Connect with us

Haberler

Binalarda depremi en çok çatılar hissediyor

Yayın tarihi

-

 

Marmara depreminin üzerinden 14 yıl geçti ama çatılarımız hâlâ depreme hazır değil!

 

Türkiye’de 17 Ağustos denildiğinde herkesin aklına ilk olarak aynı şey gelir: Deprem… Bundan tam 14 yıl önce 1999 yılında gerçekleşen Marmara depreminin yaraları sarıldı, acı gerçekler unutuldu. Ta ki 2011 yılındaki Van depremi yaşanıncaya kadar… Türkiye, deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Ülkemizde 81 ilin 55’i birinci derece deprem bölgesinde ve nüfusumuzun yüzde 95’i deprem tehdidi altında yaşıyor. Bu yüzden deprem gerçeğini görmezden gelmek yerine onunla yüzleşmemiz gerekiyor. Ülkemizdeki konutların 12 milyona yakını gecekondu ve kayıtsız konutlardan oluşuyor. Konut stoğunun yüzde 60’ını 20 yaşın üzerindeki binalar oluşturuyor. Tüm bunlara ek olarak göz ardı edilen hayati bir konu var, o da çatılar… Çatılar bina içinde depremi en çok hisseden kısım. Ve buna rağmen Türkiye’de yaklaşık 16 milyon binanın çatısı depremle yüzleşmeye hazır olmayan, geleneksel uygulama metotları ve malzemelerle yapılmış eski usul çatılar.

ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz

ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz

Çatılar konusunda, kamuoyunu ve sektörü bilinçlendirme amacı ile üretici, distribütör ve uygulayıcı firmaların desteğiyle 11 yıldır faaliyet gösteren Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, ülkemizdeki 16 milyon çatının depremde oluşabilecek büyük risklere davetiye çıkardığını vurguladı. ÇATIDER Başkanı Yavuz, “Deprem anında güvende olabilmemiz için yapıların temelden çatıya kadar her bölümünün dikkatli projelendirilmesi ve inşa edilmesi gerekiyor. Bu bağlamda depreme karşı dayanıklı bina yapılırken; binanın mimarisi, zemin etütleri, zemin kalitesi, mukavemet ve taşıma hesapları, kullanılacak demir donatı, beton tip ve kaliteleri ile yapı malzemeleri ve inşaat teknikleri çok önemli. Tüm bunlar kadar önemli bir diğer konu ise küçük çaplı depremlerde bina yıkılmasa bile ciddi can ve mal kayıplarına yol açabilecek çatılar… Çünkü binada depremi en çok çatılar hissediyor, dolayısıyla en çok çatılar etkileniyor.” dedi.

Depremde sadece çatı malzemelerinin ağırlığı değil tüm sistem önemli

ÇATIDER Başkanı Yavuz, çatının bütün bir sistem olduğuna dikkat çekerek depremde çatıların davranışı söz konusu olduğunda sadece çatı kaplama malzemelerinin ağırlığının düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Nazım Yavuz, depremde yerinde kalacak, hasar görmeyecek ve çevresinde tehlike yaratmayacak çatılar için gerekli püf noktalarını anlattı.

Çatı depremde yıkılmayacak, parçaları çevreye savrulmayacak şekilde yapılmalı

Yavuz, “Güvenli çatı yapımında yapının tipine göre mimar veya mühendis tarafından hesaplanmış, tüm detaylarıyla çizilmiş, malzemeleri tarif edilmiş bir projenin olması gerekiyor. Çatı bütünü içindeki, özellikle kalkan duvar, parapet, baca gibi yapı bileşenleri deprem sırasında yıkılmayacak, yapıdan ayrılarak çevreye savrulmayacak şekilde projelendirilmeli ve projeye uygun olarak inşa edilmeli. Projelendirmede bölgesel iklim şartları dikkate alınmalı. Proje, özellikle karlı bölgelerde üzerinde kar birikmiş çatının, aynı zamanda rüzgar ve deprem etkisi altındaki davranışı dikkate alınarak yapılmalı.” dedi.

