Connect with us

Elektronik

Draka UC400 Cat.6 U / UTP B2ca yangına karşı güvenli kablosu artık reelex kutusunda

Yayın tarihi

-

B2ca-s1a,d1,a1 CPR sınıfı olarak talep edilen bakır kablolar artık 305 metrelik bir Reelex kutu ile temin ediliyor. Hafif, son derece kompakt ve esnek olan Draka kablosunun 6,1 mm kablo çapı ile montajı artık daha kolay ve hızlı. Elektrik performansı EN 50173 CAT 6 ve EN 50288 ile uyumlu yeni LAN kablosu çoğunlukla kamu sektörü binalarında (okullar, hastaneler, havaalanları vb.) ve ofis binalarında kullanılıyor.

Prysmian Group’un Multimedya Çözümleri Bakır Kablolar Ürün Müdürü Zoran Borcic, “UC400 D65 kablosunun tasarımını geliştirmek için önemli kaynaklar ayırdık” dedi. “Daha önce D65 LAN kablosunun CPR sınıfı B2ca ile tamamen uyumlu olmasını sağlamak için sadece kablo makarasıyla sunabiliyorduk. Kutu içerisindeki Reelex prosesinin, elde edilen CPR sınıflandırması üzerinde olumsuz bir etkisi vardı. Eğer, önceki tasarımdaki B2ca-D65 kablosunu doğrudan üretim hattından bir makaraya aktarmış olsaydık, Draka kablosunun yapısı ve bütünlüğü bozulacaktı. Bu kablonun artık Reelex kutusunda sağlayabiliyor oluşu, temel anlamda bir dizi yenilikçi malzeme teknolojisi geliştirmesi, optimize edilmiş bir kablo yapısının tasarımı ve üretim sürecinde maksimum hassasiyetin sağlanması sayesindedir” diyerek sözlerini sürdürdü.

Yangına Karşı Güvenli 

Draka UC400 LAN Kablosu’nun CPR sınıfı B2ca-s1a,d1,a1’in tüm kriterlerini karşıladığını ve 6,1 mm kablo çapı ve 305 metrelik Reelex Kutu uygulamasıyla, çok hafif, esnek ve kurulumu kolay bir LAN kablosu sunduğunu söyleyen Türk Prysmian Telekom Kabloları Satış Direktörü Ufuk Çolak; “Türk Prysmian olarak, bizim de bir parçası olduğumuz grubumuzla aynı çizgide, tüm ürünlerimizde yenilikçi yaklaşımları benimsemeyi ve son teknolojileri hayata geçirmeyi önemsiyoruz. Kullandığımız bu yenilikçi sistem düşük duman yoğunluğu, gecikmeli ısı iletimi, azaltılmış alev yayılımı ve düşük korozif gaz salınımı ile yangın önleyici tedbirlere önemli ölçüde katkıda bulunuyor. Yangına karşı güvenli olan bu kablonun veri iletim oranı herhangi bir şekilde etkilenmeden EN 50173 CAT 6 ve EN 50288’e göre tam elektrik performansı sağlıyor” dedi.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektronik

Denizcilik sektöründe harmonik akımdan kaynaklı sorunlara özel ürünler

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye elektronik sanayisinin öncü markası Elektra Elektronik hem izolasyon transformatörleri hem de pasif ve aktif harmonik filtre ürünleri ile dünya genelinde denizcilik sektörüne yüksek katma değer sunuyor. Değişken enerji yüklerinden yoğun olarak etkilenen birçok farklı alanda akım ve gerilim kirliliklerini ortadan kaldırarak elektrik enerjisinin sürekli ve güvenli olmasına imkan tanıdıklarını belirten Elektra Elektronik Ar-Ge Müdürü Dr. Tutku Büyükdeğirmenci; ülkemizin yanı sıra Norveç, Çin, Hırvatistan ve İtalya’da da bu ürünlere olan ihtiyacın arttığını söyledi. Yeni nesil elektronik ürünlerinin mühendisliğini, tasarımını ve üretimini şirket bünyesindeki uzman mühendis kadrosuyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Büyükdeğirmenci, rezonans korumasına sahip ve üç seviyeli evirici topolojisiyle yüksek verim ve performans sunan çözümleriyle denizcilik sektöründe fark yarattıklarının altını çizdi.

