Connect with us

Haberler

Dünyanın en önemli ürün etiketi Türkiye’den ilk defa Artema’ya

Yayın tarihi

-

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun mutfak, banyo armatürleri ve aksesuarları markası Artema dünyada eko-etiketlerin en kapsamlı standardı olan Tip- III Çevresel Ürün Beyanı’nı almaya hak kazanan Türkiye’nin ilk ve tek armatür üreticisi oldu.

Artema_NestTrendyBasinMixer_02092013

 

Türkiye armatür pazarının lideri ve “Ulusal Kalite Başarı Ödülü” alan ilk markası olan Artema, kaliteli ve çevre dostu yatırımlarıyla sektörde ilklere adını yazdırmaya devam ediyor. Artema, Alman Yapı ve Çevre Enstitüsü (IBU) tarafından verilen ve dünyaca kabul edilen en önemli çevre etiketi olan ‘Tip III Çevresel Ürün Beyanı’nı Türkiye’de almayı hakeden ilk ve tek armatür üreticisi olmanın gururunu yaşıyor.

‘Tip III Çevresel Ürün Beyanı’nı da alarak başarılarıyla sektöründe öncü konumunu kimseye bırakmayan Artema’nın; armatür üretiminde, hammaddenin doğadan elde edilmesinden üretim sürecinde oluşan atıkların doğaya dönmesine kadar uzanan yaşam döngüsü boyunca yüzde 100 şeffaf bir çalışma yaptığı ve çevresel performansını nicel verilerle beyan ettiği bir kez daha tescillendi.

IBU tarafından verilen belgenin, Artema’nın dünya armatür sektöründe çevresel etiket standartlarındaki öncülüğünü tescillediğine vurgu yapan Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Atalay Gümrah; “Sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmek için, doğal kaynaklarımızı verimli kullanmak ve yönetmek zorundayız. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu olarak, Blue Life adını verdiğimiz anlayış doğrultusunda tüm üretim, tasarım ve yönetim süreçlerimizde enerji ve doğal kaynak tasarrufuna, karbon salınımının azaltılmasına özen gösteriyoruz. Enerji verimliliği konusunda sahip olduğumuz pek çok sertifika ve ödüle ek olarak Artema, ‘metal atıkların geri kazanımı’ projesiyle finale kalarak, Brüksel’de gerçekleştirilecek AB Çevre Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı” dedi.

ISO 140025 ve inşaat malzemelerinin sürdürülebilir özellikli olmasına yönelik yeni EN 15804 normuyla uyumlu Tip III Çevresel Ürün Beyanı, Artema ürünlerinin bütünsel çevre performansını belgeliyor.

Artema hakkında:

Dr. Nejat Eczacıbaşı’nın 1979 yılında temelini attığı Artema Bozüyük üretim tesisleri, 1983’ün sonlarına doğru sıhhi tesisat armatürleri de üretmeye başladı. 1995’te faaliyet alanına banyo aksesuvarlarını ekleyen kuruluş, bugün banyo ve mutfak armatürleri, duş sistemleri ile banyo aksesuvarları olmak üzere 4 ana ürün grubunu müşterilerinin beğenisine sunuyor. Artema, kaliteye yönelik yatırımlarıyla sektöründe “Ulusal Kalite Başarı Ödülü” almaya hak kazanan ilk kuruluş.

Yıllık 3 milyon adet armatür ve 2,5 milyon adet banyo aksesuvarı üretme kapasitesi bulunan Artema, ISO 9001 Kalite Sistem Sertifikası ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi sertifikasına sahip. Artema’nın TS EN 817 ve TS EN 200 standartlarına uygun olarak üretilen armatürleri, ihraç edildiği pazarlarda da onaylatılıyor. 5 kıtada 50’ye yakın ülkeye VitrA markasıyla ihraç edilen Artema’nın önemli yurtdışı pazarları arasında ABD, Almanya, İngiltere, İsveç, Avustralya, BDT ve Ortadoğu ülkeleri yer alıyor. Artema; yönetim anlayışı, ürün kalitesi ve müşteri odaklı hizmet yaklaşımıyla, yalnız Türkiye’de değil, dış pazarlarda da hızla büyüyor.

www.artema.com.tr

facebook /Artema

twitter/ArtemaTürkiye

Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Johnson Controls’de Türkiye ve Hazar Bölgesine Yeni Genel Müdür

Yayın tarihi

-

Kariyerine Metrans Makine’de ve Grundfos Pompa’da satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarıyla başlayan makine mühendisi Alp Yılmaz, son 6 yıl boyunca Wilo Türkiye’de küresel büyüme stratejileri ile satış planlarının yürütülmesi ve iş geliştirme alanlarında aktif rol oynadı.

