Connect with us

Makina & Ekipman

Bu dönemde sektör yerli ve milli makine üretmeye odaklanacak

Yayın tarihi

-

Ağaç işleme makineleri sektörünün koronavirüs sonrası durum değerlendirmesini yapan AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol,

“İmalat yapabilmek için yerli ve milli ürün bulmaya çalışacağız. Her firma şu anda onu zorluyor zaten. “Ne kadar yerli yapabilirim?” diye araştırıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Ekonomi Kalkanı Destek Paketi’ni de değerlendiren Erol, “Herşey çok güzel çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çalışılmış fakat makine sektörü de desteklenen sektörler arasına alınmalı. Sektörümüz kritik sektör olduğu için bu paketin içinde mutlaka olması gerekiyor. Makine sektöründeki kredilerin ötelenmemesi bizi sektör olarak çok etkiler. Diğer  sektörlerde olduğu gibi en azından asgari 3 aylık kredi borçlarında ve KGF borçlarına öteleme bekliyoruz. Devletimizin uyguladığı bu öteleme çalışmalarına özel bankaların da katlanarak destek vermesini sadece iyi gün dostu değil, kötü gün dostu da olduklarını bize göstermesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

AİMSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Leitz Kesici Takımlar Genel Müdürü Yesari Yerli  de, “Bu krizde Bırakın B planını A planımız bile yokmuş onu gördük. Biz depreme karşı, yangına karşı, sabotajlara karşı önlem alırız ama salgın hastalık için hiçbir önlem almadık. Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere, dünyada böyle bir durumu öngören kimse çıkmadı” diye konuştu.

AİMSAD Üyesi ve Biesse Türkiye Operasyon Direktörü Yelda Akıncı ise, ofis çalışanları için evlerinden de çalışabilecekleri alt yapıyı hazırladıklarını, makine arızalarının yüzde 70-80’ini uzaktan destekle çözebildiklerini kaydetti.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronovirüs nedeniyle bazı ülkelerde iş yaşamı tamamıyla durdu, bazılarında minimum insan desteğiyle yürütülmeye çalışılıyor, uzaktan erişimin mümkün olduğu işletmeler ise çalışanları ile evden çalışma sistemini uyguluyor.

AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol

AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol

Türkiye’de ise geçen hafta açıklanan ilk vakanın ardından hızla bir takım tedbirler alınmaya başlandı. Ağaç işleme makineleri sektörünün oluşan yeni duruma ilişkin değerlendirmesini yapan AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol; 2018 ve 2019’un ekonomik olarak zorlu geçen yıllar olduğunu belirterek, “Bizim sektörümüz ve tüm makine sektörü toparlanma için 2020’ye odaklanmıştı. 2019’un ikinci yarısından itibaren sektörde hareketlenme başladı, Ocak ayı ihracat verilerinde beklediğimiz gibi yüzde 30, yüzde 50 arasına varan bir artış gördük. Hem devletin oluşturduğu teşvik mekanizmasından ve verdiği kredilerden dolayı, hem faizlerin düşmesinden, hem de mobilya sektörünün oluşturduğu ihracat atağından dolayı piyasa hareketlendi. Şubat verileri henüz çıkmadı ama Şubat’ın belli bir bölümüne kadar da iç piyasada artış devam etti ancak Mart ayına geldiğimiz zaman koronovirüsün çok fazla etkilediği partnerlerimiz  İtalya, Almanya, ihracatta İran, ithalatta Çin gibi ülkeler sebebiyle ne olacak bilemiyoruz” dedi.

Ticarette sözleşmelerin 3-5-6 aylık sürelerde olduğu için devam edeceğini, ancak bu sözleşmelerin süresi dolunca yeni siparişlerin alınıp alınmayacağını öngöremediklerini söyleyen Erol, pek çok ülkenin ardı ardına kapılarını kapatması sebebiyle ithalatta çok büyük düşme yaşanabileceğine dikkat çekti. Tüm dünya ülkelerinin bu yeni kriz sebebiyle ciddi kayıpları olacağını söyleyen Mustafa Erol, Avrupa ülkerinin ara ürünleri Çin gibi ülkelerden toplayarak montaj sanayisine dönük imalat yaptığına dikkat çekti. Erol, Almanya, Fransa, İtalya, Amerika gibi ülkelerin imalatçılarında daha büyük bir kriz olacağını söyledi.

“Yerli ve milli kavramına fayda sağlayacak”

Koronavirüsün etkisinin ne kadar süreceğinin bilinmediği için yılın ikici yarısına ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapamadığını vurgulayan Erol, “Makine sektörü olarak planımız, olabildiği kadar yerli ve millileşebilmek. Bu durumun belki bize şöyle bir faydası olacak:  İmalat yapabilmek için yerli ürün bulmaya çalışacağız. Her firma şu anda onu zorluyor zaten. “Ne kadar yerli yapabilirim?” diye araştırıyor. Avrupa’da montaj sanayinin durması talepleri bize çevirebilir. Manzara günden güne çok hızlı değiştiği için veriler bazında konuşmak doğru değil, sene sonu göreceğiz” diye konuştu.

“Şu an en önemli şey piyasanın talebini karşılamak”

Sektörde panik olmadığına da dikkat çeken Erol, tüm AİMSAD üyelerinin, gerek iş yerlerinde hijyen tedbirleri, gerek uzaktan çalışma modelleri konusunda gerekli önlemleri aldığını bildirdi. Piyasada çok ciddi düşüşler yaşansa bile üretimin durmayacağını, üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Erol, tedarik zincirinin çökmemesinin önemine değindi. Makine sektörü, imalat sektörü durursa tüm sektörlerin duracağını belirten Erol, “Bu durumun yaşanmamasını diliyorum. Bence şu anda en önemli şey piyasanın talebini karşılamak. Bence bizim makinelerimiz doğru kategoride. O sepeple bizim adet yaparak özellikle Çin ve İtalya’nın boşalttığı açığı doldurmamız gerekiyor” dedi.

Sektörde pek çok fuarın ertelendiğini de hatırlatan Mustafa Erol, Ekim ayına kadar toparlanma olursa, Ekim ayında İstanbul’da yapacakları Woodtech Fuarı’nın sektör için çok daha önemli olacağına da sözlerine ekledi.