Çatılarda kullanılacak malzemelerin de önemli olduğunu vurgulayan Yavuz, yapının tipine, coğrafi konuma ve standartlara uygun doğru malzemelerin, ürün kullanım kılavuzlarına uygun olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Yavuz, projede tarif edilen malzemelerin proje sahibinin onayı olmadan ve projede gerekli revizyonlar yapılmadan değiştirilmemesi gerekliliğinin de altını çizdi.

Fırtına ve depremde uçan çatılara karşı çatının binaya iyi bağlanması gerekiyor

Çatıların rüzgar ve deprem bağlantılarının hayati önem taşıdığını kaydeden Yavuz, şiddetli rüzgarlı havalarda olduğu gibi depremlerde de sıklıkla rastlanan çatı uçma olaylarının önüne geçilebilmesi için özellikle çatının binaya doğru bağlanmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Sağlam çatılar için sadece çivi değil vida ve ankraj sistem kullanılmalı

Çatıların deprem olmasa bile binadaki durumları gereği sürekli basınç ve çekmeye maruz kaldığını hatırlatan Yavuz, “Çatıların betonarme malzemeye bağlantıları, her yönde gelebilecek yükleri alabilecek şekilde uygulanmalı. Sadece çivilerle yapılan bağlantılarda uzun vadede performans düşer. Vida ve ankraj sistemleri kullanılmayan yani betonarme yapıya sabitlenmeyen yanlış uygulamalar, bu noktalarda zayıflığı ve deprem açısından ciddi riskleri oluşturur.” diye konuştu.

Çatıda sadece dikey kuvvetler değil depremdeki yatay yükler de hesaba katılmalı

Türkiye’de çatıların sadece dikey kuvvetler göz önüne alınarak, zaman zaman işin ehli olmayan kişiler tarafından yapıldığına dikkat çeken Yavuz, depremdeki yatay yükleri karşılayan çapraz bağlantıların çatı, kolon, makas düzlemlerinde yapılmaması veya eksik yapılmasının deprem anında hasar ve yıkımlara sebep olduğunu ifade etti. Yavuz, çatıda var olabilecek ve deprem sırasında daha kuvvetli yüklere dönüşebilen kar yükü gibi hususların da dikkate alınarak bağlantıların yapılması gerektiğini söyledi.

Uygun malzeme ve doğru montaj hayat kurtarır

Deprem sırasında kalkan duvarların devrilmeleri ya da en azından sıva parçalarının düşmesi sık görülen bir durum. Bu da zaten panik halinde olan kişilerin üstlerine yıkılan ya da düşen parçalar nedeniyle can kaybına yol açabiliyor. Bu noktada Yavuz, mimarların çatıları uygun malzeme ve doğru montajla, yıkılmayacak şekilde tasarlamaları gerektiğini ifade etti.

Çatı uygulamasını yapacak firma ve ustaya dikkat!

Çatı imalatını yapacak firma ve çatı ustalarının önemine de değinen Yavuz, “Çatılarda çalışacak kişilerin çatı sistemleri, çatı yapımı ve teknikleri, yüksekte çalışma ve iş güvenliği konularında eğitimleri ve sertifikaları olmalı, sosyal sigortalar ile ilgili güncel mevzuata uyulmalı. Yapılan iş her safhasında çatı konusunda uzman bir teknik eleman tarafından kontrol altında tutulmalı. Biz ÇATIDER olarak sektörün ihtiyaç duyduğu uzman uygulama usta ve teknikerleri eğitiyoruz.” dedi.