Türkiye’den 6 kıtada 60 ülkeye trafo ve enerji kalitesine yönelik elektronik ürünler ihraç eden Elektra Elektronik; izolasyon transformatörü, pasif harmonik filtre ve aktif harmonik filtre ürünleri ile birçok sektöre olduğu gibi denizcilik sektörüne de çözüm sunuyor. Türkiye’nin ilk ve tek yerli üretim aktif harmonik filtreleri DynamiX’in mühendisliğini, tasarımını ve üretimini tamamen şirket bünyesindeki uzman mühendis kadrosuyla gerçekleştirdiklerini vurgulayan Elektra Elektronik Ar-Ge Müdürü Dr. Tutku Büyükdeğirmenci, böylelikle gemilerde harmonik akımlardan kaynaklı sorunların önüne geçtiklerini açıkladı.

DynamiX aktif harmonik filtreler akım ve gerilim kirliliklerine son veriyor

DynamiX ile özellikle harmonik üreten yükleri filtreleyerek gemi içi enerji sisteminin harmonik akımlardan kaynaklı harmonik gerilimlere maruz kalmasını önlemeye yardımcı olduklarını belirten Dr. Tutku Büyükdeğirmenci, “Harmonik akım çeken yükler, bu jeneratör ünitelerinin iç empedansları sebebiyle harmonik gerilimlere yol açarak gemi içi enerji sisteminde rezonanslar oluşmasına, yangın ve enerji kesintisi risklerine yol açabiliyor. Denizcilik sektörü bu gibi bozucu etkilerden kurtulmak için DVN tarafından yayınlanan standartlara tabidir. Bu standartlar gemi içerisinde en kötü harmonik yük koşulları altında bara gerilimi harmoniğinin toplamda yüzde 8, her bir harmonik için ise ayrı ayrı yüzde 5’i geçmemesini zorunlu kılıyor. Aksi durumda, kablolarda ve baralarda aşırı ısınma, izolasyon malzemelerinin erimesi, kısa devre ve enerji kesintisi gibi sonuçlar doğabiliyor. Bizse DynamiX ile tüm bu sorunların önüne geçiyoruz. Bu sayede gerilim harmoniğinin düşürülmesini sağlayarak gemi içi elektrik sisteminin DNV standartlarına uyumluluğunu sağlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Denizcilik sektöründe gelişmiş ülkelerden yoğun talep

Yeniliklerin öncüsü Elektra Elektronik, rezonans korumasına sahip ve üç seviyeli evirici topolojisi ile yüksek verim ve performans sunan ürünleriyle denizcilik sektöründe rakiplerinden ayrışıyor. DynamiX aktif harmonik filtreler ülkemizin yanı sıra tersane ve gemi inşasının endüstri olarak geliştiği Norveç, Çin, Hırvatistan ve İtalya gibi ülkelerde de yoğun talep görüyor.

Denizcilik sektöründe aktif harmonik filtre boyutlandırması yapılabilmesi için gemi içi enerji sisteminin çok iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Büyükdeğirmenci, “Bu noktada enerji sistemi kararlılığı, kısa devre akım ve sistem empedansı gibi hesapları doğru yapabilmek çok önemli. Aktif harmonik filtrenin gücü ve hangi noktaya nasıl uygulanacağı bu analizler sonucunda ortaya çıkıyor. Dolayısıyla gemi içi enerji sistemini iyi analiz edebilecek, uygun AHF boyutlandırması yapabilecek ve mühendislik hizmeti verebilecek firmalarla çalışılması gerekiyor.” diye konuştu.

