Connect with us

Haberler

SMS ile şifre doğrularken hesap bilgilerinizi kaptırmayın

Yayın tarihi

-

Veri güvenliğinde dünya lideri Trend Micro, tüm dünyadaki bankacılık sistemlerini etkileyen yeni bir dolandırıcılık yöntemine karşı uyarıyor. Emmental adı verilen bu yöntem internet ve telefon bankacılığında SMS ile yapılan iki aşamalı kimlik doğrulama mekanizmasını hedef alıyor.
Siber suçlular internet bankacılığı ve online alışverişlerde SMS üzerinden yapılan kimlik doğrulama sistemini hedef alan yeni bir siber saldırı düzenledi. İsviçre, Avusturya ve İsveç başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde ve Japonya’da saldırının izleri görüldü. Adı geçen ülkelerde toplam 34 bankanın ağına sızıldığı belirlendi. Tek kullanımlık SMS şifresi gerektiren tüm telefon ve internet bankacılığı uygulamaları Emmental saldırısı riskini barındırıyor. Veri güvenliğinde lider Trend Micro, önceki dönemlerde Türkiye’de benzerlerinin yaşandığı bu yeni saldırıya karşı tüm kullanıcıların dikkatli olmasını öneriyor.

Sahte arayüzlerle kullanıcı bilgilerini ele geçiriyorlar
Emmental saldırısında siber suçlular bankalardan gönderilmiş gibi gösterilen sahte e-postalarla kişilerin bilgisayarına zararlı bir yazılım bulaştırıyor. Bu yazılım kişilerin DNS adreslerini değiştiriyor. Bilgisayarına ve mobil cihazına sızılmış kullanıcılar online bankacılık işlemi yapmak istediklerinde siber korsanların sahte sitesine yönlendiriliyor. Buraya kullanıcı adı ve şifrelerini girdiklerinde ise bu bilgiler doğrudan siber korsanların eline geçiyor.

Şifre doğrulamada sahte bir mobil uygulama indirmeye zorluyorlar
Bu adımın ardından kullanıcılar, bankaların standart uygulamalarında olduğu gibi SMS ile bir doğrulama şifresi almak yerine telefonlarına bir uygulama indirmek zorunda bırakılıyor. İndirilen uygulama çalıştırıldığında ise sahte bir şifre üretilerek kullanıcılar yanıltılıyor. Siber korsanlar bu uygulama aracılığıyla kişinin mobil cihazını görüntüleyerek bankadan gelen gerçek doğrulama şifresine erişiyorlar. Bu sayede hem kullanıcı adı ve parolayı hem de SMS’le gelen doğrulama şifresini elde eden siber suçlular kişilerin hesaplarından istedikleri gibi harcama yapabiliyorlar.

Saldırının kaynağını araştıran Trend Micro uzmanları zararlı yazılımın bağlantı dökümleri içerisinde Rusça yazılmış ifadelere ulaştılar. Bu kayıtlarda zararlı yazılımın Romanya kaynaklı olduğu tespit edildi.

Trend Micro hakkında:
Global pazarda bulut güvenliği konusunda lider Japon firması Trend Micro (TSE: 4704), iş dünyası ve tüketiciler için içerik güvenliği ve tehdit yönetimi çözümleri ile dijital bilgi paylaşımında daha güvenli bir dünya yaratır. Sunucu güvenliği konusundaki 25. yılına ulaşan, öncülüğü ve deneyimi ile müşterileri ve iş ortaklarının istemci, sunucu ve bulut bazlı güvenlik konusundaki güvenlik ihtiyaçlarını, yeni tehditleri daha hızlı şekilde durdurarak ve fiziksel, sanal ve bulut ortamlarındaki datayı koruyarak sağlar. Trend Micro’nun Trend Micro™, Smart Protection Network™ ve dünya genelindeki 1000’in üzerinde tehdit uzmanı ile desteklenen bulut güvenliği altyapısı, endüstri lideri bulut bilişim güvenlik teknolojisi, ürünler ve servisler sayesinde tehditler internet üzerinde daha gelişme aşamasındayken durdurulur.