Çatılarla ilgili tek uzman başvuru mercii ÇATIDER

Tüketicilerin, mimar, mühendis ve müteahhitlerin çatılarla ilgili her türlü konuda bu alandaki tek başvuru mercii olan ÇATIDER’e başvurabileceklerini açıklayan Yavuz, bugüne kadar 452 kişiye çatıcılık eğitimi vererek usta ve çıraklar yetiştirdiklerini, 2007-2008 yıllarında Türkiye genelinde 25 il veya ilçede 29 Mimarlar Odası’nda 1.150 mimara “Çatı Sistemleri Eğitimleri” verdiklerini anlattı. ÇATIDER’in geliştirdiği “Çatıcılık Mesleki Eğitim Müfredatı”nın bugün okullarda referans alınarak uygulandığını belirten Yavuz, derneğin çatı sektörü ile ilgili meslek standartlarını hazırladığını ve en son Mayıs ayında bu standartlardan birinin yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Yavuz, 2012 yılı başından itibaren inşaatlarda sertifikalı işçi çalıştırılmasının zorunlu hale gelmesi sonucunda çatı ustalarının belgelendirilmesine yönelik olarak ÇATIDER’de düzenlenen kurslarda, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İŞKUR ve ÇATIDER onaylı Çatı Ustası Belgesi verdiklerini, şimdiyse Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile Türkiye genelindeki 22 meslek okulunda verilecek kurslar için hazırlandıklarını söyledi. ÇATIDER’in hazırladığı “Çatı Kaplama Malzemeleri Uygulama Detayları Kılavuzu”nun inşaat sektörü ve akademik açıdan Türkiye’de ilk ve tek olduğunu bildiren Yavuz, depreme karşı güvenli çatılar inşa etmek için bu yayının önemli bir kılavuz olduğunu vurguladı.

Haberin Devamı
Advertisement
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haberler

Şirketlerin geleceğini DataRobot şekillendirecek

Yayın tarihi

-

Yazar:

Müşterilerine hızlı ve kaliteli hizmetlerde bulunmak isteyen şirketler, bu ihtiyacı karşılamak içim verimliliği yüksek ve hızlı performans veren teknolojilere başvuruyor. DataRobot uygulaması, şirketlere dair verileri hızla öğrenerek geleceğe dönük doğruluk oranı yüksek tahminlerde bulunuyor. Makine öğrenme sürecini hızlandıran ileri analitik programı olan teknoloji, çeşitli endüstrilerden 1000’den fazla şirket tarafından kullanılıyor. 

Dünya dijitalleşiyor ve şirketler esneklik, çabukluk ve verimlilik konusunda işlerini kolaylaştıracak yapay zeka uygulamalarına daha çok rağbet gösteriyor. Türkiye’deki temsilcisi Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı ve veri analizi firmalarından Ereteam olan DataRobot uygulaması, makine öğrenme süreçlerini hızlandırarak şirketlerin hız ihtiyacını karşılarken aynı zamanda geleceğe yönelik doğruluk performansı yüksek tahminler yapıyor. Bir ileri analitik programı olan Data Robot, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 1000’den fazla şirket tarafından kullanılıyor.

DATAROBOT YAPAY ZEKÂYI HERKESİN KULLANIMINA AÇIYOR

DataRobot platformunu tanımlayan Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek, “Yapay Zekâ ve makine öğrenmesi alanlarında lider olan DataRobot platformu, sektör genelindeki ve dünya genelindeki müşterilerin güvenilir yapay zekâ çözümleriyle daha akıllı ve daha hızlı kararlar almalarını sağlar. DataRobot, müşterilerle bulundukları yerde buluşur ve mevcut herhangi bir bulut platformunda, şirket içi veya hibrit ortamlarda yapay zekâ modelleri oluşturma ve dağıtma özgürlüğü sunar. DataRobot platformu, veri bilimcileri, iş liderleri ve ekiplere kadar tüm kullanıcıları göz önünde bulundurularak sürekli olarak gelişir ve kuruluş genelinde daha yönetilebilir, organize ve etkili bir iş akışına olanak tanır. DataRobot, yapay zekâ teknolojisini herkesin kullanımına açarak kurumların en zor ve karmaşık sorunlarını çözmelerine olanak tanır” ifadelerini kullandı.