Haberin Devamı

Elektronik

Elektra Elektronik 2021’de yeni pazarlara odaklanarak büyümeyi sürdürecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’den 6 kıtada 60ülkeye trafo ve enerji kalitesine yönelik elektronik ürünler ihraç eden Elektra Elektronik, sektörde 41. yılını doldurduğu 2021’de yeni ihracat pazarlarına açılmayı planlıyor. Pandemiye rağmen üretim ve ihracatın devamı için yoğun çaba sarf ettikleri 2020’de Danimarka ve Hollanda’ya ihracat yapmaya başladıklarını belirten Elektra Elektronik Genel Müdürü Emin Armağan Şakar, 2021’de Güney Amerika’ya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl cirosunu döviz bazlı yüzde 8 büyüme ile kapatırken 2021’de yüzde 15 büyüme hedeflediklerini ifade eden Şakar, yenilenen ve büyüyen fabrikalarında daha güçlü Ar-Ge çalışmaları ile yeni nesil elektronik ürünler üretmeyi ve son yıllarda artırdıkları dijitalleşme yatırımlarının sonucu olarak üretim, depo takibi ve diğer bütün iş süreçlerini buluttan takip etmeyi planladıklarını anlattı.

Üretim kapasitesi, çalışan sayısı veihracat oranı açısından Türkiye’de alçak gerilim trafo ile reaktör sektörünün lider firması konumunda olan Elektra Elektronik, 2020 yılında pandemiye rağmen üretim ve ihracatın devamı için yoğun bir şekilde çalışarak cirosunda dövizbazlı yüzde 8 büyüme gösterdi. Şirket, son yıllarda ağırlık verdiği dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarının da etkisiyle 2021 yılı büyüme hedefini ise yüzde 15 olarakbelirledi. 6 farklı kıtada 60’a yakın ülkeye trafo ve elektronik ürün ihracatı gerçekleştiren Elektra Elektronik, 2021 yılında yeni ihracat pazarlarını daradarına aldı.

2021’de hedef yeni pazarlar

Şirketolarak toplam cirolarının yüzde 50’sini ihracatın oluşturduğunu belirten ElektraElektronik Genel Müdürü Emin Armağan Şakar, “İstanbul’dakifabrikamızdan başta Çin, İspanya, Almanya, Fransa, Yeni Zelanda ülkeleri olmaküzere Afrika, Ortadoğu ve Güney Amerika bölgeleri ile birlikte toplamda 6farklı kıtada 60 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bir süredir hedefpazarlarımız arasında yer alan Danimarka ve Hollanda enerji kalitesi ile ilgilielektronik ürün tedariğini İtalya’dan sağlıyordu. Pandemi nedeniyle İtalya’dayaşanan üretim gecikmelerinin etkisiyleDanimarka ve Hollanda’ya biz destek olduk ve bu da yeniilişkiler geliştirmemizi sağladı. Yine 2020’de ihracata başladığımız GüneyAmerika’yı 2021 için odağımıza aldık, bu bölgede yeni ülkelere ulaşaraketkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Pandemiyle birlikte sağlık sektörüneyönelik ürünlerinin üretimini hızlandırdı

Sağlıksektörüne katma değer sunan medikal transformatörleriniİngiltere, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Ürdün ve Kolombiya’ya ihraç ettiklerinibelirten Şakar, sözlerine şöyle devam etti; “Pandemi döneminde hemülkemizde hem de dünyada sağlık sektörünün önemi daha da arttı. Koronavirüsönlemleri kapsamında İstanbul Yeşilköy’de inşa edilen Prof. Dr. Murat DilmenerAcil Durum Hastanesi’nin yanı sıra Türkiye genelinde yaklaşık 130 farklıhastane ve klinikte, tıbbı izolasyon güç paneli ve ameliyathane kontrol panelisistemlerine yönelik özel çözümler sunuyoruz. Bununla birlikte tüm dünyada yenihastaneler inşa edildi. Bu noktada sağlık sektörüne yönelik ihracatımıza yeniülkeleri eklemek için çalşıyoruz.”