“Makine sektörü de desteklenen sektörler arasına alınmalı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Ekonomi Kalkanı Destek Paketi’ni de değerlendiren Erol, “Herşey çok güzel çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çalışılmış fakat makine sektörü de desteklenen sektörler arasına alınmalı. Sektörümüz kritik sektör olduğu için bu paketin içinde mutlaka olması gerekiyor. Makine sektöründeki kredilerin ötelenmemesi bizi sektör olarak çok etkiler. Diğer  sektörlerde olduğu gibi en azından asgari 3 aylık kredi borçlarında ve KGF borçlarına öteleme bekliyoruz. Devletimizin uyguladığı bu öteleme çalışmalarına özel bankaların da katlanarak destek vermesini sadece iyi gün dostu değil, kötü gün dostu olduklarını bize göstermesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Üretimin olmadığı yerde büyüme olmaz”

Leitz Kesici Takımlar Genel Müdürü ve AİMSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yesari Yerli de sektör olarak 2020’ye odaklandıklarını, 2020’nin ikinci yarısıyla beraber dünya çapında bir toparlanma beklediklerini ancak yaşanan koronavirüs krizi ile birlikte durumun belirsizleşitiğini söyledi.  Şu ana kadar açıklanan verilere göre virüsün sadece dünya ekonomi borsalarına etkisinin 16 trilyon dolarlık bir kayıp olduğunu vurgulayan Yerli, “Bu  inanılmaz büyük bir rakam ve ne zaman biteceğini de bilmiyoruz. Tüm dünyada 2020 için ortalama  GSMH’nin dolar bazında 2.9 olması beklenirken bu -1’e geriledi. Tabi bu beraberinde kısıtlamalar getirecek ne zaman biteceği belli değil. En önemli sorun üretimdeki çok büyük kayıp. Üretim olmadığı takdirde büyümenin olması mümkün değil” dedi.

“İtalya boyutlarına gelirsek zararımız İtalya’dan çok büyük olur”

2020’de çok daha iyi bir netice beklerken şu anda ne olacağını kestiremediklerini bildiren Yerli, “Önümüzü görmeye başlasak yıkıntının ne olmaya başladığını göreceğiz ama inşallah şu ana kadar geldiği yerde durur da kimseye zarar vermez, İtalya boyutlarına gelirsek bizim zararımız İtalya gibi olmaz bizim çok daha büyük olur. İtalya’nın bu zararı kapatabilme lüksü varken bizim yok. Biz korona öncesi çok zor ekonomik şartlardaydık. Düşük GSMH, cari açık fazlası, gelir dağılımı dengesizliği zaten yapısal sorunlarımızdı, bir de korona vurunca bunların kapanması daha da zor olur maalesef” diye konuştu.

Ağaç işleme makineleri sektörünün çok kırılgan bir sektör olduğuna değinen Yerli, sektörde henüz kültürel altyapısı çok kuvvetli ve ekonomik geçmişi çok sağlam olan şirketler olmadığını söyledi. Kurallar silsilesinin takip edilmesinin sektörde daha bireysel olduğuna vurgu yapan Yerli, AİMSAD gibi sektör örgütleri toplumu bilinçlendirmeye çalışsa da, yine de bu krizden fazla etkilenecek sektörlerin başında geldiklerini bildirdi.

“Bırakın B planını, A planımız bile yokmuş”

Yerli konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu krizde herhangi bir hazırlığımız yokmuş onu gördük. Dünyada da olmadığını gördük. Bırakın B planını A planımız bile yokmuş. Biz depreme karşı, yangına karşı, sabotajlara karşı önlem alırız ama salgın hastalık için hiçbir önlem almadık. Aklımızın ucundan bile geçmedi. Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere, dünyada böyle bir durumu öngören kimse çıkmadı. Ülkemiz bu bakımdan bayağı iyi bir sınav verdi. Bu sınavı vermeye de devam edecek. Şirket olarak uzaktan erişimle evden çalışmanın denemelerini yapmaya başladık ancak bizim sektörümüzde asıl iş telefon ve bilgisayar başında değil, makine başında. Makine başında insan yoksa olmaz. Umuyorum ki, bu dönemin de acısı çıkacak. İşler düzelince daha açık ve yoğun bir ticari hayat bizi bekliyor olacak” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı desteklere de değinen Yerli, “Açıklanan Ekonomi Kalkanı Paketi’nde makine sektörü ile müşterimiz konumundaki mobilya sektörüne yonelik net tedbirler görülmemektedir. Bu konuda devletin daha açıklayıcı ve destekleyici tedbirler almasını bekliyoruz” dedi.

Biesse Türkiye Operasyon Direktörü Yelda Akıncı

Biesse Türkiye Operasyon Direktörü Yelda Akıncı

“Talep var ancak süreç belirsiz”

AİMSAD Üyesi Biesse Türkiye Operasyon Direktörü Yelda Akıncı da, krizlerde ilk önce yatırımların durduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin koronavirüs konusunda çok iyi bir sınav verdiğini ancak dünyada vaka sayısının hızla arttığını bildiren Akıncı, “2018 ve 2019 kolay yıllar değildi. 2020’den herkes daha umutluydu biz de öyle. Güzel de başladık. 2019’un ikinci yarısından itibaren Woodtech Fuarı’nın da etkisiyle bir kıpırdanma başladı. Devam ediyorduk. Aslında şu günlerde hala da taleplerimiz var ama önümüzdeki süreç ne gösterecek bilemiyorum. Türkiye’de de karantina durumu olursa ofis çalışanları için aynı şekilde evlerinden de çalışabilecek alt yapıyı hazırlıyoruz. Müşterilerilerimizin makine arızalarının yüzde 70-80’ini uzaktan destekle çözebilecek durumdayız” dedi.

Ekonomi Kalkanı Destek Paketi’ne ilişkin görüşlerini de paylaşan Akıncı, “Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı destek paketinde bizim gibi ithalatçı firmalara yönelik herhangi bbir destek yok. Ama üretici ve ihracatcılar için verilecek vergisel ve finansal desteklerin mutlaka bize de olumlu yansımaları olacaktır. Önemli olan üretimin devamlığı. Üretim olsun ki yatırımbda olsun. Açıklanan destek paketinin de amacı bu zorlu süreçte üretimi kesintiye uğratmadan üretim ve ihracat yapan firmalara destek olmak” diye konuştu.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makina & Ekipman

IMAK Redüktör’ün dünyaya açılan penceresi

Yayın tarihi

-

Yazar:

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’na konuk olduk. IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Salim Haffar’la keyifli bir söyleşi yaptığımız ziyaretimizde, İhracat Departmanı yöneticilerini de yakından tanıma fırsatı bulduk.

