Connect with us

Haberler

Ekonomi dünyası Merkez Bankası, döviz ve faiz üçgenini konuştu

Yayın tarihi

-

 

 

Medya Takip Merkezi (MTM)’nin Ocak ayı ekonomi haberlerini inceleyerek hazırladığı raporda, basına en fazla konu edilen olay ve gelişmelerin başında Merkez Bankası yer alırken, 17 Aralık’ta başlatılan “yolsuzluk operasyonun” ardından liranın döviz karşısında değer kaybetmesi ve faiz tartışmaları ekonomi kamuoyunun gündemini belirledi.

 ekonomi-gündemi

Ekonomi dünyası, 2014’ün ilk ayında 17 Aralık operasyonu sonrası para piyasalarındaki gelişmeleri, özellikle dövizdeki yükselişi ve ABD Merkez Bankası FED kararlarını gündeminden düşürmedi. İç politikada yolsuzluk iddia ve operasyonları sonrasında tırmanan gerginliğin de etkilediği ekonomik kırılganlık, FED’in tahvil alımını azaltan kararlarıyla daha da hassaslaştı. Medya Takip Merkezi’nin gazete, dergi, televizyon kanalı ve internet medyasını kapsayan raporuna göre, Merkez Bankası Ocak ayında 29.486 haber ile ekonomi haberleri arasında aslan payını aldı.

 

17 Aralık’ta başlatılan yolsuzluk operasyonundan sonra hızla yükselişe geçen döviz karşısında zor günler yaşayan Merkez Bankası’nın faiz artırım kararı almayıp piyasaya müdahale ederek döviz rezervlerini kullanması, ekonomi kamuoyunda her yönüyle tartışıldı.

 

Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizi yüzde 7,75’ten yüzde 12’ye, borç alma faizi yüzde 3,5’ten yüzde 8’e, bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma faiz oranı da yüzde 6,75’ten yüzde 11,5’e, bir hafta vadeli repo ihale faizi ise yüzde 4,5’ten yüzde 10’a yükseltmesi medyada yer buldu. TCMB’nın dövizin rekor seviyelere çıkmasının ardından faiz oranlarında radikal artışa gitmesi medyada geniş tepki gördü; kimileri kararı alkışlarken, kimileri ya gecikmiş bir karar olarak yorumladı ya da faiz lobisi söylemini tekrarladı. Başbakan Erdoğan’ın Merkez Bankası’nın faiz artırımının işe yaramaması halinde, ekonomi için B ve C planının olduğunu açıklaması da medyada yer buldu.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile TÜSİAD arasındaki gerilim Ocak ayına damgasını vuran bir diğer önemli konu oldu. TÜSİAD Başkanı’nın, hükümetin yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası tavrını eleştirmesi ve “Böyle bir ülkeye yabancı sermayenin gelmesi mümkün değildir.” açıklaması gerilimi arttırdı. Başbakan, TÜSİAD Başkanı Muammer Yılmaz’ın açıklamasının ardından ‘TÜSİAD Başkanı böyle bir açıklama yapıyorsa vatana ihanettir.’ açıklamasıyla gündeme oturdu. Başbakan’ın ardından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın tepkisi de gündemde yer aldı.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yücelen, Türkiye ve dünya ekonomilerinde 2013 yılında yaşanan gelişmeleri değerlendirerek 2014 yılına ilişkin beklentilerini açıklaması Ocak ayında konuşulan konular arasındaydı. TÜGİAD Başkanı Yücelen, ekonomi dünyasının unuttuğu 24 Ocak kararlarını anımsayan tek işadamı oldu.

 

2014 yılının mevcut küresel koşullar altında sıkıntılı bir dönem olabileceğini dile getiren Yücelen; etkili önlemlerin zaman yitirmeden alınmasının önemine değinerek, ihracat niteliğinin arttırılması için ‘Süper Kobi’ yaklaşımının tartışılmasını istemesi ile de ekonomi haberlerine konu edildi.

 

Amerikan Merkez Bankası (FED) hakkında, Ocak ayı boyunca 18.258 haber yapıldı. Ocak ayında siyasi tansiyonun yüksek oluşu, ABD Merkez Bankası FED’in varlık alımlarını daraltma kararları ile aynı zamana denk gelince, doların tansiyonu bir anda yükselişe geçti. Dolar küresel bazda değer kazanırken, Türk Lirası’nın dolar karşısında engellenemeyen düşüşü, Ocak ayında ekonomi sayfalarında yer edindi.

 

Borsa İstanbul, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra para çıkışı olduğu yönündeki çıkan iddialar ile gündeme geldi. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında çıkan haberler, borsayı da vurdu. Ocak ayında hareketli günler geçiren Borsa İstanbul, geçtiğimiz 18 ayın en düşük seviyelerine kadar ulaştı. Borsa İstanbul 17.615 haber adediyle gündemde yer aldı.

