Connect with us

Haberler

Temmuz ayında yatırımcı en çok perakende sektörüne ve Little Caesars’a güvendi

Yayın tarihi

-

 

Temmuz ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi girişim yöneticisi sayısının artmasıyla yüzde 1,1 artış ile 103,6’ya yükseldi. Sektöre olan ilgiyi franchise başvurularından takip ettiklerini anlatan Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru, sektördeki istihdam oranının da arttığına dikkat çekti. 

 

LittleCaesars_GM_BanuAriduru (2)

Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksine göre perakende sektörüne güven Temmuz ayında yüzde 1,1 arttı.

Haziran ayında yüzde 102,5 olan perakende ticaret sektörü güven endeksi, Temmuz ayında yüzde 103,6 değerine yükseldi. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki bu artışın en önemli kaynağı ise girişim yöneticisi sayısının artması oldu.

Perakende sektörünün başat kollarından biri olan gıda (fast -food) pazarında da yatırımcı sayısının arttığına dikkat çeken Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru, “Gıda sektörü son birkaç ayda yalnızca yatırımcıların değil mavi ve beyaz yakalı personelin de yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öyle ki gıda sektörü, yılın ilk 6 ayında yayınlanan iş ilanı sıralamasında inşaat sektörünün tekelini kırarak 1’inci sıraya oturdu. Türkiye’de işsizlik yüzde 9,7’den yüzde 9’a gerilerken, mavi yaka ve ara kademe istihdamında gıda sektörü galip çıktı” dedi.

Yatırımcıların gıda sektörüne gösterdikleri ilgiyi franchise taleplerinden takip ettikleri anlatan Arıduru, “2014 yılının ilk 6 ayında ise 2013 yılının ilk 6 ayına oranla yüzde 31,8’lik bir büyüme sergiledik. Sektör ise yüzde 8 büyüdü. Bu başarıyı iç dinamiklerimizi harekete geçirerek yakaladık. Geçtiğimiz yıla kadar şubelerimizin 4’te 1’i franchisee’lerimiz tarafından işletilirken; şimdi aramıza yeni katılan franchiseeler ile yarısı franchise şubesi oldu. Şirketin her iki kanadındaki şube satışlarında olağanüstü bir artış yaşadık” dedi.

“Ailenizin pizzacısı olmaya devam edeceğiz…”

Franchise tarafındaki artışı “aile işletmeciliği” mantığında yakaladıklarını anlatan Arıduru, “Franchiseelerimiz profesyonel hayattan gelen veya bizde müdürlük yaptıktan sonra kariyerine kendi işinin sahibi olarak devam eden kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin içinde aile fertleriyle birlikte çalışanların oranı gittikçe artıyor. Bu başarıda bu çalışma sistematiğinin büyük payı olduğunu görmekteyiz. Abi kardeş, karı-koca, baba-oğul olarak çalışan franchiseelerimizin sayısı yüzde 70 oranında. Little Caesars Amerika da karı koca tarafından kurulup işletilmiş, şimdi oğullarının da katılmasıyla işe devam eden bir işletme. Little Caesars’ın Türkiye haklarının sahibi olan Çelebi Holding de aile işletmeciliğinin en güzel ve uyumlu örneklerinden birisi. Biz de bundan sonra “aile işletmesi” mantığında ancak elbette bir dünya markası olduğumuzu unutmadan ve standartlarımızdan ödün vermeden, her gün günlük hamur yapmaya devam ederek işletilen ‘Ailenizin Pizzacısı’ olmaya devam etmeye ve hatta bu konuya ağırlık vermeye karar verdik” dedi.

En fazla satış artışı yakalayan beş ülkeden biri…

Türkiye’de karlı yatırımın adresi Little Caesars, son bir yıldır yakaladığı yüksek satış grafiği ile Little Ceasars global ailesinin en başarılı beş ülkesinden biri oldu. Son bir yıl içinde başlattığı özel franchise atılımıyla Türkiye genelinde şube sayısı 80’e ulaşan Little Caesars Türkiye, şubeleşme alanındaki başarısını satış alanına taşıdı.

Little Caesars Global’de en fazla satış artışı yakalayan dünyadaki beş ülke arasına giren Little Caesars Türkiye’ye ödülü getiren geçen sene bir önceki yıla oranla yakaladığı yüzde 21’lik satış artışı oldu. Bu ödül ile uluslararası organizasyonun içinde en hızlı gelişim gösteren beş pazardan biri olan Little Caesars, franchise adaylarının da ülkemizde en çok ilgi gösterdiği markalardan biri.

Yılsonuna kadar 20 yeni şube açmayı hedefleyen Little Caesars, 2015 yılında ise 100 yeni restoran açacak. Mevcut şubelerinden 41 tanesi franchiselar tarafından işletilen Little Caesars, bu büyüme hızıyla şimdiden uluslararası ağ içinde en hızlı büyüyen ülke olmaya da aday.