Salim Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ismim Salim Haffar. Babam Faslı, annem Fransızdır. Hem Fransa’da hem Fas’ta yaşadım. Aslında aile olarak sanayi ya da endüstri ile herhangi bir bağımız yoktu. Aile fertlerimiz daha ziyade politika ve kültür alanında kariyer yapmıştır. Kardeşim uzun süreler Fransız Büyükelçiliği’nde çalıştı. Ablam İngilizce öğretmeni. Ben, jeopolitik tutkumdan dolayı uluslararası ticarete giriş yaptım. Bu sayede de bugün 60’tan fazla ülkeyi ziyaret etme fırsatı bulmuş durumdayım.

2010 yılında, Lyon Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun oldum. Türkiye’ye ilk olarak üniversite sonrası bir staj için gelmiştim. Türkiye’ye gelişimde jeopolitik konum, farklı ülkelere yakınlık ve Avrupa’ya hem uzak hem de bir parça yakın oluşu etkili olmuştu. Yeni bir dil öğrenmek istemem de etkili olmuştu bu ülkeyi tercih edişimde. Türkçe dışında Arapça, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca dillerini aktif olarak kullanabiliyorum. 9 yıldır Türkiye’de yaşıyorum ve IMAK Redüktör’de çalışıyorum. Daha önce çeşitli sektörlerde çalışmalar da yürüttüm. Maden ve inşaat sektörlerinde iş tecrübelerim vardı. IMAK Redüktör’ün İhracat Departmanı’nı güçlendirmek adına buraya geldim. Burada bir ekip kurduk ve bu ekipte şu an 8 kişi mevcut. İlk günden itibaren ihracat ayağını güçlendirmek üzerine çalışmalar yürüttük. Farklı farklı ülkelerden çalışanları ekibimize dahil etmeye çalıştık. Bu çalışmaların en önemli duraklarından biri, 2 sene önce Amerika’da, Teksas’ta SIPCO IMAK adıyla bir şube açmamız oldu. Bu şubeyle birlikte ekibi büyütmeye çalışıyoruz. Benim buradaki hedefim, Amerika’yla birlikte hem Kanada hem de Meksika’nın tek bir yerden yönetilmesi. Buradaki vizyonumu ve hedefimi, her şeyi Türkiye’de üretmeli ama her şeyi Türkiye’den yönetmemeliyiz şeklinde açıklayabilirim. Yabancı kökenli biri olarak multi-kültüre özellikle önem veriyorum. 7 yıl içerisinde yürüttüğümüz staj programlarıyla, 20’den fazla ülkeden stajyer alımı gerçekleştirdik, hem onlara destek olmak hem de firmamıza farklı kültürler, farklı bilgiler katmak adına. 

Teknoloji ve endüstriye olan ilgimden dolayı TECHNOMADS projesini hayata geçirdim ve bir dernek kurdum. Bu proje ile farklı okullara, üniversitelere destek olmaya çalışıyorum. Bu program sayesinde, sponsor destekleriyle beraber teknik materyaller toplayıp onları teknik lise ve üniversitelere, laboratuvar gereci olarak dağıtıyoruz. 

Aynı zamanda Avrupa’da EUROTRANS Federasyonu’nda Türkiye’yi temsil ediyorum ve bu sene federasyon başkanı olarak seçildim. 

Salim Haffar, IMAK Redüktör Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü

IMAK Redüktör’ü sizden dinleyebilir miyiz?

IMAK, 50 yıla yaklaşan tecrübesiyle Türkiye güç aktarım sektöründe ana oyunculardan birisidir. Türkiye’de olmak bizim için de şans çünkü çok güçlü rakiplerimiz var. 

IMAK Redüktör’de 1.000.000’dan fazla ürün çeşitliliğine sahibiz. Yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızla ve devam eden yatırımlarımızla beraber şu anda 1.500.000 ürün çeşitliliğine ulaşmak üzereyiz. 

Hedeflerimizden bahsetmem gerekirse de şunları ifade edeyim; son 3 senede çalıştığımız en önemli projelerden biri, yurt dışında montaj hatları kurmak. Ciddi çalışmalardan sonra pek çok farklı ülkede montaj hatları kurduk, daha hızlı termin süresi ve talepleri daha iyi ölçebilmek adına. Şu anda, Amerika’da (Houston), Hindistan’da (Chennai) ve Güney Afrika’da (Johannesburg) montaj hatlarımız mevcut. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 6 ya da 7’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Kovid-19 sebebiyle şu an hayata geçiremiyoruz ancak İspanya, Rusya, Ukrayna ve Fas’ta montaj hatları kurmayı planlıyoruz.

Mevcut olan ve hedeflediğiniz sektörler hakkında bilgi alabilir miyiz?

IMAK’ın çok uzun zamandır başarılı bir şekilde çalıştığı sektörler var. Bunları; inşaat, kimya ve su arıtma olarak sıralayabiliriz. Bu sektörlere yönelik farklı ürünler de geliştirdik ve hâlâ da geliştirmeye devam ediyoruz. Son senelerde odaklandığımız sektörler de var. Buna örnek olarak özellikle vinç sektörünü verebiliriz. Şu an, fabrika içerisinde kullanılacak en ufak vinçten limanlarda kullanılacak en büyük vinçlere kadar çeşitli taleplere ürün sunabiliyoruz. İki yıl önce lansmanını yaptığımız monoblok serisini geliştirmeye devam ediyoruz. Monoblok serisi ile zaten var olan maden ve taş ocağı sektörlerindeki iddiamızı da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın aktif en büyük maden sektörüne sahip bölge olan Afrika’da kurmuş olduğumuz montaj hattıyla 10 farklı Afrika ülkesine hizmet verebiliyoruz. Güney Afrika’ya çok ciddi bir şekilde giriş yaptık ve proje yatırımlarımız hızla devam etmektedir.

Ayrıca, birkaç sene önce Türkiye’den ilk AGMA (American Gear Manufacturers Association- Amerikan Dişli Üreticileri Birliği) üyesi olduk. AGMA üyesi olduktan sonra da tüm kataloglarımızın adaptasyonunu gerçekleştirdik. Bunun özelinde NEMA bağlantı flanşları yaptık Amerikan standartlarına uygun olarak. Hedefimiz, 2 yıl içerisinde, IEC standartlarına uygun olan tüm ürünlerimizi NEMA standartlarına uygun olarak sunabilmek. 

IMAK Redüktör’de kısa veya uzun vadeli hedefler nelerdir?

