükte testini gerçekleştireceğiz. Bu gerçekten ülkemiz için çok önemli. Eskiden bu tip motorların testi için devlet kurumları, özel sektör temsilcileri yurtdışına gidiyordu. Artık bu test ülkemizde yapılacak. 

İhracat hedefleriniz ne düzeydedir? Bu alanda yeni atılımlar planlıyor musunuz?

AEM Motor olarak ihracat payımız her geçen sene artıyor. Zaten şu an 4 büyük global motor üreticisine motor üretiyoruz. Aynı zamanda Avrupa’da OEM müşterilerimiz var. 2019’a kadar distribütörlere çok ağırlık vermemiştik ama 2019’la birlikte bu konuda ilerleme kaydettik. Çok önemli noktalarda distribütörlerimizle AEM markası ile hizmet veriyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni ürünlerimizle birlikte oranımızı %50’nin üzerine çıkaracağız. 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

İlk olarak elektrik motor konusu çok geniş bir konu. Biz Türkiye’deki üreticiler sadece belirli bir kısmındayız. Demek istediğim, yatırım yapılacak, iş birliği yapılacak birçok konu var. Bu bizi heyecanlandırdığı gibi zinde tutuyor. Çünkü yukarıda bahsettiğim gibi Türkiye’nin önü çok açık ama sadece standart ürünler ile gidersek sürdürülebilir olacağı kanaatinde değilim. Bu yüzden durmadan kendimizi yenilememiz lazım. Mevcut ürünü geliştirmenin yanında yeni ürünleri çıkarmak gerekiyor. Bu, içe kapanarak değil globalleşerek ve etkileşimle mümkün. Yurtdışında satın almalar bile gündemde olabilir ki know-how’ı buralara çekelim. AEM olarak her sene yatırımlarımız bir önceki seneden daha fazla. Üniversite-sanayi iş birliğine önem veriyoruz. Çünkü her şeyin çıkış noktası eğitim. Projelerin hayata geçmesi için bu beyinlerin sanayide fiilen olması lazım. Şu an örneğin ODTÜ ile bazı projelerimiz var. Bunu, başka üniversitelerde de artıracağız. Biz bilime ve insana önem veren bir firmayız. Çok şanslıyım ki böyle bir kurum da çalışıyorum ve arkadaşlarıma aynı şeyi söylüyorum: Bilgi çok pahalı bir şey. Buna ulaşmak için yatırıma ve insana önem veren firmalarla çalışmak gerekir. AEM bunlardan bir tanesi.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com