 

Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch, Türkiye’deki siyasi krizin kalıcı güçlüklere işaret ettiğini, gelişmelerin ‘BBB-‘ olan notu etkilemediğini belirtti. Fitch, “Son gelişmeler Türkiye’nin BBB- olan kredi notunu etkilemedi” hakkında yapılan açıklamada, “Krizin, yatırımcıların Türk varlıkları üzerindeki risk primini arttırdığını ve cari açığın Türk Lirası’nın rekor düşüş seviyelere gerilemesine neden olduğu” savunuldu.

 

Ocak ayında en çok konuşulanlar arasında Türkiye ile İran arasında 10 yıldır müzakereleri süren tercihli ticaret anlaşması oldu. Anlaşmayla birlikte yeni dönemde, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ivme kazandırılması, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi ön görülüyor.

IMF Başkanı Christine Lagarde, 2014 yılında gelişmiş ülkelerin, Merkez Bankalarındaki politikaların gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini zora sokabileceği uyarısında bulunmasıyla dikkatleri üzerine çekti. Lagarde, zengin ülkelerdeki ekonomi politikalarındaki değişikliğin uluslararası finans dünyasında çalkantılara neden olurken gelişmekte olan ülkeleri de olumsuz etkileyebileceğini açıklaması, Ocak ayında ekonomi haberlerinde konuşulan konular arasında yer aldı.

 

Medya Takip Merkezi’nin Ocak ayı raporuna göre, ekonomi medyası ihracata olan ilgisini sürdürdü… Türkiye’nin Aralık ayında ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,8 artışla 12 milyar 996 milyon dolar, 2013 yılının tamamında ise yüzde 0,01 artışla 151 milyar 707 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiği haberleri, basında geniş yankı buldu.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Ingo Steinkrüger, Interroll’un yeni CEO’su oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Halihazırda thyssenkrupp System Engineering CEO’su olan Ingo Steinkrüger (48), 1 Mayıs 2021 tarihinde Interroll Group CEO’su olarak, geçen Haziran emekliliğini açıklayan ve Interroll Yönetim Kurulu’nun bir sonraki Yönetim Kurulu Başkanı olarak aday gösterileceği Paul Zumbühl’ün ardından göreve başlayacak.

Proje ve ürün, otomasyon, mühendislik ve üretim teknolojisi alanlarına odaklı 20 yılı aşkın yönetim ve teknik uzmanlığı bulunan Ingo Steinkrüger, son derece rekabetçi otomotiv endüstrisinde de kapsamlı küresel satış ve hizmet deneyimine sahip. Kendisinin Köln Üniversitesi’nden makine mühendisliği (üretim teknolojisi) ve endüstri mühendisliği alanlarında diploma dereceleri bulunuyor.

Ingo Steinkrüger thyssenkrupp Group kariyerine 2000 yılında Johann A. Krause Maschinenfabrik GmbH’de satış/proje yöneticisi olarak başladı.  Proje yönetimi, iş geliştirme, hizmet işletmesi ve küresel müşteri yönetimi alanlarında birkaç farklı başarılı yönetim pozisyonunda bulunduktan sonra Küresel Satış & Hizmet’ten sorumlu başkan yardımcısı sorumluluğunu aldı. 2016’nın ortasından itibaren devam eden başarısı sayesinde Steinkrüger 1.1 milyar Euro satış rakamına, 4,600 çalışana ve dünya üzerinde 15 farklı lokasyona sahip thyssenkrupp System Engineering’in CEO’su olarak atandı.

“Stratejik odak noktası Interroll için büyük önem arz eden dijitalleşme ve teknoloji platformu gibi geleceğin konuları ile birlikte küresel satışlar ve hizmet işletmelerindeki başarısı Yönetim Kurulumuzu ikna etmeye yeten Ingo Steinkrüger ile çalışmayı dört gözle bekliyoruz,” diyor Interroll Holding AG Yönetim Kurulu Başkanı Urs Tanner. “Bu atama çok özenli bir seçim sürecinden ve en iyi adayı bulmak adına hem yurtiçi hem de yurtdışında gerçekleştirilen küresel bir araştırma sonrasında gerçekleştirildi.”

“Ingo Steinkrüger ile birlikte, olağanüstü teknolojik uzmanlığının yanında güçlü müşteri odaklılığı ve kurumsal kültür ve değerlerimizle uyuşacak yapısı ile kendini kanıtlamış ve başarılı bir lider sahibi olduk,” diyor Interroll Worldwide Group CEO’su Paul Zumbühl. “Büyümemizi sürdürmek ve şirketimizle çalışanlarını uzun dönem stratejimizle bir üst seviyeye çıkararak yönetmek için gerekli en iyi ön koşullar zaten bunlardır.”