“2021 tüm iş süreçlerimizi buluttantakip edeceğimiz bir yıl olacak”

Elektra Elektronik olarakgerçekleştirdikleri dijital dönüşüm yatırımları ile ilgili açıklamada bulunan Şakar,“Dijital dönüşüm aslında pandemiden önce de birçok şirketin gündeminde olan birkonuydu. Ancak Covid-19 salgını sürecinde önemi bir kez daha kavranmış oldu. Üretiminmekandan, zamandan ve hatta insan faktöründen etkilenmeden, planlanan işleyişteilerlemesi açısından dijital dönüşüm birçok sektörde gerekli hale gelmişdurumda. Biz de şirket olarak yaklaşık bir yıldır malzeme stoğu, sipariş, tedarik,satış ve lojistik süreçlerimizi dijital olarak yönetiyorduk. Böyleliklepandeminin ülkemizdeki ilk dönemlerinde çalışanlarımız ofise bağlı kalmadanbulut üzerinden yazılım süreciyle işlerinin takibini sağladılar. Bu nedenle çalışmalarımızdaherhangi bir aksama ile karşılaşmadık. Son yıllarda artırdığımız dijitalleşmeyatırımlarının sonucu olarak 2021 yılında da üretim, depo takibi ve diğer bütüniş süreçlerimizi buluttan takip etmeyi planlıyoruz” dedi.

“İstihdam sağlayarak büyümek her zamanöncelikli hedefimiz olmaya devam edecek”

2019’da ciddi oranda Ar-Ge yatırımlarıyaptıklarını ve 2020’de bunun neticelerini aldıklarını vurgulayan Şakar,TÜBİTAK’a sundukları projelerden onay aldıklarını belirterek şu açıklamalardabulundu; “Önümüzdeki yıl da ciromuzun yüzde 5’ini Ar-Ge yatırımlarımızaayıracağız. Yenilenen ve büyüyen fabrikamızda daha güçlü Ar-Ge çalışmaları ileyeni nesil elektronik ürünler üretmeyi, test ve ölçüm faaliyetlerini kendi bünyemizealmayı planlıyoruz. Tüm bu yatırımlarımızın ve iş planlarımızın odağında herzaman önce insan yer alıyor. Pandemi sürecinde insan sağlını korumanın ve işgüvenliğini sağlamanın önemini tüm dünya bir kez daha öğrenmiş oldu. Bu noktadaşirketimiz için bir yandan her şeyin otomatize edildiği yeni dünya düzenindedijital dönüşüme adaptasyonumuzu artırırken bir yandan da istihdam sağlayarakbüyümek her zaman öncelikli hedefimiz olmaya devam edecek.”

“Yüksek teknolojili yeni ürünümüzü dünyaçapına taşımayı hedefliyoruz”

Türkiye’de ilk ve tek üreticisi oldukları,sanayicilerin enerji kalitesi sorunlarına son veren yüksek teknoloji ürünü DynamiX Aktif Harmonik Filtre’yi 2021 yılında daha dageliştirerek dünya çapında bir ürün haline getirmeyi planladıklarını belirten Şakar,“Sürekli gelişim anlayışımız ışığında önümüzdeki yıl da tüm ürünlerimizdegeliştirmeler devam edecek. Özellikle DynamiXAktif Harmonik Filtre ürünümüze haberleşme sistemini entegre ederek ürünümüzü buluttantakip etmek ve yazılımsal özelliklerini geliştirmek istiyoruz. Yüksekteknolojili bu ürünümüz, endüstride ve ticari tesislerde elektriksel kirlilikanlamına gelen harmoniklerin ve yüksek nötr toprak gerilimi kaynaklı enerji kalitesiproblemlerinin önüne geçiyor. İş kayıplarını ve üretim verimsizlikleriniortadan kaldırmayı hedefleyen DynamiX iledünya çapında sektördeki en yüksek performansa sahip aktif harmonik filtreleriüreten şirketlerden biri olarak konumlanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Haberin Devamı

Elektronik

“Mobii” ile geleceğin otomobilleri ve sürüş deneyimi sürücüsüne göre şekillenecek…

Yayın tarihi

-

Yazar:

Intel ve Ford, ortak araştırma programı Mobii ile araç içi kişiselleştirme ve görüntüleme teknolojilerinin geleceğini şekillendiriyor, sezgisel teknolojileri otomobillere uyarlıyor.