Şu anda var olan ürünlerimizi geliştirmek adına Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. Özellikle iki proje üzerinde çalışmaktayız. Birincisi var olan ekstruder ürün gamımızın geliştirilmesi, ikincisi; gıda üretimi için uygun ve paslanmaz çelik ürünleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Orta vadeli bir hedef olarak çalışmalarına başladığımız bir fabrika büyütme hamlemiz var. 5.000 metrekare ekstra yer kazanma adına inşaat çalışmalarına başladık. Bu alanı da “Teknolojik Merkez” olarak kullanacağız. Teknolojik Merkez’de son senelerde geliştirdiğimiz teknoloji test laboratuvarlarımız tek çatı altında olacak. IP testleri, vibrasyon, sıcaklık ve tork ölçme gibi işlemleri yapabilecek onaylı bir laboratuvar kurmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli hedeflerimize gelince de, bizim ihracat hedeflerimiz arasında 15 farklı merkezde montaj hattı kurulması yer alıyor. 3 montaj hattımız mevcut ve 7 tane daha kurmayı hedefliyoruz daha önce bahsettiğim gibi. Buradaki ana amacımız da farklı ülkeler için hem hızlı termin süresi hem de o ülkelerdeki dinamikleri daha iyi anlamak ve en iyi şekilde ürün geliştirmektir. 

Başkanlığı üstlendiğiniz EUROTRANS Federasyonu’ndan bahseder misiniz biraz da?

EUROTRANS, dünyanın en önemli federasyonlarından biri. 160.000 üyesi var ve 40 milyar Euro’dan fazla ciro yapan firmaları bir araya getiren bir federasyon. Dünya çapındaki tüm lider firmalar bu federasyona üye. IMAK olarak ülkemizi EUROTRANS’ta temsil etmek hem firmamız hem de ülkemiz adına büyük bir şans çünkü çok büyük firmalarla, çok ciddi Ar-Ge çalışmaları yapan firmalarla aynı masada bulunuyoruz ve ortak çalışma yapma imkânına sahip oluyoruz. 50 senelik bir dernek olarak EUROTRANS’ın vizyonu, dişli üretimi ve güç aktarım sektörlerinde uzmanlığı geliştirmek olarak nitelendirilebilir. Bunun için sürekli eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda standartları yakından takip ediyoruz ve var olan standartlar üzerinden firmaların iletişimini sağlıklı bir şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin bir firma yeni bir ürün geliştirdiği zaman hep birlikte standartları belirlemek ve bu standartların ne yönde gelişmesi gerektiğine dair çalışmalar yapıyoruz. Hedeflerim arasında EUROTRANS’ın geniş ve değerli bilgi havuzunu Türkiye’de paylaşmak var, aynı zamanda ve uzun vadeli hedef olarak Türkiye’den de yeni standartlar oluşturması adına çalışmalar yapmak da var. 

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Türkiye’de şu an çok ciddi bir yoğunluk ve talep mevcut. Farklı firmaların, farklı ülkelerden üreticilerin, birbirlerini rakip görmek yerine iş birliği yapmalarının ve ortak Ar-Ge çalışmaları yapmalarının gerektiğini düşünüyorum. Bu iş birlikleri üniversite platformları, endüstri dernekleri veya devlet projeleri ile yapılabilir. Biz, Türkiye endüstrisini geliştirmek adına sinerji kurmak istiyoruz. Bu vizyonu özellikle EUROTRANS kapsamında yansıtmaya çalışıyorum. Umarım orada kazandığımız vizyonu ve oradaki projeleri de Türkiye’ye getirme fırsatımız olacak. Aynı zamanda inanıyorum ki Türk firmalarının çok kültürlülüğe önem vermesi gerekiyor. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı diller bilen çalışanların olması firmanın uluslararası varlığını güçlendirecek ve var olan çalışanların gelişimine olumlu katkı yapacaktır.

Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı Operasyon Yöneticisi

Ben Volkan Yanar, IMAK Redüktör İhracat Departmanı’nda operasyon yöneticisi olarak çalışıyorum. Buradaki 5. yılım. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunuyum aslında. Yaklaşık 5 yıl öğretmenlik yaptım fakat daha sonra kariyer değişikliği yapmak adına bu sektöre yöneldim. Bunu için öncesinde bilirkişilerden destek aldım. Türkiye’nin ihracata verdiği önemi gördüm ve bu yönde ilerlemek istedim. İhracat ve ithalat eğitimleri aldım. Başlarda çeşitli butik yerlerde çalıştım, işin temelini görmek için. Daha sonra bir otomotiv firmasında iş deneyimi edindim. Ardından da IMAK ailesine katıldım. 

IMAK Redüktör İhracat Departmanı’ndaki görevimi tek cümle ile anlatmak gerekirse; hiçbir redüktör, motor ya da yedek parça, benim ya da ekibimdeki arkadaşlarımın bilgisi haricinde ne sisteme kaydedilir ne üretime alınır ne de gönderilir. Bu alandaki bütün operasyonları adım adım takip ediyoruz. Siparişin alınmasında, üretim aşamaları, termin süresi ve teslime kadar bütün süreç bizim kontrolümüzde ilerliyor. Teslimattaki tüm lojistik operasyonları da ekibim tarafından yürütülür. Biz takribi olarak bir haftada 6 ya da 7 farklı ülkeye yükleme yapıyoruz ve şimdilik 1 veya 2 ful konteyner gönderiyoruz. Müşteri, ürünü deposunda teslim alana kadar bizim sorumlu olduğumuz operasyon sürüyor. Ortalama aktif olarak her sene 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, 2 sene önce kurduğumuz “ Online Technical Assistance” projesini yönetiyorum, 7 gün 24 saat, 5 farklı dilde müşterilerimize destek vermekteyiz. Amerika’daki saat farkından dolayı, gece ortasında bile cevap verebiliyoruz, bu hizmet müşterilerimize çok büyük güven veriyor. Örnek olarak, gece yarısında parçası kırılan redüktörümüz için talebi alıyoruz ve sabah uçakla yola çıkmış oluyor. Satış sonrası hizmet de sorumluluğumuzun büyük bir parçasıdır.

Recep Tayyip Yıldırım, IMAK Redüktör Proje Mühendisi

Ben, Recep Tayyip Yıldırım. I-MAK Redüktör’de proje mühendisi olarak çalışmaktayım. 2014 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü kazandım ve 5 yıllık eğitimin ardından makine mühendisi olarak mezun oldum. Üniversitenin son yılında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nde 7 ay staj gördüm. TAI’de Milli Muharip Uçak Projesi’nde, motor entegrasyon bölümünde görev aldım. 2019 yılındaki mezuniyetimin ardından I-MAK’ta çalışmaya başladım.

I-MAK Redüktör İhracat Departmanı olarak 55 ülkeyle ilgileniyoruz. Benim ve ekibimin sorumluluk alanı yurt dışında açılacak ve açılmış olan montaj fabrikalarının planlaması ve sipariş yönetimidir. Amerika, Güney Afrika ve Hindistan’daki montaj fabrikaları hakkında tüm işlerle ilgileniyorum. Yurtdışında bir montaj hattı kurmak ciddi emek ve titizlik istiyor. Çalışanların eğitiminden, uygun stokun oluşturulması ve lojistik organizasyona kadar, verim ve kalite kaybetmeden projeler yürütüyoruz. 

