Connect with us

Haberler

ÇİMSA’dan 5 yılda 115 milyon TL’lik çevre yatırımı

Yayın tarihi

-

 Sürdürülebilirlik anlayışını tüm süreçlerine entegre eden ÇİMSA, bugüne kadar hayata geçirdiği projelerin somut sonuçlarını paylaştığı 2012 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.

Çimsa Genel Müdürü Mehmet Hacıkamiloğlu, 5 yıllık dönemde toplam 115 milyon TL çevre yatırımı yapıldığını, bunun 106 milyon TL’sinin son 3 yılda gerçekleştirildiğini söyledi.

Hacıkamiloğlu, “2010 yılından itibaren başlayan sürdürülebilirlik yönetimi çalışmalarımızın, kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olması konusunda önemli bir mesafe aldığımızı düşünüyoruz. Gelecek 10 yıllık dönem için belirlediğimiz dört öncelikli hedefin tümü, sürdürülebilirlik çalışmalarımızı destekliyor” diye konuştu.

CIMSA MehmetHacikamiloglu

Çimsa Genel Müdürü Mehmet Hacıkamiloğlu

Çimento sektörünün önemli bir oyuncusu olarak daha yaşanabilir dünya için de sorumluluk üstlenen Çimsa, sektördeki ilk GRI A+ onaylı sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.

Çimsa Genel Müdürü Mehmet Hacıkamiloğlu, düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2010 yılından bu yana yürüttükleri çalışmalarla sürdürülebilirlik yönetiminin kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olması konusunda önemli yol aldıklarını söyledi.

Son 5 yılda 115 milyon TL çevre yatırımı yaptıklarını, bunun 106 milyon TL’sinin 2009-2012 yılları arasında gerçekleştiğini belirten Hacıkamiloğlu, “Son dönemdeki yatırımlarımız arasında; Mersin 1. ve 2. üretim tesislerindeki Atık Gazdan Elektrik Üretim Projesi, Eskişehir 2. üretim hattında kurulmuş olan Hot Disc Otomatik Atık Besleme Sistemi ve ATY (Atıktan Türetilmiş Yakıt) Hazırlama Tesisi, Kayseri fabrikası döner fırın elektrofiltrelerinin torbalı filtrelere dönüşümü, çimento, hazır beton ve agrega tesislerimizde tozsuzlaştırma ve çevre yatırımları öne çıkıyor” diye konuştu.

2012 Sürdürülebilirlik Raporu A+ onaylı yayımlandı

Çimsa’nın sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarında kaydettiği ilerlemeyi şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaştığını vurgulayan Genel Müdür Hacıkamiloğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu doğrultuda, 2012 yılına ilişkin raporumuz, GRI A+ onaylı olarak yayımlandı. Bu, çimento sektörü için bir ilk ve Çimsa olarak çalışmalarımızı ayrı bir platforma taşıyor. Raporumuzun ‘+’ seviyesinde olması, şirketimizin sürdürülebilirlikle ilgili tüm performans gerçekleşmelerinin dış denetimden başarılı bir şekilde geçmiş olduğunu gösteriyor. Bununla da yetinmeyerek, 2014 yılı sonrasında ise Entegre Raporlamaya geçmeyi hedefliyoruz.”

2014 hedefleri arasında fosil yakıt kullanımının, emisyonların, ortam tozlarının azaltılması ile maden ocaklarının rehabilite edilmesi bulunduğunu açıklayan Hacıkamiloğlu, “Gelecek 10 yıllık dönem için belirlediğimiz dört öncelikli hedefin tümü, sürdürülebilirlik çalışmalarımızı destekliyor” dedi.

Çimsa neler başardı?

  •            Gri çimento spesifik CO2 emisyonu 701 kg CO2/ton seviyesine geldi.
  • Spesifik toz emisyonu %60 azalarak 61 G/T klinker seviyesinden 25 G/T klinker seviyesine geldi.
  • Spesifik Nox emisyonu %15 azalarak 1242 G/T klinker seviyesinden 1227 G/T klinker seviyesine geldi.
  • Geri dönüştürülen atık miktarı 2,3 kat artarak 2012’de 1200 ton/yıl seviyelerine ulaştı. Ayrıca evsel atık oranı da 4 kat arttı.
  • Çimsa ve alt işveren çalışanlarına 2012 yılında toplam 20.750 saat/yıl İş Sağlığı ve Güvenliği (ISG)  eğitimleri verildi. Son 5 yılda 993 saat/yıldan bu rakama ulaşıldı.
  • Spesifik termik enerji tüketimi %4 azalarak 3420 mj/klinkerden 3292 mj/klinler seviyesine düşürüldü.