“EN İYİLER DATAROBOT’U ALANINDA LİDER OLARAK TANIMLIYOR”

Ereteam CEO’su Kutlay Şimşek, DataRobot’un Otomatik Makine Öğrenimi konusunda bir dünya standardı olarak kabul edildiğini belirterek, “Sektörün önde gelen araştırma firmalarından biri olan Forrester,  DataRobot’u Otomatik Makine Öğrenimi konusunda dünya standardı olarak belirtiyor. Yine bir diğer prestijli araştırma kurumu olan Gartner ise, DataRobot’u ¨Augmented Analytics – Artırılmış Analitik¨ alanında  lider olarak tanımlıyor” dedi.

“DATA ROBOT MİLYONLARCA DOLARLIK TASARRUF SAĞLATTI”

IDC’nin 2020 yılında yayınlamış olduğu ‘Dünya Çapında Gelişmiş Analitik Pazar Raporu’nda, DataRobot`un Yapay Zekâ yatırımlarından ciddi geri dönüşler almayı hedefleyen şirketlere odaklanıldığını belirten Kutlay Şimşek, bu şirketlerin neredeyse tamamının yatırımlarında 10 milyon Dolardan 100 milyon Dolara kadar varan bir katma değer görüldüğünü belirtti. Dünya ölçeğinde ilk 5’in içerisinde yer alan bir Amerikan Bankasının Data Robot teknolojisi sayesinde döviz dönüşümlerini optimize ederek, 300 milyon dolarlık maliyet tasarrufu sağladığını söyleyen Şimşek, “17 milyar Dolar gelir yaratan bir bankanın, yüksek riskli ATM ve mevduat işlemlerini doğru tahmin ederek,  24 milyon Dolarlık bir tasarruf elde etti. Ayrıca bir Fintech kredi şirketinin, müşteri skorlamada sağladığı gelişme ile gelirinde 12 milyon Dolarlık bir artış sağladığını belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

“DATA ROBOT’UN TÜRKİYE’DEKİ TEK TEMSİLCİSİ ERETEAM”

Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı ve veri analizi şirketlerinden biri olan Ereteam, DataRobot teknolojisinin Türkiye’deki tek temsilcisi konumunda bulunuyor. “Verinin Hayat Bulduğu Yer” mottosu ile yola çıkan Ereteam, deneyimli bir ekibi arkasına alarak, veri odaklı karar alma kültürünü kuruluşlara adapte etme vizyonu ile İş Zekâsı, Performans Yönetimi, Kurumsal Pazarlama Yönetimi, Veri Entegrasyonu, Finansal Kaynak Planlaması ve Risk Yönetimi gibi çok geniş alanda çözüm ve hizmet sunan bir şirket olarak yoluna devam ediyor. Büyük Veri ve Analitik alanlarında kurumsal şirketlere etkili bilişim çözümleri sunan Ereteamtemsilcisi olduğu DataRobot teknolojisini Türkiye’de yaygınlaştırmayı planlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Otomotiv endüstrisi profesyonelleri Automechanika Istanbul Plus’ta buluşuyor

Yayın tarihi

-

Yazar:

Türkiye’nin Lider Uluslararası Otomotiv Endüstrisi Fuarı Automechanika Istanbul, pandemi sebebiyle verilen yaklaşık 2 yıllık aranın ardından, bugün, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. Automechanika Istanbul Plus, 21 Kasım 2021 Pazar akşamına kadar tüm dünyada otomotiv endüstrisi profesyonellerinin buluşma noktası olacak.

Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey’in birlikte organize ettiği Automechanika Istanbul Plus 2021 fuarı, Türkiye’nin otomotiv sektörü ihracatında önemli bir yere sahip olan ürün gruplarına ev sahipliği yapıyor. Parça ve sistemler, elektronik sistemler ve bağlanabilirlik, aksesuarlar ve özelleştirme, filo ve atölye yönetimi, arıza tespit ve onarım, araç yıkama ve bakım, alternatif sürüş ve yakıt sistemleri, lastikler ve jantlar, kaporta ve boya, otonom sürüş ve mobilite servisleri fuarda sergilenecek kategoriler arasında bulunuyor.