Bunun dışında müşterilerden gelen özel teknik taleplere de proje bazlı olarak destek sunuyorum. Var olan ürünlerin adaptasyonu ve yeni ürün geliştirme projelerinde yer alıyorum. Teklif sunma aşamasında, müşterilerden gelen özel talepler doğrultusunda kendi ürünlerimizi nasıl entegre edeceğimize dair bir proje oluşturuyoruz ve teklif iletiyoruz. Sonrasında karşılıklı olarak nasıl daha da geliştirilebilir, nasıl daha iyi optimize edilebilir, bunun çalışmasını yapıyoruz. Sipariş aşamasında geçildikten sonra da ilgili birimi bilgilendiriyoruz.

Redüktör seçimi ve sağlıklı bir çalışma ömrü hususlarında nelere dikkat edilmelidir size göre?

Redüktör seçiminde değerlendirilen birçok parametre vardır. Uygulamaya yönelik fiziksel tüm teknik özellikleri değerlendirmek gerekir, uygulamanın gerektirdiği servis faktörünü de doğru seçmek gerekir. I-MAK Redüktör’de seçimlerin nasıl yapıldığıyla ilgili olarak Güç Aktarım Dergisi’nde daha önce yayınlanan “I-MAK Redüktör’de uygulamaya uygun redüktörlerin seçimleri” başlıklı makalemi okumanız bu sorunuza cevap verecektir.

Abdelrahman İbrahim, IMAK Redüktör Ortadoğu ve Kuzey Afrika İhracat Sorumlusu

Ben Abdelrahman İbrahim, Mısırlıyım. Mısır’da üniversite öğrenimi gördükten sonra eğitimime Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakındoğu Üniversitesi’nde devam ettim ve Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. 

Mezuniyetimden hemen sonra, 2019 yılı Haziran ayında IMAK Redüktör’de profesyonel iş yaşamıma başladım. Şu an IMAK’ta Ortadoğu ve Kuzey Afrika ihracat sorumlusuyum. Sorumlu olduğum ülkelerden bazıları; Mısır, Fas, Tunus, Libya, Suriye, Irak, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen ve Umman. Mısır, Irak ve Fas’ta ana bayilerimiz mevcuttur. Bu bayiler aynı zamanda teknik servis noktalarımızdır. Bu bayilerimizde en az 2 mühendis arkadaşımıza I-Mak Akademi bünyesinde servis eğitimimizi verdik.

Redüktörler, bildiğiniz üzere, çok fazla alanda ve pek çok farklı sektörde kullanılıyor. Biz ODKA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesindeki ülkelere birçok sektörde önemli bir hizmet veriyoruz. IMAK Redüktör’deki öncelikli hedefimiz satış rakamlarının yükselmesine katkı sağlamanın yanı sıra ODKA bölgesinde marka bilinirliğinin artması. Bunun dışında henüz faaliyet göstermediğimiz ülkeler ve kimi sektörler de mevcut. Bu alanları da faaliyet sahamıza katmak istiyoruz. Bu bölgeler halihazırda yapı-inşaat, maden, gıda-tarım ve su arıtma sektörlerinde aktifler. I-MAK olarak biz diğer sektörlerde de ağımızı ve ürün gamımızı geliştirerek pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Bu amaca ulaşmak için, ben ekibimdeki arkadaşlara onların açısından bakış sağlıyorum, ihtiyaçlarını daha iyi anlıyorum ve ortaya koyduğum yakınlık ve güven ile sorunlu olan durumlardan daha sağlıklı bir şekilde çıkabiliyoruz. 

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

WAT Motor 10.000’den fazla farklı versiyonla OEM’lerin odağında

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşu Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT Motor, 2020 yılında bir dizi yenilik gerçekleştirdi. Firmaya bu yıl içerisinde katılan Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü Onur Taneri’den WAT Motor’un faaliyetleri ve gelecek planları hakkında bilgiler aldık.

WAT Motor hakkında bilgi verebilir misiniz?

WAT Motor, Çerkezköy’de bulunan ileri üretim teknolojisine sahip 40.000 metrekare kapalı alanda elektrik motorları üretmektedir.

WAT elektrik motorları yüksek performansı, dayanıklılığı, güvenilirliği ve enerji verimliliği ile Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen OEM’leri tarafından özellikle tercih edilmektedir.

50 yılı aşkın bilgi birikimi ve ürün kalitesi ile 30’un üzerinde ülkeye ürün ihraç eden WAT Motor, benzersiz kurumsal kültürü sayesinde sürdürülebilir iş ilişkileri geliştirmekte ve bu alanda ülkemizin ihracat lokomotifi olmaya devam etmektedir.

WAT’ı ön plana çıkaran özellikler nelerdir?

WAT Motor, elektrik motorları ve sürücüleri konusunda 40’ı tasarım uzmanı olmak üzere toplam 56 Ar-Ge çalışanı ile bu alanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı elektrik motoru üreticileri arasında yer almaktadır.

Benzersiz Ar-Ge gücü sayesinde müşterilerinin çözüm ortağı olan WAT Motor, sahada aktif yer alarak uygulama bazlı çözümler geliştirmektedir. Böylece 10.000’den fazla farklı versiyonla müşterilerinin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayan, kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli özelleştirilmiş motorlar sunar.

WAT Motor olarak bahsetmekten gurur duyduğumuz diğer özelliğimiz tamamen müşteri odaklı ve kusursuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla verilen satış sonrası teknik destek hizmetimizdir. Sadece Türkiye’de değil geniş bayi ağı sayesinde Avrupa’da da verdiğimiz bu hizmetin fark yaratıyor olmasının altında çözüm ortağı olma kültürü yatmaktadır.

Elektrik motorları ile diğer ürün gruplarında ne tür yenilikler mevcut?

Bugün tüm dünyanın konuştuğu önemli gündem maddelerinden biri enerji verimliliğidir. Kullanım yaygınlığı ve elektrik tüketimi nedeniyle elektrik motorları verimlilik çalışmalarının odağında yer alan bir üründür. WAT Motor olarak enerji verimliliğinin öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. 2000’li yılların başında Eff1 ürün gamı ve deklarasyonunu, CEMEP’e üye olan ilk ve tek yerli firma olarak yapan ve bu konuda öncü olan WAT, 2013 yılında IE3 motorları ile en verimli ürün kategorisinde birinci olmuştur.
Bugün gelinen noktada IE4 ürün gamını müşterilerinin kullanımına sunarak regülasyonlardan çok önce yüksek verimli ürünlerini hazır etme geleneğini sürdürmektedir.