Haberin Devamı
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Johnson Controls’de Türkiye ve Hazar Bölgesine Yeni Genel Müdür

Yayın tarihi

-

Kariyerine Metrans Makine’de ve Grundfos Pompa’da satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarıyla başlayan makine mühendisi Alp Yılmaz, son 6 yıl boyunca Wilo Türkiye’de küresel büyüme stratejileri ile satış planlarının yürütülmesi ve iş geliştirme alanlarında aktif rol oynadı.

Genel Müdürü Alp Yılmaz

Johnson Controls hakkında

Dünya çapında bir milyondan fazla projede, enerji verimliliğini artıran, işletme maliyetlerini düşüren ürünler, hizmetler ve çözümler sunan Johnson Controls, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Havalandırma, iklimlendirme, soğutma ve bina yönetim sistemlerinde lider ekipman, otomasyon ve servis sağlayıcısı olan Johnson Controls, 131 yıllık tecrübesi ve sektörün geleceğine yön veren Ar-Ge çalışmalarıyla partnerlerine daha rahat, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya sunmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Haberler

Türk Havayolları ve Boeing uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı.

Yayın tarihi

-

İki dev şirket imza attıkları stratejik işbirliği anlaşmasıyla Türkiye’nin en büyük havayolu şirketinin ve ülkemizin havacılık ve uzay sanayinin gelişimine katkı sağlayacak.
Türk Hava Yolları ve Boeing 70 yıllık işbirliklerinin bir devamı olarak bugün, Türk Hava Yolları’nın sektördeki uzun vadeli liderliğini pekiştirmenin yanı sıra, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki teknolojik kabiliyetini de artıracak bir işbirliği anlaşmasına imza attılar. Anlaşmada Türk Hava Yolları ve Boeing, Boeing’in Türk endüstrisine hâlihazırda yapmakta olduğu kayda değer yatırımı daha da genişletecek birçok potansiyel yeni işbirliği alanı içeriyor.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı ve Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Ray Conner anlaşmayı, Türk Hava Yolları yöneticilerinin bir yeni Boeing 777-300ER (Extended Range) ve iki adet yeni nesil 737-800’ün teslimatı için Seattle’a yaptıkları ziyaret sırasında imzaladılar.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı M. İlker Aycı, “Türk Hava Yolları, dünyanın önde gelen havayollarından biri olma konumunu filosuna, ürünlerine ve uçuş hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar ile güçlendirmiş ve yolcu sayısı rakamlarında etkileyici bir artış yakalamıştır. Bugünkü imza ile havacılık endüstrisinin önde gelen markalarından biri olan ana ortağımız Boeing ile mevcut köklü ilişkimizi daha da derinleştirmiş oluyor. Türk Hava Yolları’nın büyümesini sürdürmek için yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ser22
Connor ise, “Boeing, Türk Hava Yolları ile mevcut güçlü ilişkisini, her iki şirketin de kârlı büyümesine ve Türkiye’nin uzun dönemli gelişimine katkıda bulunacak şekilde daha da ilerletmekten gurur duymaktadır. Boeing ve Türk Hava Yolları, karşılıklı güçlü yönlerini tamamlayacak yeni ve her iki taraf için de faydalı iş olanaklarını birlikte belirleyip geliştireceklerdir ” dedi.

Türkiye genelindeki tedarikçiler Boeing Ticari Uçaklarının 5 ayrı programının tamamını Türk yapımı parçalarla ve yılda 120 milyon USD’den fazla olduğu değerlendirilen iş hacmiyle, halen desteklemektedir. Bu güçlü endüstriyel bağlara ilaveten Boeing ve Türk Hava Yolları, birçok farklı uzun dönemli işbirliği alanı belirlemişlerdir. Bunların arasında geliştirme ve eğitim, Türkiye’nin havacılık sanayiinin uluslararası alanda rekabetçi olmasını sağlayacak faaliyetler ve Türkiye’nin araştırma ve teknoloji kabiliyetleri ile havacılık ve uzay altyapısına destek de yer almaktadır.

Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki ilişkinin, 1945’te ilk DC-3/C-47 uçaklarının teslimatına dayanan uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Türk Hava Yolları jet çağına, 1960’lı yılların sonunda DC-9, DC-10 ve Boeing 707 uçaklarını kullanmaya başlaması ile geçiş yapmıştı.