Hali hazırda İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum ve Bursa’da faaliyet gösterdiklerini ancak 2014 büyüme planları kapsamında Tekirdağ, Çanakkale, Edirne, Adapazarı ve genç nüfusun yüksek olduğu Eskişehir gibi şehirlerde de şubeleşmeyi hedeflediklerini anlatan Arıduru, “Diğer yandan Antalya, Adana ve Karadeniz illerimizden de büyük talep alıyoruz. Şu anda yatırımcılardan gelen talepleri değerlendiriyoruz. Yatırımcılar bizim markamızla çalışmak istediklerini belirttiklerinde kendilerine birkaç lokasyon alternatifi sunuyoruz. Bu alternatifleri bölge satış temsilcilerimizin sahadaki raporlarından, sipariş verilen bölgeler için yapılan analizlerden yaptığımız değerlendirme sonucu oluşturuyoruz. Yerleşim birimlerine, iş merkezlerine, öğrenci yerleşiminin sık olduğu mahallelere ve şehir merkezinden uzak yeni lokasyonlara yayılarak markamızı daha güçlü ve yatırımcı için daha karlı bir hale getiriyoruz” dedi.

 

ABD’nin de en değerli markası…

Little Caesars Türkiye istikrarlı büyümesini sürdürürken bir sevindirici haber de ABD’den geldi. ABD’de yapılan tüketici anketlerine göre Little Caesars 7. kez “Voted Best Value In America – ABD’nin En Değerli Markası” seçildi. Oylamaya katılan ABD’li tüketiciler Little Caesars’ın lezzetine, menü çeşitliliğine, fiyat politikasına ve hizmet kalitesine oy verdi ve Little Caesars liderliğe taşıdı.

 

Little Caesars yatırım fırsatları ve franchise koşulları hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için www.littlecaesars.com.tr adresi ziyaret edilebilir.

 

 

 

Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Johnson Controls’de Türkiye ve Hazar Bölgesine Yeni Genel Müdür

Yayın tarihi

-

Kariyerine Metrans Makine’de ve Grundfos Pompa’da satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarıyla başlayan makine mühendisi Alp Yılmaz, son 6 yıl boyunca Wilo Türkiye’de küresel büyüme stratejileri ile satış planlarının yürütülmesi ve iş geliştirme alanlarında aktif rol oynadı.

Genel Müdürü Alp Yılmaz

Johnson Controls hakkında

Dünya çapında bir milyondan fazla projede, enerji verimliliğini artıran, işletme maliyetlerini düşüren ürünler, hizmetler ve çözümler sunan Johnson Controls, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Havalandırma, iklimlendirme, soğutma ve bina yönetim sistemlerinde lider ekipman, otomasyon ve servis sağlayıcısı olan Johnson Controls, 131 yıllık tecrübesi ve sektörün geleceğine yön veren Ar-Ge çalışmalarıyla partnerlerine daha rahat, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya sunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.

Yayın tarihi

-

İki dev şirket imza attıkları stratejik işbirliği anlaşmasıyla Türkiye’nin en büyük havayolu şirketinin ve ülkemizin havacılık ve uzay sanayinin gelişimine katkı sağlayacak.
Türk Hava Yolları ve Boeing 70 yıllık işbirliklerinin bir devamı olarak bugün, Türk Hava Yolları’nın sektördeki uzun vadeli liderliğini pekiştirmenin yanı sıra, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki teknolojik kabiliyetini de artıracak bir işbirliği anlaşmasına imza attılar. Anlaşmada Türk Hava Yolları ve Boeing, Boeing’in Türk endüstrisine hâlihazırda yapmakta olduğu kayda değer yatırımı daha da genişletecek birçok potansiyel yeni işbirliği alanı içeriyor.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı ve Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner anlaşmayı, Türk Hava Yolları yöneticilerinin bir yeni Boeing 777-300ER (Extended Range) ve iki adet yeni nesil 737-800’ün teslimatı için Seattle’a yaptıkları ziyaret sırasında imzaladılar.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı, “Türk Hava Yolları, dünyanın önde gelen havayollarından biri olma konumunu filosuna, ürünlerine ve uçuş hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar ile güçlendirmiş ve yolcu sayısı rakamlarında etkileyici bir artış yakalamıştır. Bugünkü imza ile havacılık endüstrisinin önde gelen markalarından biri olan ana ortağımız Boeing ile mevcut köklü ilişkimizi daha da derinleştirmiş oluyor. Türk Hava Yolları’nın büyümesini sürdürmek için yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ser22
Connor ise, “Boeing, Türk Hava Yolları ile mevcut güçlü ilişkisini, her iki şirketin de kârlı büyümesine ve Türkiye’nin uzun dönemli gelişimine katkıda bulunacak şekilde daha da ilerletmekten gurur duymaktadır. Boeing ve Türk Hava Yolları, karşılıklı güçlü yönlerini tamamlayacak yeni ve her iki taraf için de faydalı iş olanaklarını birlikte belirleyip geliştireceklerdir ” dedi.