Bunun yanında duman tahliye motorlarımızı devreye aldık. Oldukça başarılı test sonuçları sayesinde Türkiye’nin önde gelen üreticileri ile çalışmaya başladık. Bu ürün grubunda alüminyum gövde ile sertifika alan ilk ve tek üreticiyiz.

Bir fazlı ürün ailemizi günümüz tasarım ve üretim yetkinlikleri doğrultusunda yeniledik. Yeni bir fazlı motor serimizin ilk aşaması olan 63 ve 71 gövde motorlarımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk.

Gemi ve tersanelerde kullanılan marine motorlarımızdaki hızlı teslim sürelerimiz sayesinde fark yarattığımızı düşünüyorum. Alüminyum 250 gövde seçeneğini sunan ilk ve tek yerli üreticiyiz. Son olarak 315 gövde motorlarımızı yıl sonu itibari ile pazara sunacağız. WAT’ın bilinen kalite, dayanıklılık ve ürün performansı ile 315 gövde motorlarda da tercih edileceğinden şüphemiz yok.

Sanayi Hamlesi Programında yer almanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında destek verilen 10 programdan biri de WAT Motor’un geliştireceği yüksek teknolojili, ülkemiz için kritik öneme sahip askeri ve endüstriyel servo sistemler olacaktır. Halihazırda bazı servo projelerinde yer alan ve ürün sağlayan WAT Motor, bu alanda da benzersiz başarılara imza atacaktır. Bu ürünler sayesinde kritik sektörlerde dışa bağımlılığımızı azaltmakla kalmayıp katma değerli ürün ihracatına da katkı sağlayacağız.

Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi oldunuz. Çevik yaklaşımın müşteriye etki eden sonuçları oldu mu?

Çevik yaklaşım son yıllarda birçok firmanın gündeminde yer alan önemli yönetimsel bakış açılarından biri. WAT olarak, Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan ilk üretim şirketi olduk. Yolculuğumuzun başındaki odak alanlarımızdan biri olan müşteri memnuniyeti konusunda güçlü gelişmeler gözlemledik. Örneğin yetkilendirilmiş takımlarımızın müşteriyle direkt temasta çalışması müşteri mutluluğunu ve sorumluluk bilincini artırdı. Bu sayede, yeni ürün devreye alma süresinde üç kat hızlanma, müşteri sevkiyat süresinde iki kat iyileşme gibi değerli çıktılarımız var.

Pandemi sürecinde ne tür tedbirler aldınız?

2020 yılı yurtiçinde birçok başarıya imza attığımız bir yıl. Bununla birlikte Covid-19, önceliğimizin sağlık olduğunu tekrar hatırlattı ve sağlığımızı korumak için hep birlikte sağlam bir mücadeleden geçiyoruz. WAT Motor olarak pandeminin ilk döneminde aldığımız ciddi koruma tedbirlerini eksiksiz ve esnetmeden uygulamaya devam ediyoruz. Pandemi ortamında çalışma ortamımızın sağlık ve güvenliği konusunda uygunluğunu gösteren TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesini Haziran ayında aldık ve bu anlamda sektörümüzün öncülerinden biri olduğumuzu düşünüyorum.

Yeni normal diye adlandırılan bu dönemi firmanız ve sektörünüz açısından değerlendirebilir misiniz? Üretim ve satış ayaklarında nelerin değişmesini bekliyorsunuz?

Pandemi ile birlikte yakın coğrafyada alternatif tedarikçi oluşturmanın ne kadar kritik olduğu anlaşıldı. Makine imalat sektör büyüklüğünde 3.sırada Almanya’yı, ilk 10 ülke içerisinde de 5 Avrupa ülkesini görüyoruz. Bu anlamda ülke olarak elektrik motoru konusundaki tasarım ve üretim yetkinliğimiz ile bulunduğumuz coğrafi konumu avantaja çevireceğimize inanıyorum.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye elektrik motoru sektörü son sekiz yılda iki yeni firmanın sıfırdan yatırım yapıp sektöre girmesi, 2 firmanın da el değiştirip yatırım yapması ile birlikte rekabet yoğun bir sektör halini aldı. 2020 yılında Wat olarak Türkiye’de pazar payımızı %50 oranında arttırmış bulunmaktayız.

Ayrıca ihracat alanında Türkiye’de açık ara sektör lideriyiz. Sektörümüzde ihracatın artması arz talep dengesinin tekrar kurulmasını sağlayacaktır. Bunun yerli üreticilerin Avrupa’nın üretim üssü olabilmesi ile gerçekleşebileceğini düşünmekteyim. Ama WAT dışında sektörün ihracat oranı halen çok düşük seyretmektedir.

Onur Taneri kimdir?
Evli ve iki çocuk babasıyım. 1995 yılında Galatasaray Lisesi, 2000 yılında Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans Lisans, 2002 yılında Paris School of Business M.B.A. Yüksek Lisans mezunuyum. 20 yıla yakın B2B alanında Satış ve Pazarlama deneyimim var. İngilizce, Fransızca ve İtalyanca konuşmaktayım. 2015 yılından bu sene Şubat ayına kadar Gamak firmasının Satış ve Pazarlama müdürü olarak görev aldım. Şubat ayından beri Türkiye’nin lider yatırım holdingi olan Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren WAT firmasının Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan Sorumlu Satış ve Pazarlama Direktörü olarak çalışmaktayım.

Haberin Devamı

Makina & Ekipman

GAMAK, dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türk sanayisinin devlerinden GAMAK, 2020 yılında organizasyonel anlamda pek çok yeniliğe imza attı. Sektörde edindiği başarılı tecrübelerin ardından Ercan Şenyurt, geçtiğimiz Haziran ayı itibariyle GAMAK’ın Satış Müdürlüğü görevini üstlendi. Firmanın modern tesislerine bir ziyaret gerçekleştirdik ve Ercan Bey’den hem yeni görevi hem de GAMAK’taki yeni dönem hakkında bilgiler aldık.

GAMAK, Türkiye’nin en köklü ve tanınan markalarından biri. Kısaca GAMAK’ı anlatır mısınız bize?

GAMAK, 1961 yılında Türk sanayisinin üretim yapması için ihtiyaç duyduğu en önemli ürünlerin başında gelen “elektrik motoru” konusundaki yerli ürün eksikliğini gidermek amacıyla kuruldu. Kısa sürede Türkiye menşeli ilk elektrik motorunun üretimine başladık ve ithal motor kullanımının
yarattığı maliyet, yedek parça temini ve fiyatlarıyla ilgili sıkıntıları giderecek bir alternatif yarattık. Kalitemizle takdir topladık ve her geçen gün büyümeyi ve gelişmeyi sürdürdük.