Çimsa’nın gelecek hedefleri

  • 2010 yılında ortalama olarak %3,36 düzeyinde gerçekleşen atık ile ikame edilen yakıt oranı değerinin, 2020 yılında %10,6 seviyesine ulaşması hedefleniyor.
  •  Toz salınım değerleri konusunda yapılan torbalı filtre yatırımlarıyla kanunlara uyumun ötesinde bir hedefe ulaşıldı. Toz NOx değerleri on-line olarak da izleniyor. 2012 yılında fırınların izlenebilirlik oranı %57 seviyesindedir. 2020 yılında %100’e ulaşılmış olması hedefleniyor.
  • Rehabilite edilen alan miktarı 2012 yılında 11,5Ha olarak geçekleşti. 2020 yılında 16Ha’a ulaşılması hedefleniyor.
  • Agrega faaliyetlerinde ortam tozlarının azaltılması için tesis üstlerinin kapatılması yatırımları yapılıyor. Üstü kapalı tesisi oranı 2012’de %75 seviyesinde iken 2020’de %100’e ulaşılması hedefleniyor.

 

Çimsa 2014’te iki temel birden atacak

Çimsa’nın yeni atılımlarla çimento sektöründeki konumunu her geçen gün güçlendirdiğini ifade eden Çimsa Genel Müdürü Mehmet Hacıkamiloğlu,  2014’te operasyonel performansı sürdürülebilir kılacak çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Afyon Çimento Fabrikası Taşınması ve Modernizasyonu Projesi kapsamında şehir dışında yeni ve modern bir fabrika kurmak üzere yatırım planlarını tamamladıklarını belirten Hacıkamiloğlu, 150 milyon dolara mal olacak fabrikanın temelinin ilkbaharda atılacağını ve 2016 yılı başında devreye alınmasının planlandığını dile getirdi.

Çimsa, Eskişehir Fabrikası’nın idari binasını da Yeşil Bina olarak yeniden inşa edecek ve bu binanın temeli de 2014 yılında atılacak.

Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Johnson Controls’de Türkiye ve Hazar Bölgesine Yeni Genel Müdür

Yayın tarihi

-

Kariyerine Metrans Makine’de ve Grundfos Pompa’da satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarıyla başlayan makine mühendisi Alp Yılmaz, son 6 yıl boyunca Wilo Türkiye’de küresel büyüme stratejileri ile satış planlarının yürütülmesi ve iş geliştirme alanlarında aktif rol oynadı.

Genel Müdürü Alp Yılmaz

Johnson Controls hakkında

Dünya çapında bir milyondan fazla projede, enerji verimliliğini artıran, işletme maliyetlerini düşüren ürünler, hizmetler ve çözümler sunan Johnson Controls, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Havalandırma, iklimlendirme, soğutma ve bina yönetim sistemlerinde lider ekipman, otomasyon ve servis sağlayıcısı olan Johnson Controls, 131 yıllık tecrübesi ve sektörün geleceğine yön veren Ar-Ge çalışmalarıyla partnerlerine daha rahat, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya sunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.

Yayın tarihi

-

İki dev şirket imza attıkları stratejik işbirliği anlaşmasıyla Türkiye’nin en büyük havayolu şirketinin ve ülkemizin havacılık ve uzay sanayinin gelişimine katkı sağlayacak.
Türk Hava Yolları ve Boeing 70 yıllık işbirliklerinin bir devamı olarak bugün, Türk Hava Yolları’nın sektördeki uzun vadeli liderliğini pekiştirmenin yanı sıra, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki teknolojik kabiliyetini de artıracak bir işbirliği anlaşmasına imza attılar. Anlaşmada Türk Hava Yolları ve Boeing, Boeing’in Türk endüstrisine hâlihazırda yapmakta olduğu kayda değer yatırımı daha da genişletecek birçok potansiyel yeni işbirliği alanı içeriyor.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı ve Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner anlaşmayı, Türk Hava Yolları yöneticilerinin bir yeni Boeing 777-300ER (Extended Range) ve iki adet yeni nesil 737-800’ün teslimatı için Seattle’a yaptıkları ziyaret sırasında imzaladılar.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı, “Türk Hava Yolları, dünyanın önde gelen havayollarından biri olma konumunu filosuna, ürünlerine ve uçuş hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar ile güçlendirmiş ve yolcu sayısı rakamlarında etkileyici bir artış yakalamıştır. Bugünkü imza ile havacılık endüstrisinin önde gelen markalarından biri olan ana ortağımız Boeing ile mevcut köklü ilişkimizi daha da derinleştirmiş oluyor. Türk Hava Yolları’nın büyümesini sürdürmek için yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ser22
Connor ise, “Boeing, Türk Hava Yolları ile mevcut güçlü ilişkisini, her iki şirketin de kârlı büyümesine ve Türkiye’nin uzun dönemli gelişimine katkıda bulunacak şekilde daha da ilerletmekten gurur duymaktadır. Boeing ve Türk Hava Yolları, karşılıklı güçlü yönlerini tamamlayacak yeni ve her iki taraf için de faydalı iş olanaklarını birlikte belirleyip geliştireceklerdir ” dedi.