652 katılımcı firmanın, 121 ülkeden binlerce profesyonel ziyaretçi ile bir araya geleceği Automechanika Istanbul Plus 2021 fuarı açılış töreninde Hannover Fairs Turkey Eş Genel Müdürü Annika Klar, konuşmasında pandeminin büyük ölçüde fiziksel buluşmalar üzerine kurulu bir endüstrinin parçası olan ticaret fuarlarını dijital dünyaya uyum sağlama konusunda zorladığını söyledi. Klar sözlerine şöyle devam etti: “Pandemi sırasında dünya çapındaki dijital etkinlikler ve iş modelleri hakkında yaptığımız araştırma ve analizlerin ardından, otomotiv endüstrisi profesyonelleri için etkinliğin verimliliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla fuarımıza bu yıl ilk kez bir dijital iş platformu ekledik. Plus adını verdiğimiz bu eklenti ile bu yıl otomotiv profesyonellerini aynı anda hem fiziksel ortamda hem de dijital platformda buluştururken sektör için daha fazla iş imkanı ve farklı bir deneyim sunuyoruz. Dijital platformumuzla artık fuar için seyahat edemeyecek profesyonelleri Automechanika Istanbul Plus’ta ağırlayabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Açılış töreninde konuşmacılar arasında yer alan Messe Frankfurt Mobilite ve Lojistik Fuarları Başkan Yardımcısı ve Automechanika Marka Müdürü Michael Johannes de konuşmasına, 2 yıldan uzun bir süredir pandemi nedeniyle dünya çapında birçok fuarın yapılamadığına ve nihayet bugün tüm otomotiv endüstrisi profesyonellerinin bir araya gelmesinden dolayı duyduğu heyecan ve mutluluğa değinerek başladı. Johannes, “2001 yılından bu yana düzenlenmeye devam eden Automechanika Istanbul fuarı, Türkiye’nin otomotiv endüstrisi ihracatındaki yükselen grafiğine paralel olarak her geçen yıl biraz daha güçleniyor. Dünya çapında düzenlediğimiz 15 farklı Automechanika fuarı var bu yıl bitmeden Automechanika Istanbul Plus ile birlikte 4 Automechanika fuarı daha düzenlenecek. Bu fuarların her biri bulundukları bölge itibarı ile Türk üreticiler için büyük fırsatlar barındırıyor.” sözleriyle devam etti ve Automechanika Istanbul Plus fuarının pandemiye rağmen tüm otomotiv endüstrisi için çok başarılı olacağına inandığını belirtti.

Otomotiv endüstrisinde en son trendler, gelişmeler ve e-mobilite alanında güncel bilgiler Automechanika Academy kapsamında yer alıyor

Automechanika Academy, önceki yıllarda olduğu gibi, uzman konuşmacıların alanlarıyla ilgili güncel gelişmelere dair yorumlarını ve öngörülerini sektör profesyonelleri ile paylaşılacağı bir ortam sunuyor. Geleceğin mobilite ve lojistik teknolojileri başta olmak üzere, tüm otomotiv endüstrisi profesyonellerini yakından ilgilendiren gelişme ve trendlerden haberdar olabilecekleri interaktif oturumlar, sunumlar, söyleşiler ve sergi alanlarından oluşan özel etkinlik programları Automechanika Academy kapsamında yer alıyor. Automechanika Academy, bu yıla özel olarak hem fuar alanında hem de aynı anda dijital platform üzerinden otomotiv endüstrisi profesyonellerinin erişimine açık olacak.

Automechanika Istanbul Plus 2021 için ziyaretçi kayıtları devam ediyor

21 Kasım 2021 Pazar akşamına kadar ziyarete açık olacak fuarı İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde  ziyaret etmek isteyen tüm profesyoneller, Automechanika Istanbul resmi internet sitesi üzerinden ücretsiz ziyaretçi kayıtlarını oluşturarak fuar alanına ve PLUS dijital platformuna giriş yapabilirler. Fuar alanında alınan COVID-19 tedbirleri gereği, fuar alanına giriş yapacak tüm kişilerin HES kodlarını ibraz etmeleri zorunludur ve yalnızca “risksiz” olarak nitelendirilen kişilerin girişlerine izin verilmektedir.