Geçen 60 yıllık süre içerisinde sadece Türkiye’nin değil, dünyanın önemli elektrik motoru üreticilerinden birisi haline geldik ve bugün 0,06 kW’dan 3000 kW güce kadar ürettiğimiz elektrik motorlarımızla, sanayi alanındaki neredeyse tüm motor ihtiyacını karşılıyoruz. Elektrik motoru üretimi için gerekli olan hemen hemen her parçayı kendi tesisimizde üreterek, tüm üretimi tek çatı altında toplamış durumdayız.

Türkiye’de hep ilklere imza atan ve sektöründe lider firma olmanın bilinci ile motor üretimindeki tecrübemizi rüzgâr türbinlerine de aktardık ve bugün Türkiye’de kullanılmakta olan rüzgâr türbinlerinin 4MW güç seviyesindeki jeneratörlerini de üretmeye başladık.

GAMAK’ın Ar-Ge’ye verdiği öneme bağlı olarak sürekli yeni ürünleri piyasaya sunduğunu biliyoruz. Bu anlamda ürün gruplarında ne tür yenilikler mevcut?

Türkiye’nin en geniş elektrik motoru ürün gamına sahibiz. 2020 yılında 3 MW kapasiteli orta gerilim motorlar, ex proof motorlar ve yeni seri tek fazlı motorlarının üretimine başladık.

2021 yılında üretimimizi daha da genişleteceğiz, HES ve RES’ler için rüzgâr ve su türbin jeneratörlerinin 5 MW’a kadar üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Yılda 1 milyon motor üretim kapasitesine sahip olan firmamız, gelecek 3 yıl içinde yapılması planlanan 50 milyon dolarlık yatırımla da motor ve jeneratör üretim kapasitesinin de bir buçuk kat artırılmasını planlıyor.

Elektrik motoru seçiminde nelere dikkat edilmelidir size göre?

İhtiyaca uygun doğru elektriksel ve mekanik özelliklere sahip bir AC motoru seçebilmek için izlenmesi gereken belli adımlar vardır. Müşterinin ihtiyacının en başından doğru tespit edilmesi ve buna uygun elektrik motorunun seçilip imal edilmesi ve hizmete sunulması ile mümkün olmaktadır. Endüstride elektrik motorlarının kullanılmadığı sektör yok. Başlıca sektörlere örnek vermek gerekirse; kompresör uygulamaları, fan ve pompa uygulamaları, kâğıt sektörü, çimento sektörü, marin sektörü, redüktör uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynağı uygulamaları, arıtma teknolojileri, paketleme ve ambalaj sektörü, sayılabilir. İşte tüm bu sektörlerdeki uygulamaların ana tahrik ürünü olan elektrik motorlarını doğru biçimde seçip dizayn edebilmek; sistemin genel işleyiş performansı açısından çok önemli. Göz önünde tutmamız gereken teknik noktaları şöyle özetleyebiliriz:

  • Motorun çalışacağı şebeke değerleri: Besleme gerilimi, faz sayısı ve şebeke frekansı
  • Motorun çalışacağı düzen: Motor enerjilendiği vakit sürekli mi yoksa kesikli mi çalışacaktır. (Farklı çalışma rejimleri, S1…S9)
  • Motorun sahip olması istenilen koruma sınıfı: Dış etkilere karşı IP koruma sınıfı
  • Motor kutup sayısı: Motor kaç kutuplu/ devir (rpm.) değerinde olacaktır sorusunun saptanması
  • Motor anma gücü: Motorun mil çıkışında kaç kW gücü vereceği. (Bu durum mekanik olarak iş makinesinin ne kadar kW’lık güce ihtiyaç duyduğu ana fikrinden yola çıkılarak bulunur.)
  • Motor anma momenti: Motorun iş makinesine ileteceği mil döndürme momenti (Nm)
  • Motor yapı şekli: Motorun ortama kurulacağı yapı inşa şekli
  • Ortam fiziki şartları: Motorun çalışacağı ortam sıcaklık değeri (Derece C.), ortam yüksekliği (m.), olası mil çıkış gücü düşüş hesaplaması
  • Motorun en uygun soğutma sınıfının seçilmesi, varsa istenilen özel motor boya isteğine göre dizayn edilmesi
  • Motorun şebeke üzerinden veya inverter üzerinden çalışacağı bilgisi

Peki, elektrik motorlarında uzun ve sağlıklı bir çalışma ömrü için hangi kriterler göz önünde tutulmalıdır?

Asenkron motorlar, özellikle ağır çalışma koşullarında sorunsuz çalışabilmeleri ve değişken motor yüklerine çabucak adapte olabilmeleri açısından endüstri için çok önemlidir. Son yıllarda çeşitli motor
tipleri geliştirilmesine rağmen maliyet ve üretimdeki kolaylıklar asenkron motorları vazgeçilmez kılıyor. Asenkron motorlarda arızaların erken tespiti ve analizi iş gücü, üretim kayıpları, enerji maliyetleri ve verimlik açısından da önem arz etmektedir.

Dolayısıyla arızaların önceden tahmini ve tespiti özellikle büyük güçlü ve kritik motorlarda ani arızaların önlenmesi, bakım maliyetlerinin düşürülmesi ve ürün kalitesinin yükseltilmesi için önemli ve motorların
uzun ve sağlıklı bir çalışma ömrüne sahip olmasını bu sağlıyor. Arızaların önceden tahmini ve tespiti için de motor bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekmektedir. En çok karşılaşılan arızalar stator, rotor, rulman arızaları ve mekaniksel problemlerdir.

Pandemi sonrası “yeni normal” döneminde üretim ve satış anlamında nasıl değişimlerin yaşanmasını öngörüyorsunuz?

Çalışan uzmanlığı gerektiren elektrik motoru sektöründe, yetişmiş kalifiye çalışan özellikle üretimde daha ağır basıyor. Bu nedenle Covid-19 sebebiyle istihdamda daralmak, süreç normale döndüğünde maliyet açısından daha büyük sorunlara yol açabilir. Üreticiye, taleplere ilişkin doğru bilgiyi ve öngörüyü zamanında aktaran pazarlar, talepleri karşılamada sıkıntı yaşamadı. Elektrik motoru sektörü de hem müşteriler hem üreticiler nezdinde, pandemiyi iyi yönetmiş bir sektör. GAMAK da bu dönemde hız kesmedi ve üretim kapasitesini daha da arttırdı.