Türkiye’de sivil havacılığın önü açıldıktan sonra ülke içinde kurulan birçok yeni havayolu şirketi de Boeing 727, 757, MD-80 ile en modern 737 ve 777 uçaklarına filolarında yer verdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraklerinden Turkish Technic, Boeing 737 uçakları için, bölge ve dünyadaki düzenleyici kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış dünya çapında bir bakım merkezidir.

Boeing, 1940’lı yılların ortalarından bu yana Türkiye ile uzun vadeli ve karşılıklı faydalar sağlayan bir ilişki sürdürmektedir. Ticari jet uçakları sağlamanın yanı sıra Boeing aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir savunma ürünleri tedarikçisi ve Türk havacılık ve uzay sanayiinin güvenilir bir ortağıdır.

Haberin Devamı

Haberler

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlara çeki düzen getirildi

Yayın tarihi

-

 

Kentsel dönüşümde uygulamadan kaynaklanan duraksamaların önlenmesi için Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri değişti. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören yeniden düzenlenen Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Prof. Dr. Gürsel Öngören yapılan değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “kervan yolda düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti. Öngören Uygulama Yönetmeliği ile getirilen değişiklikleri şöyle özetledi:

Değişiklikler kapsamında, öncelikle riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlarda çalışacak personel ile ilgili yeterlilik ve eğitim şartları arttırıldı. Artık daha nitelikli ve özel eğitim almış mühendisler bu tespitleri yapabilecek.

Riskli yapı tespiti yapan kuruluşlar; eğer gerçeğe aykırı olarak, risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi veyahut mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması ya da yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış iseler lisansları iptal edilecek. Böylece riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara çeki düzen verildi.

Artık inşaat halinde olup ikamet edilmeyen, metruk, yıkık ve yapı bütünlüğü bozulmuş binalara risk raporu düzenlenmeyecek. Bu yapılar %17 KDV muafiyeti ve tapu ve inşaat harcı muafiyeti şeklindeki toplamda yaklaşık %23’e varan kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanamayacak. Bazı kişiler kentsel dönüşüm fırsatçılığı yapıp, yeni inşaatlarda devleti %23 gelir kaybına uğratıyordu. Bu kaçak önlendi.

Kiracıların risk tespit raporlarından haberdar edilmesi sistemi getirildi. Yönetmelik değişikliği ile mal sahiplerine risk tespit raporu ile ilgili durumu kiracılarına da bildirmek yükümlülüğü getirildi. Böylece kiracılar da 60 ve 30 günlük yapıyı boşaltma sürelerinden haberdar olduğundan hazırlıklarını yapabilecek.

Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşümde birden fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete taksit ile ödeyebilecek. Eski düzenlemede vatandaşın alacağı mülke katkı payı peşin olarak devlete ödeniyordu.

Apartman ve sitelerde çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya müteahhide karar alınması aşamasındaki noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini toplantıya davet etme zorunluluğu kaldırıldı. Bu tip toplantılar iadeli taahhütlü posta ile çağrı gönderilerek veya elden imza ile davet yazısı verilerek yapılabilecek. Böylece halkımız gereksiz masraftan ve zaman kaybından kurtuldu.

Tapunun elinde olan, kentsel dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il müdürlüklerine verildi.

Zemini riskli alanlarda inşaat yasağı sebebiyle, buradaki arsalarda bulunan imar haklarının başka arsalara transferine olanak tanındı. Arsa sahibi buradaki imar hakkını başka bir yerdeki arsada kullanabilecek.

Daha önce vatandaşlarla tapu idarelerini karşı karşıya bırakan, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yeni dairelerin ve işyerlerinin ilgililere tapudan devri esnasında tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği tartışması çözüldü. Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapılan daire ve dükkanların, sahiplerine veya müteahhide devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki diğer harçlar alınmayacak.

Prof.Dr.Gürsel Öngören yapılan bu değişikliklerle, uygulamadan kaynaklanan aksaklık ve duraksamaların giderildiğini, “Kervan Yolda Düzelir” ilkesi doğrultusunda kentsel dönüşümde küçük ayarlamaların bundan sonra da süreceğini belirtti.

Haberin Devamı

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com