Haberin Devamı

Haberler

İmalat sanayisinin buluşma noktası Win Eurasia Hybird’e büyük ilgi

Yayın tarihi

-

Yazar:

Hannover Fairs Turkey, 10-13 Kasım 2021 tarihleri arasında imalat sanayisinin önde gelen firmalarını, Türkiye’nin ilk hibrit sanayi fuarı WIN EURASIA Hybrid’te bir araya getirdi. Açılışına Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyüdede ve TIM Başkanı İbrahim Gülle’nin de katıldığı WIN EURASIA Hybrid; 16 ülkeden fiziksel ortamda 467, dijital ortamda 80 katılımcı firmayı, 78 ülkeden 30 bin 728 ziyaretçiyle buluşturdu. 

Ticaret Bakanlığı’nın Alım Heyeti Programı desteği ve Deutsche Messe’nin global ağı sayesinde, ihracatta hedef ülke durumundaki Rusya, Mısır, Tunus, Fas, Irak, Bulgaristan, Çekya, İran, Katar gibi toplamda 16 ülkeden 250’den fazla satın almacı Türk üreticilerle bir araya gelerek, yeni ihracat anlaşmaları gerçekleştirdiler.

Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen Avrasya’nın lider sanayi fuarı WIN EURASIA Hybrid, iki yıl aradan sonra yirmi yedinci kez imalat sektörünü bir araya getirdi. “Endüstriyel Dönüşüm” teması altında gerçekleşen fuarda imalat sektörünün temsilcileri en son teknoloji ürünlerini tanıtma fırsatı buldular.  

WIN EURASIA Hybrid’in açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, makinası akıllı ve verimli olmayan, üretim hatlarında otomasyonda dijitalleşmeden yoksun imalat dallarının yok olacağı bir döneme girildiğine işaret ederken fuarın temasının endüstriyel dönüşüm olarak belirlenmesinin vizyoner bir yaklaşım olduğunu belirtti. 

Fuarı ziyaret eden TİM Başkanı İsmail Gülle ise yaptığı açıklamada, “Pandemi sonrasında fuarların başlaması ticari hareketliliği de beraberinde getirdi.  Pandemi döneminden sonra dünyadaki ticari koşulların değişmiş olduğunu görüyoruz. Bu durum ülkemiz için önemli bir avantaj sağladı. Özellikle Türkiye’ye, Türkiye’nin üreticilerine ve Türk ürünlerine olan teveccühün yükselmiş olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Makine sektörü de ülkemizin önemli sektörlerinden biri. Sektörün ihracat faaliyetleri olumlu bir seyirde gidiyor, şu ana kadar %30’luk bir artış elde edildi. Makine sektörü ihracatını en çok artıran sektörler içinde” dedi.  

İmalat sanayisi WIN EURASIA Hybrid ile ihracat atağı yaptı!

16 ülkeden fiziksel ortamda 467, dijital ortamda ise 80 katılımcı firmanın; 78 ülkeden 30 bin 728 ziyaretçiyle buluştuğu WIN EURASIA Hybrid Türkiye imalat sanayisi için önemli iş birliği ve ihracat anlaşmalarının yapıldığı büyük bir ticari etkinliğe dönüştü. 

Anadolu’dan 30 şehirden, ticaret ve sanayi odaları iş birliğiyle 55 otobüsle İstanbul’a gelen heyetlerin de katıldığı WIN EURASIA Hybrid’te Ticaret Bakanlığı’nın Alım Heyeti Programı kapsamında da katılımcı firma temsilcileri; ihracatta artış hedeflenen ülkelerden 250’den fazla satın almacı bir araya gelerek yeni ihracat iş birlikleri gerçekleştirdiler.