“Interroll Group yönetimini devralmak ve şirkete kendi deneyimimi katmak için sabırsızlanıyorum,” diyor Interroll’un yeni CEO’su Ingo Steinkrüger.” Amacım Paul Zumbühl’ün başarılı işlerini devam ettirmek ve çalışanlarımızla birlikte şirketimizin büyüme yolculuğunu müşteri odaklılığı ve teknoloji platformunun daha da geliştirilmesiyle sürdürülebilir olarak güçlendirmek.”

Daha önceden açıklandığı üzere, Paul Zumbühl 2021 yılının Nisan ayında 21 yıldır yürüttüğü CEO pozisyonundan ayrılacak. Interroll Holding Ltd’nin Yönetim Kurulu kendisini 7 Mayıs 2021 yılında düzenlenecek Interroll Olağan Genel Kurulunda şirket hissedarlarına bir sonraki Yönetim Kurulu Başkanı adayı olarak sunacak. Kurul, seçimin onaylanması durumunda kendisini Aktif Yönetim Kurulu Başkanı olarak atayacağını da duyurdu. Bununla birlikte, şu anda görevde olan Interroll Yönetim Kurulu Başkanı Urs Tanner ise geçiş sürecinin ilk yılında efektif kontrol ve gözetim ile şirketin kendini kanıtlamış yönetim yönergelerine uygunluk sağlamak adına Baş Bağımsız Direktör olarak seçime girecek. İki yılın ardından, 2023 yılında, aktif yönetim kurulu başkanı görevleri olağan yönetim kurulu başkanının görevlerine geri dönecek.

Haberin Devamı

Haberler

Rasyotek’in yeni CEO’su Muhammet Nezif Emek oldu

Yayın tarihi

-

Yazar:

Farklı sektörlerden 1000’den fazla kuruma verdiği hizmetlerin yanı sıra, Türkiye’nin önde gelen ilk 500 şirketi içerisinde yer alan 80 kuruluş ve 40 farklı holdinge de birçok referans proje sunan Rasyotek’te üst düzey bir atama gerçekleşti. Finans, perakende ve teknoloji gibi pek çok sektörde yönetici pozisyonlarında görev yapan Muhammet Nezif Emek, Rasyotek’in yeni CEO’su oldu.

“Teknolojik İnsan” mottosuyla Türkiye’nin birçok sektöründeki yüzlerce firmaya bütünleşik hizmetler sunan Rasyotek’in CEO’luk görevine Muhammet Nezif Emek getirildi. Finanstan üretime, perakendeden teknolojiye kadar pek çok farklı sektörde 20 yılı aşkın yönetim tecrübesi bulunan Emek, Rasyotek ve Rasyotek’in tüm iştiraklerinin tam yetki ile yönetilmesi ve büyütülmesinden sorumlu olacak.

Dijital dönüşümde akla gelen ilk firmalar arasına girme hedefine odaklanacağız

Farklı sektörlerdeki yönetim tecrübesini Rasyotek’e aktaracağını belirten Emek, “Rasyotek ile perakendeden, sağlık bilişim sistemlerine, siber güvenlikten, hukuki danışmanlığa kadar faaliyette bulunduğumuz her alanda kalite standartlarından ödün vermeden çalışacağız. Uzmanlık alanlarımızla işletme ve sektörlere katma değer yaratmaya ve istihdamı artırmaya devam edeceğiz. Tüm bunların yanı sıra Rasyotek’in, Türkiye ve dünyada dijital dönüşümde akla gelen ilk firmalar arasına girme hedefine daha fazla odaklanacağız” şeklinde konuştu.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Prysmian Kablo, sürdürülebilir bir gelecek için dünyayı teknoloji ile birbirine bağlayacak

Yayın tarihi

-

Yazar:

Enerji ve telekomünikasyon kabloları sektörünün dünya çapında lideri Prysmian Group’un Türkiye operasyonu Türk Prysmian Kablo, gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyor. Bu zamana kadar birçok projeye adını yazdıran Şirket, 2021 yılında da sürdürülebilirlik performansını tüm değer zinciri boyunca devam ettirecek proje ve yatırımlara imza atmayı amaçlıyor.

Mevcut üretim ve tüketim dinamiklerinin sınırlı kaynaklar karşısında denge oluşturmasını esas alan sürdürülebilirlik, değişen tüketici davranışları karşısında şirketlerin de dönüşümünü hızlandırıyor. İş dünyasının bu değişim rüzgarına entegre olmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyleyen Türk Prysmian Kablo CEO’su Cinzia Farisè, şirket olarak 2021 yılında, belirledikleri hedefler doğrultusunda sürdürülebilirlik çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirtti.