Looking_In_Car(2)
• Intel ve Ford, araç içi kameralar ve araç sensörlari için yeni uygulamalar geliştirmeye yönelik bir araştırma projesi için işbirliği yaptıklarını duyurdular.
• Mobii adlı mobil iç mekan görüntüleme sistemi, yüz tanıma yazılımları kullanarak daha gizli, kişisel ve güvenli bir sürüş deneyimi sağlıyor.
• Akıllı telefon uygulamaları aracılığıyla araca uzaktan erişim, araç içinde kalan eşyaların kontrolü ve başka sürücüler için araç kullanma kuralları belirlenebiliyor.

Intel ve Ford, yeni işbirliği ile Nesnelerin İnterneti kavramının önemli alanlarından biri olan otomotiv konusunda yeni fırsatlar yaratmaya devam ediyor. Bu yeni dönemde otomobiller akıllı telefonlarla uzaktan erişim imkanı veriyor, yüz tanıma sistemleriyle sürücüyü tanıyor ve sürüş deneyimini kişiselleştiriyor.

Ortak araştırma projesiyle ortaya çıkan mobil iç mekan görüntüleme sistemi Mobii, araç içi kameralardan ve sensörlerden gelen verileri işleyerek sürücülere tamamen kişiselleştirilmiş bir sürüş deneyimi sağlıyor. Mobii, içindeki yüz tanıma sistemleriyle her sürücüye özel farklı ayarları otomatik olarak araca uygulanıyor.

Mobii ile sesli komut ve hareketlerle otomobilinizi kişiselleştirin
Algısal teknolojileri kullanarak çok daha eğlenceli bir sürüş deneyimi sağlayan Mobii, Ford araştırma mühendisleri ile Intel bünyesindeki antropolog, etnolog ve mühendislerin ortak çalışması. Mobii ile sürücü araca girdiği anda ön tarafta bulunan bir kamerayla yüz tanıma işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında araç içi teknolojiler, kimliği tanımlanan sürücüye göre kişiselleştiriliyor. Mobii araca binen sürücüyü tanıyamazsa, bir fotoğrafını araç sahibinin akıllı telefonuna ileterek onu durumdan haberdar ediyor. Bu sayede araç sahibi kendisinden başka sürücüler için hız limiti, güvenli sürüş kuralları, araç içi ses seviyesi ve mobil telefon kullanımıyla ilgili düzenlemeler yapabiliyor.

Mobii’nin içerdiği hareket tanımlama yazılımları sayesinde sürücü için tamamen algısal bir etkileşim imkanı yaratılıyor. Doğal hareketlerle birlikte kullanılan sesli komutlar ile araç kliması ya da sunroof gibi özellikler basitçe çalıştırılabiliyor.
Intel Nesnelerin İnterneti Bölümü Başkan Yardımcısı Doug Davis, “Teknoloji lideri Intel araç üreticilerinin karşılaştıkları zorlukları anlayarak bu alanda onlara sunduğu çözümlerle büyük bir destek sağlıyor. Mobii projesi de Intel’in Ford ile yaptığı işbirliğinin en büyük göstergelerinden biri” diye konuştu.

Ford Araştırma ve Yeni Teknolojiler Başkan Yardımcısı ve CTO’su Paul Mascerenas da, “Intel ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Mobii araştırmamızla, sürücülerin araç içi teknolojilere nasıl yaklaştığını gözlemleyip onlara daha sezgiye dayalı ve isteklerini karşılayan etkileşimler sunmak istiyoruz. Araç içi görüntüleme sistemleriyle elde edeceğimiz bilgiler, uzun vadede çok daha ileri teknolojiler geliştirebilmemize imkan verecek” dedi.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com