Genel Müdürü Alp Yılmaz

Johnson Controls hakkında

Dünya çapında bir milyondan fazla projede, enerji verimliliğini artıran, işletme maliyetlerini düşüren ürünler, hizmetler ve çözümler sunan Johnson Controls, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Havalandırma, iklimlendirme, soğutma ve bina yönetim sistemlerinde lider ekipman, otomasyon ve servis sağlayıcısı olan Johnson Controls, 131 yıllık tecrübesi ve sektörün geleceğine yön veren Ar-Ge çalışmalarıyla partnerlerine daha rahat, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya sunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.

Yayın tarihi

-

İki dev şirket imza attıkları stratejik işbirliği anlaşmasıyla Türkiye’nin en büyük havayolu şirketinin ve ülkemizin havacılık ve uzay sanayinin gelişimine katkı sağlayacak.
Türk Hava Yolları ve Boeing 70 yıllık işbirliklerinin bir devamı olarak bugün, Türk Hava Yolları’nın sektördeki uzun vadeli liderliğini pekiştirmenin yanı sıra, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki teknolojik kabiliyetini de artıracak bir işbirliği anlaşmasına imza attılar. Anlaşmada Türk Hava Yolları ve Boeing, Boeing’in Türk endüstrisine hâlihazırda yapmakta olduğu kayda değer yatırımı daha da genişletecek birçok potansiyel yeni işbirliği alanı içeriyor.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı ve Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner anlaşmayı, Türk Hava Yolları yöneticilerinin bir yeni Boeing 777-300ER (Extended Range) ve iki adet yeni nesil 737-800’ün teslimatı için Seattle’a yaptıkları ziyaret sırasında imzaladılar.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı, “Türk Hava Yolları, dünyanın önde gelen havayollarından biri olma konumunu filosuna, ürünlerine ve uçuş hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar ile güçlendirmiş ve yolcu sayısı rakamlarında etkileyici bir artış yakalamıştır. Bugünkü imza ile havacılık endüstrisinin önde gelen markalarından biri olan ana ortağımız Boeing ile mevcut köklü ilişkimizi daha da derinleştirmiş oluyor. Türk Hava Yolları’nın büyümesini sürdürmek için yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ser22
Connor ise, “Boeing, Türk Hava Yolları ile mevcut güçlü ilişkisini, her iki şirketin de kârlı büyümesine ve Türkiye’nin uzun dönemli gelişimine katkıda bulunacak şekilde daha da ilerletmekten gurur duymaktadır. Boeing ve Türk Hava Yolları, karşılıklı güçlü yönlerini tamamlayacak yeni ve her iki taraf için de faydalı iş olanaklarını birlikte belirleyip geliştireceklerdir ” dedi.

Türkiye genelindeki tedarikçiler Boeing Ticari Uçaklarının 5 ayrı programının tamamını Türk yapımı parçalarla ve yılda 120 milyon USD’den fazla olduğu değerlendirilen iş hacmiyle, halen desteklemektedir. Bu güçlü endüstriyel bağlara ilaveten Boeing ve Türk Hava Yolları, birçok farklı uzun dönemli işbirliği alanı belirlemişlerdir. Bunların arasında geliştirme ve eğitim, Türkiye’nin havacılık sanayiinin uluslararası alanda rekabetçi olmasını sağlayacak faaliyetler ve Türkiye’nin araştırma ve teknoloji kabiliyetleri ile havacılık ve uzay altyapısına destek de yer almaktadır.

Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki ilişkinin, 1945’te ilk DC-3/C-47 uçaklarının teslimatına dayanan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Türk Hava Yolları jet çağına, 1960’lı yılların sonunda DC-9, DC-10 ve Boeing 707 uçaklarını kullanmaya başlaması ile geçiş yapmıştı.

Türkiye’de sivil havacılığın önü açıldıktan sonra ülke içinde kurulan birçok yeni havayolu şirketi de Boeing 727, 757, MD-80 ile en modern 737 ve 777 uçaklarına filolarında yer verdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraklerinden Turkish Technic, Boeing 737 uçakları için, bölge ve dünyadaki düzenleyici kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış dünya çapında bir bakım merkezidir.

Boeing, 1940’lı yılların ortalarından bu yana Türkiye ile uzun vadeli ve karşılıklı faydalar sağlayan bir ilişki sürdürmektedir. Ticari jet uçakları sağlamanın yanı sıra Boeing aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir savunma ürünleri tedarikçisi ve Türk havacılık ve uzay sanayiinin güvenilir bir ortağıdır.

Haberin Devamı

Haberler

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlara çeki düzen getirildi

Yayın tarihi

-

 

Kentsel dönüşümde uygulamadan kaynaklanan duraksamaların önlenmesi için Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri değişti. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören yeniden düzenlenen Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Prof. Dr. Gürsel Öngören yapılan değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “kervan yolda düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti. Öngören Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişiklikleri şöyle özetledi:

Değişiklikler kapsamında, öncelikle riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlarda çalışacak personel ile ilgili yeterlilik ve eğitim şartları arttırıldı. Artık daha nitelikli ve özel eğitim almış mühendisler bu tespitleri yapabilecek.

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlar; eğer gerçeğe aykırı olarak, risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi veyahut mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması ya da yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış iseler lisansları iptal edilecek. Böylece riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara çeki düzen verildi.

Artık inşaat halinde olup ikamet edilmeyen, metruk, yıkık ve yapı bütünlüğü bozulmuş binalara risk raporu düzenlenmeyecek. Bu yapılar %17 KDV muafiyeti ve tapu ve inşaat harcı muafiyeti şeklindeki toplamda yaklaşık %23’e varan kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanamayacak. Bazı kişiler kentsel dönüşüm fırsatçılığı yapıp, yeni inşaatlarda devleti %23 gelir kaybına uğratıyordu. Bu kaçak önlendi.

Kiracıların risk tespit raporlarından haberdar edilmesi sistemi getirildi. Yönetmelik değişikliği ile mal sahiplerine risk tespit raporu ile ilgili durumu kiracılarına da bildirmek yükümlülüğü getirildi. Böylece kiracılar da 60 ve 30 günlük yapıyı boşaltma sürelerinden haberdar olduğundan hazırlıklarını yapabilecek.

Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşümde birden fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete taksit ile ödeyebilecek. Eski düzenlemede vatandaşın alacağı mülke katkı payı peşin olarak devlete ödeniyordu.

Apartman ve sitelerde çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya müteahhide karar alınması aşamasındaki noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini toplantıya davet etme zorunluluğu kaldırıldı. Bu tip toplantılar iadeli taahhütlü posta ile çağrı gönderilerek veya elden imza ile davet yazısı verilerek yapılabilecek. Böylece halkımız gereksiz masraftan ve zaman kaybından kurtuldu.

Tapunun elinde olan, kentsel dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il müdürlüklerine verildi.

Zemini riskli alanlarda inşaat yasağı sebebiyle, buradaki arsalarda bulunan imar haklarının başka arsalara transferine olanak tanındı. Arsa sahibi buradaki imar hakkını başka bir yerdeki arsada kullanabilecek.

Daha önce vatandaşlarla tapu idarelerini karşı karşıya bırakan, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yeni dairelerin ve işyerlerinin ilgililere tapudan devri esnasında tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği tartışması çözüldü. Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılan daire ve dükkanların, sahiplerine veya müteahhide devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki diğer harçlar alınmayacak.

Prof.Dr.Gürsel Öngören yapılan bu değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “Kervan Yolda Düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti.

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com