Türkiye genelindeki tedarikçiler Boeing Ticari Uçaklarının 5 ayrı programının tamamını Türk yapımı parçalarla ve yılda 120 milyon USD’den fazla olduğu değerlendirilen iş hacmiyle, halen desteklemektedir. Bu güçlü endüstriyel bağlara ilaveten Boeing ve Türk Hava Yolları, birçok farklı uzun dönemli işbirliği alanı belirlemişlerdir. Bunların arasında geliştirme ve eğitim, Türkiye’nin havacılık sanayiinin uluslararası alanda rekabetçi olmasını sağlayacak faaliyetler ve Türkiye’nin araştırma ve teknoloji kabiliyetleri ile havacılık ve uzay altyapısına destek de yer almaktadır.

Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki ilişkinin, 1945’te ilk DC-3/C-47 uçaklarının teslimatına dayanan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Türk Hava Yolları jet çağına, 1960’lı yılların sonunda DC-9, DC-10 ve Boeing 707 uçaklarını kullanmaya başlaması ile geçiş yapmıştı.

Türkiye’de sivil havacılığın önü açıldıktan sonra ülke içinde kurulan birçok yeni havayolu şirketi de Boeing 727, 757, MD-80 ile en modern 737 ve 777 uçaklarına filolarında yer verdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraklerinden Turkish Technic, Boeing 737 uçakları için, bölge ve dünyadaki düzenleyici kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış dünya çapında bir bakım merkezidir.

Boeing, 1940’lı yılların ortalarından bu yana Türkiye ile uzun vadeli ve karşılıklı faydalar sağlayan bir ilişki sürdürmektedir. Ticari jet uçakları sağlamanın yanı sıra Boeing aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir savunma ürünleri tedarikçisi ve Türk havacılık ve uzay sanayiinin güvenilir bir ortağıdır.

Haberin Devamı

Haberler

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlara çeki düzen getirildi

Yayın tarihi

-

 

Kentsel dönüşümde uygulamadan kaynaklanan duraksamaların önlenmesi için Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri değişti. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören yeniden düzenlenen Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Prof. Dr. Gürsel Öngören yapılan değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “kervan yolda düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti. Öngören Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişiklikleri şöyle özetledi:

Değişiklikler kapsamında, öncelikle riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlarda çalışacak personel ile ilgili yeterlilik ve eğitim şartları arttırıldı. Artık daha nitelikli ve özel eğitim almış mühendisler bu tespitleri yapabilecek.

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlar; eğer gerçeğe aykırı olarak, risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi veyahut mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması ya da yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış iseler lisansları iptal edilecek. Böylece riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara çeki düzen verildi.

Artık inşaat halinde olup ikamet edilmeyen, metruk, yıkık ve yapı bütünlüğü bozulmuş binalara risk raporu düzenlenmeyecek. Bu yapılar %17 KDV muafiyeti ve tapu ve inşaat harcı muafiyeti şeklindeki toplamda yaklaşık %23’e varan kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanamayacak. Bazı kişiler kentsel dönüşüm fırsatçılığı yapıp, yeni inşaatlarda devleti %23 gelir kaybına uğratıyordu. Bu kaçak önlendi.

Kiracıların risk tespit raporlarından haberdar edilmesi sistemi getirildi. Yönetmelik değişikliği ile mal sahiplerine risk tespit raporu ile ilgili durumu kiracılarına da bildirmek yükümlülüğü getirildi. Böylece kiracılar da 60 ve 30 günlük yapıyı boşaltma sürelerinden haberdar olduğundan hazırlıklarını yapabilecek.

Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşümde birden fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete taksit ile ödeyebilecek. Eski düzenlemede vatandaşın alacağı mülke katkı payı peşin olarak devlete ödeniyordu.

Apartman ve sitelerde çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya müteahhide karar alınması aşamasındaki noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini toplantıya davet etme zorunluluğu kaldırıldı. Bu tip toplantılar iadeli taahhütlü posta ile çağrı gönderilerek veya elden imza ile davet yazısı verilerek yapılabilecek. Böylece halkımız gereksiz masraftan ve zaman kaybından kurtuldu.

Tapunun elinde olan, kentsel dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il müdürlüklerine verildi.

Zemini riskli alanlarda inşaat yasağı sebebiyle, buradaki arsalarda bulunan imar haklarının başka arsalara transferine olanak tanındı. Arsa sahibi buradaki imar hakkını başka bir yerdeki arsada kullanabilecek.

Daha önce vatandaşlarla tapu idarelerini karşı karşıya bırakan, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yeni dairelerin ve işyerlerinin ilgililere tapudan devri esnasında tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği tartışması çözüldü. Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılan daire ve dükkanların, sahiplerine veya müteahhide devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki diğer harçlar alınmayacak.

Prof.Dr.Gürsel Öngören yapılan bu değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “Kervan Yolda Düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti.

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com