“Şirketler sadece ortaklarına değil topluma karşı da sorumludur”

Sürdürülebilirliğin şirketleri ve iş yapış modellerini yeniden şekillendirdiğini ifade eden Türk Prysmian Kablo CEO’su Cinzia Farisè; “Sistemler değişiyor, kurallar yeniden yazılıyor. Eski düzene baktığımızda şirketlerin birincil gayesinin kar elde etmek olduğunu görüyoruz. Bugün ise kar elde etme mekanizması toplumsal çıkarlar ile paralel ilerliyor. Şirketler sürdürülebilirlik politikaları gereği ekonomik olarak büyürken, topluma sağladıkları katma değer ile farklı bir noktada konumlanmayı başarıyor. Biz Prysmian Group çatısı altında attığımız her adımda sürdürülebilirliği temel argümanımız olarak kabul ediyor, sorumluluğumuzun sadece şirket ortaklarına değil, toplumsal ortaklarımıza karşı olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Ekonomik açıdan büyüme hedeflerinin yanı sıra sosyal ve çevre konularının da şirket konularına dahil edildiği bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. 2021 yılı için de en büyük hedefimiz sürdürülebilir bir gelecek için dünyayı birbirine teknoloji ile bağlamak” dedi.

Üretim Akademisi ve Online Kablo Eğitimi ile sektöre nitelikli iş gücü kazandırıldı

Sürdürülebilirliğin temelinde toplum yararını korumak ve kendi çıkarlarını toplumun çıkarları üstünde görmemek olduğunun altını çizen Cinzia Farisè; “Biz sürdürülebilirliğin omurgasını oluşturan toplumsal fayda kriterini şirket olarak bir sosyal sorumluluk bilinciyle yorumluyor, bu konuda hayata geçirdiğimiz projelerle daha iyi bir dünya ve gelecek için çalışıyoruz. 2020 yılı bu anlamda bizim için çok verimli geçti. Bursa Mudanya’da bulunan fabrikamızda  gelecekteki üretim müdürlerinin ve fabrika direktörlerinin yetiştirilmesi amacı ile kurulan ve Grubumuz içerisindeki akademiler arasında 4 Mükemmeliyet Merkezi’nden biri olan Üretim Akademisi’nde bugüne dek 32 ülkeden 400’den fazla kişiye eğitim verdik. Bunun yanı sıra Türkiye’de bir ilk olan online kablo eğitimi ile binlerce kişinin yararlanabileceği dijital bir platform kurduk. Öğrencilerin ve akademisyenlerin yanı sıra, elektrik alanında çalışan mühendisler ve teknisyenler gibi sektör profesyonellerinin de ücretsiz yararlanabildiği online eğitim özellikle de pandemi sürecinde sektörün mesleki gelişimine katkı sağladı” dedi.

Gönüllülük esasına dayanan projelerle daha çok insana dokunacağız

Prysmian Group’un global vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliğin en hassasiyetle yaklaştıkları konuların başında geldiğine dikkat çeken Cinzia Farisè; “Sosyal sorumluluk kapsamında, son 3 yıldır imzamızı taşıyan ve artık gelenekselleşen bir projemiz var, ‘Mutluluk Kumbarası. Gönüllülük esasına dayanan ve çalışanlarımızın desteğiyle sürdürdüğümüz bu proje ile bu sene başında Şanlıurfa Viranşehir’de 168 çocuğumuzun kışlık ihtiyaçlarını karşılarken eğitim için gerekli malzemeleri de sağladık. Bizim için bir çocuğun yüzündeki gülümsemenin sebebi olabilmek birçok şeyden çok daha değerli. Bu projeye 2021 yılında ve sonrasında da devam etmeyi ve daha çok çocuğun hayatına dokunabilmeyi hedefliyoruz. Gönüllülük esasına dayanarak gerçekleştirdiğimiz bir diğer projemiz hayati önem taşıyan ve her vatandaşın farkındalık kazanması gerektiğini düşündüğümüz bir konu olan kan bağışı. Türk Kızılay iş birliğinde gerçekleşen bu projede 63 gönüllü çalışanımız kan ihtiyacı olan binlerce kişiye umut olmak hedefiyle kan bağışında bulundu. Aynı zamanda 187,5 saatlik çalışma kapsamında yangın sebebiyle zarar gören Mudanya’da fidan dikme etkinliği gerçekleştirdik. Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) İstanbul Pendik’te inşa ettiği ve açılışını yaptığı 2. Aile Evi’ne kablolarımızla hayat verdik. Aynı şekilde sürdürülebilirlik temeline dayanarak “Denize en çok mavi yakışır” mottosuyla Bursa Mudanya’daki fabrikalarının önündeki sahili temizledik. 2 saatte sahilden 320 kg çöp topladık. Biz Türk Prysmian Kablo olarak aynı hassasiyetle hareket etmeyi, kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz ile her alanda var olmayı 2021 yılında da sürdüreceğiz” dedi.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com