Türkiye genelindeki tedarikçiler Boeing Ticari Uçaklarının 5 ayrı programının tamamını Türk yapımı parçalarla ve yılda 120 milyon USD’den fazla olduğu değerlendirilen iş hacmiyle, halen desteklemektedir. Bu güçlü endüstriyel bağlara ilaveten Boeing ve Türk Hava Yolları, birçok farklı uzun dönemli işbirliği alanı belirlemişlerdir. Bunların arasında geliştirme ve eğitim, Türkiye’nin havacılık sanayiinin uluslararası alanda rekabetçi olmasını sağlayacak faaliyetler ve Türkiye’nin araştırma ve teknoloji kabiliyetleri ile havacılık ve uzay altyapısına destek de yer almaktadır.

Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki ilişkinin, 1945’te ilk DC-3/C-47 uçaklarının teslimatına dayanan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Türk Hava Yolları jet çağına, 1960’lı yılların sonunda DC-9, DC-10 ve Boeing 707 uçaklarını kullanmaya başlaması ile geçiş yapmıştı.

Türkiye’de sivil havacılığın önü açıldıktan sonra ülke içinde kurulan birçok yeni havayolu şirketi de Boeing 727, 757, MD-80 ile en modern 737 ve 777 uçaklarına filolarında yer verdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraklerinden Turkish Technic, Boeing 737 uçakları için, bölge ve dünyadaki düzenleyici kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış dünya çapında bir bakım merkezidir.

Boeing, 1940’lı yılların ortalarından bu yana Türkiye ile uzun vadeli ve karşılıklı faydalar sağlayan bir ilişki sürdürmektedir. Ticari jet uçakları sağlamanın yanı sıra Boeing aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir savunma ürünleri tedarikçisi ve Türk havacılık ve uzay sanayiinin güvenilir bir ortağıdır.

Haberin Devamı

Haberler

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlara çeki düzen getirildi

Yayın tarihi

-

 

Kentsel dönüşümde uygulamadan kaynaklanan duraksamaların önlenmesi için Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri değişti. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören yeniden düzenlenen Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Prof. Dr. Gürsel Öngören yapılan değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “kervan yolda düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti. Öngören Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişiklikleri şöyle özetledi:

Değişiklikler kapsamında, öncelikle riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlarda çalışacak personel ile ilgili yeterlilik ve eğitim şartları arttırıldı. Artık daha nitelikli ve özel eğitim almış mühendisler bu tespitleri yapabilecek.

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlar; eğer gerçeğe aykırı olarak, risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi veyahut mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması ya da yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış iseler lisansları iptal edilecek. Böylece riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara çeki düzen verildi.

Artık inşaat halinde olup ikamet edilmeyen, metruk, yıkık ve yapı bütünlüğü bozulmuş binalara risk raporu düzenlenmeyecek. Bu yapılar %17 KDV muafiyeti ve tapu ve inşaat harcı muafiyeti şeklindeki toplamda yaklaşık %23’e varan kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanamayacak. Bazı kişiler kentsel dönüşüm fırsatçılığı yapıp, yeni inşaatlarda devleti %23 gelir kaybına uğratıyordu. Bu kaçak önlendi.

Kiracıların risk tespit raporlarından haberdar edilmesi sistemi getirildi. Yönetmelik değişikliği ile mal sahiplerine risk tespit raporu ile ilgili durumu kiracılarına da bildirmek yükümlülüğü getirildi. Böylece kiracılar da 60 ve 30 günlük yapıyı boşaltma sürelerinden haberdar olduğundan hazırlıklarını yapabilecek.

Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşümde birden fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete taksit ile ödeyebilecek. Eski düzenlemede vatandaşın alacağı mülke katkı payı peşin olarak devlete ödeniyordu.

Apartman ve sitelerde çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya müteahhide karar alınması aşamasındaki noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini toplantıya davet etme zorunluluğu kaldırıldı. Bu tip toplantılar iadeli taahhütlü posta ile çağrı gönderilerek veya elden imza ile davet yazısı verilerek yapılabilecek. Böylece halkımız gereksiz masraftan ve zaman kaybından kurtuldu.

Tapunun elinde olan, kentsel dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il müdürlüklerine verildi.

Zemini riskli alanlarda inşaat yasağı sebebiyle, buradaki arsalarda bulunan imar haklarının başka arsalara transferine olanak tanındı. Arsa sahibi buradaki imar hakkını başka bir yerdeki arsada kullanabilecek.

Daha önce vatandaşlarla tapu idarelerini karşı karşıya bırakan, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yeni dairelerin ve işyerlerinin ilgililere tapudan devri esnasında tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği tartışması çözüldü. Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılan daire ve dükkanların, sahiplerine veya müteahhide devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki diğer harçlar alınmayacak.

Prof.Dr.Gürsel Öngören yapılan bu değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “Kervan Yolda Düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti.

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com