WIN EURASIA HYBRID’e dijital ortamda katılanların sayısı dikkat çekti!

Türkiye’de yapılan ilk hibrit sanayi fuarı olan WIN EURASIA Hybrid, fiziksel ortamın yanı sıra fuarın dijital platformunda da katılımcı firmaları ziyaretçilerle bir araya getirdi. Dijital katılımcılar; sanal ortamda, fuar stantlarında sohbet fonksiyonları, birebir görüntülü görüşmeler ile satın alma yetkililerini ağırlama; ürünlerini 3 boyutlu sergileme imkânı buldular. Fuar alanında kurulan Dijital Pavilyon’da ise fiziki ziyaretçiler, sektör lideri firmalarla dijital görüşmeler yaparak iş birliği geliştirme fırsatı yakaladılar.

Konferansların da dijital ortama taşındığı fuarda; konuşmacılar ister fuar alanında, isterlerse bulundukları yerden dijital sunum yapabilirken dinleyiciler de istedikleri yerden konferansları takip etme şansı buldular. Fuar süresince 30 panel, 51 marka ve 61 konuşmacının yer aldığı konferanslar, fiziksel ortamdaki izleyicilerin yanı sıra dijital platformlarda 2.646 kişi tarafından takip edildi.

Ayrıca, sektör profesyonelleri, fuarın dijital bölümünde, yer alan firmalara 20 Kasım 2021 tarihine kadar www.win-eurasia.com üzerinden ulaşabilecekler.

Fuarlar da dönüşüyor!

WIN EURASIA Hybrid’in açılış konuşmacılarından Deutsche Messe AG Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Jochen Köckler, yaptığı değerlendirmede pandeminin her alanda olduğu gibi fuar sektöründe de değişimi beraberinde getirdiğini söyledi. Dr. Köckler, “Pandemide biz de işlerimizi dijital ortama taşıdık. Connection Days platformu üzerinde düzenlediğimiz etkinlerde uzaktan da olsa endüstriler özelinde firmaların ve profesyonellerin bir araya gelmesini sağladık. Şimdi burada WIN EURASIA Hybrid’te bir ilki gerçekleştirerek imalat sanayi temsilcilerini hem fiziksel hem de dijital ortamda buluşturduk. Bakalım önümüzdeki yıllar bize neler gösterecek, belki de fuarın yüzde 30’ü dijital ortamda gerçekleşecek” dedi.

Toplum 5.0 fuara damgasını vurdu!

WIN EURASIA Hybrid kapsamında düzenlenen konferanslarda dikkat çeken başlıklardan biri Toplum 5.0 oldu. Toplum 5.0 Akademi üyelerinin katıldığı panelde geleceğin en büyük becerisi olarak gösterilen “Teknolojiye Adaptasyon”un, Toplum 5.0 kavramının temel taşı olduğu vurgulandı. Önümüzdeki 10 sene içinde dünya verimliliğinin %60’ının otonomiden geleceği ve makineler ile robotları daha fazla göreceğimizin belirtildiği panelde insanların makinelerle rekabet edebilmesinin iki temel beceri ile gerçekleşebileceği; bunların da “Duygusal Zekâ” ve “Yaratıcılık” olduğu belirtildi. Bu iki becerinin kazanılması için teknoloji ile insan arasına “Toplum 5.0” kavramının konumlandırılması gerektiğinin konuşulduğu panelde hibrit insan olmanın önemi vurgulandı. 

Yeni Yer, Yeni Tarih, Yepyeni Bir Fuar Deneyimi!

2000 yılından bu yana aynı fuar alanında gerçekleşen WIN EURASIA fuarı, önümüzdeki yıl katılımcı ve ziyaretçilere daha iyi bir fuar deneyimi sunmak amacıyla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınıyor. 8-11 Haziran 2022 tarihlerinde gerçekleşecek WIN EURASIA 2022’de şimdiden heyecan verici gelişmeler yaşanıyor.

Haberin Devamı
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com