Firma, süreç içinde ne yapılacağı ve süreç sonrasında da neler yapılması gerektiği konularında programlar oluşturdu ve müşteri süreçlerinin online’a taşınması için gerekli çalışmalar başlatıldı ve bunlar da 2021 yılında devreye alınacaktır. Müşterilerimize dijital ortamlardan da ulaşılmaya başlandı. Sağlıklı yaşam ve çalışma koşullarına uyum sağlandı. Tüm tesislerimiz ve operasyonlarımız hijyen kurallarına göre düzenlendi. Ofislerde çalışma koşulları Covid-19 özelinde iyileştirilerek çalışanların motivasyonu ve sağlığı korundu.

GAMAK olarak Türkiye’nin pandemi sürecinde ve sonrasındaki iş potansiyeline güveniyoruz ve hem iş ortaklarımıza hem de pazara, üretime kesintisiz devam ederek güven veriyoruz.

Türkiye piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Motor piyasasında yoğun bir rekabet ortamı mevcut. Türkiye pazar ihtiyacının / talebinin üzerinde bir kapasite ya da arz mevcut. Bundan dolayı üreticiler arasında bir rekabet yaşanmakta. Olumlu ve sektörü geliştiren rekabetin yaşanması tüm üretici ve kullanıcıların lehine bir durum yaratmakta ancak zaman zaman bu rekabet terse yani negatife işleyebiliyor.

Bu durumda da maalesef kaybeden sadece biz üreticiler değil Türkiye sanayisi oluyor. Piyasaya sunulan düşük verime sahip ya da verimsiz ürünler ya da kısa ömürlü ürünler ile sanayimizin verimi, rekabet gücü uzun vadede düşmekte. Bu konudaki izlenecek stratejiler, zararı hepimizin yaşayacağını bir noktaya gidilmemesi için önemli.

Türkiye’yle birlikte dünyanın pek çok ülkesinde de GAMAK markalı ürünler kullanılıyor. İhracat hedefleriniz nelerdir?

Elektrik motoru üretiminde yerli marka GAMAK, ihracat hedeflerini 2020’de de büyüttü. Yüzde yüz yerli sermayeyle kurulan GAMAK, pandemi döneminde ihracat gerçekleştirdiği ülke sayısını artırarak yüzde 50’nin üzerinde büyüme gerçekleştirdi. Firma, özellikle son yıllarda yaptığı atılımlarla gelirinin bir bölümünü ihracattan elde eden bir yapıya gelmiş bulunmakta ancak bunu yeterli görmüyor, ihracatın payının ilerleyen yıllarda Türkiye ciromuza ulaşmasını hatta geçmesini hedeflemekte.

Ben de bu noktada sektördeki bilgi birikimim, tecrübelerim ve iş bağlantılarım ile destek vermekten memnuniyet duyacağım. Şu anda, Avrupa’nın önde gelen ülkeleri başta olmak üzere 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Dünyanın birçok ülkesinde güçlü partnerlere sahibiz ve ihracat ağımızı daha da genişleteceğiz.

Özel motorlar alanında da pazarda önemli bir oyuncusunuz. Bu noktada üretebildiğiniz özel motor tipleri nelerdir?

Genel maksat motor olarak bilinen standart 3 fazlı ve 1 fazlı asenkron motorların, özel uygulamalar için geliştirilmiş versiyonları ile uygulamalarda maliyet, performans, kalite ve enerji verimliliği avantajı sağlamaktayız. Özel motor uygulamalarımız arasında duman tahliye, ex proof, taş kırma, süt sağma ve orta gerilim motorlar sayılabilir.

OG motorlarımız, 3MW’a kadar imal edilmektedir. Türkiye’nin ilk sertifikalı duman tahliye motoru imalatını GAMAK yapmıştır, çeşitli tesislerde ürünlerimiz güvenle kullanılmaktadır. Ex proof motorlarımız, yanıcı ve patlayıcı gaz, toz ortamlarına göre tasarlanmış, d sınıfı koruma yapısına sahiptir. ATEX ve IECEX sertifika gerekliliklerini karşılamakta ve can ve mal güvenliğinizi yine özenle korumaktadır.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Yayın grubunuza, bana bu imkânı verdiği için teşekkür ediyorum. Türkiye sanayinin çok önemli bir ürün grubu olan elektrik motorlarının, en önemli üreticisi GAMAK firmasında göreve başlamam konusunu gündeminize taşımış olmanızdan dolayı memnuniyetimi de tekrar sizlere iletmek istiyorum. 2020 yılının bu zorlu günlerini atlatarak, ileriye daha umut ve sağlıkla bakacağımız günlere bir an evvel kavuşmak dileğiyle.

Ercan Şenyurt kimdir?
1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümündeki lisans eğitimini bitirmemin akabinde, Koç Grubu’nda çalışma hayatıma başlayarak 28 yıl boyunca bu grupta emek verme fırsatını buldum. Yatırım Mühendisi olarak Türk Elektrik Endüstrisi’nde başladığım iş hayatına, sonraki yıllarda ihracat bölümüne geçiş yaparak devam ettim. Şirketin ihracata, özellikle de Almanya bölgesine verdiği önem sebebiyle 4 yıl süre ile de Almanya’nın Frankfurt şehrinde tecrübe ve yetkinlik kazanmam için görevlendirildim. Elektrik motoru satışında bu dönem, benim açımdan çok önemli bir kilometre taşı oldu. Yabancı bir ülkede çalışmanın yanında, oradaki pazarı, dinamiklerini, Avrupalı müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını, iş yapış tarzlarını yakından tanıyarak, sonraki yıllarda bunları kullanarak şirketin ihracat başarısında pay sahibi oldum. Bu dönemde uzun vadeli iş birlikleri geliştirme fırsatlarını yakalayarak, yüksek cirolu sözleşmelere imza attık. Türkiye’ye dönüşüm sonrası şirket birleşmeleri sebebi ile Arçelik bünyesinde görev aldım. Önce ihracat, sonrasında da yurtiçi satış da eklenerek elektrik motoru satışında yönetici pozisyonunu 10 yıla yakın bir süre yürüttüm.
İki sene öncesinde de yine Arçelik bünyesindeki İklimlendirme ve Enerji Çözümleri bölümünde önce LED Aydınlatma sonrasında da İklimlendirme alanlarında Satış Yöneticiliği pozisyonlarında görev aldım.
Bu yıl, 1 Haziran tarihinden itibaren de yıllardır içinde iş yapma fırsatı bulduğum elektrik motoru sektörünün Türkiye’deki 1 numaralı firması GAMAK’ta Satış bölümünün başında bulunmaktayım.

Haberin Devamı
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com